İçeriğe geç

Daddy

Bölüm 23 · 9 dk okuma

Daddy

Bölüm 23

Bölüm 23

Saatler,günler,haftalar geçiyor herşey değişiyor ama Yoongi için hiçbir şey değişmiyordu.

jimin ona dönmemiş hatta merak edip bir kere bile aramamıştı,Yoongi her akşam iş çıkışı Jimin'in evinin önüne gidiyor olurda pencereden dışarı bakarsa yada belki bir mucize olurda çöp atmaya çıkarsa diye kapısında bekliyor bir an onu görse dünyalar onun oluyordu.

Şu an Yoongiyi ayakta tutan tek şey Felix denem sürtükten alacağı intikamdı.

Bu düşüncelerle şirketteki ofisinde oturmuştu bu sırada bir alkış sesi duyuldu merak etti yavaşça ayağa kalktı bakmak istedi sesin geldiği yöne gittiğinde fotokopi makinesinin başında Taehyung elimde bir kâğıt tutuyordu Jungkook karşısındaydı Namjoon ve Jin onları alkışlıyordu hepsi okadar mutlu görünüyorduki Yoongi şaşırdı mutlu olmak bu kadar kolay mıydı eğer kolaysa kendisi neden başaramıyordu.

Yoongi "neler oluyor burda" dedi

Hepsi bir anda korkuyla ona döndüklerinde

Namjoon "gürültümü yaptık özür dileriz jungkook Taehyung'a evlilik teklif ettide onları kutladık" dedi.

Yoongi birşey demedi ama karşısında mutlu çift görmeye de tahammülü yoktu sadece "özel işlerinizi şirket dışında halledin" dedi

Namjoon'a döndü "hala resimler gelmedi" dedi.

Namjoon" evden çıkmadı o yüzden ama korumalar bekliyor merak etme"dedi.

Yoongi sinirle"çıkarın o zaman" dedi.

Şu an onu ayakta tutan tek motivasyon jimin'in attığı her adımında anlık olarak çekilip ona gönderilen resimleriydi.

Bu sırada Namjoon'un telefonuna mesaj geldi Yoongi arkasını dönüp odasına giderken Namjoon "jimin" dedi.

Yoongi olduğu yerde döndü kaşlarını çattıp"ne olmuş Jimin'e" diye tersledi.

Namjoon "birşey olmamış evden çıkmış markete gitmiş" dedi.

" Markete mi gitmiş ne işi varmış markette ben hiçbir şeyi eksik olmayacak demedim mi neden işinizi düzgün yapmıyorsunuz".

Namjoon ne diyeceğini bilemedi "yani biz bir evin ihtiyacı olan ne varsa hepsini alıp götürüyoruz belkide sadece değişiklik olsun diye gitmiştir" diye saçma bir açıklama yaptı.

Yoongi uzatmak istemedi "peki tamam" diyerek odasına geri döndü.

Yoongi teelefonundan jimin'in fotoğraflarıma bakıyordu elini tombul yanakaların üzerinde gezdirdi bebeği biraz zayıflamışmıydı, şu an ilk bahardı ama hava hala serindi ve Jimin sadece bir eşofman takımıyla evden çıkmıştı hemen Namjoon'nu aradı

-Alo

-Jimin'in peşindeki adamlara söyle ona kalın bir palto giydirsinler üşüyecek

-Ama o zaman takip ettiediğimizi anlar

-Zaten çoktan anlamıştır o zeki biri şimdiye kadar bir şey demediyse sorun etmemiştir, sen dediğimi yap

-Tamam peki sen nasıl istersen

Jimin marketten çıkmış bir eline poşetleri almış diğer elinde de aldığı çikolatayı yiyerek eve doğru yürüyordu kendi kendine offf dedi poşetler ağırdı keşke taksi çağırdaydım dedi ama evede yakındı bu sırada yanında siyah bir araba durdu içinden siyah takım elbiseli bir adam indi elinde bir palto vardı "hava serin bunu giyin lütfen" dedi.

