bana öyle tiksinerek bakma azadouhi
gözyaşlarımı silip ayağa kalkmayı ben de istiyorum
ama, bilirsin, her zaman o kadar basit değil bazı şeyler
hele ki ruhun incindiyse, derin yaralar varsa kalbinde...
dinle azadouhi, bunlar bahane değil
gözlerime bak değnek kraliçesi
ben olmanın utancını yaşıyorsun belli ki
kızma bana, tut ellerimden ayağa kaldır
kaçmak istiyorum bazen ama biliyorum
uzağa gitmek beni iyileştirmeyecek, uluslararası benim acılarım
ve azadouhi, benimle gelmeyeceğinden korkuyorum
hiçbir zaman kalbime sirayet etmeyeceğinden korkuyorum
o olmasa bile, benimle konuştuğun birkaç kelimeyi kaybetmekten korkuyorum
azadouhi, sen bir meleksin!
kanatlarına dokunmak ve o pembe kokunla ciğerlerimi doldurmak
tut elimi şimdi, göğsümdeki ufak acıyla çek ruhumu
vaveylalarıma kulak asma
acıyla zenginleştir yıkık dökük, virane bedenimi
biliyorum hata bende, ama deneyeceğim
bağışla beni azadouhi
ruhumu bir kuş gibi göğe bırakacağım
ve ruhunla dolduracağım ıssız bedenimi
karşılığında nihayetsiz bir özgürlük
fakat bu yaşanmadan önce, bir kadeh şarap içmek istiyorum seninle
karşımda sen varken tek bir kadehle de sarhoş olurum
soğuk, mosmor ellerimi tut sonra
tut ve ben yap beni
tut ve sen yap beni
ruhumu almaya geldiğini seziyorum değnek kraliçesi
nefesim kadar yakınımdasın

