Saatler,günler geçiyor güneş doğuyor batıyor doktorlar hemşireler girip çıkıyor yatağın ucunda duran küçük dosyaya bakıyor notlar alıyorlar jimin anlamıyor zaten kimsede ona birşey anlatmıyor durumu nasıl diyor kimse ona cevap vermiyor
Jimin bazen umutsuzluğa kapılıyor elini Yoongi'nin göğsüne koyuyor kalbini hissediyor atıyor işte, yaşıyor diyor mutlu oluyor mutluluktan ağlıyor sonra ama neden uyanmıyor diyor kalbi parçalarına ayrılıyor canı yanıyor yine ağlıyor ama kimse onun göz yaşlarını silmiyor jimin sen olsan bana sarılır göz yaşlarımı silerdin ağlama derdin diyor yine ağlıyor jimin'in elinden hiçbir şey gelmiyor o hep ağlıyor
Jimin yatağın yanındaki sandalyeye oturmuş yanağını Yoongi'nin elinin üstüne koymuş ağlarken yanağında bir el hissediyor birisi gözyaşlarını siliyor
"Ağlama artık Yoongi uyansa ve seni ağlarken görse çok kızar" bu Namjoon
"Uyansın ve kızsın huyung uyansın artık ben ,benim dayanacak gücüm kalmadı" dedi
Namjoon "emin misin buna hazır mısın?" diye sordu
Jimin" neye hazır olmam gerekiyor "
Namjoon "onu ilaçlarla uyutuyoruz bitkisel hayatta yani vücudu kendisini toplasın diye bekledik ama beyin tam bir muamma orda ne kadar hasar var bilmiyoruz belkide hiç "
Jimin "sus huyung o kelimeyi söyleme elini kıpırdattı sende gördün yaşıyor "
Namjoon "evet kıpırdattı ama bu vücudun reflekside olabilir bilemeyiz kararı sen ver onun en yakını sensin ailesi yok biliyorsun sen tamam dediğinde onu uyandıralım yada sen ne kadar istersen makineye bağlı tutabiliriz ama şunu belirteyim diyerek Yoongi'nin üstündeki pikeyi açtı onu hafifçe yan çevirip sırtındaki kızarıklıkları gösterdi bir aydan fazla hareketsiz kalması vücudunda yaraların açılmasına sebeb olur "dedi
Jimin başını öne eğdi" canı yanıyormu" diye sordu
Namjoon "hayır şu an birşey hissetmiyor" jimin tuttuğu eline baktı "benide mi hissetmiyor "dedi
Namjoon" bilmiyorum" dedi
Jimin "peki uyandıralım o zaman izin veriyorum "dedi
Namjoon "tamam ben çıkayım sen vedalaş o halde" dedi
Jimin öfkeyle "huyung o ölmedi yaşıyor böyle konuşma ve uyanacak görürüsün o çok çok güçlü bir adam" dedi
Namjoon "peki sen nasıl istersen" dedi "ben birazdan gelirim" diyerek odadan çıktı.
Jimin uzanıp Yoongi'nin yanağını okşadı "sevgilim az kaldı artık seni uyandıracaklar o güzel gözlerini tekrar göreceğim ben inanıyorum sen beni burakmazsın" dedi "ama olurda bırakırsan ben seni affettim herşeyi unuttum kötü hiçbir hatıram kalmadı ve seni çok sevdim halada seviyorum" diyerek dudaklarını öpüp geri çekildi
Namjoon onu kapının küçük camından izliyordu ne olursa olsun vedalaşması için ona fırsat vermişti
Namjoon odaya girdiğinde Jimin'e yaklaştı elini omzuna koydu dosyayı uzattı "izin belgeleri imzalaman lazım" dedi
Jimin imzaladı bir kağıt daha uzattı jimin "buda nedir "dedi Namjoon "organ bağış formu o gitse bile organları ile bir sürü insana hayat verebilir" dedi
Jimin formu aldı baktı baktı sonra öfkeyle yırtıp yere attı" o ölmeyecek huyung bunu o aklına sok o yaşayacak doktor değimisin yaşat onu işin bu senin"
Namjoon bir iki adım geri çekildi sanki şu an karşısında konuşan kişi jimin değil Yoongi' ydi
"Tamam sakin ol sadece prosedür böyle" dedi
Yoongi'nin yanına yaklaştı sırasıyla ona takılı olan aletlerin kablolarını çıkarmaya başladı her çıkardığı kablo ile bir makine susuyordu bir süre sonra odaya bir ölüm sessizliği halim oldu
Namjoon "tamam bitti artık bekleyeceğiz 24 saat içinde uyanması gerekir eğer..."
