İçeriğe geç

Deli Dördüzler (gerçek ailem)

Bölüm 2 · 18 dk okuma

Deli Dördüzler (gerçek ailem)

Bölüm 2

2 Bölüm

Merhabalar arkadaşlar. Bu bölüm bence harikaa olacak. Neyse başlayalım. Oy ve yorumlarınızı bekliyorum.

Tiktok :ElinAayev0

Medya :Koçari

Arkadaşlar koçari bulamadım siz koyun. Hülya Polat. Koçari.

************************************

Havalimanından iniş yapmıştık. Şimdi Babaannemin evine gidiyorduk taksiyle. Onları o kadar özlemişim ki anlatamam. Aral ve Aras birbirinen uğraşıyorlardı.

"bak babaannem beni çok özlemiş seni değil! Beni beni biriciğini!" dedi Aras. Aral kafasına bir tane vurup konuştu"Hadi ordan! O benim babaannem beni özlüyor olmalı"dedi." Ha! Senin babaannen benim neyim oluyor Aral efendi? "dedi Aras.

" Eh! Yeter bee. Bi susun artık dır dır dır dır kafam şişti lan! "dedim sitem ederek. Susup önlerine döndüler konuşsalar bile onlara küseceğimi çok iyi biliyorlar.

Ben yine Aral ve Arasın yanlarına oturmuşdum. Azad yolcu koltuğunda oturmuş telefonda bişey ler yapıyordu. Adamdaki rahatlığı bak beee. Araba sonunda durmuştu. Arabadan hemen inip etrafa baktım. Çok güzelllll.



(böyle düşünün)

Çaylar, evler, ağaclar herşeyy çok güzeldi. Azad taksiciye parayı verip yanımıza geldi. "Hadi bakalım hayırlısı olsun. Umarım bizi bulamazlar ve mutlu, huzurlu hayata başlamak üzere ilk adımımızı attık" dedi Aral. Başımızı olumlu anlamda sallayıp "İnşallah" dedik.

Çantalarımız sırtımızdaydı. Kıyafetler biraz getirmiştik. Ha bidee Mozaik için tutulmuş asistanımıza söylemiştik birkaç günlük yokuz o'da kabul etmişti. Saat şimdi 11:22 sanırım babaannemler evdeydi. "Burasımı?" dedim. "Evet burası" dedi Azad.



Ev manzaraya bakıyordu. Harika. Kapıya gelip derin nefes aldım. Azad kapıyı 2 kez tıkladı.Ses gelmedi. Ben 4 kez tıkladım. Ayak sesleri geliyordu"Ula Geldum, Geldum bekle biraz daa"dedi sanırım babaannemindi. Kapı açıldı babaannem karşımdaydı.

Saçları beyazlamış, ama yüzü kırışmamışdı. Bu haline bile güzeldi o. Babaannem bize bakıp"Hayurdur Uşaklar? "dedi. Başımı Azada çevirdim. Azad bana bakıp başını salladı.Sonra babaanneme bakıp" Bizi tanımadınmı? "dedim.

" hayur uşak. Çıkaracum çıkaracumda ama hayur "dedi. Derin nefes alıp" Biz senin torunlarıyız babaanne"dedim. Babaannemin gözleri şokla açıldı. "Ne!" dedi. "Babaannemm gızzz biz senin o şerefsiz oğlunun gerçek olmayan çocuklarıyız gızz" dedi Aras.

Babaannem bunu duyan zaman artık iş işten geçmişdi. "Kadın bayıldı lannn! Aras senin yapacağın işi ben !" dedim. Babaannem yerde 5 karış yatıyordu. Hemen eğilip başını dizlerime koydum. Elimi yavaşça yüzüne vuruyordum. "Aral koş lan! Git kolanya getir koş lan!" dedi Azad. Aral hemen içeri girdi. "Babaanne! Babaanne! Uyan babaanne!" dedim. Aras eğilip babaannemin elini tutdu"gızzzz uyansana! Daha biz seninle kuymak yapacaktık, çay toplayacakdık, Aralı kışkırtıcakdık, Dedemin kıyafetlerini kesip kesip göllere sellere atacakdık, Ölme gızzzzz! "dedi Aras.

Bunun aklını hangi kargalar aldıysa hay ben onların." Geldim lan! Geldim! "dedi Aral. Koşarak kolanyayı bana verdi. Elime biraz koyup babaannemin yüzüne, burnuna koklakdım. Aras eline çok kolanya koyup ellerimi çekdi bana bakıp sonra babaanneme bakdı." YA HAKK"dedi Aras. Lan kadına tokat atdı. Etrafda şakkk sesi vardı. Vallahi kadın bu sefer öldü.

