Merhaba arkadaşlar. Bu bölüm bence harikaa olacak. Neyse başlayalım. Oy ve yorumlarınızı bekliyorum.
İyi okumalar.
################################
Hadi başlasın. Eğilip Maho denen şerefsizin silahını aradım. Umarım silah kullanıyorsundur şerefsiz. Azadlarda benim gibi silah arayıyordu. Sonunda bulmuşdum şerefsizin silahını. Kameraya baktım herkes yani Özdemir Ailesinin yarısı bize nefretle bakıyordu.
Şimdi burda olun sizin belanızı sıçayım. Digerler yani Çiçek hanım, Murat bey, tanımadığım iki adam bize gururla bakıyordu. Kameraya iki küçük çocuk geldi. Allah kahretmesin ya. Koymayın izlesin bizi lannn.
Albaylar ve askerler, Onur bize gururla bakıyordu. Tanımadığım Asker Onura baktı"Komutanım bu çocuklar bu günden sonra benim kardeşlerim haberiniz olsun" dedi.
Onur ona öyle Bi sert bakış atmışdı ki, sanki karşısında düşmanı varmış gibi. Zaten Asker özel tedbirler almışlardı. Tugayda yani Onur'un çalıştığı Tugayda sadece 2 tim biliyorum. Bir Onurun Timi iki ise Kuzenimin eski Timi. Onurun timi Kartal timi, kuzenimin eski timi ise Rüzgar timiydi.
Kartal timi
Yüzbaşı Onur Özdemir/komutan
Üsteğmen Ali çolak/bomba imha uzmanı
Üsteğmen Turan Alkan /Ağır silah uzmanı
Teğmen Mehmet balkan/hafif silah uzmanı
AltSubay Asaf öztürk/ haritacı
Subay Faruk Çelik /hafif silah uzmanı.
Subay Yusuf Güney / Kartal timinin doktoru.
Rüzgar timi
Yüzbaşı Giray Alkan/yeni komutan
Üsteğmen Samet Soygun/Ağır silah uzmanı
Teğmen Saner ulaz /hafif silah uzmanı
Teğmen Fatih Terim/bomba imha uzmanı
AltSubay Efe Kurt/Haritacı
AltSubay Demir Çeltik /Rüzgar Timin doktoru
"Asker İstersen ben sana Bi tane güzel bişey veriyim ha ne dersin" dedi Onur. Başımı yukarı kaldırıp "Allahım sabır. Koyun can derdinde kasap et derdinde." dedim. Vallahi burda ölücez haaa.
Silahı bir defa çekip mermileri değiştirdim. Onur bunu görüp"Saçmalamayın. İndirin o silahları tim ve ben hemen geliyoruz. "dedi." Bana bak Onur bey biz hayatımızda birinci defa değil üçüncü defa silah tutuyoruz anladın mı "dedi Aras.
Demir kapıda anahtar sesi geldi. Komutan" Çocuklar bende Yüzbaşıya katılıyorum o silah çocuk oyuncağı değil "dedi." komutan biz çocukken bunu oyuncak sanıp elmanın tam ortasından vurmuştuk. "dedi Aras. Evet doğru söylüyordu su tabancası sanıp elmanın tam ortasından vurmuştuk ne güzel değilmi
Demir kapı aniden açıldı. İçeri 5 şerefsiz girdi. Hemen silahları onlara doğrutup alnınlarından vurduk." GELİN LAN GELİN ALNINIZDAN ÖPECEM LAN ŞEREFSİZLER "Dedi Aras. Sanırım öpmek değil vurmak diyiyordu.
Aral Aras'a Bakıp " bu sefer haklı olduğunu bildim. "dedi." ben Herzaman haklıyım bebeğim "dedi Aras." ULAN!! ARAS AĞZINA SIÇAYIM SENİN BEN LANNN"dedi Aral. Vallahi biz de rahatlık var heee.
Aras koşarak Azadın Arkasına saklandı. "Vallahi bebeğim demem yavrum, gülüm, aşkım, yarım derim sana ben" dedi Aras. "SİKTİM SENİN AĞZINI BEN GÖT LALESİ" dedi Aral. "eee Bi Susun lannn! Aras sende ne dersin de! Burda ölüyoruz bunlar birbirinen uğraşıyorlar salaklar" dedi Azad.
"bekle Aras bekle sen" dedi Aral. Olum biz bir değil dört harikayız lan. Maşallah. Tanımadığım bir adam konuştu. "Abi bunlar kim?" dedi. Onur kameradan ona bakıp konuştu"öhö öhm bunlar benim tek öz kardeşlerim. Asena, Aral, Aras ve en büyükleri Azad Özdemir. "dedi.
