İçeriğe geç

Denek 001

Bölüm 1 · 9 dk okuma

Denek 001

Bölüm 1

1.Bölüm:Zarf

Kalbim...kalbim neden bu kadar hızlı atıyor?

"Oha kız damdan atladı!".

"Şu kıza baksana, iğrenmeden cesedin başında duruyor!".

"Ambulans çağırın!".

Biri kolumdan tutunca başımı cesetten kaldırdım.Öğretmenim beni kenara çekti.Ne yapmalıyım?Bu iğrenç histe ne?Kalbim sadece hızla atıyor ve nefesim daralıyordu.

İlaçlarımı almam gerekiyor.Öğretmenimin ellerinden kurtulup son hız koşmaya başladım.Okuldan çıkıp hiç düşünmeden yola atladığımda arabanın teki az daha bana çarpıyordu.

Kalbim daha da hızlanıp içimde ki his yoğunlaşırken okuluma yakın evime kısa süre de ulaşmıştım.Kanlı konverslerimi çıkartıp saksının altında ki kilidi alıp kapıyı açtım.

İçeri girip çantamı masanın üstüne bırakırken dikkatimi masanın üstünde ki zarf çekti.Yine de acilen ilaçlarımı içmem gerektiğini bildiğimden hızla odama çıktım.

Komodinin üstünde ki sürahiden bir bardak su doldurup çekmeciyi açtım ve ilaçlarımı aldım.İlaçlarımı içip kendimi yatağa bıraktım.Gözlerimi kapatıp uyumayı bekledim.

Gözümün önüne o kızın cesedi gelse de ilaçlardan sonra o anıyı unutacağımı bildiğimden gözlerimi kapatıp tekrar uyumayı bekledim.

Ama zihnimin köşesinde bir şey daha da vardı.O zarf.İçimde ki bu his ne peki?Diğerinden farklı ama garip.Ayağa kalkıp sarkak adımlarla merdivenlerden indim.

Masanın önüne gelince zarfı elime aldım.Zarfı açıp içinde ki kağıdı çıkardım.Kağıt parçasını okurken ağzım açık kalmıştı.Peki bu defa içimde hissettiğim neydi?

Diğerlerinden farklı ama acı veren.Hisleri siktir et.Bu da neyin nesiydi?

Ben...Ben bir denek miyim?

Zarfta ismimin yanında Denek 001 yazıyordu.Kalp atışlarım hızlanırken giriş kapısı aniden açıldı.Annem nefes nefese içeriye dalmıştı."Seni saklamam gerek".

Kolumdan tutup beni sürüklediğinde "N'oldu anne?" Demeden kapımız sertçe çalındı.Annem durdu.Tereddütlü gibiydi.Tekrar sürüklediğinde büyük bir gürültü patladı.

Koca koca takım elbiseli adamlar kapımızı indirmişti."Yerinizde durun Zeynep Hanım".Annem durdu.Adamlara döndü.En önlerinde ve yetkili duranın önünde diz çöktü.

"N'olur onu almayın!Yalvarırım!".Kaşlarımı çattım."N'oluyor burada?!".Adam bana bakıp güldü."Ohooo, durum vahim!".İlaç etkisini yavaş yavaş gösterirken adamlarına bir işaret verdi.

"Onu alın".Koca adamlar bana doğru yürürken annem "Kaç" Diye bağırdı.Ama çoktan ilacım etki etmişti.Adamlardan biri beni omzunun üstüne alırken karşı koyamadım.

Annem adama yapıştı ama diğerleri onu ayırdı.Evden çıkarken bile annemin haykırışlarını duyabiliyordum.Adam beni bir arabaya yerleştirip ellerimi kelepçeledi ve kapıyı kapattı.

Gözlerim kararmaya başlamıştı bile.Annemin yalvardığı adam sürücü koltuğuna oturdu ve dikiz aynasından bana gülümsedi."Hoşgeldin Denek 001".

Arabayı çalıştırdığında gözlerim kapandı.Ben gerçekten de...bir denekten mi ibaretim?Bütün hayatım yalan mıydı?Neyin deneğiydim?Bu sorular eşliğinde uyuyakaldım.

<<<<<<<<<<☆>>>>>>>>>>

Gözlerim yavaşça açıldı.Ellerim.Ellerimi hareket ettiremiyordum.Gözlerimi tamamen araladım.Ellerim ve ayaklarım hastane yatağına bağlıydı.Etrafıma baktım.

