Evet, yine o aptal çalar saatim çaldı. İşe gitmem lazım ama istemiyorumda, çünkü o sinir bozucu patronumu yine görücem. Ben böyle kafamda bin tane saçma sapan düşünceyle uzanırken adımı söyleyerek bağıran bir ses duydum, "Dilaraa sen hala kalkmadınmı" dedi,
Bu kişi halamdı. Daha çok küçük yaşta annemle babamı kaybettim. Bu yüzden kız kardeşimle ben küçükken halam aybike'ye
taşındık. Şu an 27 yaşındayım ama hala onunla yaşıyorum
alışkanlık işte naparsın. Bende ona yüksek bir sesle "kalkıyorum " dedim. Mecburen pembe battaniyemi üstümden kaldırıp ayaklarımı yere bastım. Esneyip ayağa kalktım ve banyoya doğru yürüdüm. Yüzümü yıkarken telefonum çaldı. Arayan kişi Melisti. "Efendim" diyerek telefonu açtım. Melis bana "Nerde kaldın Bora bey çok sinirlendi" dedi. O anda adeta başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Ve Melise "Hemen geliyorum beni biraz idare et" dedim, ve telefonu kapattım. Acilen altıma mavi salaş bir kot panlolon giyindim, üstüme iste beyaz bi t-shirt giyip çıktım. Şirkete gitmek için bir taksi durdurmak istedim ama hemen hemen biçbiri durmadı. Sonunda bir tanesini durdurabildim. 10dk içerisinde şirkete ulaştım. Şansıma bak, girdiğim anda karşımda bora beyi gördüm. Tabiki ona açıklama yapmak zorundaydım. Bora bey tüm şirketin önünde bana bağırarak "NERDEYDİN SEN DİLARA"
Dedi bende "Çok özür dilerim Bora bey taksi durdurmaya çalıştım ama çok geç durdu ve trafik vardı." Bora bey bana "Daha erken çıksaydın" dedi. Bende "Bir daha tekrarlanmıyacak Bora bey çok özür dilerim", dedim. Bora bey ise "Derhal işinin başin bi daha aynısı tekrarlanmasın yoksa olucaklardan ben sorumlu değilim dilara" dedi bende kafamı sallayıp masama doğrü yürürken içimden söylediğimi sanarak "uyuz işte ya uyuz" dedim. Bir anda etrafımdak herkez bana bakı. Bora beyde "DERHAL ODAMA" diye bağardı
