İçeriğe geç

Ď̷͍͉̗̅͘ë̴͖̫̬̍͜n̵͍̗͐ì̸́͜z̴̜̩̃ï̵̘͍̾̓n̴̻̫͖̍ ̸̙̖̝͛̓Ü̷̖͚͈̇ẑ̷̳̫̽͝ẻ̶̺̰͚̫r̶̼̤̳͒̏ȋ̶͚̖̱̈̈́n̷͍̽̃̒͌d̵̒̄̊͜é̵̖

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Ď̷͍͉̗̅͘ë̴͖̫̬̍͜n̵͍̗͐ì̸́͜z̴̜̩̃ï̵̘͍̾̓n̴̻̫͖̍ ̸̙̖̝͛̓Ü̷̖͚͈̇ẑ̷̳̫̽͝ẻ̶̺̰͚̫r̶̼̤̳͒̏ȋ̶͚̖̱̈̈́n̷͍̽̃̒͌d̵̒̄̊͜é̵̖

Bölüm 1

Bermuda Canavarı

Adem, Türk Deniz Kuvvetleri’nde çalışıp emekli olmuştu. Kendisi gazetesini eline alır ve saatlerce okurdu. Adem’in yanında 2 eliyle büyüttüğü kızı ve küçük,şirin afacan torunları vardı sadece. Karısı trafik kazansında yaralandı ve kalp kulakçığı kesildi , sonrada hayata gözlerini kapattı ve gülümseyip Adem’e “ Seni yukarıda bekliyorum. Görüşürüz” dedi. Bu Adem’in malesefki son sözleriydi.

Adem o günden beri başkalarıyla ciddi ilişki kurmayacağına yemin etti karısına. Yukarıya haykırarak :

-Sana yemin ederim ki senin uğurunu boşa atmıyacağım ve sözümde duracağım.

Adem onu düşünmekten huzursuz bir gece geçirdikten sonra kaderin kollarına bıraktı acıyı. Temiz bir nefes aldıp verdi ve gazetesini almaya torunlarıyla gitti. Torunları çok usluydu , hiçkimsenin eşyasına, malına, mülküne izin almadan dokunmaz, verilmezse de birşey yapmazlardı. Fakat evlerinde bir garip olurlardı. Bakkaldan aldığınız yeşil zıp zıp top gibilerdi. Terlemeden durmayı bilmezlerdi. Ama neyse, sonuçta eliyle büyütmüştü ve aklına “ Ne dikersen onu biçersin “ atasözü gelince çeneyi kapattı hemen Adem. Adem evinin faturasını unutmuştu. Kızına söyledi almasını. Kızı tüm işi bırakıp faturayı bulmak için işe koyuldu. Paraları az olduğundan evleri kiralıktı. Ev sahibi beyefendi gibi giyinir, rakun gibi paraları bankasına sokardı. Tabiki insan parayı bulunca değişirdi. Fakat o paralar geçse değişecek birileri değildi Adem ve ailesi. Torunları ödevlerini ve işlerini bitirince akşam oldu ve yeni bir güne kalktılar diyecekken bir baktılar fatura olmuş 5900 TL. Adem kendi ev sahibine bağırarak “ BİZ HAMAM İŞLETMİYORUZ SONUÇTA, BU NE KADAR PARA” dedi. Ama desede parayı vermeyecek kadar kötü biri değildi. Dava için torunlarının kolej parasını harcıyamazdı. Mecburen torunlardan büyüğünü bakkalda çırak olarak çalıştırdı. Diğerleride hoplıya zıplıya “Biz N-Neden iş y-yapamıyoz Adem d-dede” diye Adem’e soru sordular. Adem onlarada çok küçük olduklarını söyleyip hemen koltuğa uçtu ve futbol izlemek için televisyonu açtı. Elinde gazetesi, kumandası vardı. Hayat Adem için kötü haberi duyana kadar cennet gibiydi resmen. Küçük olan kızı ona işten atıldığını ağlıya ağlıya söyledi.

Adem şaşkınlık içindeydi. Hem şok hem üzüntü onu bir garip etti. Kendini sarstı ve emekli olmasına rağmen işe gitmek zorundaydı.

En fazla para alacağı ve en maceralı,en aksiyonlu bir işte çalışmak istiyordu. Kendisinin iyi kötü ingilizcesi vardı. Türk Deniz Kuvvetleri’nden öğrendiklerini ikinci kez uygulama vaktiydi. Gerekli ekipmanlarını aldı ve iş yerine gitti. Burası çok zorlu durumlarda strese girmeyecekler için açıktı. Bu onun için bir avantajdı. Eskiden kendi mahallesinde “Cesur Adem” derlerdi. Bu gücü aldı ve işi kazandı. Adem gibi birisi nasıl ikinci işi olabilileceği çok şaşırtıcıydı ve Adem kendisini bile şaşırttı. Kendisini aynada binlerce kez yapabileceğini söyledi ve iki tokat atıp uyudu. Saat çok erkende gelecekti fakat bu Adem gibi güçlü birisini durdurmamazdı.

Personelin yardımıyla kocaman bir nukleer denizaltına bindi. Bildiğin denizaltı sürüyordu resmen. Herkesin bilmediği Bermuda Şeytan Üçgeni’ne doğru sürdü. Fakat bu araç çok yavaştı. Radyo bile yoktu. Ama iyiki telefonu vardı. Telefonundan “Arabic Nokia Song” açtı ve etraflarda oynayıp durdu. Navigasyona bakınca 24 gün sonra erişeceğini anladı. O zamana kadar uyudu, kalktı ; ananas konsarvesini açıp yemekle bitti.Sonunda oraya varmıştı. O delik düşündüğünden daha büyüktü. Bir andan içinden uzun kalın garip kırmızı yılan çıktı. Adem hemen nukleer denizaltından çıkıp küçük bir rafta bindi. Telefonuyla canlı yayın açtı . Bu garip canavar çok asiydi. Adem bu kadar merhametsiz canlı görmemişti. Önüne geleni büyük vücuduyla ezdi ve sivri dişleriyle ölmüşleri ham yaptı. Adem hemen okyanustaki kırılmış sivri metal parçasını eline aldı. Fakat o kendisini nasıl canavara fırlatacaktı , fırlarken ya ağzını açıp ham yaparsa derken canlı yayını gören zabıta on silahlı uçak gönderdi Adem birtanesine bindi ve canavarın üzerine atlamadan önce “Allah beni affet dedi” ne olur ne olmaz diye ve canavarın tam oksipitalden sapladı, canavar çılgına döndü etrafa kuyruğuna bir sola bir sağa salladı. Fakat su canavarı bile Türklere savaşı kaybetti. Ağır ağır dönüp Bermuda Şeytan Üçgenine düştü. Adem hayatında bu kadar kalbi çarpmamıştı. Neredeyse adamcağızın tansiyonu düşüyordu. Hemen doktora götürüldü. İyileştirildi ve evine mutlu mesut gitti.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

2. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

3 yorum