Burası bembeyaz bir odaydı.O kızın başındayken hissettiğim şey geri gelmişti.Göğsüm hızla inip kalkarken odanın kapısı açıldı."Selam Denek 001".

Nefes nefese kaldığımı gören doktor kılıklı adam güldü."Korkuyor musun?".Kaşlarımı çattım."O ne?".Önünde ki deftere bir şeyler not aldı."İsmini hatırlıyor musun?".

Başımı salladım."Evet, hatır-".Durdum.İsmimi hatırlamıyordum.Doktor tekrar bir şeyler not aldı.İçeriye bir kaç hemşire girdi."Onu hazırlayın".Doktor bunu söyleyip odadan çıktı.

Hemşireler yatağımla oynarken yatak hareket etmeye başladı ve beni odadan çıkardılar.Başım sabit olduğu için sadece ışıklarla kaplı beyaz tavanı görüyordum.

Bir kapıdan geçtiğimizde yeni odaya geldiğimizi anladım.Yatağımı sabitlediklerinde benim gördüğüm tek şey siyah ekrandı.Adım sesleri duyduğumda hemşirelerin çıktığını anladım.

Kulağıma taktıkları kulaklıktan bir ses yükseldi."Bu görsel sana neyi anımsatıyor?".Siyah ekrana gelen görselde bir aile piknik yapıyordu.Ve mutlulardı.

"Bilmiyorum".Başka bir görsel geldi."Bu görsel sana neyi anımsatıyor?".Bu sefer de yağmurda bir kutunun altına saklanmış zayıf bir köpek görüyorum."Bilmiyorum".

Yeni görsel geldi.Kalbim hızlanmaya başladı.Bu o intihar eden kızın yanı başında durduğum bir görseldi.Kızı tekrar kanlar içinde görümce kalbim hızlanmaya başladı.

Kıpraşmaya başladım.Başımı hareket ettirmeye çalışıyor, beni bağlayan kayışlardan kurtulmaya çalışıyordum.Bir kaç hemşire geldi.İkisi kollarımdan tutarken diğeri koluma iğne yaptı.

Bu...Bu da neyin nesiydi?Vücuduma bir rahatlama gelirken kıpraşmayı bıraktım.Ama hâlâ da gözlerimin kapanmaması için direniyordum.Yine de kazanan karanlık oldu.

<<<<<<<<<<☆>>>>>>>>>>

Gözlerimi açtığımda karşımda siyah bir ekran vardı.Her yerim kayışlarla bağlandığı için hareket edemiyordum.Ama...sakindim.Hatta olduğum yerde durmaya devam ettim.

Kulağımda hissettiğim kulaklıktan bir ses yükseldi."Bu görsel sana neyi anımsatıyor?".Siyah ekrana gelen görselde bir aile piknik yapıyordu.Ve mutlulardı.

"Hiçbir şey".Başka bir görsel geldi."Bu görsel sana neyi anımsatıyor?".Bu sefer de yağmurda bir kutunun altına saklanmış zayıf bir köpek görüyorum."Hiçbir şey".

Yeni görsel geldi.Bu defa yerde kanlar içinde yatan bir kız vardı ve yanı başında duran kız bendim.Ama ben böyle bir şey hatırlamıyorum."Bu sana neyi anımsatıyor?".

Sesimde en ufak bir duygu kırıntısı bile yoktu."Hiçbir şey".Ekran tekrar kararırken kapı ve adım sesleri duyunca anladım hemşirelerin geldiğini.Yatağım hareket etti.

Beni beyaz ve ışıklı tavana sahip koridordan geçirip başka bir odaya getirdiler.Yatağımı sabitledikten sonra kayışlarımı çözdüler ve odadan çıktılar.Ha, birde.

Bir tane hemşire çıkmadan önce bu suyu iç demişti.Komodinin üstünde ki bardağa uzanıp elime aldım ve ilk suya biraz bakıp sonrada suyu içtim.Uykum gelmişti.

Birazcık kestirmeden zarar olmazdı.

<<<<<<<<<<☆>>>>>>>>>>

Bir Kaç Hafta Sonra...

