İçeriğe geç

Dark Spell

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Dark Spell

Bölüm 1

Bölüm 1 | Bir Yaz Günü Hüzün

Her perşembe günü pazara gidip evin ihtiyaçlarını alırım. Tezgahlara güç bela yetişir, ve ihtiyaçlarımı almadan çıkmam. Ama bugün içimde çok kötü bir his var, güneş tam tepede, bu da saatin öğlen 12 civarlarında olduğunu gösteriyor. Güneş tam tepeden vurduğu için yüzüm yandı. Yüzümün yanması en sevmediğim şeylerden biri çünkü yüzümün yanması, yüzümün üzerine bir hafta boyunca yatamayacağım anlamına geliyor. Tam içimden "Bu lanet olası güneş neden bu kadar sıcak olmak zorunda ?" diyordum ki güneş ışığı yavaş yavaş azalmaya başladı. Önce güneşin, bulutların arkasına girdiğini düşündüm, ama yukarıya baktığımda bunu güneş tutulması olduğunu gördüm. Fakat bir terslik vardı, hava kararmak yerine kırmızıya dönüyordu, ve bu etken, içimdeki kötü hissi doğrulayan nitelikteydi. Elimdeki malzemeleri bir kenara fırlatıp eve doğru koşmaya başladım. Daha yolun yarısına gelmeden sağanak yağmur bastırdı. Eve bir an önce varmak istiyorum, içimdeki bu kötü hissiyatı bir an önce yok etmek istiyorum. Uzun bir süre koştum ve sonunda evi görebiliyorum ama bir terslik var. Normalde yağmurlu günlerde, evi aydınlatmak için, mumları yakarlardı. Fakat ev kapkaranlık. İyi düşünmeye çalıştım, kendimi kötü bir şey olmadığına inandırmaya çalıştım, ama içimdeki korku her geçen saniye, her geçen salise artıyordu. Sonunda evin önüne soluk soluğa vardım, kapı açık. Kalp atışlarım neredeyse dışarıdan duyuluyor gibi. Yavaşça kapıya yaklaştım, ve içeriye baktım. Baktıktan sonra kendime "Keşke bakmasaydım." dedim. İçeriye baktığımda annemin ve iki kardeşimin yerde hareketsiz bir biçimde, kanlar içinde yattığını gördüm. Başlarında ise Simsiyah cüppeli bir adam dikiliyordu. Sanki beni bekliyor gibiydi. Beni fark etmemiş olması için tanrıya dua ediyordum ama tam dua ederken adam "Orada beklemeyi bırakta yanıma gel." dedi sakin bir sesle. Korktuğumdan sesimi çıkarmadım, daha sonra bir daha seslendi "Korkmana gerek yok sadece yanıma gel." dedi. Sesi çok nazik geliyordu. Yanına gitmeye karar verdim. Yanına geldiğimde konuşmaya başladı. "Aileni kurtaramadığım için üzgünüm." dedi, beni konuşturmaya çalıştığının farkındaydım, anlaşılan içimi dökmemi istiyordu.

-Elinizde olsaydı yapardınız, değil mi ?

-Eğer daha erken gelmiş olsaydım-

Sözünü kestim.

-Yapamadığınız bir şey için kendinizi suçlayamazsınız. Özür dilemenize gerek yok bu sizin hatanız değildi.

Sesim oldukça buruk geliyordu ki zaten öyle olması gayet normaldi.

-Galiba haklısın... , dedi ve sözüne devam etti.

-Fakat, senin burada kalmana izin veremem.

-Tamam, ama neden ?

-Senin için gelebilirler.

-Kimler ?

-Şu anda konumuz bu değil !

-Tamam tamam sakin ol bu şekilde çıkışman beni korkuttu.

-Oh... Üzgünüm kendimi kaybettim ama cidden sadece dediklerimi yap bir kişiyi daha kaybedemem.

-Bir kişi daha derken ?

-Sana vereceğim kağıttaki adrese eşyalarını toplayıp en kısa sürede gel.

-Tamam.

Ve mecburiyetten o gün başka bir evde misafir olarak kaldım. Evin sahibi çok sıcak kanlıydı. Hayat hikayemi, annemi ve iki kardeşimin nasıl öldüğünü anlattım. Ama anlatırken sanki bu olay yıllarca önce olmuş gibi anlattım çünkü, daha bugün olduğunu söyleseydim çok dikkat çekerdi ve evime gitmek isteyebilirdi ki bu en son istediğim şeydi, şu an oraya gitmek oldukça tehlikeliydi. Biraz sohbet edip akşam yemeği yedikten sonra bütün gece, bugün yaşadıklarımı düşündüm. "Bütün bu olaylar doğum günümde olmak zorunda mıydı?" diye düşünmeden edemedim. Daha bugün 17 yaşıma girmiştim ve doğum günü hediyesi beklerken ailem elimden alınmıştı. Ne ironik, değil mi? Bütün bunları düşünürken uyuyakalmışım...

BÖLÜM 1 SONU

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.