İçeriğe geç

DARK

Bölüm 8 · 2 dk okuma

DARK

Bölüm 8

TATLI TATİL

Bilet alındığı gün

Matthew Garcia

Kitaplara bakarken bir yandan da Rose 'a bakıyordum. Ay sonuna geliyorduk. Bir plan yapıp kaçacağına emindim. Onun kanı bana lazımdı. Onu öldürmeli ve kanını diğer kurbanlarda kullanmalıydım.

Ama içimdeki ses susmuyordu. Yapma! diye haykırıyordu. O sesi çoktan var olmuş vicdansızlığım bile bastıramıyordu. Başka bir ses Geleceğin için , kurbanların ölümünün kolaylığı için diye bağırıyordu. Bu sesleri nasıl susturacağımı da bilmiyordum.

Derken Rose kaçmaya başladı. Sessiz ve hızlı adımlarla ilerlemeye başladım. Kaç- ıyorsa yakalayacaktım. Kalabalık bir dükkana girdi ve telefonundan bir şeye bakmaya başladı. Neye bakıyordu? Telefonu kapatınca hızla tekrar kitapçıya döndüm.

Baktığı şey uçak biletleri olabilirdi. Bu akşam ki uçaklara baktım. Ve evet , bu geceye bilet almıştı. O zaman tatil başlasın!

Şimdi

Rose Davis

Beni bulmuştu. Emindim oysa anlayamayacağına. Uçak kalkmaya başlayınca artık kaçamayacağımı anla- mıştım. Huzursuzca yerime geri oturdum. Otuz iki diş sırıtıyordu gıcık herif!

Sinirle soludum. " Komik mi gevşek herif?!"

" Benden kaçabileceğini düşünmen gerçekten çok komik. Benden kaçamazsın kızıl kelebek." Bunları derken hunharca gülmeye devam ediyordu.

Haklıydı. Ben de benden kaçmaya çalışan birini yakalasam ben de güler- dim.

Psikopat herifin tekiydi. Peki sadece bana mı gülerken tatlı geliyordu?

.....................

Saatler süren yolculuğun ardından Londra'ya varmıştık. Londra güzel bir yerdi. Gerçekten çok güzel.

Çok yorulmuşmuştuk. O yüzden otelde dinlenmeye karar vermiştik. Benim oda kartım 508 idi. Gıcık herif tam yanımdaki odayı almıştı. Oda 509.

Odama geçerken Matthew 'in akşam aşağıda olmam gerektiğini duymuştum. Yemek yemeyeceğimiz kesindi. Ay bitmişti. Beni öldürecekti. Odanın kapısını kapatmamla kanımın donması bir olmuştu. Nasıl kaçacaktım? Nereye kaçsam anında yakalardı. Kapana kısılmıştım. Ne yapacaktım?

.........................

Matthew Garcia

Hislerimi kontrol edemiyordum. Kalp atışlarımı kontrol edemiyordum. Elimde olsa kalbimi alır parçalardım. Lakin yapamıyordum.

Ben kurbanımdan etkilenmeye mi başlıyordum? Siktir. Evet , etkileniyordum.

Artık onu öldürebileceğimi bile düşünüyordum. Sikeyim böyle işi. Ne yapacaktım?

Rose Davis

Ölmek istemiyordum. Öldürülmek istemiyordum. Gitmek ve kurtulmak istiyordum. Ama gidemiyor , ve kurtulamıyordum.

Matthew'in bir garson sayesinde beni yemeğe çağırmadığını , öldüreceğini anlamıştım. Yavaşca otelin görmediği ve uçurumun kenarında olan tepeye doğru ilerlemeye başladım.

Matthew bana bakıyordu. Gözlerinde beklediğim soğukluk yoktu. Aksine sıcacıktı.

Tam karşısında durdum. Bütün beni öldürecek aletleri yere attı. Ben afallamış halde dururken konuşmaya başladı.

" Ben sıkıldım bu cellat - kurban ilişkisinden. Duygularımı kontrol edemiyorum. Anladim ki sen dokunulmayacak kadar özelsin. Bu özelin benim olması için dünyayı yakacağım." Deyip dudaklarını dudaklarıma mühürlemesiyle afallamam yok olmuştu. Duygularımız karşılıklıydı.

Öpüşüne karşılık vermeye başladım. Bir süre öpüştükten sonra ayrıldık.

" Suç ortağım ol. Cellat ve cellat olalım. Dünyayı beraber yakalım." Dedi.

" Her zaman her daim. Senin hem suç ortağın olacağım." Dedikten sonra Matthew 'in belindeki silahı alıp gizlice bizi izleyen garsona sıktım. Susturucu taktığı icin kimse duymamıştı. Güldü Matthew.

" Beni delirtiyorsun kızıl kelebek."

" Her daim cellat.".

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.