"ARAS! SİKTİM BELANI!" dedi Azad. Arasın ensesinden tutup ayağa kaldırdı. "Azad Vallahi billahi de kadını uyandırmak için yoksa ben kadına el kaldırırmıyım!" dedi Aras. "Ulan! Az önce tokatı benmi atdım" dedi Azad. "Yok estağfurullah ben yaptım" dedi Aras. "Hı öylemi! Bide suçunu üstleniyor! Oğlum senin aklın doğmadan önce anne karnındamı kaldı lan siktiğimin Aras'ı" dedi Azad.

Etrafda Birtane şakk sesi geldi. Hemen kafamı oraya çevirdim. Azad Aras'a tokat atmışdı. Uyanma mıtıltıları geliyordu. Kafamı hemen babaanneme çevirdim. Gözlerini açmış etrafa bakıyordu. Oturma pozisyona gelip tekrar etrafa bakdı." İyimisin babaanne?" dedim.

Babaannem ayağa kalkıp Arasa bakdı. "Ula Uşak! Sizi çok özlemişum daa gel buraya bakıyum Aras efendu" dedi. Kollarını açıp Arası bekledi Aras hemen gidip babaanneme sarıldı. "Eee Siz gelmiyacakmisunuz uşaklar" dedi.

Sanki bayılan o değilmiş gibi gidip ona sarıldık eee tabi bunu bölen şey ise tak tak ses gelmesiydi. Babaannemden ayrılıp seslerin geldiği yöne bakdım. Dedem bastonuyla karışımızdaydı. "Hayurdur karı bunlar kimdur?" dedi. Aras sakin dururmu. Yok! "Gızzz dede bizi tanımadınmı?!! Biz senin o şerefsiz oğlunun gerçek olmayan çocuklarıyız" dedi.

Dedem şaşırıp "Ne!" dedi. Hadi bismillah. Dedem bize bakıp"Ula! Ben sizu 5 yıl önce görmişdum. Maşallah ne kadar koca adamlar olmuşusunuz siz. Hadi gelun bakayum"dedi. Hemen gidip elini öpüp anlıma koydum, dedem beni kendine çekip sarıldı. "Güzel kızım benum," dedi.

Azadlarda dedeme sarılıp ellerini öptüler. Tabii ki dedem onları bastonla evin heryerinde kovalamışdı çünki Azad dedeme 'eğer rahatsız etmesek burda kala bilirmiyiz dede'demişdi dedemde sinirlenip bastonuyla onları kovalamışdı. Ben ve babaannem ise kahkahalarnan gülüp eğlenmiştik.

Sonunda dedem durmuştu. Ama kötü haber Bir tane Arasın kızarmış kalçası, Aralın baston izi kalmış omzu, ve sonuncusu Azadcımın ise şişmiş kafası. Babaannem bize dörtlü beraber kalacağımız oda vermişti. Yer yatağında yatacakdık. Şimdi ise Azadın kafasına buz koyuyordum,babaannem ise Aralın omzuna krem sürmüştü. En zoru ise Aras ssjsjsjsjjsjsjsj. Aras istemiyordu krem sürmek babaannem ise zorla sürmüştü.

Kremi sürüp konuşuyordu'Ula uşak utanma ben senun babaannenenim benden utanma da, senun o üvey cadı anan sizu altınuzu temuzlamak istemezdu ben temuzlardımda 'diyiyordu.Aras ise' Sus babaanne beş karşılık karizma gitdi'demişdi. Babaannem ise sinirlenip Arasın kalçasına bir tane vurmuştu.'ULAN!BABAANNE GİTDİ GÖTÜM! ARAL YARDIM ET' demişdi. Biz ise kahkahalarnan gülüyorduk. Akşam yemeği kahkahalarnan geçmişti.

Yazardan

Özdemir konağı.

Murat Özdemir bütün adamlarına, ülkelerin mafyalarına haber vermişti çocuklarını bulsun, bir yandan ise Onur arıyordu. Çiçek hanım ise iki gündür çocuklarını istiyordu, ağlıyordu, perişandı. Çocukları anne sevgilerin, baba sevgilerini görmemişti bunu o adam ve kadının sevgiyle üvey çocuklarına baktığında dördüzlerin içinden bişey parçalanmış gibi bakıyorlardı o kadın ve adama.

