Okuldan çıkıp arabama bindim. Bugün ki ders beni baya bir yormuştu. Çalan telefon ile arabayı çalıştırmadan çağrıyı yanıtladım.
"Buyurun?", Dedim emniyet kemerimi taktım.
"Mine hanımla görüşmek istiyorum?" Yabancı erkek sesi ile durdum. Bu kimdi? Ellerimi direksiyondan çekerek telefonun diğer tarafındaki adama dikkat kesildim.
"Buyurun benim?" Bakalım bu hangi borçlu olduğumuz adamdı.
"Aaa Mine hanım ben sizi Emlaktan arıyorum. Şu satışa çıkardığınız arsa ile ilgili?" Kaşlarımı yukarı kaldırıp adamın dediklerini düşündüm, hangi arkadan bahsediyordu? En son aklımda bir ampul yanmayınca aklımdaki soru dudaklarımdan çıktı.
"Hangi arsa pardon?", Dedim bu sıralar çok ilan koyarak çok taşınmaz mal satmıştım. En azından borçlumuz değildi. Şaşkın bir ses tonu ile adam bana anlatmaya başladı.
"Beş ay önce satışa çıkardığınız arsa. "
Hatırladığım beş aydır satış olmayan, babamdan kalan son arsaların biriydi.. Acaba çok mu para istemiştim ben o arsaya? Bu yüzden satılmıyordu ya işte! Bence gayet uygundu.
"Evet ah şimdi hatırladım ne oldu o arsaya bir müşteri çıkmadı mı?", diye sordum. Güzel haberlere ihtiyacım vardı. Artık bir sabaha gözlerimi açtığım zaman borç düşünmek istemiyordum.
"Mine hanım çok güzel bir haberim var size bir müşteri o arsaya istediğiniz parayı verebileceklerini söyledi, sizinle görüşmek istediler, nasıl yapalım?"
Bugün aldığım en güzel haber olabilirdi bu.
"Şuan uygun mudur?"
"Tabi Hamza Mahir Ateşoğullarının avukatı yanımda. Gelirseniz görüşe biliriz. "
"Tamam hemen geliyorum."
.
.
.
.
YORUM sınırı 50 yorum.
Yorum sınırı dolunca yeni bölüm gelecek🥰😍❤🎈





