İçeriğe geç

DERİN SIYRIK

Bölüm 15 · 4 dk okuma

DERİN SIYRIK

Bölüm 15

14

Babamın yüzündeki damarlar belirginleşti. Gözleri önce bana, sonra Kerem’e kaydı. Bir anlık duraksamadan sonra sertçe sordu.

"Kerem’i sen mi vurdun"

Nefesim boğazımda düğümlendi.

Kerem hemen atıldı.

"Cihan Bey"

"Sus" diye kükredi babam.

"Cevabı kızım versin."

Gözleri üzerime kilitlendi. Kaçamazdım saklanamazdım.

"Evet" dedim.

Babamın yüzü bembeyaz oldu.

"Bilerek mi"

Bir an Kerem’e baktım. O gece gözümün önüne geldi. Silahın ağırlığı. Bağırışlar. Kan.

"Evet" dedim tekrar.

"Bilerek"

Babam bir adım geri attı.

"Nasıl bilerek vurdun ne diyorsunuz siz ne dönüyor burada."

"Çekmecen d kol düğmesini buldum"

"Kol düğmesini mi "

"Evet"

"Sen benim odamı mı karıştıyorsun , senin ne işin var benim eşyalarımda"

"Olayın olduğu gece oradaydım bende. Sana benim yüzümden adam öldü dediğim adamı öldüren Keremdi. Çünkü o benim peşimdeydi. Yani benim peşimde olduğunu sonradan Keremden öğrendim . O ölen adam bana sarkıntılık etti. Kerem de bunu görmüş daha sonra kenara çekmiş ,telefonunda resimlerimi görmüş . Birinden emir almış ."

"Eee"

"Kısacı işte o gün asıl hedef bendim ama Kerem bunun önüne geçti"

"Sende karşılığı olarak onunla mı evleneceksin. Bizim mecrada böyle mi işlenir Kerem senin raconun bu mu ."

Kerem sadece beni dinliyor ve o gece aklına gelmiş olacak ki sinirle yarasını tuta tuta dolanıyordu. Babama mahçup olmuş gibi bakıyordu ama bir yandan da bu evliliği istediği için her denileni alttan alıyor bir hali vardı .

"Bakın bu iş raconla olacak değil" diye girdi hemen Kerem

"Benim derdim Nare "

"Senin bundan sonra tek derdin canını korumak olsun çünkü en büyük düşmanın benim senin " diye silahı yarasına bastırdı babam keremin

"Baba yapma yeter artık bak"

"Kes sesini sen , kızımdan da uzak duruyorsun artık seni değil yakınımda bu alemde bile görmeyeceğim."

"Yapamam Cihan bey"

"Bal gibi de yaparsın yoksa Nare'yi cehennemin dibine gönderirim değil ayak izini nefesini dahi bulamazsın."

"Durum ciddi bakın peşinde hala adamlar var . O gece ölen sadece maşaydı ve bize asıl lazım olan ele başı kimmiş onu bulmak."

"Sana kalmadı bunu yapmak "

"Kaldı, artık bana kaldı .Beni vurduğunu öğrenen herkes de artık peşinde . Dost olsun düşman olsun hepsi Nare 'yi arıyor .

Babamın yüzündeki ifade değişmedi. Ne korku vardı ne de tereddüt. Sadece soğuk bir karar.

Yavaşça silahı indirdi.

"Bitti" dedi.

Kerem bir adım öne çıktı.

"Cihan Bey dinleyin"

"Ben dinlemem" dedi babam sesi artık bağırmıyordu. Daha tehlikeliydi. "Ben karar veririm."

Sonra bana döndü.

O bakışı çocukluğumdan beri bilirdim. O bakış tartışma kabul etmezdi.

"Evlilik falan yok" dedi net bir şekilde.

"Bu mesele burada kapanmıştır."

"Baba"

Kolumdan sertçe tuttu.

"Yürü "

"Baba bırak konuşmamız lazım"

"Konuşacak bir şey yok" diye patladı.

"Sen benim kızımsın ve ben hayattayken seni kimse bu işin içine çekemez.”

