İçeriğe geç

Daddy

Bölüm 30 · 6 dk okuma

Daddy

Bölüm 30

Babacığım ...

Bebeğim.....

Bay Park'ın zihninde bu iki kelime yankılanıyordu elini masaya vurup ayağa kalktı "sen bu adama baba mı diyorsun" diyerek Jimin'e döndü jimin başını öne eğmişti sonra Yoongiye dönüp "ve sende benim oğluma, benim oğluma, bebeğim mi diyorsun"

Yoongi elindeki çubukları sıkıca tutuyor her an adamın üstüne atlayak o çubukları gözlerine sokup onu öldürecek gibi duruyordu sonra bakışları Jimin'e döndü bebeği ağlamak üzereydi onu üzgün görmektense ölmeyi tercih ederdi sakince çubukları tabağa bıraktı.

"Bay Park yanlış anladınız ben tuzluk bana yakın olunca size yardım etmek için verdim bunun yanında evet Jimin'e bebeğim diyorum çünkü bir bakarmısınız o tam bir bebek ona her baktığımda içim gidiyor ama jimin asla bana baba demiyor çünkü onun tek bir babası var ve oda sizsiniz" dedi acımasız gaddar min Yoongi hayatında ilk defa birisine karşı kendimen taviz veriyordu ama pişman değildi Jimin'in üzülmesin yeter diye düşünüyordu.

Jimin yerinden kalkıp bir babasına bir Yoongi'ye baktı sonra hızla masayı terk etti annesi "oğlum dur" desede jimin dinlememiş koşarak odasına çıkmıştı

Babası yerine oturup "ama kim olsa o duydukları kelimeler ile..."

Yoongi "bence siz haklısınız bende sizin yerinizde olsam aynı tepkiyi veriridim isterseniz yanına çıkıp konuşun " dedi

Bay Park kapıyı tıklatıp "oğlum gelebilir miyim?" Odadan ses gelmiyordu babası yavaşça kapıyı araladı içeri girdi.

Jimin cenin pozisyonunda yatağa yatmış sırtını kapıya dönmüştü babası yanına oturdu " özür dilerim oğlum ama biricik oğlum ellerimden kayıp gitmiş gibi hissettim o adam seni benden aldı "

Jimin babasına dönüp "ne yani tüm sebeb bu mu yani, baba hayatıma birisi girecek ve ben bunun Yoongi olmasını istiyorum ama sen istemiyorsan şimdi aşağıya inip onu gönderecek bir daha görüşmeyeceğim senin yanından da ayrılmayacağım ama şunu bilki, ben hiç mutlu olmayacağım" dedi

Babası oğlunun sarı saçlarını okşayıp "ben senin mutsuz olmana dayanamam ki eğer onunla mutlu olacaksan tamam" dedi

Jimin hemen yerinden fırlayıp babasının boynuna sarıldı "seni çok seviyorum babacığım" dedi

Jimin babasının koluna girmiş gülerek merdivenlerden iniyordu Yoongi duyduğu kahkaha ile mutlu olmuştu ayağa kalkıp merdivenlere döndü bebeği mutluydu geriye kalan hiç birşeyin önemi yoktu içi rahatlamıştı jimin mutluysa oda mutluydu.

Jimin hemen Yoongi'nin yanına gelip "babam bu gün burda kalmamızı istiyor" dedi

Yoongi "ama olmazki kalamayız moda evinde işlerin var benimde önemli toplantılarım var "

Jimin'in babası "kalın lütfen hem saat geç oldu bu saatte uçak bulamazsınız" dedi.

Yoongi "merak etmeyin benim uçağım alanda hazır bekliyor 'dedi kısa bir vedalaşmanın ardından evden ayrıldılar.

Jimin arabaya bindiklerinde Yoongi'nin koluna girdi "bana kızdınmı babacığım" diye sordu Yoongi onu koltukaltlarından tutarak kucağına oturttu sarı saçlarını geri doğru eliyle düzelterek" hayır bebeğim neden kızayım ama seni çok özledim tüm gün sana sarılamadım" diyerek burnunu Jiminin mis kokulu boynuna gömüp kokusunu ciğerlerine çekti bebeğini gerçekten çok özlemişti.

Yoongi ofisinde oturmuş önündeki yığınla dosyayla uğraşıyordu hafta sonu jimin'in ailesini ziyaret ettikten sonra küçük bir kaçamak yapmışlar jimin ben hiç çöl görmedim diyince bir haftalık kısa bir Dubai tatili yapmışlardı tabi bu ani gelişen tatil yüzünden işler bir hayli aksamış,birikmişti aslında Yoongi bu tatilide iyi değerlendirmiş Dubai emiri ile gayet kârlı bir anlaşma yapmıştı

Yoongi sekreterinin gösterdiği yerleri imzalarken odasının kapısı çaldı Jungkook içeri girdi "efendim iki dakikanızı alabilirmiyim" diye sordu Yoongi bu gelişi biliyordu "bu ben bir bok yedim söyleyemiyorum girişiydi"

Başını yukarı kaldırdı Jungkook'kun gözlerine baktı elindeki kalemi yavaşça masaya bıraktı " evet alabilirsin sana beş dakika son beş dakikanmı yoksa değilmi bunu ağzından çıkan kelimeler belirleyecek" dedi.

Jungkook yutkundu" üretim hatlarından birinde bir arıza tespit ettik" diye söze girdi

"tamam olabilir sizde düzeltin işiniz bu değilmi?"

"ama üç gün üretim durur yeni siparişlerde var kesinlikle teslimatlar da aksamalar olaccaktır" dedi.

