Her zamanki gibi bir kış günü .
Piskolog olarak ilk iş günümdeyim
Kliniğime gittim
İlk seansta bir kadın geldi
...
"Evet buyrun,nasılsınız"
"Bir insan ne kadar iyi olursa" dedi kadın
"Adınız neydi acaba"
"Ayşe ,Ayşe Öztürk "
"Evet,Ayşe hanım neler hissediyorsunuz veya kendinizi fazlalık görüyormusunuz "
Ayşe hanım duraksadı ve bana bakarak
"Hiç bir şey hissetmiyordum ama ...bir gün o nunla tanişana kadar " dedi ve masamın üzerindeki
Saate baktı
"Kiminle tanıştınız?" Dedim o sırada saatı eline almıştı hem saate hemde ona bakıyordum
"Eyşan, sadece o beni anladı fakat o artık yok" dedi derkende saati saat 13.40 a getirdi
"Neden o artık yok "
"Çünkü o öldü.ama o hep yanımda çok yakımda "
.
.
.
"Ayşe hanım,bazen sevdiğimiz kişilere özlem gösteririz ve onu hep kalbimize koyarız.Peki ya neden saatı 13.40 a getirdiniz?"
"Ölüm saati " dedi
Hafif tirsmistim fakat ayşe hanım kafası çevirdi ve karşısındaki koltuğa doğru bakarak fısıldamaya başladı
"Bunu ona yapamam!!"
Kendi kendine konuşuyordu masamın altındaki kırmızı düğmeye bastım sirenler öttü
Ayşe hanım birden bana bakarak
"Naptın sen!?" Dedi ve ayağa kalkıp bana doğru hızlı adımlar attı bana yaklaştı ve boğazımı tutarak beni duvara itti duvarda boğazımı tutuyordu nefes almam zorlaşmış bir sekilde "bırak beni!" Dedim
Ayşe bu dediklerime kulak vermiyordu
"Onu neden rahatsız ettin ,o benim !"
Tam o sırada içeriye doğru güvenlik geldi kadını benden ayırdılar
Nefes nefese kalmıştım derin derin nefes alıyordum.
Güvenlik bana su uzatarak "iyimisiniz?" Dedi
Kafamı olumlu anlamda salladım
İçeriye doktor Ali Rıza girdi
"Hey,Zeynep iyimisin "
"Evet iyiyim hocam"
"O kadın akıl Hastanesinden kaçmış " dedi şaşırmıstım
"Nasıl olur ?"
"Yaşam hastanesinde yangın çıkmış nasıl olduğu bilinmiyor nerdeyse bütün hastalar sokaklarda dikkatli ol" dedi biraz tedirgin olmuştum koltuğuna oturdum
Ali hocam odamdan çıktı
Düşünüyordum eğer bütün deliler kaçtıysa ve bir tanesi buraya geldiyse ne anlama geliyor? Anlayamıyordum.
Fakat şunu biliyordum ki bu daha başlangıç