Bak sinirlendim. Bağırıp" BİZ ÖZDEMİR DEĞİLİZ! VE BİZİM ABİMİZ DEĞİLSİN! BİZİM AİLEYE İHTİYAÇIMIZ YOK! NE ANNE NE BABA NE ABİ NE ABLA NE KARDEŞ İSTEMİYORUZ BİZ! "dedik aynı anda.
Aral sinirle gidip kamerayı kapatdı." Sülüğe bak sen kardeşim diyiyor bide "dedi Azad. Bizim anneye, babaya, abiye, kardeşe, ablaya ihtiyaçımız yok." Neyse hadi gidelim bu şerefsizlerin sikerek öldürülelim hadii"dedi Aras.
Demir kapıya yönelip kafamı çıkardım. Hemen Aras beni geri çekdi"Kızım salakmısın sen"dedi. Göz devirip önüme döndüm." Adamların yarısı nöbet tutuyor, yani önde 2 adam, arkada 2 adam var, diger adamlar bildiğim kadarıyla mahonun çadırının önünde nöbet tutuyorlar yani 4 adam. Orda bişey saklıyorlar sanırım." dedim.
Azad bana bakıp başını salladı "O zaman dikkatli olun. Adamların yarısı burda digerleri nerde sürtünüyor bilmiyoruz anladınız mı" dedi. Kafalarımızı salladık. "Hadi bismillah başlayalım" dedi Aras. Silahları Bi defa çekip sıra sıra çıkmaya başladık.
Önden iki adam Aras ve Aralın arkadakiler ise benim. Aras ve Aral işini bitirdikten sonra Azadın yanına gideceklerdi Azad çadırın yanında yerini almıştı. Hadi bismillah.
Arkaya gelmiştim. Adamları aramaya başladım. Ve buldum şerefsizleri. Sıçtım. Adamlar iki değil 5 taneymiş. Ve bir adam sandalye oturmuş üstünde de kadın vardı. Öpüşüyorlardı. Iğğğğğğğğğ Allah sizi kahretsin emii.
Silahı onlara doğrutup sandalye de oturan adamın anlından vurdum. Kadın öyle çığlık atdı ki, sanki kulağımın zarı patladı. Sonra kadının anlından vurdum. Şerefsizler silahlarını çıkartmış heryeri arayıyorlardı. 2 adamın anlından vurdum sonra digerlerinin kalbinden artık cehenneme kadar yollara varmışlardır.
Arkamı dönüp Azadların tarafına yürümeye başladım. Bir iki ateş sesi geldi. Kalbimde ve kalbimin altında ağrı hiss etdim. Ellerimi kalbime koyup çekdim. Kan vardı.

(cümleye bakmayın arkadaşlar)
Arkamı dönüp şerefsizlere baktım. Sırıtıyorlardı. Eee kanımızın son damlasına kadar savaşalım dimi. Silahı çekip alınlarından vurdum. 3 taneydi zaten şerefsizler.
Gözüm karalıyordu.arkamı dönüp yürümeye başladım. Bütün şerefsizler ölmüşdü, pislikler, oruspular. Her yer kan çanağı olmuşdu. Arasın arkasında bir şerefsiz ona silah çekiyordu hemen silahı ona doğrutup öldürdüm.
Şerefsiz yere yığıldı. Aras arkasını dönüp ölü şerefsize bakdı sonrası bana. Gözüm karalıyordu. En son hatırladığım şey kafamın sert bişeye çarpmasıydı.
Azad Marcus Yıldırım'dan.
İçimde kötü bir his vardı.
Gördüklerimnen donup kalmışım. "ASENA!" dedim. Hemen koşup kafasını dizime koydum. "Asena uyan. Lütfen gözlerini kapatma lütfen. Bizi bırakma Asena sana yalvarıyorum lütfen" dedim.
Gözleri yarı açıkdı. Aras ve Arala baktım donup kalmışlardı. "ARAS VE ARAL KENDİNİZE GELİN! O ÖLMÜYECEK ANLADINIZ MI ŞİMDİ GİDİN BAKIN HELİKOPTER GELDİMİ DİYE HADİ KOŞUN" dedim. Aral ve Aras arkasını dönüp koştular. Asenaya baktım gözlerini kapatmışdı. Hayır olamaz.
Asenayı kucağıma alıp koşarak piste yöneldim. Asenaya bakamıyordum o kanlı bedenini görüp çökmek istemiyordum. O benim dördüzüm, canım, güzelimin Kanlı, cansız bedenini taşımak ne kadar zor bir bilseniz.