Çocukları bişeyden korkuyorlardı aile istemeyip gitmişlerdi. Buda onun içini burkmuşdu Anne yüreği işte çocuklarının neden aile istemeyip gitdiklerini öğrenmek istiyordu. Belki de mutlu aile ola bilirdik diyordu içinden. Ama bilmiyordu ki ön yargılı davranan Pars, poyraz, mert, Umay, eymen, emir, emil. Eğer onlar dördüzlerden Asena'ya kötü cümle, kelime söylelerse kimse Azad, Aral, Arası tutamazdı.

Asena onların kırmızı çizgisi Ona zarar veren kendini ölü gibi bulsun ya da hastane köşelerinde sürünsün. Murat bey gurur duymuştu. Ecem o adama baba demişti içi burkulmuş Ama Azad'a bağırdı diye hata yapmıştı ve karşılığını çok güzel Bi şekilde almıştı. Gurur duymuştu ki Birbirlerini koruyup kollamışdılar. En çok Azad'a kardeşlerini canını acıtmasını sağlayan insanları hepsini öldürmek istiyordu.

Çocukları hepsi annesine benzerdi.

O'da istiyordu bir tane çocuğu ona benzersin ama yokdu. Ama hastane odasında dördüzleri görene dek hepsi ona benziyordu yüz ifadesi ise Çiçek hanıma. Murat bey bunun için mutluydu ilk çocukları ona benzermişdi. Güneş ve Bulud onlarda Anneleri gibi farkı yokdu. Dördüzler için kek yapmışlardı, Onları heyecanla belkiyorlardı, birlikte oyun oynamak, resim çizmek, diğerlerini kıskandırmak için sırf onları heyecanla bekliyordu lar.

Ama Anneleri ağlayan zaman herşeyi öğrenmişlerdir. Gelmemişler işte bizi istemediler diyordular . Ama bilmiyorlardı ki dördüzler onları öğrenende konak da sırf onlar için kalmak isteyeceklerdi.Onların tek Bi gözyaşı için dünyayı yakacak kadar sevecekdi onları.

Emil ve Emir ise onların kardeş isteğini yerle bir edecekti. Herkes salonda oturmuş konuşuyorlardı. Çiçek hanım içinden geçirdi', Keşke gitmeseydiniz, belki mutlu aile olurduk'geçirdi içinden. Bir yandan da ölen çocuğunu düşünüyordu. Kaybolmuştu sonra kapılarına bir adam gelip öldü demişdi. O günden sonra Çiçek hanım hastaneye kaldırılmıştı.

Eve geldiği gün ise odasına çekilip ne yemek yemişdi ne de konuşmuştu. Murat bey ise bir yandan evlat acısı bir yandan da karsına yardım ediyor du bu dönemi birlikte atlatsınlar ama içinden yangınlar vardı. Evlat yangını söndürmek için Evladının yanına gitmesi lazımdı. Hep kendin suçlu bulmuştu, koruyamamıştı evladını.

Pars, poyraz o günden sonra sessiz, az konuşan, sinirli olmuşdu. Ama onlarda kardeş acısı çekiyorlardı. Ama söylemiyorlardı içlerinde ne yangınlar vardı o yangınları söndüren tek kişi dördüzlerdi ama onları kendinden uzak tutacaklardı. Onur, Umut, Yusuf kardeşlerini bulup eve getireceklerdi. Ne kadar Abileri, kardeşleri, istemesede onlar bu ailenin bir parçasıydı.

Pars, poyraz, mert, Umay, Eymen, emil ve Emir kendilerine söz vermişti annelerin ağlamısına sağlayan o dördüzlere kötü davranacaklardı. Kardeşlerinin ağlamısına, Yemek yememesine sebep olan o çocuklara cehennemi taddaracakdı.

Onur sevinçle Salona giriş yaptı. Yusuf abisini görüp ayağa kalktı. "Noldu abi buldunmu kardeşlerimi" dedi. Çiçek hanım hemen ayağa kalktı. "Buldum!Buldum!"dedi Onur." Neredelermiş oğlum? "dedi Çiçek hanım. Hemen gidip çocuklarını alıp evlerine getirmek istiyordu. Artık mutlu olmak istiyordu.

" Karadenizde. Üvey babaannenlerinin yanında "dedi Onur. Murat bey ayağa kalkıp" Haydi hazırlanın Karadenize tatile gidiyoruz. Dönende ise elimizde 4 çocukla döneceğiz"dedi. Pars ayağa kalkıp "Baba! Biz kardeş istemiyoruz! Bizim kardeşimiz var! Onlar bu eve adım atsa bil ki bu ev onlar için cennet değil cehennem olacak!" dedi. Ama bilmiyorlardı ki dördüzler bu eve adım atsa bu evi onlar için cehennem ateşi yapacaktı.

