"Huyung lütfennnn"
jimin ellerini dua eder gibi çenesinin altında birleştirmiş, Hoseok'a yavru köpek bakışları atıyordu ama ne derse desin Hoseok kabul etmemiş kesin bir dille reddetmişti
"huyung sadece birkaç saat oyalasan yeter zaten yeni kıyafetler için ölçü almaya gitmeyecek misin?, Kumaşları göster modelleri göster lütfen çok önemli"
Hoseok daha fazla dayanamadı elindeki teyel attığı kumaşı kenara bıraktı Jimin'e döndü "sen delirdin galiba Min Yoongi'nin arkasından iş çevirmek, ne cesaret,sana inanamıyorum tamam adamın sana bir zaafı olduğu kesin ama yinede o adamla oyun olmaz beni karıştırma ve bence sende aklındaki her neyse vaz geç"dedi.
Jimin kollarını göğsüne bağlayarak ofladı "ya ne olmuş sadece doğum günü için sürpriz hazırlayacağım sonunda oda çok memnun olacak"
Hoseok "Bay Min'in sürpriz sevdiğini sanmıyorum,bence sen canına susamışsın ama ölmek için daha acısız yollar var,onları dene bence" dedi.
Jimin huysuzca " ne yani sen bana yardım edecekmisin etmeyecekmisin onu söyle "
"Etmeyeceğim ve bu son kararım" dedi.
Jimin "tamam o zaman ben gidiyorum başka bir yol bulurum nasılsa" diyerek ayağa kalktı.
Bu sırada odaya Felix girmişti" hoşgeldin Jimin nasılsın canın sıkkın gibi ne oldu"
"Evet sıkkın Hoseok-ssi den yardım istedim ama kabul etmiyor" dedi.
Felix" yapabileceğim birşeyse ben yardım edebilirim" dedi
Jimin " yaparmısın gerçekten Yoongi'yi birkaç saat oyalamanı istesem yaparmısın"
"Yaparım tabi bende birşey var sanmıştım provaya giderim oyalarım onu ama neden böyle birşey yapıyoruz anlamadım yoksa hayatında başka birimi var" dedi pis pis sırıtarak.
Jimin öfkeyle "ne alakası var Yoongi'ye doğum günü sürprizi hazırlayacağım ama beni bir an olsun boş bırakmıyor"
Felix "merak etme o iş bende ne zaman yapıyoruz "
"Bu gün öğleden sonra"
"Tamam anlaştık iki ile dört arası nasıl "
"Jimin harika sana nasıl teşekkür ederim bilemiyorum "dedi
Diğer tarafta Yoongi şirkette boydan boya cam kaplı odasında camın önünde dikilmiş düşünceli bir şekilde viskisini yudumluyordu canı sıkkındı Jimin bu ara ondan uzak duruyordu, ama neden,hatta dün gece onu reddetmişti yorgun olduğunu uyuyacağını söylemişti ama uyumamıştı hep telefonu ile ilgileniyordu bu sırada kapı çalıdı Yoongi hiç yerinden kıpırdamadan gell dedi.
Namjoon içeri girdi boğazını temizledi Yoongi ona döndü elindeki boş bardağı masaya koydu Namjoon'a bakarak odasındaki dolaptan yeni bir bardak çıkardı iki bardağada viski koydu birini Namjoon'a uzattı.
Namjoon" ben bu saatte..."
Yoongi umursamaz bir tavırla ve soğuk bir sesle"İç işte konuşacaklarımız var dedi.
Yoongi'nin sesi buz gibiydi Namjoon ürkmüş tüyleri diken diken olmuştu "elindeki bardağın içindeki sarı sıvıya baktı" acaba Jin'in cezasınımı kesecekti ondanmı kendisine iyi davranıyordu Namjoon bu düşüncelerle savaşırken belkide Jin adına özür dilerse onu öldürmesini engelleyebileceğini düşündü " Bay Min eğer Jin hakkında bir infaz kararı aldıysanız bir daha ..."
