İçeriğe geç

Derin Sular

Bölüm 4 · 7 dk okuma

Derin Sular

Bölüm 4

2. Bölüm

Tedirginlikten parmaklarımla oynamaya başlamıştım. Eşyalarımı toplamış ve beraber arabaya binmiştik. İstanbula gidiyorduk. Benim bulunduğum yetimhane Edirnedeydi. Yol uzun değildi Allahtan. İki, iki buçuk saatlik yolumuz vardı. Handan Hanım ön koltukta, Kadir Bey ise şöför koltuğunda oturuyordu. Bana arkaya oturmak düşmüştü. Nasıl bir evde yaşadıklarını, ortamlarını bilmiyordum ve beni asıl tedirgin eden husus da buydu. Onları tanımıyordum…

“ Kızım sana biraz ailemizden bahsetmek istiyorum.” Handan Hanım’ın sesiyle kendime geldim ve gülümsedim. Ailemiz demişti. Sahi ya… Benimde bir ailem olacaktı artık.

“ Tabii, sizi dinliyorum.” Kadir Bey dikiz aynasından bana baktığında dudakları yana kıvrıldı. Arabaya bindiğimizden beri bana bakıp duruyordu, sanki gerçekliğimi teyit etmek istiyor gibiydi.

“ Dört tane abin var. İsimleri; Hakan, Agah, Arınç ve Efe. Bir de kızımız var, kardeşin. Daha on dört yaşında ve seni duyduğundan beri çok merak ediyor. Dört tane abinin yanında bunalmış olmalı.” İstemsizce kıkırdadığımda onlarında güldüğünü işittim.

Dört tane abi olayı beni de biraz germişti. Evet, bir sürü erkekle yan yana aynı ortamda bulunmuştum ama bu durum farklıydı. Bu kişiler bizzat benim ailemdi.

“ Sanırım seni de korkuttu bu kadar erkek olması?” Dalgınlığımdan kurtulduğumda arkasını dönmüş bana bakan Handan Hanım’a baktım. Başımı iki yana salladım.

“ Hayır, aksine onu düşünmemiştim. Evet, biraz korkutucu gibi gözüküyor ama beni düşündüren size nasıl adapte olacağımla alakalı. Daha önce aile ortamında bulunmadım. Bulunmuşum daha doğrusu ama hatırlamıyorum.” Handan Hanım şaşkınlıkla yüzüme bakarken Kadir Bey öksürerek ortamın havasını dağıttı.

“ Bu konuları eve varınca konuşalım. Handan, canım, kızımızı biraz rahat bırak. Bundan sonra bizim yanımızda olacak zaten. Biraz alan tanımalıyız.” Handan Hanım istemeyerek kocasını onayladığında hala ona dediğim şeyi düşündüğüne emindim.

Asıl sorun müdüre hanım’ın onlara bu gerçeği nasıl söylememiş olmasıydı.

Benzinlik gibi bir yerde durduğumuzda Handan Hanım ile Kadir Bey arabadan indiler. Kapıyı kapatmadan önce gülümseyerek yüzüme baktı Handan Hanım.

“ Canım ben marketten bir şeyler alacağım. İstediğin bir şey var mı?” Başımı iki yana sallayarak hayır dediğimde kapıyı kapatıp görünürden kayboldular.

Bu insanlara hanım ya da bey demek istemiyordum ama içimden anne ya da baba demek de gelmiyordu. En azından şimdilik hissetmediğim bir şeyi söyleyemezdim.

Yaklaşık on dakika sonra arabaya bindiler ve yola koyulduk. Çok fazla uykum vardı. Saatin ilerlemesi adına gözümü kapattığımda uykuya daldım.

Yanağıma birisi dokunuyordu. Uykum açılmaya başladığında başıma konan öpücüğü hissettim. Yanağıma dokunan kişinin eli titriyordu.

“ Kadir, o çok güzel ve özel. Kızımız yanımızda…” Handan Hanım olduğunu anlamıştım. Uyanmak yerine uyuyormuş gibi yapmaya devam ettim. Temasları kesilsin istemiyordum.

“ Evet, hatunum çok güzel ve bizim kızımız. Artık yanımızda. Yalnız değil, ailesi yanında. Ama artık eve geçmeliyiz güzelim. Hadi güzel karım kızımızı uyandıralım.” Handan Hanım titrek sesiyle cevap verdi.

“ Baksana ne kadar huzurlu uyuyor. Uyandırıp rahatsız etmek istemiyorum...” Kadir Bey hafiften güldü.

“ Kucağıma alıp eve taşımama da izin vermiyorsun.” Handan Hanım’ın elini şakağımda hissettim.

“ Sarılmamıza izin vermedi. Alan tanıyalım diyen de sendin. Kucağındayken uyanırsa kendisini kötü hissedebilir. Uyanması daha iyi.” Görmedi belki ama nasıl güzel bir anne olduğunu hissettim. Kanım kaynadı.

