*10 Ocak*
Bembeyaz hastahane odası, tam delirmelik bir rengi vardı. Her zamanki saatte kapı açıldı, diğer yemekler gibi o yemeğide yanıma attılar, yemek yemiyordum çünkü beni güçsüz ve itaatkâr bir hale getiriyordu.
Hoparlörden ses yükseldi ''Sevgili Denek 101, eğer yemek yemezsen daha çabuk başlarız...'' sustu, yemek yemezsem işkencelere daha çabuk başlayacaklardı.
Hızlı bir hareketle önümdeki tepsiyi duvara fırlattım, ses derin bir nefes aldı ''Anlayışınız için teşekkür ederiz'' dedi.
Yaklaşık 2 veya 5 dakika sonra içeriye adamlar gelecekti ama bu sefer gelmedi .
Ben Denek 101, 100 defa başarısızlık ve en sonunda başarının yakalandığı denek.
İsmim Büge Deniz Pehlivan; Büge su bendi, Deniz ise suyun ta kendisi .
Kapı açıldı, içeri o sesin sahibi geldi.
Yanıma doğru ilerledi, yanıma gelince dizlerinin üzerine çöktü ve ellerini havaya kaldırdı ''Denek 101 artık işkenceler yok...sadece anlaşma yapmaya geldim. '' dedi, hep öyle derdi, bu adam reddedilme hissini daha kaç defa daha yaşayınca vazgeçecekti? Derin bir nefes aldım ''Ne istiyorsun?'' Diye sordum
hayır ne istediğini çok iyi biliyordum ama aptala yatmaya karar vermiştim.
Tek amaçları bendim, beni elde edince amaçlarına ulaşıcaklardı, öksürdü ve kucağıma gizlice not bıraktı.
Afallamıştım, hızlıca notu cebime koydum, kısık bir ses ile ''Bu ne?'' Diye sordum , gözlerime dikkatlice baktı ''Patron sizi kaçıracak'' dedi ve çıktı.
Bacaklarımı kendime doğru çektim,
hızla notu gizlice açtım, notta yazanı görünce şaşırdım ve sinirlendim.
Notta 'hazırlan!' Yazıyordu, okuyunca büyük bir kahkaha attım , yok yani
ben deliyi değil deli beni buluyordu!
*13 Ocak /Günümüz*
Koridorda ''kız gelicek!! İki kişi hariç kimse kalmayacak'' sesleri yankılanıyordu,
kapım açıldı ve o adam girdi ''Hazır mısın?'' Diye sordu ve bana göz kırptı, kafamı onaylarcasına salladım.
Bugün psikolojimi bozmak için oyunlar oynayacaklardı ...bugün deliricektim net eminim. Yanıma gelip hızla bileğimi tuttu , kapıya doğru ilerletti ''Üç diyince...bir...iki...üç'' dedi ve hızla koşmaya başladık ''Heyyy... ne-'' daha hızlı koşmaya başlayınca
sustum. Siktir kaçırıyordu bu deli!!
*5 dakika sonra*
Siyah bir arabadaydık araba resmen mafya arabasıydı... ''Belki ben kaçmak
istemiyordum! Siz deli misiniz?! Ben belki ölmek istiyordum!'' Diye bağırdım
arabada çok kişi vardı, beni kaçıran piç '' Sana teklif eden olmadı'' dedi, derin bir
nefes aldım ''siz kimsiniz? Nereye götürüyorsunuz? Amacınız ne?
Sizi kim yolladı? Benden ne istiyorsunuz?...Mafya mısınız?...
ayyy hayır lan ben denk gele gele
mafyaya mi denk geldim ? Ayy
yoksa organ maf...'' sözümü gülüşleri kesti birisi çarprazımdaki adamın
kulağına '' Aybars yandı'' dedi , ''Heyy Aybars kim!?'' Diye bağırdım.
Çaprazımdaki adam ''Aybars benim kardeşim'' dedi adamı bi baştan aşağıya süzmedim desem yalan olurdu.
Boy desen var... tip var mı desen var. Yandımm mafya dünyasına
düştüm hayır düşmedim ittiler
hatta yok yok sürüklediler ''Yaşın kaç?'' Diye sordu Aybars'ın abisi ''Yıl kaç?''
Diye sordum, herkes şaşkınlıkla birbirine baktılar, gülmeye başladım
''Şakaydı ve 20 yaşındayım'' dedim . Aybars'ın abisi ''Seni neden tutuyorlardı?''
Diye sordu , onun kulağına birisi tekrardan ''Aralarında yaklaşık 5 veya 6 yaş var'' dedi , konuşmaya başlarsam susmam
diye derin bir nefes aldım ve konuşmaya başladım ''Şimdi Aybars'ın
abisi ben zihin okuyabiliyorum az da olsa sonra yaklaşık 7 dil biliyorum,
coğrafya bilgim süper, he bide inat biriyim işte konuşkan biriyim benden daha iyi kimi bulacaklar?'' Dedim.
