Atakan~
Durmadan düşünüyorum onca kız benim için çırpınıyordu ama bu kız benden nefret ediyor hatta öldürecek elinde olsa neyi beceremiyorum , lanet olsun ilk defa böyle aşık oldum salak mıyım ben! Kendine gel Atakan.
yatağımdan kalktım saçlarımı topladım uzun saç bana yakışıyordu annem böyle derdi en azından... ay neyse aşağıdaki sese bakılırsa babam gelmişti bu adamı bu kadar değerli kılan ne acaba evet babamla aram rezalet Rusya ve Ukrayna gibiydik anlaşamıyorduk dağınık odama aldırmadan aşağı indim beni görür görmez başladı konuşmaya " oo kimleri görüyorum, o it bağlasan durmayacak odandan çıktın demek " " sana da merhaba baba, evet çıktım " karşısına oturdum beni boğacak gibi bakıyordu " bu sefer neden kaçtın " kafamı telefonda kaldırdım " ben mi aa iftira " " sinirlendirme beni Atakan " " ay evet ektim dersi hep yaptığım iş " öldürecekmiş gibi bakıyordu " ne zaman adam olacaksın lan " güldüm klasik lafı ve benim mükemmel cevabım " sen öldüğün gün baba " kalktım tekrar odama gidecektim daha fazla kalamayacaktım onunla " düzgün konuş benimle Atakan karşında kankan yok " ona baktım " keşke karşımda o olsaydı bir katil değil " " Atakan! " " ne ne var yalan mı hadi de bu bir hataydı de tekrar bana, karşında 12 yaşındaki o çocuk durmuyor baba! emir verme boşuna bağırma çünkü umurumda değil Oktay bey "
Koşar adım odama gidip kapıyı kilitledim sesini duymak bile beni çıldırtıyordu gelip nasihat vermesini de dinlemek istemiyordum. inkar ediyordu ama katildi o Annemin katiliydi ve hata olduğunu söylemesi onu asla geri getirmeyecekti aradan 5 yıl geçmişti ama ben hala ondan kurtulamamıştım hayatımı cehenneme çevirmekte ısrarcıydı bende pes etmemekte ısrarcıydım kalktım ve derin nefes aldım gözyaşlarımı sildim ama gözlerim kızarmıştı 5 dakika da yüzümü yıkadım üstümdeki pijamaları çıkartıp bir tişört ve kot pantolon giydim aynanın karşısına geçip saçlarımı tarayıp arkadan topladım biraz deodorant sıktım zaten hiç kokmazdım terlesem bile iki bileğime annemin parfümünü sıktım ve telefonumu cebime atıp camı mı açtım, Atakan'ın tavsiyeleri 1 eğer dubleks bir evde yaşıyorsanız ağacın dibinde camı olan odayı seçin, camı açıp hep yaptığım gibi ağaçtan maymun gibi indim ve korumalara görünmeden duvardan Spiderman gibi atlayıp Can'lara doğru koşmaya başladım hiç bir güç benim gibi bir playboy'u evde tutamazdı canın evine varınca odasının camına bir taş atım bakmadı, biraz daha büyüğünü attım
Siktir! kırıldı lan 2. oldu bu Semra teyze beni gebertecek bu sefer can cama çıktı " Lan oğlum salak mısın lan " " kanka vallahi yanlışlıkla oldu " ofladı " geç lan içeri " koşarak içeri geçtim bir saat Semra teyze tarafından önce azar ve zorla yemek yedikten sonra ancak çıkabildik evden Üsküdar sahile geldik can bana döndü " Neden geldik lan buraya " kafamı yerden kaldırdım " göremediğim deryaları görmeye " iyice deli olmuştu" Atakan yeter! Abi beynimin içine sıçtın 3 gündür şu kız yüzünden " bir filozof gibi baktım " Ah canım dostum sen aşk nedir nereden bilirsin ki- " pat bir tane vurdu enseme " senin mal mal konuşmalarını dinleyemem geri zekalı ve ben aşkı senden iyi biliyorum şimdi kes ve yürü kahve krizi geçiriyorum " gülerek ilerledim " iyi be "
Can için bir Cafe'de kahve içerken bende telefona dalmıştım zemherinin sosyal medya hesabını Ceren denilen kıytırıktan kolayca almıştım hesabına bakarken bir oğlanla olan gönderisini gördüm ondan biraz daha uzun ve bana göre biraz yakışıklıydı ve bir çok resimleri bulunuyordu gönderinin altına beyaz kalp bırakmıştı kimdi ya bu adam " lan can baksana kardeşim " can bana döndü " efendim ? " telefonu ona uzattın " bu adam kim lan benim hatunla baya fotoğrafları var " bir Atakan o senin hatun değil iki ya sevgilisi yada arkadaşıdır ve sana nee " " sinin hitin diğil, sus sus yüzüme vurma bari " telefonu geri aldım " bence oda sevdi beni diyemiyor " can dışarı döndü " he Abicim he ölüyor kız sana " göz devirdim " of ne sıkıcı adamsın kalk lan Kulübe bir yere gidelim kafa dağıtmak istiyorum " kahvesini masaya bıraktı " sen dağıt ben gelmiyorum son sefer sarhoş şekilde soluğu karakolda aldık " " canım arkadaşım o senin hatandı, kim sana adamların sevgilisine numara gönder dedi " " sarhoştum çünkü " yapmacık bir şekilde gülümsedim " aha öyleydi " " ne dersen de Atakan ben gelmiyorum " dirseklerimi masaya koyup avuçladım yüzümü " iyi be " Can bana baktı " kanka neyin var senin gene ? " iç çektim " babam işte yine sıktı canımı adamı görmek bile öfkelendiriyor " gülümsedi " 1 yılın kaldı kardeşim sonra bitecek her şey ve bende geleceğim seninle " gülümsedim " evet, evet bitecek " geri dışarı döndü " Can " " efendim kanka " " iyi ki varsın " " sende koca bebek " güldü.