Jimin adama ters ters baktı "sizde kimsiniz, sizi tanımıyorum" dedi

Aslında adamların kim olduğunu az çok tahmin ediyordu muhtemelen Yoongi'nin adamlarııydı Buna benzer bir araba her zaman evinin önünde duruyordu ama böyle birşey beklemiyordu ya o adam yabancıysa ya Yoongi'nin adamları değilse jimin bu düşüncelerle savaşırken adam bir adım öne atılıp paltoyu jimin'in omuzlarına koydu "izin verirseniz sizi eve kadar bırakalım poşetler ağır görünüyor" dedi.

jimin ne diyeceeğini bilemiyordu "gerek yok hem siz kimsiniz ve beni nerden tanıyorsunuz ya hemen söylersiniz yada ben polisi arayacağım" diyerek cebinden telefonunu çıkardı "beni neden takip ediyorsunuz benden ne istiyorsunuz evimin önünde neden bekliyorsunuz"

Adam jimin'in sinirli ve korkmuş haline bakarak biraz panik olmuştu polisi artaması sorun değildi ama korktuğu patronunun kulağına giderse bu onların sonu olurdu "biz Min Yoongi için çalışıyoruz Bay Min'in emri ile sizin güvenliğiniz için sizi takip ediyoruz" diyerek kendini kısaca açıkladı jimin işte şimdi rahatlamıştı düşüncelerinde haklı çıkmıştı.

Adam elindeki poşetlere uzanıp "izin verirmisiniz" dedi Jimin poşetleri uzattı koruma arabanın kapısını açtı " buyurun lütfen" dedi.

Jimin araca bindi kısa bir yolculuktan sonra eve gelmişlerdi bir başka siyah araç kapıda bekliyordu jimin arbadan inerken korummalardan biri peşinden alışveriş poşetini getiriyordu jimin eve girdiğinde poşetleri almak için uzandı "diğer araçta sizdenmi diye sordu koruma evet efendim siz rahat olun güvendesiniz bir ihtiyacınız olursa bize söyleyin lütfen" diyip doksan derece eğilip Jimin'i selamladı ve araca geri döndü.

Jimin eve gelir gelmez hemen mutfağa girdi bu gün Hoseok için doğum günü pastası yapacaktı ama tabi önce Hoseok'u aramış ve davet etmişti mutfakta geçen bir kaç saatin ardından sonunda pasta hazırdı beyaz çikolatalı ve meyveli Hoseok bayılacak dedi aslında Hoseok'un nasıl pasta sevdiğini bilmiyordu ama kim meyveli pasta sevmezdi ki ve kapı çaldı Jimin üzerindeki mutfak önlüğüni çıkarıp mutfak masasına fırlattı koşarak kapıyı açtı.

Hoseok gelmişti jimin hemen arkadaşına sıkıca sarıldı "hoşgeldinnnn" dedi tabi kendisinin resimlerini çeken adamlardan habersizdi haberi olsa kesinlikle Hoseok'a sarılmazdı Hoseok" bu ne kadar güzel bir karşılama" dedi ve ikili birlikte eve girdiler.

Diğer yanda Yoongi şirkette toplantıdaydı her zamanki gibi sağında Namjoon solunda Jin oturuyor jungkook ve Taehyung yeni tasarlanan silhları tanıyordu

Yoongi telefonuna gelen mesajla yerinde doğruldu merakla resime tıkladı ve gördüğü resim karesi ile telefonu duvara fırlatması ve telefonun parçalanması aynı anda gerçekleşmişti.

Toplantı odasındaki herkes bir anda donup kaldı jungkook ayaklarınuın dibinde parçalanan telefonun parçalrını topladı "ben teknik ekibe hallettiririm içindeki bilgileri yeni telefona akrartırım" dedi

Yoongiden ses yoktu

Namjoon" sorun ne' diye sordu.

Yoongi burnundan soluyarak "o şarefsiz"

"Kim,kimden bahsediyorsun"

"Hoseok o Hoseok denen adam"

birden ayağa fırladı 'geberteceğim onu" dedi.

Namjoon "dur sakin ol neoldu anlat "

Yoongi sinirle Namjoon'a döndü "bana sakin ol diyip durma sakin ol düzelecek dedin, bir ay oldu hiç birşeyin düzeldiği yok, jimin sakinleşsin döner dedin ama o hayatına devam ediyor ben artık sakin olmayacağım herkes hak ettiği cezayı çekecek sen bana o Felix denen sürtüğü getir ondan başlayacağım tüm bunlar hep o yılanın başının altından çıktı, sonra Hoseok onu getir"

Namjoon donup kalmıştı Yoongi'nin gözlerinde saf öfke vardı sanki karşısında kana susamış bir canavar vardı eğer hemen birşeyler yapmazsa çok kan dökülecekti çok.