Pars onları güçsüz biliyor aynı zamanda da kardeşleri ama onların ikinci isminde yatan canavarı, nefreti, ateşi, ölümü görseler nasıl ordan çıka bilecekler diye yer arayacaklardı ama dördüzler çıkış yolunu çokdan ateşiyle yakmıştı.

"Pars!Onlar sizin kardeşiniz! Ne kadar istemesinizde kan bağı herşeyi söylüyor anladım mı! Hayır yine istemiyoruz derseniz diyin! Ama bu ev onlar için cehenneme çevirirsiniz gör bak ben sizi neye çeviriyorum! Şimdi gidin kıyafetinizi toplayın! Ha gelmek istemiyorum derseniz gelmeyin! Kim gelmek isterse gelsin dahası umrumda değil! Çocuklarımı bulmuşum ve kalanı olaylar, kelimeler umrumda değil! Eğer ki onlara kötü söz derseniz bilin ki o gün bugündür sizin babanız artık yok! Şimdi kim gelmek istiyorsa gelsin! "dedi sinirle Murat bey.

Güneş ve Bulud salonun kapısında olanları dinliyordu. Abilerini ve ablalarını bulmuştular. Salona hemen girip" Bizde geliyoruz baba! "dediler. Murat bey onlara gülümseyip" Hadi o zaman gidin kıyafetlerinizi toplayın "dedi.

Bu kadar eminmidir ki dördüzler onlarnan gelecek diye?. Bence emin olmasınlar çünki dördüzlerin bir yere gideceği yok. Özdemir kardeşleri salondan çıkıp odalarına kıyafetlerini toplamaya gitdiler.

Karadeniz'de olaylar olaylar olacak sayın seyirciler sjssnsnsj.

Asena'dan

Hazırlanıp aşağı indik babaannem bizi çay toplanağa gönderecektir kendiside gelecekdi. Bize çay toplamak için kıyafet vermişti.



(erkeğin bulamadım)

Aşağı inip babaannemlerin yanına gitdik. Babaannem bizi görüp"Tuh Tuh maşallah. Nazar değmesun Uşaklar ne kadar guzel olmuşsunuz "dedi. Aras öne atlayıp" En çok karizma, yakışıklılık bende var babaannem "dedi." Bana göre en çok. Ego sende var"dedi Aral. "Bana bak Aralık ayı beni kıskandığını biliyorum ayolll çok karizmama bakma gözün kaşar" dedi Aras.

"Hadi Uşaklar gidelum" dedi babaannem. Hadi hayırlısı. Yavaş yavaş yürümeye başladık. Birkaç dakika sonra babaannem küçük ev depo gibi biryerde kaldı. Kapıyı açıp içeri girdi. Birkaç dakika sonra elinde çay toplamak için makaslar 4 tane vardı. "Ula uşaklar yardum edunda" dedi babaannem. Gidip herkes kendi makasını aldı.

Babaannem kapını kapatıp yola koyuldu. Bizde onun arkasından gitdik. Sonunda babaannem durmuştu etrafa bakıp konuştum.



"Burası çok güzel babaanne" dedim. Etrafda ufak tefek insanlar vardı. Babaannem "Haydu bakalum başlayun Uşaklar" dedi. Gidip biryerde kalıp işe başladık. "Off sessizlik nedir bee hadi şarkı söyleyeyek" dedi Aras. "Hadi başla Asena" dedi Aral. (Koçari'ni başlatın)

"Yaylanın çimenine"

"Ohnenni koçari"

"Keçi vurur çanini"

"haydi haydi koçari"

"oh Bi sarayım seni"

"Ohnenni koçari"

"geçsun yürek yangını"

"Haydi haydi koçari"

"Oh Bi sarayım seni"

"Ohnenni koçari"

"geçsun yürek yangını"

"haydi haydi koçari"

"Ohnenni koçari"

"koçari kimun yari"

"Ohnenni koçari"

"Koçari benim yarim"

"Ohnenni koçari"

"Koçari kimin yari"

"Ohnenni koçari"

"Ohnenni koçari benum yarim"

Herkes biznen birlikte söylemişti. İyi yapmıştık karadenize geldik. Çay toplanmıştık şimdi ise evde oturmuş çay içiyorduk.

**********************************

Bitdi. Yeni bölüm ne zaman gelecek bilmiyorum. Çünki Gün Işığım'a yeni bölüm yazıp hemen bu kitaba gelecem baybay

Oy ve yorumlarınızı bekliyorum

*Merhabalar arkadaşlar. Bu bölüm bence harikaa olacak. Neyse başlayalım. Oy ve yorumlarınızı bekliyorum.