Jimin "sus o uyanacak "dedi
Jimin bekliyordu saatler geçiyor hiçbir şey olmuyordu akşam olmuş hava kararmıştı ama değişen bir şey yoktu Jimin Yoongi'nin yanındaki boşluğa uzandı uyanmayacaksa bile son kez yanında uzanıp ona sarılmak istedi
Jimin alnında hissettiği minik öpücükler ile uyandı ama gözlerini açamadı bu bir rüya ise uyanmak istemiyordu "b-bebeğim "
Bebeğim mi jimin gözlerini açtığında kendisine bakan Yoongi'yi gördü hemen yataktan fırlayıp kalktı "aman tanrım Yoongi inanamıyorum uyanmışsın biliyordum beni bırakmayacağını biliyordum dur hemen Namjoon huyungu çağırayım" diyerek odadan koşarak çıktı koridorda bağırıyordu "Namjoon huyung koş çabuk "diyordu
Namjoon odasından jimin'in sesini duyduğunda Jin'e baktı beklenen son gerçekleşmişti işte Yoongi ölmüştü yoksa neden jimin böyle bağırsın
Jin "hadi yanına gidelim onu yalnız bırak mayalım" dedi
Jin ve Namjoon yoğun bakıma girdiklerinde oldukları yerde donup kaldılar Yoongi uyanmış gülümseyerek Jimin'e bakıyordu hatta onlar anlamasalar bile Jimin'e birşeyler anlatıyordu
Jimin Namjoon'a dönüp"bak gördün mü beni bırakmaz demiştim işte uyandı "dedi
Namjoon" evet görüyorum bu bir mucize" dedi
****
"Hadi ama yemen gerek o şişman hemşire bana kızıyor sonra, yemiyor yemeğini diyor "
Yoongi öfkeyle "hangi hemşire o sen bana söyle bakayım birde bana kızsın" dedi
Jimin "tamam ya kızmıyor ama yemen gerek yemezsen iyileşemezsin ki hem bak yemezsen yürüyüş yaparken yanına gelmem kolunada girmem "
Yoongi" tamam tamam yiyorum ama yoruldum sen yedir "dedi
Jimln başını iki yana salladı sahte bir kızgınlıkla "hep bahane hep bahane" dedi
Jimin elleriyle Yoongi'nin yemeğini yediriyordu sonra kapı çaldı Namjoon odaya girdi göz devirdi "ellerin sağlam yemeğini kendin yiyebilirsin rahat bırak artık şu çoçuğu biraz dinlensin" dedi
Yoongi" sana ne Namjoon sen karışma kollarım ağrıyor benim ayrıca o yorulursa yanıma yatar dinlenir sen karışma "dedi.
Namjoon "peki sen bayağı kendine geldin eski Yoongi'yi görür gibiyim bir ayda bu kadar hızlı iyileşmen mucize" dedi.
Yoongi "evet haklısın mucizem yanımda benim" diyerek Jimin'e baktı "beni hayata o bağladı yoğun bakımda hep onun sesini duydum" dedi
Jimin Yoongi'nin koluna girmiş koridorda yürüyüş yapıyorlardı Yoongi bir an olduğu yerde durdu jimin "ne oldu iyimisin?" dedi arkalarındaki tekerlekli sandalye ile onları takip eden korumaya işaret etti hemen koruma tekerlekli sandalyeyi getirdi jimin "otur istersen" dedi
Yoongi "hayır iyiyim odaya dönelim" dedi Jimin Yoongi'yi yatağa yatırmış üstüne ince bir pike örtmüş "iyi olduğuna eminmisin" diye sordu
Yoongi "evet iyiyim sadece bir şey hatırladım "jimin ne diye sorduğunda
Yoongi "yoğun bakımda uyurken bir rüya gördüm sen vardın büyük kocaman beyaz bir ev vardı bahçesinde ağaçlar yemyeşil çimenler çiçekler sonra bir sürü çucuk sen onlara masal okuyordun bende kucağında siyah saçlı bir kız çocuğu ile sizi izliyordum "
Bu sırada odanın kapısı çaldı ve yavaşça açıldı kapıdan kucağında bir buket çiçekle jimin'in annesi ve babası girdiler
Jimin hemen ayağa kalkıp "anne baba burda ne işiniz var "dedi.