"Peki ama Hoseok'a birşey yaparsan Jimin'i sonsuza kadar kaybedersin bunu bil yinede getir diyorsan hemen halledeyim" dedi.

Yoongi geri yerine oturdu" ama o Jimin'e sarıldı sıkı sıkı sarıldı" diye fısıldadı "ben dokunamıyorum bile uzaktan bile göremiyorum sadece resimlerine bakarken o sarıldı"

Namjoon anlamıştı kensin korumalar Hoseok ile jimin'in sarılırken resimini atmışlar diye düşündü.

"Ben halledeceğim ne olur sen birşey yapma" dedi.

Yoongi Namjoon'a döndü "tamam peki senin dediğin gibi olsun ben çıkıyorum siz daevam edin" dedi.

Hoseok tam mumu üfleyecekken jimin "dilek tut" dedi.

Hoseok güldü "umarım yine seninle birlikte çalışırız"dedi mumu üfledi jimin pastayı kesti büyük bir dilim tabağa koydu Hoseok'a uzattı" ilk ve en büyük dilim doğum günü çocğuna" dedi kendisi de bir dilim aldı oturup beraber pastalarını yediler jimin sıra hediyede dedi koşarak odasına çıktı telinde bir peketle geri döndü Hoseok'a uzattı Hoseok paketi açtığında bir bere çıktı Hoseok hemen taktı nasıl yakıştımı dedi Jimin "çok yakıştı doğum günün kutlu olsun biraz geç bir kutlama olduu ama bereyi ancak örüp bitirebildim" dedi.

Hoseok" inanmıyorum senmi ördün"dedi "bu çok anlamlı hiç başımdan çıkarmayacağım yaz sıcağında bile takacağım"dedi.

Hoseok Jimin'e dönüp" Yoongi ile tamemen ayrıldınızmı "diye sordu

Jimin başını öne eğdi" bilmiyorum hiç konuşmadıkki beni hiç aramadı "dedi.

Hoseok "seni üzmek için demedim yani istersen tekrar işe dönebilirsin evde sıkılma diye dedim" dedi.

Jimin "teşekkür ederim ama o Felix ordayken oraya adımımı bile atmam"dedi.

Hoseok anlayışla başını salladı" ben artık gideyim" dedi

Jimin'e sarıldı "herşey için çok teşekkür ederim hayatımın en güzel doğum günüydü iyiki doğmuşum" dedi

Jimin bulaşıkları topluyordu dışarıda yağmur başlamıştı şimşek çakıyor gök gürlüyordu jimin bulaşıkları makineye yerleşestirmiş kendine bir kahve yapmış camdan yağan yağmuru izliyordu evin önüne bir araba geldi sabahtan beridir bekleyen arabadan bir adam inip koşarak diğer aracın yanına gitti bir süre konuştuktan sonra geri yerine döndü jimin dikkatle arbaya bakıyordu kimse inmemişti "acaba bu ..."Yoongi o araçta olabilirmiydi ama neden bu soğukve yağmurlu havada arabada otursun ki

Jimin elindeki bitmiş fincana baktı sıcak kahve iyi gelmişti iki kahve yapayım korulamalara götüreyim dedi hem bu gün ona yardım etmişler eve kadar bırakmışlar poşetlerini taşımışlar üşümesin diye palto bile vermişlerdi oda kahve yaparak bir teşekkür etmiş olurdu hemen kahveleri yaptı vestiyerin yanındaki şemsiyesini aldı ve siyah araca doğru yürüdü onun geldiğini gören koruma hemen araçtan indi" bir sorunmu var efendim"dedi.

Jimin kahveleri uzatıp "hava soğuk sizin için yaptım"dedi adam diğer araca baktı alıp almamak konusunda kararsız kalmıştı ama jimin'in ısrarıyla kupaları alıp araca geri bindi jimin bir iki adım atıp diğer aracın yanına yöneldi arka koltuğun camına tıklattı camlar film kaplı olduğundan içi görünmüyordu ama jimin hissediyordu orada kesinlikle Yoongi vardı cam yavaşçaa indiğinde yanılmadığını anladı jimin'in yüzünü tatlı bir tebessüm kaplamıştı biliyordu işte her gün Yoongi geliyordu kapıda bekliyordu

jimin "eee hava soğuk yani, ben yani, istersen eve gel birlikte kahve içeriz" dedi.