Piste gelmişdim. Aras ve Aral helikopterin inişini bakıyordu. Sanki donup kalmışlardı. Helikopter iniş yapmıştı. Hemen gidip helikopterin kapısını açdım.
İçeri girip oturdum. Bana bakıyorlardı ama bu benim umrumda değildi. Umrumda olan şey ise Asenamdı. Aral ve Aras oturup "Hemen hastaneye sür şu lanet helikopteri" dedim.
Bu timi tanımıyordum. Onur yokdu ve timi yani kartal timi değildi. Komutanı olduğu adam konuştu"İzin ver doktor durumuna baksın"dedi.
Doktor bildiğim adam gelip yanımda oturdu. Aral ve Aras gözleri dolu Asenanın cansız bedenine bakıyorlardı. Asenayı biraz doktora yönelip bakmasına sağladım. Doktor bişeyler yapıp sonra konuştu"Durumu kritik komutanım hastaneye varana kadar dayana bilir"dedi.
"bişey yapamamısın?" dedi Aras. Doktor kafasını hayır anlamında salladı. "Üzgünüm ama tedavi için aletlerim yok." dedi. "Aslanım ne kadar kaldı hastaneye" dedi komutan."Komutanım 5 dakika" dedi.
Komutan telsizini çıkartıp bişeyler yaptı. "Komutanım hastaneye gidiyoruz. Kız vurulmuş ve durumu kritik" dedi. Karşı tarafı duymadığım için ne konuştuğunu bilmiyordum. "Peki komutanım" dedi. Sonra kapatıp cebine koydu.
"Albayın söylediğine göre Birazdan aileleride hastanede olacak ve orgeneral orda olacak." dedi. Aile ne yaa? Biz aile falan istemiyoruz onlar bizim ailemiz değiller dememek için kendimi zor tutuyordum. "İniş izni istiyorum komutanım" dedi pilot. "İzin verildi Aslanım" dedi Komutan.
Helikopter piste iniş yaptı. Hemen inip hızlıca bura getirilen sedyeye gitdim. Asenayı sedye yatırdım. "Hastanın nesi var?" dedi doktor. "Kalbinden ve kalbinin altından vurulmuş. Durumu kritik" dedi hemşire.
Sedyeyi hızlı ameliyat odasına yöneldik. "Hasta hakkında bilgiler" dedi doktor. "17 yaşında. Astım hastası, klostrofobisi, ve Sinir hastası 4 evre. Kan grupu ise 0 pozitif." dedim. Ameliyat kapısının önüne geldik hemşire önümüzde kalıp"Beyefendi içeri giremezsiniz"dedi.başımı sallayıp ameliyat kapısının önünde belimi duvara koyup çöktüm.
Aral ve Aras aynı şekilde önümdeki duvara çökmüşlerdir. Askerler ise gitmişlerdi Albay çağırmış onları sanırım. Birkaç dakika sonra çığlık sesi geldi. Kafamı ora çevirdim. Özdemir ailesinden iki tanımadığım adam, Onur, iki çocuk, Orgeneral, Murat bey, Çığlık atan ise Çiçek hanım.
Çiçek hanım koşarak bura geldi"Çocuklar iyimisiniz? Kızımın durumu nasıl? İyimi? "dedi. Aras araya girdi" İyiyiz efendim. Asenanın durumu kk-kkritik dediler bize daha hhh-hhiçbişey bilmiyoruz ee-eefendim"dedi. Ağlama caddesine gelmişti.
Çiçek hanım gözleri dolmuştu koltuklardan birtanesine oturdu. İki küçük çocuk annelerin yanına, Murat beyinde gözleri dolmuştu o da koltuklardan bir tanesine oturdu. Orgeneral oturup boş boş duvara bakdı. Onur ve Tanımadığım iki adam ayakta kalmışlardı.
Önüme dönüp Arallara baktım. Aras Aralın omzunda ağlalıyordu. Aralında gözleri dolmuştu. Onları öyle görende gözlerimin dolmasına izin verdim. Lütfen Asena bizi bırakma sana yalvarıyorum lütfen.
***************** *****************
Merhaba arkadaşlar. Eee nasıldı kitab. Oy ve yorumlarınızı bekliyorum. 1399 kelime
*Asena?
*Azad?
*Aral?
*Aras?
*Onur?
*Murat bey?
*Çiçek hanım?
*Orgeneral?
*Askerler
Yeni bölüm uzun süre gelmiyecek elimden ne kadar uzun süreyi azaldıp sizin için bölüm ata bilirim bilmiyorum. Ama neyse bölümün spoisini tiktoka koyacam. Bay bayyy