“ On dakikadır bu şekilde saçlarını okşuyorsun hayatım. Boynu tutulmuş olmalı. Hadi güzel karım izin ver bana.” Handan Hanım’ın eli saçımdan çekildiğinde yüzümü ekşittim. Çeksin istemiyordum.

“ Kayıp bir on yedi yılımız var Kadir. Ona ne kadar dokunursam dokunayım yetmeyecek. Kayıp yıllarımızı örtmeyecek.” Ne yazık ki haklıydı.

Artık uyanma vaktim gelmişti. Kirpiklerimi kırpıştırarak araladığımda görüş alanıma Handan Hanım girdi. Bana gülümseyerek bakıyordu. Uyandığımı görünce kendisini geri çekti.

“ Günaydın birtanem.” Gülümseyerek başımı salladım.

Yerimde hareketlenip kollarımı iki yana açarak gerindim ve oturduğum yerde vücudumu dikleştirdim.

“ Geldik mi?” Kadir Bey gülerek kafasını salladı. Handan Hanım benden uzaklaştığında vücudumu sarkıtarak arabadan indim. Üç katlı bir villanın önündeydik. İnsanlarla tanışmak gerici bir histi.

Sabah okuduğum kitap valizimin içerisindeydi. Bana gösterecekleri odaya girip okumayı planlıyordum. Kadir Bey arabayı kilitlemeden önce eşyalarımı çıkartmıştı. Ardından da kilit sesini duydum. Almak istediğimde gülümseyerek yürümeye devam etti.

Kapıdan içeriye girdiğimiz vakit bahçe çarptı gözüme. Büyüktü, eğlenceli duruyordu. Kapıda ise bekleyen dört adet koruma vardı. Biraz daha bakınınca arka bahçe tarafında gezinen korumaları da gördüm.

“ Ne kadar çok korumanız var,” diyerek mırıldandığım vakit saçıma konan öpücüğü hissettim. Handan Hanım gülümseyerek kapıya doğru yürüdü.

“ Ben iş adamıyım güzel kızım. Bir sürü düşmanım var. Seni bizden koparan kişiler de var… O yüzden sizi korumam gerekiyor. Korkma olur mu?” Başımı salladım.

Kapıya ulaştığımızda Handan Hanım zile bastı. Çok geçmeden açıldığında küçük bir kız gördüm. On dört yaşında olan kardeşim olmalıydı.

“ Anne, baba hoş geldiniz,” sessizce mırıldanmıştı ama duymuştum. Beni gördüğünde utanarak gülümsedi sadece. Kadir Bey kollunu omzuma sardığında diğer koluna da kızını aldı.

“ Hoş bulduk Meleğim. Abinler nerede? Geldiler mi?” Melek kafasını sallayarak başını babasının göğsüne koydu. Onları bu şekilde görmek garip hissettirmişti. Ardından da ikimizin de başına öpücük kondurup kollarını bizden çekti.

“ Meleğim ablanla tanışmak ister misin?” Melek başıyla Kadir Bey’i onayladıktan sonra bana baktılar. Ardından da kızına döndü.

“ Güzelim bak bu ablan Mavi,” gülümseyerek bana baktı bu sefer. “ O da en küçük kızımız ve senin kardeşin Melek.” Melek sarsak adımlarla yanıma gelip kollarını belime sardı.

“ Hoş geldin abla.” Put gibi olduğum yere çakıldım. Abla demesi içimi garip yaparken bir yandan da mutlu etmişti.

“ Hoş buldum güzelim.” Kollarını belimden çektiğinde beraber salona girdik. Arkamızda da Handan Hanım ile Kadir Bey vardı. Anladığım kadarıyla kapıyı kapatmışlardı.

Tekli koltuğa oturdum. Çok fazla gergindim. Diğer tekli koltuğa Kadir Bey oturmuştu. İkili koltuklardan birisine de Melek ve Handan Hanım oturdu. Ayak sesleri geldiği vakit kafamı kaldırarak merdivenlere baktım. Dört tane erkek aşağı indiğinde boş buldukları koltuklara geçtiler. İki tanesi sarışındı. Diğer ikisi de esmerdi. Yeni dikkat ediyordum ama Kadir Bey esmer; Handan Hanım da sarışındı.

Bende sarışındım. Demek oluyor ki Handan Hanıma çekmiştim. Öksürük sesi duyduğum vakit Kadir Bey’e baktım.

“ Mavi ile tanışın isterseniz. Kendinizi tanıtmanız daha iyi olacaktır.” Merakla oğlanlara baktım. Esmer oğlanlardan birisi konuşmaya başladı.

