Çınar, yeni açtığı kafesinde oturuyordu. Gelen giden yoktu, hatta günde yaptığı satış parası bir elin parmak sayısını geçmezdi. Böyle giderse iflas kaçınılmazdı. Birden telefonu, başta babası olduğunu düşündü. Sonra tanımadığı bir telefon numarası görünce afalladı. hızlıca telefonu alıp konuşmaya başladı. Sesindeki heyecan çok belliydi:
-Merhabalar, Kayıp Kafe'yi aradınız?
Telefonun karşısındaki ses konuştu, bir kadın sesiydi:
-Merhabalar, ben bir tane filtre kahve ve iki tane çikolatalı cookie alacağım. Adresi tam olarak bilmiyorum, bu yüzden konum atacağım.
Bu garipti, nasıl bir insan yaşadığı yerin konumunu bilmezdi? Ama sonrasında belki bir arkadaşının evinde olabileceği aklına gelip onaylaydı. Hem kendisini ilgilendirmezdi. Hemen cevap verdi:
-Tamam efendim, en kısa-
Telefonu kapattı
Hemen siparişleri hazırlayıp motosiklete bindi. Şimdilik kuryede kendisiydi, garson da. Gönderilen konuma az bir mesafe kaldığı sırada telefonu çaldı, aynı müşteri arıyordu. büyük ihtimalle siparişi iptal etmek isteyecekti, ama yine de telefonu açtı:
-Evet?
Kadın telaşlı bir şekilde konuştu. Sesi ağlıyormuş gibiydi
-Beyefendi, siparişi getirdiğinizde bana yardım edebilir misiniz? Şuanda odamın kapısı sıkıştı ve açılmıyor. Lütfen bana yardım edin!
Kadının sesi Çınar'ın kalbini acıttı. Bi saniye, kadın siparişi ona getirecek kişinin Çınar olduğunu nereden biliyordu? Neden bir yakınını ya da çilingiri çağırmıyordu? Ve eve nasıl girecekti? Hemen sordu:
-Eve nasıl gireceğim?
Her şey planlanmış gibiydi, kadın anında cevapladı:
-Kapının önündeki paspasın altında yedek anahtar var,
Telefon kapandı, Çınar da zaten birkaç dakika içinde eve vardı. Hızlıca içeri girdi. Kadın olduğu odanın sıkışan kapısına tekme atıyordu. galiba çıkmaya çalışıyordu. Çınar hemen kapıya yaklaştı ve konuştu:
-Kapının arkasındaysanız çekilin!
Bunu söyledikten sonra sertçe kapıya tekme attı. Kapı menteşeleri tutunduğu yerden ayrıldı ve yere düştü. Kadın birden mutluluk doldu, hızlıca gidip Çınar'a sarıldı. Çınar şaşkındı, hemen ciddi ifadesine geri döndü:
-Hanımefendi, çekilin
Kadın utanmıştı, hızlıca kollarını çekti. Çınar ise hala elinde olan sipariş poşetini kadına verdi. Arkasını döndü ve hızlıca çıkışa doğru ilerlemeye başladı. Kadın arkasından seslendi:
-Durun
Çınar kadına doğru döndü:
-Evet, hanımefendi?
Kadın duraksadı, sanki bir şeyi söylemek istedi de söyleyemedi:
-Ben... ben kafenizin adresini soracaktım?
Çınar hemen konuştu:
-Poşetin içindeki kafe tanıtım kartında yazıyor
Ardından gitti Çınar, hiçbir şey tesadüfmüş gibi gelmiyordu ona. Hem bir insan daha adresini bile bilmediği kafenin telefon numarasını nereden biliyordu. Ama belki de kendisi fazla paranoyaktı, belki kadına bir kişi önermişti burayı? Belki internette görmüştü. Bunları düşünerek Kafesine geri döndü...