Yatağımın üstünde uzanmış boş boş tavanı izliyordum.Kapım tekrar çalınmadan açılırken hemşireler içeri girdi.İkisi koluma girince direnmeden ayağa kalktım.

Burada bir kaç gündür deneylere giriyordum.Amaçları vs ne bilmiyorum ama merakta etmiyorum.Ayrıca her gün bana bir bardak suyu da aynı saatte mutlaka içiriyorlar.

Deney alanına geldiğimiz de beni odanın içine ittiler.Koluma baktığımda morardığını gördüm.Acı hissini kaybetmiştim.Sahi...o ne onu bile hatırlamıyorum ve bilmiyorum.

Karşımda ki aynaya baktım.Her zaman kulaklığımda duran kulaklıktan yine bir ses yükseldi."Nasıl hissediyorsun?".Soğuk bir sesle konuştum."Hiçbir şey".Yeni soru geldi.

"Korku nedir biliyor musun?".Mimiğim bile oynamıyordu."Hayır".Benim cevabımdan sonra ses konuşmaya devam etti."Kalbinin hızlanması, nefes nefese kalmak mesela".

Işıklar kapanırken "Birazdan öğrenirsin" dedi.Küçük bir mekanizma sesi duydum ve sonra odada sürtünme sesi geldi.Sesin nereden geldiğini bilmediğim için geri geri yürüdüm.

Sırtım duvara çarparken yere oturdum ve iyice köşeme sindim."Burada seninle beraber bir canlı daha var".Sürtünme sesi arttı."Ve bu canlı...".O konuştukça ses artıyordu.

"Kör ve sese geliyor, nefes alış verişinden tut kalbinin sesini kadar duyabilir, sessiz ol Denek 001, ısırıyor".Nefesimi bile duymaması için ağzımı kapatırken kalbim hızlanmaya başladı.

O boktan his buydu.Korku.Nefes almamak için uzun süre nefesimi tuttuğundan bir anda derin nefes alınca sürtünme sesi fazla arttı ve bana doğru yaklaştı.

O kadar panikledim ki ayağımı kendime çektiğimde yüksek bir sürtünme sesi oldu ve bilmediğim canlının sesinin yakınlaştığını duydum.Dayanamadım.

Korkudan ağlamaya başladığımda ipler tamamen koptu.Ayağımda kocaman bir acı hissetiğimde çığlık atarak ayağımı tutup öne doğru düştüm.Odada çığlıklarım yankılandı.

Kapı açılırken içeri hafif ışık girdi.Hemşirelerden biri koluma girerken bütün gücümü kaybetmiştim.Felç olmuş gibiydim.Ve karanlık yine kollarını açmış beni bekliyordu.

<<<<<<<<<<☆>>>>>>>>>>

Bir Kaç Ay Sonra...

Kapı açıldığında içeriye giren hemşireler değilde o baş hekimdi."Naber Denek 001?".O ve yine küçük kontrol soruları.Omuz silktim.Doktor başını salladı."Çok hızlı gelişme kaydediyorsun".

Başımı salladım.Yüzüm mimiksizdi."Bugün beyin dalgalarına bakacağız".Yine ifadesiz kaldığımda doktor şaşırdı."Merak etmeyecek misin?".Komodinin üstünde ki defteri aldım.

Siyah defterde yazan duygu notlarına baktım.Hah, merak duygusu.Başımı iki yana salladım."Merak etmiyorum".Doktor güldü."İyi iyi, favori deneğimsin unutma bunu".

O odadan çıkarken ardından hemşireler geldi ve kollarıma girdiler.Onlarla birlikte tekrar aynı koridora çıktım.Her yer fazla beyaz ve fazla ışıklıydı.Köşeyi döndüğümüzde bir ses duydum.

"Oo nabersiniz hanımefendi?".Benim yaşlarımda duran bu adam bana eğildi ve öpmek için elimi uzatmamı bekledi.İfadesizce ona baktığımda ofladı.

"Sende mi diğerleri gibisin?Sıkıcı!".Arkasını dönüp gittiğinde ona bakakaldım.Mavi bir kazak ve baggy bir pantolon giymişti.Bolca takısı ve bir tane de şapkası vardı.

Hemşire kolumu dürttüğünde yürümeye devam ettim.Beyaz bir odaya geldiğimde beni içeri ittiler ve her zaman kulağımda olan kulaklıktan baş doktorun sesi geldi.

