En yakınından şüphelenmeye başlarsan nolur?
Emin olamazsan bazı şeylerden, belki de bıktıysan bazı şeylerden, ne olur o zaman, depresif mi olursun, mimiklerin mi azalır yoksa her zamankinden daha yorgun mu olursun, belkide bedenin o zamankinin en iyisiydi, ama sen, beynin yorgun olduğu için ölü gibisin, bilemiyorum. Biz zamanlar senin için en iyisi olduğundan emin olanların senin yüzünden yorgun olduğunu düşünmek, zamanla ve hiç bitmeyen bir ilgiyle mecburen sana bağlanan insanlar için toxic olmak, en korktuğum ama aynı zamanda en muhtemel son, insanlara bu yüzden kötü bir hayat yaşatmak. En korktuğum.
Bir insanın en büyük korkusu nedir? Sevdiği ya da değer verdiği birini kaybetmek? Ya da gaybın korkusu? Olabilir, bilmediğimiz şeyler her zaman karnımızda kasılmaya sebep olabilir, ya da sebepsiz bir baş ağrısına. Belkide sevgisizlik. Ne sevgi verebileceğin ne de sevgi alabileceğin biri olmayışı. Bunlardan biri olmasa bile hissizleşebilen bir insan ile yarışabilecek tek bir insan vardır, hiç bir şeyden zevk almayan insan. Meşhur Satranç'ın yazarının bir başka bir kitabı olan olağan üstü bir gece yazısı geldi aklıma hissizlik deyince. Nadiren hissizliği anlatabilir insan, ama o güzel yazmış. Hissizlikle yarışacak bir başka korku ise başkasına fazlalık olma ya da zarar verme kısaca toxic olma. Bunun kadar zorlayıcı az şey bildiriyorum. Ya bundan rahatsız olursa, bunu derken şunu mu kastetti, bu tip insanlardan hoşlanıyorsa o zaman bu davranışımdan nefret mi etti. Değer verdiğiniz yani fikrini önemsediğiniz insanlar sizin mental durumunuzu sadece dibe düşürmekle kalmayabilirler, aynı zamanda süründürürler. Çözüm bulabilirseniz haber verin, bana da lazım ;)