“ Merhaba Mavi, en büyük abin benim. Adım Hakan. Babamın şirketinde yazılım mühendisliği yapıyorum ve yirmi sekiz yaşındayım. Merak ettiğin bir şey varsa sorabilirsin.” Başımı hayır anlamında iki yana salladım.

“ Hayır yok, memnun oldum.” Hakan’dan iyi bir enerji almıştım. Belki de yaşının getirdiği bir olgunluğu vardı. Sarışınlardan birisi konuştu bu sefer.

“ Adım Agah. Yirmi altı yaşındayım. İkinci büyük abinim ve polisim. Bu kadar. Merak ettiğin bir şey varsa sorabilirsin.” Hayır dedikten sonra teşekkür ettim. Diğer sarışın derin bir nefes alarak konuştu.

“ Agah’ın ikiziyim. Adım Arınç ve Doktorum. Bu kadar.” Sesi kısık çıkmıştı. Kötü bir enerji almasam da anlamamıştım da. Kafamı salladım yalnızca. Sıra diğer esmere gelince yüzünde garip bir gülümseme olduğunu gördüm.

“ Çok garipmiş,” diye fısıldadı. Kaşlarımı çattım.

“ Garip olan ne?” Sesim istemsizce sert ve kırıcı çıkmıştı ama kimsenin beni ezmesine izin vermeyecektim. Buruk bir şekilde gülümsedi.

“ Öldü sandığımız kardeşimizin yaşıyor oluşu… Şu an bana bakıyor oluşun ve seni kıracağımı düşünmen. Ben bilmiyorum, garip işte.” Öksürdükten sonra konuşmaya devam etti.

“ Adım Efe ve on dokuz yaşındayım. İki senelik bir okul kaybım var. O yüzden de on ikinci sınıfa gidiyorum.” Efe çok garipti ama samimiydi de. Sanırım konuşma sırası da bana gelmişti. Kadir Bey’e bakarak gülümsedim ve konuşmaya başladım.

“ Adım Mavi. Bugüne kadar yetimhanede büyüdüm. Zaten biliyorsunuzdur. Açıkçası beni daha farklı karşılayacağınızı düşünmüştüm. Okuduğum kitaplar ya da filmlerde olsun hep nefretle yaklaşıyorlardı karşılarındaki kişiye. Neyse işte on yedi yaşındayım. On ikiye gidiyorum. Bu kadar.” Agah ve Arınç son dediğimden sonra gülümsediler. Onlara hitaben söylemiştim bu kadar lafını.

“ Hadi o zaman yemek yiyelim. Zamanla birbirimizi daha iyi tanıyacağımızı düşünüyorum.” Handan Hanım ayağa kalktığında herkes onunla beraber ayağa kalktı. Bende kalkmıştım. Onları takip ettiğimde mutfağa girdiler. Ben Meleğin yanına oturmuştum. İçlerinde en çok ona ısınmıştım çünkü.

Yemekten sonra tekrar salona geçtik. Saatler ilerledikçe yorgunluğum artıyordu. Kimsenin beni taşımasını da istemediğim için Handan Hanıma baktım.

“ Beni uyuyabileceğim bir odaya götürebilir misiniz?” Handan Hanım gülümseyerek ayağa kalktığında bende onunla beraber kalktım.

Merdivenleri çıkmaya başladık.

“ İlk katta babanla kaldığımız odanın ve Meleğin odası var.” Başımı salladım. Anne ve baba demek çok garipti.

İkinci kata geldik bu sefer.

“ Burada da Agah abin ile Hakan abin kalıyor.” Bu sefer üçüncü kata çıktık.

“ Burada ise; senin odan ve Arınç abinin odası var. Gözükmüyor ama çatı katında da Efe abin kalıyor kızım.” Odamın önüne geldiğimizde içeri girdim. Beyaz ve pembenin harmanlaştığı bir odaydı.

Kendi banyosu ve giyinme odası mevcuttu. Güzeldi baya. Dikkatimi kitaplık da çekmişti.

“ Senin elinde kitap gördüğümüz an baban abinleri aradı ve odaya kitaplık koydurttuk.” Gülümsedim. İyi hissettirmişti.

Kolunu belime sardığında rahatsız olmadığımı hissettim. Başımı göğsüne yasladığı vakit bende beline sarıldım. Başımın üzerine öpücük kondurdu.

Yatağım baya genişti. Evet, burayı evim olarak benimsemiştim hemen. İnsanın evi olmayınca bu durumu kabullenmesi daha kolaydı. Örtüyü kaldırdığımda üzerimi değiştirmediğimi fark ettim. Bavulumu açarak pijamalarımı çıkartarak üzerime giydim. Daha sonra da kirlileri kenara koyup yatağın içerisine girdim. Yumuşaktı…

Örtüyü üzerime çektiğim an gözlerim kendiliğinden kapandı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.