Aybars'ın abisi ''Adım Baybars,hangi dillermiş say'' dedi , alay edercesine
yüzüne baktım ''İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyaca, Hırvatça, Arapça ve Rusça'' dedim , Baybars tekrar konuşmaya başladı ''Yani Türkçe dahil 8'' dedi ''Lesotho nerede?'' Diye sordu sesi kendinden emindi ''Afrika'nın güneyinde, başkenti Maseru
ve para birimi ise loti bence
söylemesi çok güzel loti loti'' dedim ''Uruguay nerede?'' Diye sordu , Gülmeye başladım ''Bu kadar kolay sorma şampiyon
Güney Amerika'nın güneydoğusunda, başkenti montevideo ve para birimi ise Uruguay Pesosu yani UYU'' Dedim . Bana dönüp şaşkınlıkla baktı, birisi ''Geldik!" Diye bağırdı, Baybars kafasını çevirdi ''Yağız!Seni keserim! Ne bağırıyorsun lan!" Diye bağırdı , Yağız denen çocuk gülerek
''Abi küçük kızdan laf yiyen ben miyim?'' Dedi . Herkes araçtan indi ve
bende indim , ben herkesten önde yürüyordum. Kafamı çevirip Baybars'a ''Dövüş yeteneklerimde iyi istersen
onuda deneriz'' dedim, yanıma birisi geldi ''Ben Görkem '' dedi ve elini uzattı, nazikçe selamlaştıktan sonra
''Aybars seni bekliyor beni takip et'' dedi ve beraber yürümeye başladık.
*10 dakika sonra*
Siyah kapılı bir odanın
önünde durduk, bana döndü ''Gir lütfen'' dedi ve kapıyı açtı. Oda çok karanlıktı, zar zor alısabilmiştim, masada
oturan bir adam gördüm ve adama ''Işığı aç yakında kör olusun'' dedim,
adam bana alayla güldü ''Aç bakalım'' dedi, hızla ışığı yaktım.
Masada kahverengi saçlı, kehribar gözlü bir adam oturuyordu ,
elinde sigara vardı yeni yakılmıştı belliydi ''Şeyy...Sigara içmezseniz olur mu?" Diye sordum, anlamamış
gözlerle bana bakıyordu ''Rahatsız oluyorum da'' Diye devam ettim. Odaya Baybars girdi , gözle fal taşı gibi
açılmıştı ''Aybars niye ışık açık?" Diye sordu sesinde tedirgin bir tını vardı ''Sen hiç ışığı yakmazdın?'' Diye devam etti,
şaşırmıştım. Aybars sigara içmeyi bıraktı ve söndürdü ''Aybars sigara bitmemişti...Sen hiç sig-" Aybars abisinin sözünü kesti ''Abi Büge ile beni biraz yanlız bırakır mısın'' dedi bu zamana kadar gözünü
benden ayırmayan adam sanki ruhumun derinliklerini görmeye
çalışıyor gibi duruyordu. Barlas odadan çıktı, Aybars ayağa kalktı ... uzundu 1.88 veya 1.90 boyu vardı, kapıyı kapattı ve kilitledi . Siktir! Bu odada can güvenliğim yoktu!. Bir ruh hastası ile aynı odadaydım,
Aybars önümde durdu ve dudaklarıma eğildi, refleksle ellerim
göğsüne gitti ve ittirdim, o ise gülüyordu ''Sigara kokuyorum değil mi?'' Diye sordu , öksürmeye başladım. Ellerim boğazıma gitti , derin derin nefes almaya çalıştım ''Beni niye getirdin?" Diye sordum . Kızım nefes alamıyorsun sorduğun soruya bak! Su getirdi ve içmeye başladım ''Karım olacaksı-" ağzımdaki suyu püskürttüm ''Ulan! Ben belayı değil bela beni buluyor
amına koyayım!'' Diye bağırdım, Aybars gülmeye başladı, sinirle bağırmaya devam ettim ''Ulan gerzek! Ne sikim oluyor?!... daha birbirimizi tanımıyoruz ve reddediyorum...karın falan olmak istemiyorum...karın olacağımı sana düşündüren şey ne!?'' Diye bağırdım ya Büge kızım tanışan olucan sanki yeminle malsın!, o bütün bu saçmalığa
hala gülüyordu bence
kafası iyiydi yani bunun başka açıklaması yoktu ''Birincisi karım olacaksın o sikin oluyor, ikincisi sen beni tanımıyor
olabilirsin ama ben seni tanıyorum, üçüncüsü teklif etmedim, dördüncüsü ise bunu bana düşündüren şey sana yaklaşınca sıkışan kalbin ve almayı unuttuğun nefesin diyor'' dedi. Ya bu adam çok
zekiydi yada onu görünce beynime format çektiler ''Çok zekisin... zekana hayranım... inadına zaten hayranım... bilgilisin... bir insana ait olamayacak kadar
çok şeyi detaylı biliyorsun hayır bunlara hayran değilim. Zekana ve inadına, sesine hayranım '' dedi ve beni kendine çekti ''Hmm bide çok güzel kokuyorsun
ve çok güzelsin ve son olarak...'' dedi ve beni kendine bastırdı ''Benimsin'' dedi ''Allah'ım sen beni ne ile sınıyorsun?" Diye söylendim ''Lan aptal ben senin falan
değilim hiçbir zaman olmayacağım!" Diye bağırdım . Bir eli ile yüzümü kavradı ve dudağımda bir baskı
hissettim, refleksle ellerim göğsüne gitti ittiricekken ellerimi tuttu
ve beni duvara yasladı.
Artık o öpmüyordu öpüşüyorduk.