Tiktok :ElinAayev0

Medya :Koçari

Arkadaşlar koçari bulamadım siz koyun. Hülya Polat. Koçari.

************************************

Havalimanından iniş yapmıştık. Şimdi Babaannemin evine gidiyorduk taksiyle. Onları o kadar özlemişim ki anlatamam. Aral ve Aras birbirinen uğraşıyorlardı.

"bak babaannem beni çok özlemiş seni değil! Beni beni biriciğini!" dedi Aras. Aral kafasına bir tane vurup konuştu"Hadi ordan! O benim babaannem beni özlüyor olmalı"dedi." Ha! Senin babaannen benim neyim oluyor Aral efendi? "dedi Aras.

" Eh! Yeter bee. Bi susun artık dır dır dır dır kafam şişti lan! "dedim sitem ederek. Susup önlerine döndüler konuşsalar bile onlara küseceğimi çok iyi biliyorlar.

Ben yine Aral ve Arasın yanlarına oturmuşdum. Azad yolcu koltuğunda oturmuş telefonda bişey ler yapıyordu. Adamdaki rahatlığı bak beee. Araba sonunda durmuştu. Arabadan hemen inip etrafa baktım. Çok güzelllll.



(böyle düşünün)

Çaylar, evler, ağaclar herşeyy çok güzeldi. Azad taksiciye parayı verip yanımıza geldi. "Hadi bakalım hayırlısı olsun. Umarım bizi bulamazlar ve mutlu, huzurlu hayata başlamak üzere ilk adımımızı attık" dedi Aral. Başımızı olumlu anlamda sallayıp "İnşallah" dedik.

Çantalarımız sırtımızdaydı. Kıyafetler biraz getirmiştik. Ha bidee Mozaik için tutulmuş asistanımıza söylemiştik birkaç günlük yokuz o'da kabul etmişti. Saat şimdi 11:22 sanırım babaannemler evdeydi. "Burasımı?" dedim. "Evet burası" dedi Azad.



Ev manzaraya bakıyordu. Harika. Kapıya gelip derin nefes aldım. Azad kapıyı 2 kez tıkladı.Ses gelmedi. Ben 4 kez tıkladım. Ayak sesleri geliyordu"Ula Geldum, Geldum bekle biraz daa"dedi sanırım babaannemindi. Kapı açıldı babaannem karşımdaydı.

Saçları beyazlamış, ama yüzü kırışmamışdı. Bu haline bile güzeldi o. Babaannem bize bakıp"Hayurdur Uşaklar? "dedi. Başımı Azada çevirdim. Azad bana bakıp başını salladı.Sonra babaanneme bakıp" Bizi tanımadınmı? "dedim.

" hayur uşak. Çıkaracum çıkaracumda ama hayur "dedi. Derin nefes alıp" Biz senin torunlarıyız babaanne"dedim. Babaannemin gözleri şokla açıldı. "Ne!" dedi. "Babaannemm gızzz biz senin o şerefsiz oğlunun gerçek olmayan çocuklarıyız gızz" dedi Aras.

Babaannem bunu duyan zaman artık iş işten geçmişdi. "Kadın bayıldı lannn! Aras senin yapacağın işi ben !" dedim. Babaannem yerde 5 karış yatıyordu. Hemen eğilip başını dizlerime koydum. Elimi yavaşça yüzüne vuruyordum. "Aral koş lan! Git kolanya getir koş lan!" dedi Azad. Aral hemen içeri girdi. "Babaanne! Babaanne! Uyan babaanne!" dedim. Aras eğilip babaannemin elini tutdu"gızzzz uyansana! Daha biz seninle kuymak yapacaktık, çay toplayacakdık, Aralı kışkırtıcakdık, Dedemin kıyafetlerini kesip kesip göllere sellere atacakdık, Ölme gızzzzz! "dedi Aras.

Bunun aklını hangi kargalar aldıysa hay ben onların." Geldim lan! Geldim! "dedi Aral. Koşarak kolanyayı bana verdi. Elime biraz koyup babaannemin yüzüne, burnuna koklakdım. Aras eline çok kolanya koyup ellerimi çekdi bana bakıp sonra babaanneme bakdı." YA HAKK"dedi Aras. Lan kadına tokat atdı. Etrafda şakkk sesi vardı. Vallahi kadın bu sefer öldü.