Yoongi söze girdi" Jin mi oda nerden çıktı şimdi"
"Geçen gün size söyledikleri yani oda çok pişman alkol toleransı düşük ne dediğini bile hatırlamıyor"
Yoongi"ama ben hatırlıyorum" dedi.
Namjoon'un zayıf noktasını bulmuştu Jimin'e ne kadar teşekkür etse azdı artık hepsi avucunun içindeydi insanların zaaflarını bilmek onları yönetmeyi kolaylaştırıyordu zaten hepsi avucundaydı ama elinde bir koz daha olsa fena olmazdı değilmi.
"Ben hatırlıyorum ama Jin ile yıllardır birlikte çalışıyorum ve daha önce bir hatası olmamıştı o yüzden bu seferlik affediyorum"dedi.
Namjoon rahat bir nefes aldı şu an Yoongi'nin ayaklarına kapanabilirdi ama kendini tuttu Yoongi aşırılıkları sevmez laubalilikten hoşlanmaz,çok konuşanlardan neferet ederdi.
Namjoon "teşekkür ederim efendim" dedi ve devam etti " o halde sizin canınızı sıkan konu ne, işler yolunda sevkiyatlar yapılıyor ödemeler sorunsuz geliyor "
Yoongi viskisinden bir yudum aldı sarı sıvı tüm acılığıyla boğazından kayarken yüzünü buruşturdu " jimin bu ara garip davranıyor"
Namjoon şaşırmıştı" nasıl yani, garip derken"
Yoongi sözü dolandırmayı sevmezdi aklından geçenleri açıkça söylerdi peki ama şimdi neden konuşamıyordu" Jimin benden uzak duruyor sürekli telefonla ilgileniyor her fırsatta telefonunu alıp tuvalete gidiyor uzun süre çıkmıyor çünkü sadece orda yalnız kalabileceğini biliyor onun telefon kayıtlarını istiyorum hemen çıkartın" dedi.
Namjoon başını salladı "hemen hallediyorum" diyerek odadan çıktı.
bu sırada Yoonginin dikkati bilgisayarında açık olan güvelik kamerasına kaydı gözlerini kısarak ekrana baktı asansöre binen sarı saçlı birisi dikkatini çekti jimin ona sürpriz yapmıştı oda babacığına dayanamamış özlemişti, ona gelmişti Yoongi heyecanlandı ceketinin yakasını düzeltti acaba kapıya çıkıp karşılasammı diye düşündü ama sonra vazgeçti eğer bebeği sürpriz yapmak istiyorsa ona ayak uydurmalıydı masasına oturdu hemen önüne rastgele bir dosya aldı çalışıyor gibi görünmeliydi bu sırada kapı çaldı sekreteri "efendim misafirinşz var" daha kim olduğunu söylemeden Yoongi gelsin dedi.
Odaya sarı saçlı uzun boylu parlak dolgun dudakları,vucudunu saran bakanın aklını alan bir pantalon üzerine köprücük kemiklerini açık birakan ipek bir bluz giymiş,kusursuz tenini ve vücudunuz cömertçe sergileyen bir genç girdi Yoongi'nin yüzündeki gülümseme anında soldu içini öfke kapladı "sende kimsin"diye gürledi.
Karşısındaki genç bir iki adım geri giderek ve kekeleyerek "be- ben benn Felix efendim moda haftasında tanışmıştık"
Yoongi tabikide onu hatırlamıştı zaten sorun neden geldiğiydi
Felix şimdiden pişman olmuştu Hoseok'un neden kabul etmediğini şimdi anlıyordu bu adamın yanında durmak vahşi bir aslanın kafesinde durmakla eşdeğerdi "efendim spor kreasyonunuzu ben hazırlayacağım o nedenle hem ölçülerinizi almak hemde birkaç model göstermek istedim" dedi.