"Oraya geç ve otur".Etraf kablo doluydu.Odanın ortasında ki masaya yürüyüp sandalyeyi çektim ve oturdum.Başka yüzlere sahip hemşireler odaya girdiler ve yanıma doğru geldiler.

Kabloları tutup saçlarımın arasına yani başıma takmaya başladılar.Bütün kablolar her yerime bağlandıktan sonra odadan çıktılar.Onlar çıkınca karşımda ki geniş aynaya baktım.

Oradan beni izlediklerine emindim.Anlık elektrik gibi bir acı beynime akın ettiğinde ellerimle başımı tutup acıdan çığlık attım.Yaptıkları işkenceler bile bu kadar acıtmıyordu.

Kabloların birini çıkarmak için tuttuğum da baş doktor bana bağırdı."Sakın hiçbirini çıkarma!".Elim tekrar başıma giderken acıdan çığlık atmaya devam ettim.

En son acı bittiğinde bütün vücudumu gücünü kaybetti ve kafam önümde ki masaya düştü.O felç hissi geri gelmişti.Odaya bir kaç hemşire girerken benim çoktan gözlerim kapandı.

<<<<<<<<<<☆>>>>>>>>>>

Bundan Bir Kaç Ay Sonra...

Hemşire tekerlekli sandalyemi bahçeye çıkardı.Aylar sonra ilk defa dışarıyı görmüştüm.Ama bunu niçin yaptıklarını bildiğimden ifadesiz kalmaya özen gösterdim.

Tekerlekli sandalyeyi mi soruyorsun?Bana yürümeyi bile unutturdular.Üstünde numaram yazan bir beyaz tulum giydirdiler.Aynı bir deliymişim gibi.Saçlarımı kazıttılar.

Sadece deneyler ve işkencelerden ibaret olmuştu hayatım.Merak duygumu kaybettiğimden buradan nasıl çıkacağımı bile aramayı bıraktım.Umursamaz ve hissizdim.

Bizi birer yaşayan ölülere çevirmişlerdi.

<<<<<<<<<<☆>>>>>>>>>>

Bir Kaç Yıl Sonra...

Benimle olan bütün deneyler ve işkenceler bitmişti.Üstelik ben artık Denek A-1 idim.Harfler ve sayıları durumumuzu gösteriyordu.Ve ben en iyi olandım.En hissiz.En duygusuz.

Deneyler bittiği için artık farklı bir aşamaya geçeceklerdi.Bebekliğinizden beri neyi öğretiyorlarsa onları.Yürümeyi...koşmayı...Ve daha neler neler yapmayı.

Artık bunları öğreneceğim bir aşamaya geçtiğimizden saçlarımı uzatmama izin vermişlerdi.Ve bugün eğitimin ilk günüydü.Aynanın karşısında kendime baktım.

Saçlarım daha yeni yeni uzadığı için kısaydı.Küpelerim ve kolyelerimin yanı sıra üstümde mavi bir elbise vardı.Mavi mini elbiseme bakarken renk deneyleri geldi aklıma.

Ne zamandır mavi rengi görmüyordum bilmiyorum ama merakta etmiyorum.Boş boş ayna da kendime bakarken kapım çat diye açıldı ve bir adam içeri girdi.

Bu geçen seneler bana nasıl olduğumu soran adamdı.Yine herkesten farklı giyinmişti ve kel değilde bakımlı saçları vardı.O bana nefes nefese bakarken ben ifadesizce ona baktım.

"Sizinle tekrar görüşmek çok güzel Denek A-1".Bakışları elbiseme ve saçıma kaydı."Bu defa diğerlerinden farklısınız ve ben nedenini de biliyorum.Ama...".Bana doğru yaklaştı.

"Şimdi benimle gelmeniz lazım".Umursamazca omuz silktim ve başımı salladım.Adam gülümseyip "Hadi peşimden gel" dedi.O kapıya doğru yürürken ben hâlâ yerimdeydim.

Dönüp bana baktı.Sonra elini alnına vurdu."Ah, doğru!Yürüyemediğini tamamen unutmuşum!".O bunu söylerken birden yüksek bir siren sesi çalmaya başladı.

Çocuğun gözlerine panik ifadesi eklenirken bir çırpıda yanıma gelip beni kucağına aldı.Dolabın içinden de bir ayakkabı çıkardı ve kucağıma koyup "Sonra lazım olacak" dedi.