5 yıl önce
Atakan odasına çekilmiş yatağın yanına oturmuş aşağıdaki bağrışları dinliyordu " Atakan toparlan annecim gidiyoruz " Oktay hızla Zeynep'in kolundan tuttu " hiç bir yere gitmiyorsun hele oğlumu alıp hiç bir yere gitmiyorsun " Zeynep eşini hızla itti " bırak be daha da ne kalacağım senin gibi bir Ahlaksız herifle oğlumu da alacağım sen ve metresin ile bırakmayacağım " Oktay iyice sinirlenmişti " cehennem olup gidebilirsin ama oğlumu göndermiyorum seninle kadın " Zeynep öfkeyle merdivenleri tırmanmaya başladı " Sana soran olmadı " Oktay dahada öfkelenmişti masadaki viskiyi kafasına diki ve çekmecedeki silahı aldı ve hızla yukarı ilerledi " Bana bak Zeynep sinirlendirme beni yemin ederim önce seni sonra kendimi vururum " Zeynep arkasına döndü ve eli silahlı kocasına baktı " vursana ya hadi vursana senden mi korkacağım ben Oktay " Oktay ona doğru iki adım attı ve silahı doğrultu " beni mi sınıyorsun " Zeynep silahın ucunu tuttu " Sınıyorum diyelim ha " " Zeynep bırak " Zeynep daha sıkı tuttu " hayır " Oktay zeynep'in tutuğu silahı bırakması için elinden almaya çalışıyordu Zeynep bırakmamakta ısrarcıydı " Kadın bırak dedim bak elimden bir kaza çıkacak " " çıkarsana ha ! " Oktay silahı hızla almaya çalışırken tetiği ateşledi.
Atakan sesi duymuştu ve koşarak odasından çıktı " Anne!.. " merdivenlerin yanına geldi Zeynep yerde kanlar içinde uzanıyordu Oktay ise elindeki silahla yerde dizleri üstüne çökmüştü.
2 gün sonra
Yağmur yağıyordu Atakan son kez baktı Annesinin Kefene sarılı bedenine günlerdir ağlıyordu ama bu gün göz yaşları yerini yağmura bırakmıştı Anneannesinin feryatları yeri göğü doldurmuştu. Dayısı Ablasının bedenini nazikçe toprağa bıraktı ve tahtaları yerleştirmeye başladı. Dedesi ve dayısı mezara toprak atmaya başlamıştı Atakan oraya ilerledi ve dayısına döndü " Bana ver dayı " " Atakan yeğenim- " Dayı ver " Yaman küreği Atakan'a verdi.
Yağmur şiddetini artırarak yağmaya başladı. Atakan Dedesi ile toprak atmayı bitirerek yengesi ve dayısının yanına geçti, son fatihadan sonra herkes dağılmaya başladı. Atakan mezarın başına geçti ve oraya oturdu Yaman yeğenin yanına geldi " Oğlum hadi gel gidelim hasta olacaksın " kafasını topraktan ayırmayan Atakan dayısını yanıtladı " siz gidin dayı ben geleceğim " yaman yeğenini onaylayıp mezarlığın girişine gitti ve arabaya oturdu Atakan'ı bekledi. Atakan gece yarısına kadar orada otur tek kelime etmedi gözlerini sildi ve mezar taşına döndü " Kim sevecek artık saçlarımı anne, kime anne diyeceğim anne , o koca evde ne yapacağım ben anne " Hıçkırıklara boğuldu Atakan " A-anne sana söz veriyorum.. " gözlerini sildi ve ayağa kalktı " 18 yaşına gelince ben gideceğim o evden çünkü küçüğüm daha polisler beni yakalayıp geri getirmesin diye önce Reşit olacağım ve senin katilin olan o heriften kurtulacağım " tekrar gözlerinden akan yaşlarla ıslak toprağın üstüne dizleriyle çöktü " Anne rüyalarımda bile olsa beni görmeye gel olur mu " ağlayarak öptü annesinin toprağını ve kalktı mezarlığın kapısına ilerledi. Orada onu bekleyen dayısına baktı gözlerini sildi ve arabaya bindi.
Sizi seviyorum aşk kuşları sağlıkla kalın trong>