Babası "sana ulaşamayınca Minho'yu aradık o söyledi çok geçmiş olsun Bay Min" dedi
Yoongi yatağında biraz doğruldu bu sırada canı yanmıştı jimin'in babası hemen onu sırtından destekleyerek "dikkat edin ani hareket etmeyin "dedi
Yoongi" teşekkür ederim hoşgeldiniz oturun lütfen ayakta kalmayın " dedi
Jimin annesi ve babası ile birlikte odada bulunan oturma gurubuna oturdular jimin herşeyi anlattı Bay park ayağa kalkıp Yoongi'nin yanına gidip yatağın kenarına oturdu Yoongi'nin elini tuttu "bana canım pahasına Jimin'i korurum demiştin hatırlıyor musun?"diye sordu
Yoongi başını salladı "ben sana inanmamıştım yalan söylediğini düşündüm ama şimdi görüyorum ki doğruymuş ben özür dilerim sizin sevginizin bu kadar büyük olduğunu bilmiyordum bundan sonra jimin size emanet ediyorum "dedi
Yoongi "resmiyeti bıraksak biz bir aile sayılırız yani siz kabul ederseniz tabi" dedi
Jimin'in gözleri dolmuştu babası" o nasıl söz tabikide bir oğlum vardı şimdi bir tane daha oldu sonra Yoongi'ye doğru eğildi üstelik yaşlarımız yakın seninle kuşak çatışmamız da olmaz" dedi
Yoongi gülümsedi jimin "ya ne konuşuyorsunuz öyle fısır fısır bizede anlatın "dedi Yoongi" o bizim aramızda" dedi
Annesi Jimin'e bakıp "sende dinlen biraz çok bitkin görünüyorsun istersen eve git bir duş al uyu biz burdayız merak etme" dedi
Yoongi "evet hadi sen eve git dinlen biraz" dediğinde babası eşine dönüp "hayatım sende Jimin ile git ben Yoongi'nin yanında kalırım" dedi biliyordu ki jimin başka türlü gitmezdi Yoongi'yi yalnız bırakmazdı ama onunda dinlenmesi gerekiyordu
Jimin "peki tamam o halde" dedi babasını yanağınu öptü Yoongi'nin de aynı şekilde eğilip yanağını öptü "yarın erkenden geliriz" dedi Yoongi "acele etme iyice dinlen" dedi
Jimin annesini de alarak odadan çıktı birlikte asansöre bindiler arkalarında bir adam vardı onları takip ediyordu otopark katında indiklerinde hemen önlerindeki aracın kapısı açıldı jimin bindi annesi tereddütle ona baktı "hadi Anne gel merak etme onlar Yoongi'nin adamı "dedi
Birlikte eve geldiler onları kapıda Hektor bekliyordu Jimin'i görünce doksan derece eğilerek "hoşgeldiniz efendim" dedi
Jimin "hoşbulduk Hektor bu annem" dedi Hektor onunda önünde eğilerek "hoş geldiniz hanımefendi" dedi
Hektor "efemdim yemek hazır "dedi Jimin annesine dönüp "önce birşeyler yiyelim" dedi
Yemek odasına geçtiklerinde Hektor servisleri yaptı jimin" Hektor annem için misafir odalarından birini hazırlarmısın lütfen"dedi.
Hektor" bay Min haber vermişti hazır olmak üzeredir" dedi Jimin teşekkür etti Hektor bir iki adım geri çekilip onları beklemeye başladı
Yemekten sonra jimin annesine odasını gösterdi annesi "oğlum bu ne böyle o adam şu Hektor frag giyiyor "dedi
Jimin "evet bende ilk gördüğümde çok şaşırdım ama alışıyor insan" dedi annesi "siz birlikte mi yaşıyorsunuz" diye sorduğunda jimin bir an ne diyeceğini bilemedi "güvenlik için yoksa neden birlikte yaşayalım ki" dedi
Annesi "Yoongi çok iyi düşünceli bir adam bak hasta haliyle beni düşünmüş odamı bile hazırlatmış sana çok değer veriyor biz bu ilişkiyi onaylıyoruz umarım çok mutlu olursunuz "dedi.
