Bölüm4
Ben yandım siz yanmayın tavsiyesi; aranıza mesafe giren insanlar hakkında hayalperest olmayın
Sabahtan beri okulda ara vermeden ders çalışıyordum. Şu sıralar uykularım hiçte istikrarlı değildi çünkü saçma sapan rüyalar görüyor çoğunu da unutuyor olmama rağmen beni içten içe huzursuz hissettiriyordu.
O yüzden aklımı dolu tutmak ve başka bir şey düşünmemek için seri bir şekilde soru çözüyordum. Yanımda oturan Apo’ da benimle birlikte test çözmeye başlamış ve neredeyse üç fasikül bitirmişti.
Çalan zil sesiyle uzun tenefüse girdiğimiz için kantine inerek iki bardak çay aldım ve çayın birini Apo’ ya uzattıktan sonra içime çöken sıkıntıyla yarım bıraktığım soruya geri döndüm. Annem akşam eve geldiğimde konuşalım diye mesaj atmış sonrasında ne hakkında diye sorsamda cevap yazmamıştı.
Umuyordum ki önemli bir sorun yoktu. Çünkü genelde annemde bende hayatımızda ki problemleri tek başımıza çözmeye çalışıyorduk.
Apo’yla yapamadığımız soruları çözüp yeteri kadar ders çalıştığımıza kendimizi ikna ettikten sonra biraz uyumak için kafamı sıraya yaslarken onun sınıfa haykırışını dinledim.
‘ arkadaşlar biraz kestireceğim lütfen toplu helaka yol açacak bir şey yapmayın vallahi halim yok, zaten aranızda süphaneke hariç başka dua bilen tek ben varım biliyorsunuz ki ona göre eliniz ayağınız rahat dursun hayırlı çarşambalar ’
Onun söylediklerine gülümserken başıma giren ağrı ile kafamı duvara geçirmek yerine kendimi uyumaya ikna ettim ve gözlerimi sıkıca yumdum.
İki dersin sonunda çalan çıkış zile ile üstümdeki ince hırkanın örgü izleri de suratımda çıkmıştı resmen. Herkese görüşürüz derken kulaklıklarımı da takarak eve doğru yürümeye başladım. Normalde hızlı bir şekilde spor salonuna giderdim ama annemin benimle konuşacağı konular vardı.
Evin kapısını açmamla annemde karşıma çıkmıştı zaten. Normalde bu saatlerde evde olmazdı. Ortaklarıyla birlikte bir mimarlık şirketi vardı ve genelde akşam geç saatlere kadar çizim yapar proje yetiştirmeye çalışırlardı.
‘ gel Gökçe oturda konuşalım ‘
Ortamdaki gerginlik havayı taşlaştırmıştı resmen
’ biliyorsun ki bu sene senin sınav senen, sınıf tekrarını başarısız olduğun için değil spor hayatında başarı elde etmek istediğin için yaptığını da biliyorum ama annen olarak bir sene daha kaybetmeni istemiyorum. Ya sporu yada üniversite hayallerini bir sene daha kenara bırak’
Kaşlarım hiç olmayacağı kadar çatıktı ve sinirle cevap vereceğimi bildiği için tekrar araya girdi.
` dinle Gökçe kendin için bir gelecek istiyorsan aylar sonra gireceğin sınav için daha fazla vakit ayırman gerekiyor. Haftasonları çalışayım haftanın dört günü spora gideyim ama bir yandan da sınava da çalışırım ya dersen geçen seneden farklı bir sonuç almazsın. Artık bende seni yolunu çizmiş bir şekilde görmek istiyorum bu da sen işten çıkıp spora ara vermeden olacak gibi gözükmüyor maalesef ’
Derin bir nefes verdi ve suratıma lütfen anla dermişçesine baktı. Benimse hissedebildiğim tek şey sinir di
`Bir anne olarak geleceğini düşünmeliyim ne yaptıysam hepsini sırf daha güzel bir geleceğin olabilsin diye yaptım zaten, telefon borcunu kapattım çalışmanı gerektirecek bir durum kalmadı, Serkan’ a da öncesinde haber vermiştim zaten yerine eleman bulması için o da hallolmuş. Spor salonunundaki üyeliğini de arayıp iptal ettirdim bundan sonra odaklanman gerken sadece üniversite hedefin olsun ‘
Burnumdan solurken bütün evi yakıp yıkmamak için resmen kendimi tutuyordum. Annemin bende yarattığı sinirin yanında birde Serkan abinin attığı kazığın yoğun hissi karabasan gibi çökmüştü üzerime. Daha bir kaç gün öncesinde annemin yaptığım spora saygılı olduğunu içinden geçirmiştim halbuki dimi. Bunu düşünmek bile enayilikti.
Tamamen benim enayiliğimdi
`Hakkımda vermediğin başka karar varsa onlarıda ver anne. Bu yetmemiş gibi çünkü sana baksana ‘
` Hatta o kazanayım diye kendini parçaladığın üniversite tercihimi falan da sen yaparsın içinde kalmaz o da yetmezse haber ver hayatımı da vereyim sen yaşa onu da beğenmiyorsundur şimdi sen ‘
Ellerini birbirine bağlamış sanki çok üzgünmüş gibi suratıma bakıyordu
` bana istediğin üniversitenin kampüsünde otururken hak vereceksin kızım . Şuan sinirli bile olsan zamanı geldiğinde iyiki diyeceksin. O günki mutluluğun bana yetecek ’
Yok ben cidden evi barkı başımıza yıkacaktım sinirden
` Sana istediğim üniversiteyi kazandığımda bile hak vermeyeceğim anne hiç bir zaman iyiki demeyeceğim. Her seferinde elimden aldığın imkanları hatırlayıp daha çok bileneceğim daha çok sinirleneceğim. ‘
` hatta bana annen ne kadar iyi diyen arkadaşlarım varya, o arkadaşlarımın hepsine yok kanka annem bayılır elimdeki her şeyi alıp sonra yine her şeyi senin için yaptım ama demeye inanmayın dışarıya gösterdiği gibi biri değil diyeceğim ‘
Öfkenden yerimde duramadığın için kasıtlı şekilde canını yakmak istedim. Çünkü bu artık basit bir çalışma spora da gitmiyorsun meselesi değildi. Bu benim yaşadığımı hissettiğim anları sırf kendi öyle uygun gördü diye elimden almaktı.
` yine kendin yaptığın bir hatanın acısını benim hakkımda karar alarak çıkartıyorsan yapma anne, ne yaparsam yapayım senin kadar kötü tercihler yapamam. Mesela eş seçimi, daha çocuğuma ismini dahi söylemeyeceğim bir koca tercihi yapmayacağım. üniversite tercihimden emin değilsem bile bundan yüzde yüz eminim sayende çok saol ‘
Konuşma başından beri üzgün surat ifadesi benim kararlılık ve nefret dolu bakışlarım ve son cümlemden sonra ilk defa değişti.
Artık üzgün değil aynı zamanda kırgın bakıyordu.
Bu aramıza giren mesafe ve soğuklukların sadece ilkiydi