Kerem dişlerini sıktı.

"Onu koruyamazsınız"

Babam durdu. Yavaşça arkasını döndü.

"Ben kızımı senden de korurum, düşmandan da"

Kolumu daha sıkı kavradı. Canım acıdı ama ses çıkarmadım.

"Bundan böyle" dedi bana bakmadan,

"evden dışarı adımını atmıyorsun"

Kalbim hızlandı. "Baba hapis mi edeceksin beni"

"Gerekirse ederim"

"Bu çözüm değil"

"Benim evimde benim kurallarım geçer."

Kapıya doğru yürümeye başladı, beni de peşinden sürükleyerek.

"Bugünden itibaren dışarı da yok. Camdan bile bakmayacaksın. Bu iş temizlenene kadar sen yoksun anladın mı"

"Baba yapma ben korkmuyorum"

"Ben korkuyorum" diye haykırdı bir anda.

O cümle bir anlığına her şeyi susturdu.

Kerem yerinden kıpırdamadı ama gözleri karardı. Yumrukları sıkılıydı.

"Onu benden koparamazsınız" dedi alçak ama net bir sesle.

Babam kapıyı açtı.

"Denersin" dedi.

"Ve kaybedersin."

Beni dışarı çıkardı.

Arkamdan kapı kapandığında Kerem’in bakışını hâlâ sırtımda hissediyordum.

Ve içimde bir şey fısıldıyordu. Bu daha bitmedi.

Eve geldiğimizde kapı sertçe kapandı. Babam hâlâ kolumu bırakmamıştı.

"Odana çık" dedi kısa ve net.

Bir an yüzüne baktım. Öfkesinin altında başka bir şey vardı ama okuyamadım. Merdivenleri neredeyse koşarak çıktım. Odamın kapısını kapatır kapatmaz dizlerimin bağı çözüldü. Yatağın kenarına oturdum. Ellerim titriyordu. Sonra tutamadım kendimi. Ağladım sessiz değil boğulur gibi.

Her şey üst üste gelmişti. Kerem’in yarası ,babamın silahı, tehditler.

"Benim yüzümden bu hale geldi," diye fısıldadım.

Aşağıda ise babam çoktan salona geçmişti.

"Toplanın "dedi gür sesiyle .Babam ayakta duruyordu. Ceketi hâlâ üzerindeydi. Yüzü taş gibiydi.

"Dinleyin"

Herkes sustu.

"O gece ölen adam bir maşaymış asıl hedef kızım."

Odada uğultu oldu ama babam elini kaldırınca kesildi.

"Bundan sonra Nare’nin gölgesi bile izinsiz hareket etmeyecek. Ev dört yandan tutulacak. Güvenliği arttırın. Kapıya iki kişi ,sokağa iki kişi. Araç hazır bekleyecek."

"Patron elebaşı kim" diye sordu içlerinden biri.

"Bulacaksınız" dedi babam.

"Kim emir vermiş, neden vermiş, ne istiyorlar hepsini öğreneceğim."

Sesi düşüktü ama ölümcül derecede sakindi.

"Ve şunu bilin kızıma yaklaşan olursa, karşısında beni bulur"

Adamlar tek tek talimat aldı. Telefonlar açıldı. İsimler konuşuldu. Mekânlar söylendi. Adete savaşa hazırlanır gibilerdi.

Perdenin ardından dışarı baktım. Arabanın ışıkları yavaşça titredi.

Kalbim hızla çarpmaya başladı. Daha önce görmediğim, tanımadığım bir araba. İçinden biri beni izliyordu.

Elimi dudaklarıma götürdüm. Bir an donakaldım. Nedenini bilmediğim bir korku sardı beni. Kerem değildi o hastanedeydi ama bu kişiyi daha önce görmemiştim .

Telefonu elime alıp keremi aradım ama açmadı , bir şeyler ters gidiyor diye deli gibi dönüp durdum odamda.

Sonra bir mesaj geldi bilmediğim bir numaraydı.

"Sonunu sen yazdın"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.