"ARAS! SİKTİM BELANI!" dedi Azad. Arasın ensesinden tutup ayağa kaldırdı. "Azad Vallahi billahi de kadını uyandırmak için yoksa ben kadına el kaldırırmıyım!" dedi Aras. "Ulan! Az önce tokatı benmi atdım" dedi Azad. "Yok estağfurullah ben yaptım" dedi Aras. "Hı öylemi! Bide suçunu üstleniyor! Oğlum senin aklın doğmadan önce anne karnındamı kaldı lan siktiğimin Aras'ı" dedi Azad.

Etrafda Birtane şakk sesi geldi. Hemen kafamı oraya çevirdim. Azad Aras'a tokat atmışdı. Uyanma mıtıltıları geliyordu. Kafamı hemen babaanneme çevirdim. Gözlerini açmış etrafa bakıyordu. Oturma pozisyona gelip tekrar etrafa bakdı." İyimisin babaanne?" dedim.

Babaannem ayağa kalkıp Arasa bakdı. "Ula Uşak! Sizi çok özlemişum daa gel buraya bakıyum Aras efendu" dedi. Kollarını açıp Arası bekledi Aras hemen gidip babaanneme sarıldı. "Eee Siz gelmiyacakmisunuz uşaklar" dedi.

Sanki bayılan o değilmiş gibi gidip ona sarıldık eee tabi bunu bölen şey ise tak tak ses gelmesiydi. Babaannemden ayrılıp seslerin geldiği yöne bakdım. Dedem bastonuyla karışımızdaydı. "Hayurdur karı bunlar kimdur?" dedi. Aras sakin dururmu. Yok! "Gızzz dede bizi tanımadınmı?!! Biz senin o şerefsiz oğlunun gerçek olmayan çocuklarıyız" dedi.

Dedem şaşırıp "Ne!" dedi. Hadi bismillah. Dedem bize bakıp"Ula! Ben sizu 5 yıl önce görmişdum. Maşallah ne kadar koca adamlar olmuşusunuz siz. Hadi gelun bakayum"dedi. Hemen gidip elini öpüp anlıma koydum, dedem beni kendine çekip sarıldı. "Güzel kızım benum," dedi.

Azadlarda dedeme sarılıp ellerini öptüler. Tabii ki dedem onları bastonla evin heryerinde kovalamışdı çünki Azad dedeme 'eğer rahatsız etmesek burda kala bilirmiyiz dede'demişdi dedemde sinirlenip bastonuyla onları kovalamışdı. Ben ve babaannem ise kahkahalarnan gülüp eğlenmiştik.

Sonunda dedem durmuştu. Ama kötü haber Bir tane Arasın kızarmış kalçası, Aralın baston izi kalmış omzu, ve sonuncusu Azadcımın ise şişmiş kafası. Babaannem bize dörtlü beraber kalacağımız oda vermişti. Yer yatağında yatacakdık. Şimdi ise Azadın kafasına buz koyuyordum,babaannem ise Aralın omzuna krem sürmüştü. En zoru ise Aras ssjsjsjsjjsjsjsj. Aras istemiyordu krem sürmek babaannem ise zorla sürmüştü.

Kremi sürüp konuşuyordu'Ula uşak utanma ben senun babaannenenim benden utanma da, senun o üvey cadı anan sizu altınuzu temuzlamak istemezdu ben temuzlardımda 'diyiyordu.Aras ise' Sus babaanne beş karşılık karizma gitdi'demişdi. Babaannem ise sinirlenip Arasın kalçasına bir tane vurmuştu.'ULAN!BABAANNE GİTDİ GÖTÜM! ARAL YARDIM ET' demişdi. Biz ise kahkahalarnan gülüyorduk. Akşam yemeği kahkahalarnan geçmişti.

Yazardan

Özdemir konağı.

Murat Özdemir bütün adamlarına, ülkelerin mafyalarına haber vermişti çocuklarını bulsun, bir yandan ise Onur arıyordu. Çiçek hanım ise iki gündür çocuklarını istiyordu, ağlıyordu, perişandı. Çocukları anne sevgilerin, baba sevgilerini görmemişti bunu o adam ve kadının sevgiyle üvey çocuklarına baktığında dördüzlerin içinden bişey parçalanmış gibi bakıyorlardı o kadın ve adama.

Çocukları bişeyden korkuyorlardı aile istemeyip gitmişlerdi. Buda onun içini burkmuşdu Anne yüreği işte çocuklarının neden aile istemeyip gitdiklerini öğrenmek istiyordu. Belki de mutlu aile ola bilirdik diyordu içinden. Ama bilmiyordu ki ön yargılı davranan Pars, poyraz, mert, Umay, eymen, emir, emil. Eğer onlar dördüzlerden Asena'ya kötü cümle, kelime söylelerse kimse Azad, Aral, Arası tutamazdı.

