İçeriğe geç

Denek 101

Bölüm 38 · 2 dk okuma

Denek 101

Bölüm 38

Bölüm 33: Kanlı Piknik

Bugün piknik olduğu için hazırlanıp aşağıya indik, aşağıda büyük bir araç ile Baybars ve Ada bizi bekliyordu. Elimdeki poşetleri ve sepeti bagaja koyduktan sonra arabaya bindik. Uzak bir yerdi, yaklaşık 25 dakika içinde oraya varmıştık, Ada Baybars'ı öptükten sonra arabadan indiler. Ben ve Aleyna, Aybars ve Büge'ye doğru ilerliyorduk Baybars ''Lan insafsız insan gelir bunları taşır! Öküz mü öldürüp koydunuz amına koyayım bu ne lan!" Diye bağırmaya başladı. Aybars ve Büge'ye sarıldıktan sonra Rüzgar'a sarıldım, Sasha bana sinirle bakıyordu. Kafasından tutup göğsüme yasladım ''Lan kaç yıl oldu! İnsan yumuşar'' Diye çıkıştım, gülerek kendini bana sürttü ''Abi bak bence sen ölmelisin'' dedi.

*Düğün Günü *

Damatlığımı giydikten sonra dışarıya çıkmıştım, Sasha telefonda babası ile konuşuyordu ''Ne demek Savaş benim abim?! Baba doğruları söyle! Savaş benim abim mi?!" Diye bağırıyordu. Babası yani babam ne diyecekki sinirle telefonu yüzüne kapattı ve arkasını döndüğünde göz göze geldik ''S-Savaş...'' dedi

*Günümüz*

Herkes yemeklerini yemiş ve oyunlar oynamaya geçmiştik. Sasha topu bana atarak ''Abi hadi bakalım ne kadar iyisin voleybolda'' dedi ve paslaşmaya başladık, sert bir şekilde topu ona attığımda manşet vurarak bana geri yolladı. Topu Hakkari Yüksekova'ya yolladığı için topu karşılamakta zorlanmıştım. Hayır hayır! Topu karşılayamamıştım! 10 yıl Sasha bunun lafını yapacaktı. Top ile birlikte Büge ve Ada'nın yanına gittiğimizde, Büge aniden Kumsal'a bağırmaya başladı ''Kumsal! Kızım dikkat et!" Diye bağırarak Kumsal'ın yanına koştu. Aniden ortama silah sesleri gelmeye başladı, Aleyna, Sasha ve Ada'yı tutup büyük bir ağacın arkasına götürdüm. Rüzgar ortada yoktu, Aybars ve Baybars gölde balık tutuyordu. Aybars ve Baybars'ta ortada yoktu, silahımı çıkarıp birkaç el ateş etmeye başladım ''Aybars!! Saldırı oldu!! Neredesiniz?!" Diye var gücümle bağırmaya başladım. Büge'nin bağırışı ile kendime geldim ''Savaş!! Sude ve Selin vurulmuş!!" Diye bağırıyordu. Aleyna, Sasha ve Ada'ya dönüp ''Kızlar sakın çıkmayın ''Ada ve Sasha sizde silahlar var birşey olursa ateş edin'' dedim, hızla Büge'nin yanına gittim. Yerde Sude ve Selin yatıyordu, göğüslerinden vurulmuşlardı, Sude zar zor konuşarak ''S... Savaş... Özür dilerim... Buraya... saldırı olacağını... biliyordum'' cümlesini bitirir bitirmez gözleri kapanmıştı. Sinirle nefesimi verdim ''Hain tek ben değilmişim'' dedim, Büge'ye döndüğümde ''Saldırı planlanmış ve bunu bize demedi!! Burada hamile kadın ve iki tane bebek vardı!'' Diye bağırdım. Selin çoktan ölmüştü...

*Günler Sonra*

Bugün Sude ve Selin'in cenazesi vardı, herkes simsiyah giyinmişti ama cenazede kimsenin gözünden bir damla yaş damlamıyordu. Sadece Selin için ağlıyorlardı, Aleyna'ya döndüğümde donmuş bir vaziyette tek bir noktaya bakıyordu. Aleyna aniden ''Herkes yere yatsın keskin nişancı var'' diye bağırdı, herkes yere eğildiğinde birkaç kurşun arkamızdaki ağaçlara değdi. Rüzgar sinirle ''Hay anasını sikeyim ya! Bi bu eksikti amına koyayım!" Diye bağırdı. Cebimden telefonu çıkarıp, Örgüt üyelerinden birini aradım ''Samet... Birileri bize suikast düzenlemeye çalışıyor onların isminini sikeyim hepsinin tek... tek... isimlerini istiyorum!" Diye çıkıştım ''İki dakikan var'' Diye ekleyip telefonu kapattım. Aleyna'ya dönüp ''Nerede?" Diye sordum, Aleyna ''Saat 3 yönünde, iki ağacın arkasında'' Diye yanıtladı. Herkese göz işareti yapıp ''Saat 3 yönü, iki ağacın arası... Saydırın'' dediğimde ''Üç diyince çıkın 1... Sikeyim ya 3'' diyince herkes gülmeye başladı ve yerimizden çıkıp orayı taradık.

Bölüm sonu

1 yorum