Yoongi "bu işleri sadece pazartesi günleri yapıyoruz Hoseok söylemedimi" diye çıkıştı.
Felix'in gözleri dolmuştu "ben üzgünüm efendim bay Jung çok meşguldü soramadım ben gideyim o zaman pazartesi günü gelirim" dedi.
Üzgün bir şekilde arkasını döndüğünde "madem gelmişsin bu seferlik böyle olsun ama bir daha dikkat et" dedi.
Felix hemen arkasını döndü "teşekkür ederim efendim" dedi .
Masanın etrafında dolaştı cizim çantasından yaptığı çizimleri çıkardı Yoongi'nin önüne koydu bakın ben bir kaç model hazırladım diyerek masaya eğilerek anlatmaya başladı ama Yoongi'nin dikkatini çeken başka birşey vardı Felix in kokusu aynı jimin gibi kokuyordu Yoongi özlediği kokuyu başka bir tenden derince soludu gözlerini kapattı alt taraflarında bir hareketlenme hissediyordu gözlerini açtığı anda Felix ile göz göze geldi Felix dilini dudaklarının üstünde gezdirerek dudaklarını dahada parlak bir şekle sokmuştu ve ona istekle bakıyodu parlak dudaklar sarı saçlar Jimin'i gözünün önüne getiriyordu başını iki yana salladı.
Felix masadan doğruldu arkasını dönüp ellerini kalçalarına koyarak yavaş adımlarla sehpanın üzerine bıraktığı çantasına doğru yürümeye başladı arkası Yoongi'ye dönüktü çantasından birşeyler alma bahanesiyle iyice eğildi kalçalarını resmen Yoongiye sunmuştu Yoongi'ye belli etmeden hafifçe arkasına baktığında Yoongi'nin dikkatle onu izlediğini gördü hafifçe gülümseyerek doğruldu böylesi güçlü ve sert bir adamı etkileyebildiği için kendisiyle gurur duydu zaten Yoongi ilk gördüğü andan beridir aklından çıkmıyordu onun hakkında bir sürü dedikodu duymuştu yatakta ne kadar sert ve dominant olduğu şehir efsanesi gibi dilden dile dolaşıyordu tabi birde serveti
Felix kasıklarına sancı girdiğini hissetti arkasını dönüp ölçünüzü alabilirmiyim dedi.
Yoongi eliyele işaret ederek onu yanına çağırdı ayağa kalıp" al bakalım "dedi.
Felix omuz ölçüsünü alırkan ellerini Yoongi'nin omuzlarına değdirmeyi eksik etmemişti sonra kollar tanrım ceketin üstünden bile kaslarını hisstmişti sanra yere diz çöktü mesurayı beline tam kemerinin üstüne koydu tabi elide değmemesi gereken yerlere değiyordu bacak boyunu alırken bu boy iyimi diyerek Yoongi'ye aşağıdan yukarıya doğru baktı.
Yoongi elini Felix in çenesinin altına koydu "ne istiyorsun açık söyle buraya neden geldin, benim oyunlara ayıracak vaktim yok " dedi.
Felix korkuyordu ama artık dönüşü yoktu "onu etkilemişti bu bakışlarından ve kabarmış aletinden belliydi.
Yoongi'nin gözlerine baktı" bir gece sadece bir gece sizinle geçireyim lütfen" dedi.
Yoongi gülümsedi eli çenesinden boynuna kaydı biraz sıkarak "eminmisin bir gece bana dayanabilirmisin benimle bir gece geçirenlerin çoğu bir daha güneşi göremedi" dedi.
Felix zorlukla konuştu" peki ya jimin o ,o nasıl güneşi görebildi"
Yoonginin parmakları biraz daha sıkılaştı "o güneşi gördü çünkü o güneşin ta kendisi, benim güneşim o"dedi.