Asena onların kırmızı çizgisi Ona zarar veren kendini ölü gibi bulsun ya da hastane köşelerinde sürünsün. Murat bey gurur duymuştu. Ecem o adama baba demişti içi burkulmuş Ama Azad'a bağırdı diye hata yapmıştı ve karşılığını çok güzel Bi şekilde almıştı. Gurur duymuştu ki Birbirlerini koruyup kollamışdılar. En çok Azad'a kardeşlerini canını acıtmasını sağlayan insanları hepsini öldürmek istiyordu.

Çocukları hepsi annesine benzerdi.

O'da istiyordu bir tane çocuğu ona benzersin ama yokdu. Ama hastane odasında dördüzleri görene dek hepsi ona benziyordu yüz ifadesi ise Çiçek hanıma. Murat bey bunun için mutluydu ilk çocukları ona benzermişdi. Güneş ve Bulud onlarda Anneleri gibi farkı yokdu. Dördüzler için kek yapmışlardı, Onları heyecanla belkiyorlardı, birlikte oyun oynamak, resim çizmek, diğerlerini kıskandırmak için sırf onları heyecanla bekliyordu lar.

Ama Anneleri ağlayan zaman herşeyi öğrenmişlerdir. Gelmemişler işte bizi istemediler diyordular . Ama bilmiyorlardı ki dördüzler onları öğrenende konak da sırf onlar için kalmak isteyeceklerdi.Onların tek Bi gözyaşı için dünyayı yakacak kadar sevecekdi onları.

Emil ve Emir ise onların kardeş isteğini yerle bir edecekti. Herkes salonda oturmuş konuşuyorlardı. Çiçek hanım içinden geçirdi', Keşke gitmeseydiniz, belki mutlu aile olurduk'geçirdi içinden. Bir yandan da ölen çocuğunu düşünüyordu. Kaybolmuştu sonra kapılarına bir adam gelip öldü demişdi. O günden sonra Çiçek hanım hastaneye kaldırılmıştı.

Eve geldiği gün ise odasına çekilip ne yemek yemişdi ne de konuşmuştu. Murat bey ise bir yandan evlat acısı bir yandan da karsına yardım ediyor du bu dönemi birlikte atlatsınlar ama içinden yangınlar vardı. Evlat yangını söndürmek için Evladının yanına gitmesi lazımdı. Hep kendin suçlu bulmuştu, koruyamamıştı evladını.

Pars, poyraz o günden sonra sessiz, az konuşan, sinirli olmuşdu. Ama onlarda kardeş acısı çekiyorlardı. Ama söylemiyorlardı içlerinde ne yangınlar vardı o yangınları söndüren tek kişi dördüzlerdi ama onları kendinden uzak tutacaklardı. Onur, Umut, Yusuf kardeşlerini bulup eve getireceklerdi. Ne kadar Abileri, kardeşleri, istemesede onlar bu ailenin bir parçasıydı.

Pars, poyraz, mert, Umay, Eymen, emil ve Emir kendilerine söz vermişti annelerin ağlamısına sağlayan o dördüzlere kötü davranacaklardı. Kardeşlerinin ağlamısına, Yemek yememesine sebep olan o çocuklara cehennemi taddaracakdı.

Onur sevinçle Salona giriş yaptı. Yusuf abisini görüp ayağa kalktı. "Noldu abi buldunmu kardeşlerimi" dedi. Çiçek hanım hemen ayağa kalktı. "Buldum!Buldum!"dedi Onur." Neredelermiş oğlum? "dedi Çiçek hanım. Hemen gidip çocuklarını alıp evlerine getirmek istiyordu. Artık mutlu olmak istiyordu.

" Karadenizde. Üvey babaannenlerinin yanında "dedi Onur. Murat bey ayağa kalkıp" Haydi hazırlanın Karadenize tatile gidiyoruz. Dönende ise elimizde 4 çocukla döneceğiz"dedi. Pars ayağa kalkıp "Baba! Biz kardeş istemiyoruz! Bizim kardeşimiz var! Onlar bu eve adım atsa bil ki bu ev onlar için cennet değil cehennem olacak!" dedi. Ama bilmiyorlardı ki dördüzler bu eve adım atsa bu evi onlar için cehennem ateşi yapacaktı.

Pars onları güçsüz biliyor aynı zamanda da kardeşleri ama onların ikinci isminde yatan canavarı, nefreti, ateşi, ölümü görseler nasıl ordan çıka bilecekler diye yer arayacaklardı ama dördüzler çıkış yolunu çokdan ateşiyle yakmıştı.