Yoongi ayağa kalktı "hayır Jungkook aksama olmayacak hadi oldu diyelim sıradaki teslimat İsrail'in di değil mi ?"

Jungkook başını salladı

Yoongi elini jungkook'kun omzuna koyup "tamam sorun değil aksama olursa silahlar yerine onlara kullanabilecekleri canlı bombalar veririz ve ilk giden de sen olursun yani sıkma sen canını" dedi

Jungkook "ama efendim" dediğinde Yoongi" başlatma efendinden iki saattir burda vakit kaybettin buraya gelene kadar kendi aranızda da bu konuşmanın provasını da yaptınız yine vakit kaybı ben senin yerinde olsam şimdi hemen koşarak işimin başına gider o arızayı hallederim sana yirmi dört saat süre şimdi çık" dedi.

Jungkook odadan çıkar çıkmaz asansöre koşmuştu.

Yoongi sekreterine dönüp" bu günlük bu kadar yeter yarın devam edelim yoruldum söyle arabayı hazırlasınlar" dedi.

Yoongi öyle kolay kolay yorulmazdı şu an tek derdi Jimin'i görmekti onu göremeyince sinirleniyor asabi çekilmez bir adam oluyordu acaba jimin ile konuşsa şirkette çalışmayı kabul edermiydi böylece her istediği anda onu görebilirdi arabaya bindiğinde Namjoon yoktu korumaya dönüp "Namjoon nerde çağırın gelsin" dedi

Namjoon koşarak otoparka geldiğinde Yoongi arabada onu bekliyordu "çıkacağımı sana söylemediler mi neden beni bekletiyorsun"diye sordu.

Namjoon arabaya binip "ne bileyim aile ziyaretine giderken yada Dubai ye giderken haber vermedin bende yeni bir karar alındı diye düşündüm" dedi.

Yoongi Namjoon'un yüzüne bile bakmadan "sen düşünme senin işin düşünmek değil beni korumak,o zaman öyle gerekti öyle yapıldı sen işine bak" dedi.

Namjoon bu deli adamla uğraşmak istemiyordu mecburen başıyla onaylayıp sesizce yolu izlemeye koyuldu

Araç moda evinin önğnde durduğunda Yoongi "sen burda bekle" diyerek korumanın açtığı kapıdan indi modaevine girdiğinde görmeyi beklediği manzara kesinlikle bu değildi olduğu yerde dondu kaldı acaba yanlış yeremi geldim diye düşündü geri dönüp çıkacakken arkasından birşey çarptı bir anlık panikle belindeki silahını çıkarıp nişan aldı arkasına döndü ama kimse yoktu sonra bir çığlık duyuldu "sen ne yapıyorsun ve adam"

Yoongi duyduğu hitapla silahını sesin geldiği yöne çevirdi karşısında bir kadın küçük bir çocuğa sarılmış ağlıyordu Yoongi "sende kimsin ve benden ne istiyorsunuz "dedi.

Bu sırada Jimin sesleri duymuş koşarak odasından çıkıp yanlarına gelmişti Yoongi'nin önüne geçip "indir şu silahı burda çocuklar var korkuyorlar "dedi.

Yoongi etrafa baktığında bir sürü çocuk gördü bunlarda kimdi ve bunların burda ne işi vardı Jimin Yoongi'yi kolundan tutup çekiştirerek odasına götürdü.

Jimin sinirle Yoongi'ye bakıyordu " evet senden bir açıklama bekliyorum" dedi.

Yoongi ne diyebilirdi ki "önce o başlattı" dedi

Jimin odanın içinde bir sağa bir sola yürümeye devam ederken "inanamıyorum ya o başlattı diyor bide, yedi yaşında küçük bir kız çocuğu sana suikast düzenlemiş gibi davranma lütfen" dedi.

Yoongi daha fazla uzatmak istemiyordu şu an jimin ile kavga etmek değil ona sarılmak istiyordu "taman peki belki biraz fazla tepki göstermiş olabilirim ama boş bulundum arkamdan çarpınca yani...hem o küçük insanların onların burda ne işi var" dedi.

Jimin kollarnı göğsünde bağladı öfkeyle Yoongi'ye bakıp"mochi yeni markam artık çoçuk kostümleri tasarlıyorum senin için bir sorunmu var"dedi.

Yoongi "bence küçük insanlarla uğraşma hepsi deli sağı solu belli olmaz onların" dedi.

Jimin gülerek "küçük insanlar mı yoksa sen çocukları sevmiyormusun yada dur bir dakika sen onlardan korkuyorsun" diyerek dalga geçtiğinde

Yoongi odadaki koltuklarda birine kendini atıp "dalga geçme lütfen ben o kadar işimi bırakıp sana geleyim bebeğime sarılmayı beklerken küçük canavarlarla uğraşayım" diye sitem etti

Yoongi elinin ayasıyla dizini patpatlsyıp "hadi gel kucağımda seni biracık seveyim kokunu özledim benim sevdiğim tek bebek hatta tek insan hatta tek canlı sensin" dedi

Jimin başını öne eğip gülerek alt dudağını ısırdığında Yoongi'ye doğru doğru bir kaç adım attı "bende babacığımı çok özledim" diyip tam kucağına oturacakken odanın kapısı hızla açıldı siyah saçları iki yanında toplanmış beş yaşlarında minik bir kız çocuğu koşarak ve çimçim diye bağırarak içeri girmiş çimçim oppa diye bağırarak koşup jimin'in kucağına atlamıştı jimin'de boş bulunup küçük kızı kucağına alıp"benim prensesim mi gelmiş diyip kızı kucağına alıp etrafında döndürdüğünde Yoongi'nin de sinirden gözünü döndürmüştü.

Bölüm sonu

2 yorum