Yoongi saadece "olur" dedi arabadan indi koruma hemen inmiş koşarak şemsiye getiriyordu ama jimin çoktan kendi şemsiyesini ikisinin üstüne tutmuştu bile Yoongi adama. eliyle dur işareti yaptı bir elini Jimin'in beline atttı kendine doğru çekip "ıslanma" dedi ve birlikte eve doğru ilerlediler.

Jimin "sen otur ben hemen kahveleri yapayım"dedi "sade ve şekersiz seviyoordun değil mi?"diye sordu.

Yoongi salondaki koltuğa bacaklarını açarak oturmuştu Jimin'nin gözü bir an Yoongi'nin baldırlarına kaysada hemen toparlandı Yoongi "evet öyle severim"

Jimin hmm dedi ne dediğini anlamadığını belli ederek

Yoongi" kahveyi diyordum şekersiz ve sade severim" dedi.

Jimin "hemen getiriyorum"dedi

Koşarak mutfağa geçti elini kalbine kooydu sen neden bu kadar hızlı atıyorsun diye söylendi kahveleri yapıp salona döndü birini Yoongi'ye uzattı Yoongi bir yudum aldı" ımmm çok güzel olmuş" dedi

Bu sırada yağmur dahada şiddetlenmişti bir şimşek çaktığında aynı anda elektrikler kesildi jimin karanlığı sevmezdi aslında hiç sevmez karanlıktan korkardı "telefonum içeride kaldı seninkinin fenerini saçarmısın" dedi.

Yoongi "benimki de kırıldı, telefonum yok"dedi.

Jimin sehpada mum olacaktı diyerek ayağa kalktı hiçbirşey görünmüyordu eliyle sehhpanın üzerini aramaya çalıştı bu sırada bileğinde bir baskı hissetti birden çekilmesiyle kendini Yoongi'nin kucağında buldu şakındı Yoongi'nin kucağında yan bir şekilde oturuyordu ve Yoongi onu kaçamasından korkar gibi sıkıca sarmıştı burnunu Jiminin saçlarının arasında gezdirip kulağına fısıldadı "boşver mumu böyle kalalım olmazmı"jimin cevap vermedi

Yoongi "böyle kalalım ben seni çok özledim izin ver birazcık sarılayım" dedi

Jimin başını salladı oda çok özlemişti oda bu kucakta olmayı bu güven duygusunu, Yoongi'nin o sert erkeksi kokusunu çok özlemişti başını hafifçe Yoongi'ye doğru çevirdi "bende seni çok özledim" dedi.

burunları bir birine değiyordu birbirlerine okadar yakınlardıki, birbirlerinin sıcak nefeslerini hissediyorlardı hatta neredeyse dudakları birbirine değiyordu.

jimin daha fazla dayanamadı belki sonra pişman olacaktı ama yapmak istiyordu ve yapacaktı biraz daha yaklaştı Yoongi'nin dudaklarına minik minik öpücükler kondurdu Yoongi'de ona ayak uydurmuştu oda minik minik öpücüklerle karşılık veriyordu minik öpücükler yerini daha uzun daha şehvetli öpücüklere bıraktı Yoongi jimin'in altdudağını ağzına aldığında beyninde şimşekler çakmıştı bu nasıl bir zevkti böyle ağır ağır tadını çıkararak birbirlerini öpüyorlardı şu anda odada sadece ıslak öpüşme sesleri yankılanıyordu.

Yoongi jimin'in dilini diliyle tutup emdiğinde jimin ağzının içine inlemişti Yoongi geri çekildi ama çok uzaklaşmadı "seni çok özledim" dedi.

Jimin "bende seni özledim kucağında olmayı sana sarılmayı beni öpmeni çok özledim" dedi.

Yoongi tekrar dolgun dudaklara yapıştı "ben de bebeğim bende seni öpmeyi o dudaklarını kanatana kadar öpmeyi" sonra elini Jimin'in tişörtünün içine sokup göğsünü okşadı "sıcak tenini okşamayı" sonra elini saçlarına attı "bu saçlarda parmaklarımı dolaştırmayı çok özledim"

jimin oturduğu kucaktaan kalktı Yoongi biraz bozulmuştu ama jimin bacaklarını iki yana atarka kucağına oturduğunda başını geriye atarak inledi jimin "ben babacığımı çok özledim" dedi bu söz artık Yoongi için son damlaydı bende bebeğimi özledim "hadi artık güzelce hasret giderelim değil mi" dedi Jimin'in tişörtünü tek hamlede çıkarmış bir kenara fırlatmıştı.

Bölüm sonu

3 yorum