"Pars!Onlar sizin kardeşiniz! Ne kadar istemesinizde kan bağı herşeyi söylüyor anladım mı! Hayır yine istemiyoruz derseniz diyin! Ama bu ev onlar için cehenneme çevirirsiniz gör bak ben sizi neye çeviriyorum! Şimdi gidin kıyafetinizi toplayın! Ha gelmek istemiyorum derseniz gelmeyin! Kim gelmek isterse gelsin dahası umrumda değil! Çocuklarımı bulmuşum ve kalanı olaylar, kelimeler umrumda değil! Eğer ki onlara kötü söz derseniz bilin ki o gün bugündür sizin babanız artık yok! Şimdi kim gelmek istiyorsa gelsin! "dedi sinirle Murat bey.

Güneş ve Bulud salonun kapısında olanları dinliyordu. Abilerini ve ablalarını bulmuştular. Salona hemen girip" Bizde geliyoruz baba! "dediler. Murat bey onlara gülümseyip" Hadi o zaman gidin kıyafetlerinizi toplayın "dedi.

Bu kadar eminmidir ki dördüzler onlarnan gelecek diye?. Bence emin olmasınlar çünki dördüzlerin bir yere gideceği yok. Özdemir kardeşleri salondan çıkıp odalarına kıyafetlerini toplamaya gitdiler.

Karadeniz'de olaylar olaylar olacak sayın seyirciler sjssnsnsj.

Asena'dan

Hazırlanıp aşağı indik babaannem bizi çay toplanağa gönderecektir kendiside gelecekdi. Bize çay toplamak için kıyafet vermişti.



(erkeğin bulamadım)

Aşağı inip babaannemlerin yanına gitdik. Babaannem bizi görüp"Tuh Tuh maşallah. Nazar değmesun Uşaklar ne kadar guzel olmuşsunuz "dedi. Aras öne atlayıp" En çok karizma, yakışıklılık bende var babaannem "dedi." Bana göre en çok. Ego sende var"dedi Aral. "Bana bak Aralık ayı beni kıskandığını biliyorum ayolll çok karizmama bakma gözün kaşar" dedi Aras.

"Hadi Uşaklar gidelum" dedi babaannem. Hadi hayırlısı. Yavaş yavaş yürümeye başladık. Birkaç dakika sonra babaannem küçük ev depo gibi biryerde kaldı. Kapıyı açıp içeri girdi. Birkaç dakika sonra elinde çay toplamak için makaslar 4 tane vardı. "Ula uşaklar yardum edunda" dedi babaannem. Gidip herkes kendi makasını aldı.

Babaannem kapını kapatıp yola koyuldu. Bizde onun arkasından gitdik. Sonunda babaannem durmuştu etrafa bakıp konuştum.



"Burası çok güzel babaanne" dedim. Etrafda ufak tefek insanlar vardı. Babaannem "Haydu bakalum başlayun Uşaklar" dedi. Gidip biryerde kalıp işe başladık. "Off sessizlik nedir bee hadi şarkı söyleyeyek" dedi Aras. "Hadi başla Asena" dedi Aral. (Koçari'ni başlatın)

"Yaylanın çimenine"

"Ohnenni koçari"

"Keçi vurur çanini"

"haydi haydi koçari"

"oh Bi sarayım seni"

"Ohnenni koçari"

"geçsun yürek yangını"

"Haydi haydi koçari"

"Oh Bi sarayım seni"

"Ohnenni koçari"

"geçsun yürek yangını"

"haydi haydi koçari"

"Ohnenni koçari"

"koçari kimun yari"

"Ohnenni koçari"

"Koçari benim yarim"

"Ohnenni koçari"

"Koçari kimin yari"

"Ohnenni koçari"

"Ohnenni koçari benum yarim"

Herkes biznen birlikte söylemişti. İyi yapmıştık karadenize geldik. Çay toplanmıştık şimdi ise evde oturmuş çay içiyorduk.

**********************************

Bitdi. Yeni bölüm ne zaman gelecek bilmiyorum. Çünki Gün Işığım'a yeni bölüm yazıp hemen bu kitaba gelecem baybay

Oy ve yorumlarınızı bekliyorum

*Asena?

*Azad?

*Aral?

*Aras?

*babaanne?

*dede?

*Murat bey?

*Çiçek hanım?

*Onur?.

*Pars?

*Yusuf?

*Umut?

*Güneş?

*Bulud?

Asena?

*Azad?

*Aral?

*Aras?

*babaanne?

*dede?

*Murat bey?

*Çiçek hanım?

*Onur?.

*Pars?

*Yusuf?

*Umut?

*Güneş?

*Bulud?

Bölüm sonu

9 yorum