Adım Sera , polisim ve cinayet davalarında çalışıyorum
İstanbulun çıkışında anneannemden kalan müstakil evde kalıyorum. 22 yaşındayım. Evimde yalnız başıma kalıyorum ve böylede mutluyum aynı zamanda huzurluyum. Ama biraz sessizlik de hayatımı hep aynı ve stabile yapıyor. Bir süre sonra bu renksiz dünyamda ben bile bazen sıkılıyorum
İşten yeni çıktım arabama doğru yürüyordum arabamın camında küçük bir not kağıdı buldum
"Nerde yaşadığını biliyorum :)"
çok önemsemedim bu notu çünkü iş arkadaşlarım mesleğim gereği nerde yaşadığımı zaten bilmek zorundaydılar. Notu yere attım ve arabamın kapısını açtım. Arabamın sürücü kısmına oturdum. Bugün işten geceye doğru çıkmıştım. Hava çoktan kararmıştı. 1 saatlik yolu arabamdaki müziklerle geçirdim. Müziklerle birlikte ben de söyledim terapi gibiydi.
Evime ağaçların arasından gidiyordunuz. Orman geceleyin çok ıssızdı. Bazen yaz geceleri birkaç kamp yapan insan olurdu ama olduğumuz kış ayında sadece rüzgarın esinti sesi vardı. Evime 1 saatin sonunda varabildim.
Anahtarımla dış kapımı açtım ve içeri girdim ama içerde ışıklar açık kalmıştı. Açık bırakmış mıydım?
Açık olan ışıkların hepsini kapattım tek mutfağın ışığını açık bıraktım. Dolaptan Damla'nın geçen günlerde getirdiği köfte ve makarnayı aldım. Mikrodalgaya koydum
Damla benim en yakın arkadaşımdı o da benimle aynı birimde çalışıyordu. Aynı üniversitede birlikte okumuştuk neredeyse 4 yıldır birlikteydik
Dıtt dıtt
evet bu benim telefon bildirim sesimdi. Damladandı
"Sera, napıyorsun?"
hemen cevapladım
"Senin köfteleri ısıtıyorum 😆 birilerin yemek yemesi lazım sen ne kadar yemesende"
"Sera diyet yapiyorum demek yemiyorum demek değil "
"Niye yazdın bir şey mi oldu?"
"Bana bi not geldi sana da geldi mi?"
"Ne notu?"
"Notta nerde yaşadığını biliyorum yazıyor "
"Ha evet bana da geldi ama muhtemelen işten biri bize eşek şakası yapıyordur endişelenecek bir şey yok"
"Haklısın belki de öyledir. O zaman ben yatıyorum şimdi yarın işte görüşürüzz bebek"
"iyi geceler damloş"
telefonumu kapattim ve mikrodalganın yanına kapalı bir şekilde koydum. Isıttığım köfte ve makarnayı yemek için masama oturdum.
Bi anda bi üşüme geldi olamaz salonun balkon kapısını da açık unutmuşum aklım nerde benim?
Hemen kapıyı kapattım
Kapı çaldı
Kapıya doğru yürüdüm bu saatte ormanın ortasında kim olabilirdi ki hem de bu soğukta kapı deliğinden baktım kimse yoktu belkide çok yorulduğum için sesler duymaya başlamıştım. Çabucak yemeğimi yiyip odama çıktım odam evimin 2.kattındaydı.
Hemen pembe pijamala takımlarımı giyip sımsıcak yatağıma girdim.
SAAT 04:34
cam kırılma sesiyle uyandım
