İçeriğe geç

Dalgaların İçinde

Bölüm 2 · 6 dk okuma

Dalgaların İçinde

Bölüm 2

2

"Şimdi yeniden soruyorum, sahte sevgilim olur musun?"

Derin bir nefes aldım. Etrafa göz gezdirdim ve sonra aynı kadını gördüm. Bize bakıyordu. Hemen ona döndüm ve gülümsedim.

"Az önce yardım ettim ama bilgi almadan bunu yapmamı bekleyemezsin. Neden bunu istiyorsun?" dedim gülümsemeye devam ederken. "Neden gülümsüyorsun?" dedi fısıltıyla. "izleyenimiz var." dedim aynı şekilde. "Ha..." dedi ve gülerek başını salladı. "Bunu sana tam olarak açıklayamam ama sadece yardım istiyorum." dedi ve masum bir şekilde gülümsedi.

"Nedenini bilmem gerekiyor." dedim telefonumla uğraşırken. Kadın hâlâ bizi izliyordu ve baya takıntılı gibiydi. Nedenini bilmeden bu işe kalkışırsam zarar görme riskim çok fazlaydı.

"Söyleyemem."

Bıkkın bir nefes verip dedikleri ile ona baktım. "O zaman hayır." dedim ve etrafa baktım. Deniz ve Selen neredeydi ya?

"Korkuyorsun değil mi?" dedi. Ona baktım. "Şu kadından dolayı... Yani bir şeyleri hissettin ve korkuyorsun." dedi. "Korkmam mı gerekir?" dedim. Gözlerini kapatarak başını iki yana salladı ve sonra omuzumun üzerinden arkasında kalan kadına baktı. Gözlerini hemen bana çevirdi. "Hayır, benim yanımda olduğun sürece sen değil onlar senden korkar." dedi. Kaşlarım havalandı. "O kadar önemli misin?" dedim. Onaylamaz bir ses çıkardı. Sonra gülümsedi. Anlamamıştım.

"Şu an bunu konuşman gereken kişi ben miyim sence?" dedim. "Senden başka çarem yok." dedi. "Neden çare arıyorsun ki?" dedim merakla. Bana bunun cevabını vermesi gerekiyordu. "Sen sadece ödemek istediğin can borcunu benim istediğim şekilde ödesen olmaz mı?" dedi. Bıkkın bir nefes verdiğini gördüm ve bu sinirlenmeme neden oldu.

"Ben Selen ile Deniz'e bakmaya gideyim." dedim ayaklanırken. Sonra onun yanına ilerledim ve hafifçe eğildim. "Nedenini öğrenene kadar böyle bir işe asla girişmem." diye fısıldadım ve yeniden doğrulup gülümsedim. O öylece bana bakarken arkama döndüm.

Biraz ilerledikten sonra o kadının beni takip ettiğini fark ettim. Bunun üzerine dışarı ilerleyip aynı zamanda telefonumu çıkararak Selen'i aradım. Meşgul olunca kapatıp dışarı çıktım. Kimse yoktu, arkamdan gelen o kadın dışında tabii.

"Merhaba!"

Olunabilecek en yapmacık şekilde seslenmesi ile gülümsedim ve aynı yapmacıklıkla "Merhaba, tanışmış mıydık?" dedim. "Hayır canım. Ama tanışmak isterim." dedi. Bileğimi tutup beni çekiştirdiğinde karşı çıkmadım, tenha tarafa girdiğimizde bileğimi sertçe geri çektim.

"Kıskanç bir eski sevgili falan mısınız?" dedim gülerek. "Tehdit edecekseniz söyleyeyim, hayır ayrılmayacağım." dedim. Bu kaşlarını çatarak bana bakmasına neden oldu. "Kimsin sen? Bugün boğulan kızsın, tanışmıyordunuz bile! Sen her tanıştığın erkekle aynı gün içinde sevgili mi olursun!?" dedi. Alayla gülerek başımı iki yana salladım.

"Bunu size anlatacak değilim." dedim ve geldiğim yöne döndüm. Bileğimi tutması ile geri dönüp yumruk attım. Sendeleyerek uzaklaşmasından sonra "Kusura bakma, canını yakmak istemezdim." dedim ve gülümseyerek yanından ayrıldım.

Tekrar içeri girdiğimde ilk gözüme çarpan Selen, Deniz ve Bartu olmuştu. Az önce oturduğumuz yerdelerdi. Yanlarına gittim ve tek boş yere, Bartu'nun yanına oturdum.

"Neredeydin sen?"

Selen'in sorusu ile "Sana sormalı?" dedim. Sonra Bartu'ya baktım. "Hâlâ nedenini söylemeyecek misin?" dedim. "Eğer bu ay içinde sevgilim olmazsa beni o kapıda gördüğün kadın ile evlendirecekler çünkü bir miras var." dedi. Benden ses gelmeyince göz ucuyla bana baktı. "Anlamanı beklemiyordum zaten." dedi.

Gülümseyerek "Bana bir miras kaldı ama almamın tek şartı evlenmem. Babam da bu mirasın üzerine konmak istiyor ve o da bu ay içinde sevgilim olmazsa beni evlendireceğini söyledi. O yüzden sen sevgilim ol, can borcunu öde. Ben de evlenmekten kurtulayıp mirasımı alayım." dedi. Bir süre düşündüm. "Kapıdaki kadın bunu biliyor mu?" dedim. Başını sallayarak onayladı. "O yüzden yanıma geldi." dedim kendi kendime.