Odadan çıkarken önce sağına sonra soluna baktı ve sağ tarafa saptı.O koşarken normalde koridor başı duran korumaların şuan olmadığını ve kameraların da çalışmadığını fark ettim.

Adam merdivenlerden indi sonra yine koridor boyu koştu.Etrafta eskiden benim gibi şuan beyaz tulum giyen ve saçları kazıtılmış denekler koşuşuyordu.Hepsinin üstünde de bir numara.

Ben deneklere bakarken hastaneden çıkmıştık."Bundan sonrasını koşman gerek".Adam beni indirdi ve önümde diz çöküp ayakkabıları bana giydirdi.

Elimi tuttu ve nasıl adım atılacağını gösterdi.Deneyler beni o karar zekileştirmişti ki hemen kavramıştım yürüme olayını."Şimdi bunu daha hızlı bir şekilde yapacaksın".

Başımı sallamamla el ele koşmamız bir oldu.Arka bahçeden ön bahçeye çıktığımızda deneklerin kapıya koşup kapıyı zorladıklarını gördük.Ama bu kapı öyle normal kapı değildi.

Kapının yanına geldiğimiz de adam cebinden çıkardığı küçük bir kesici alet ile şifre ekranına vurmaya başladı.O ekrana vururken kartına kaydı bakışlarım.Denek Z-10.

Bu en kötü Denek anlamına geliyordu.Denek Z-10 ekranı kırınca kapı açıldı ve denekler üst üste yıkılmaya başladı.Denek Z-10 beni tekrar kucağına alıp o hengamenin arasından çıktı.

Hengameden çıktığımız da beni yeniden yere bıraktı ve tekrar elimden tutup koşmaya başladı.İkimiz de koşarak hastanenin önünde ki ormana girdik.

Biz ormanda koşarken hastane korumalarının da peşimizden geldiğini görebiliyordum.Kısa süre sonra izimizi kaybettirmiş ve bir kulübeye gelmiştik.Kulübeye geldiğimizde kapıyı çaldık.

Kapıyı açan yaşlı adam bizi el ele görünce "Buyur geçin" dedi.Ben içeri geçerken Denek Z-10 adamla bir şey konuşmaya başladı.Konuşmaları bittiğinde yanıma geldi.

"Sen burada bekle geliyorum".Başka bir odaya girdi ve bende etrafı incelemeye başladım.Kısa süre sonra Denek Z-10 yanıma elinde bir ilk yardım çantası ve keskin bir bıçakla geldi.

Yanıma oturdu ve "Bana arkanı dön" dedi.Ona arkamı döndüğümde konuşmaya devam etti."Birincisi, bana Denek Z-10 demenden hoşlanmam, bana Kuzey de".

Konuşmaya devam etti."İkincisi, bana nolursa olsun güvenmelisin.Üçüncüsü, hiçbir şeyi merak etmediğini bildiğimden yaptığım herşeyi sana açıklayacağım".

Bıçağı kaldırdı ve kulağıma dayadı.Yavaşça uzun bir kesik attığında acıyı hissetmiyordum.Kan beyaz tulumuma akıp damlarken Kuzey dikkatlice bir şey çıkardı."Acıyor mu?".

Kulağımdan çıkan çipi bana gösterdi."Takip çipi bu.Bizi takip etmesinler diye çıkardım".Başımı salladığımda yaramı temizledi ve sardı.Başka odaya gidip bana temiz kıyafet getirdi.

"Al, bunları giy gel".Başımı sallayarak kıyafetleri aldım ve bir odaya girip üstümü değiştirdim.Üstümü değiştirdikten sonra yere minder seren Kuzey'in yanına gittim.

Yere serdiği minderi gösterdi."Ben yerde yatarım, sen en iyi yer olan koltukta uyu.Yarın buradan gidiyoruz.Erken kalkacağız.Ve yemin olsun sana yolda her şeyi açıklayacağım".

Yine ifadesizce başımı salladım ve koltuğa uzanıp benim için koyduğu battaniyeyi üstüme serdim.İçinde odun yanan şömineye baktım.Kuzey ansızın hayatıma girmişti.

Ve ben ansızın kurtulmuştum o hastaneden...

Bölüm sonu

1 yorum