"Mirasın bir kısmı da ona verilecek, yani babamın ona vereceğini sanıyor." dedi. "Tamam." dedim anlık bir kararla. "Ne?" dedi şaşkınca. "Tamam işte. Varım ben!" dedim. Gülümsedi, çok mutlu gibiydi. "Büyük bir dertten kurtardın, teşekkür ederim." dedi. "Sen benim hayatımı kurtardın, bu hiçbir şey." dedim.

"Cidden ödeştik." dediğinde ona bakarak gülümsedim. O da aynı şekilde bana bakıyordu. O sırada yan taraftan gelen kamera sesi ile ikimizde o yöne baktık. Yan taraf dediğim karşımızdı, yan oturduğum için yanımda kalıyorlardı. Selen ve Deniz fotoğrafımızı çekiyordu.

Onlara baktığımızı ancak fark ederek telefonlarını kapattılar. Sonra kısık sesle gülerek biz hariç her yöne baktılar. Biz de sadece gülmekle yetindik. Etrafa baktığımda o kadının yüzünün bir tarafını kapatarak bizi izlediğini fark ettim.

Belimde hissettiğim kol ile Bartu'ya baktım. Beni hafifçe kendisine çekti ancak bakışları o kadının üzerindeydi. Gülümseyerek bana baktı. "Deniz ve Selen her şeyi biliyor zaten, buradan gidelim mi? Bazı şeyleri konuşmamız gerekiyor." dedi yaklaşarak. Başımı salladım. Bir süre sonra ayağa kalktık. Selen ve Deniz de bizimle beraber kalktığında dışarı çıktık. Çıkana kadar o kadının bakışlarını üzerimde hissetmiştim.

El ele olduğum Bartu'ya ve sonra ellerimize baktım. Arka taraftan yine kamera sesi geliyordu. Deniz ve Selen yine kendilerince iş başındalardı, sanırım tencere kapak misali birbirlerini bulmuşlardı.

Arabayanın yanına geldiğimizde ellerimiz ayrıldı. Deniz ve Bartu kapıları bizim için açtı ve biz arka tarafa bindikten sonra ön tarafa bindiler. Bartu arabayı çalıştırarak uzaklaştığında bir nefes verdim.

"Çisel, cidden kabul ettin mi? Sen böyle konuları asla ilk günden kabul etmezdin!" dedi Selen. "Sonuçta sahte bir iş bu Selen, ciddi değilim ki. Bartu bana yardım etti ve ben de ona yardım edeceğim. Hem bana dediği bir şey ilgimi çekti." dedim. Bartu'nun kısık sesle gülüşünü duydum. "Tehlike konusunda dediklerim değil mi?" dedi. "Evet." dedim direkt.

"Aksiyon olsun diye kabul etmediğine inanmak istiyorum." dedi. "Sana yardım etmek için kabul ettim Bartu." dedim. " 'Benim yanımda olduğun sürece onlar senden korkar' dedi değil mi?" dedi Deniz. "Evet?" dedim merakla. Bu onun gülmesine neden oldu.

"Onun yanında olmasan da senden korkarlar." dedi. Bartu ona baktı. "Bu ne demek? Kimse onu tanımıyor ki?" dedi. Deniz alayla gülmeye devam etti. "Çisel Aksan. Aksan ailesinin tek prensesi. Bu bile korkulması için bir neden ama... Bir de gücü var." dedi. Anlamsızca bir Deniz'e bir Selen'e baktım. Bartu "Aksan mı?" dedi şaşkınca. Ona baktığımda dikiz aynasından bana bakıyordu.

"Cidden Aksan mısın? Ayrıca güç dediğin ne oluyor Deniz?" dedi. Deniz "Bahçede Sarmaşık'ın gözünü morarttı." dedi. Bartu arabayı durdurdu ve arkasını dönerek bana baktı. "Aksan mı?" dedi önce.

"Evet! Ne takıldın buna ya?" dediğimde kahkaha atarak önüne döndü. "Harika!" dedi ve gülmeye devam etti. "Şükürler olsun!" dedi. Mal görmüş gibi onu izliyordum.

"Bir de Sarmaşık'ın gözünü morartmış! Tam aradığım kişisin cidden Çisel." dedi. Sonra bir anda gülümsemesi soldu, sessizleşti ve bu defa Deniz kahkaha atmaya başladı.

Ben neler olduğunu anlamaya çalışırken Selen de Deniz'e katılmıştı. Hiçbir zaman boş gülen bir tip değildi, o da anlamıştı. Bartu sessizlik içinde dururken ben de aynı sessizlikle bekliyordum.

"Hazır sahilin önündeyiz, hadi biraz yürüyelim." Deniz arabadan indiğinde Selen de hemen ardından inmişti. Ben de indim ve Bartu'yu beklemeye başladım. O da indi.

Az önce olanları sormamayı tercih ettim. Beraber ilerleyerek önden giden Deniz ve Selen'e yaklaştık. Elimi tuttuğunda ona baktım. "Sormayacak mısın?" dedi. "Demin ne olduğunu mu?" dedim. Başını salladı sessizce. "Hayır." dedim ve gülümsedim.

"Hadi şu işin detaylarını konuşalım."

Belki tüm detayları öğrenmeden kabul etmem aptallıktı. Zarar görürsem zarar verirdim, o yüzden sıkıntı etmiyordum. O şaşkınlıkla bana bakıyordu ben ise ona bakarak gülümsüyordum.

Dalgaların içinde bana uzanan elin sahibiydi o, güvenimi boşa çıkarmayacağına inanıyordum.

-

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.