7 gün 8 saat 17 dakika jimin gittiğinden beridir Yoongi için saniyeler saat gibi dakikalar yıl gibi saatler asır gibi geliyordu kendini ilk defa bu kadar kötü hissediyor sebebini bir türlü anlayamıyordu ne çalışmak ne dinlenmek ne gezmek ne yemek, içmek istemiyordu ,hiçbirşeyden tat alamıyordu şu anda hiç bulunmak istemediği bu şirkette adeta duvarlar üstüne üstüne geliyordu Yoongi biraz olsun kafasını dağıtmak için önündeki kağıtları karalıyordu.
Jin yavaşça kulağına eğildi "efendim ne cevap vereceksiniz sizi bekliyoruz" dedi.
Jin şirketin tercümanı aynı zamanda halkla ilişkiler müdürüydü Yoongi anlamaz bakışlarla Jin'e döndü Jin ilk defa patronunu bu kadar dalgın görüyordu "Amerikalı yetkililer tüm şartlarınızı kabul ettiler anlaşmayı imzalayacak mısınız"diye açıkladı.
Yoongi başıyla onayladı Jin onay verdiğinde anlaşmalar geldi karşılıklı imzalar atıldı Amerikalı yetkili elindeki tabletten birşeyler yapıp Yoongi'ye uzattı ekranda bol sıfırlı bir transfer vardı Yoongi mimik dahi oynatmadan uzatılan eli sıktı ve toplantı odasını terk etti biraz daha kalsa sinir krizi geçirecekti bunalıyor, sıkılıyor ,daralıyordu kalbi göğüs kafesini zorluyordu hastamı olmuştu acaba günlerdir iştahıda yoktu kesin hastaydı bunun başka izahı olamazdı.
Odasına geçtiğinde telefonunu eline aldı biraz vakit geçirmeye kafa dağıtmaya ihtiyacı vardı ama ne mümkün kapı çaldı Taehyung ve jungkook ikilisi içeri girdi.
Yoongi onlara ters ters bakıp" siz neden hep berabersiniz yapışık ikiz misiniz siz" dedi. Bu aralar iki kişiyi yan yana görmeye tahammülü yoktu çünkü o yalnızdı.
Taehyung "ne alakası var yeni anlaşma..."
Yoongi elini kaldırdı Taehyung'un sözünü bitirmesine izin vermedi "iş konuşmak istemiyorum anlaşma tamam üretin teslim edin işte" dedi.
Jungkook "tabii öyle yapacağız ama biraz geçikebilir Arapların malları bitmedi daha" dedi.
Yoongi "siz halledersiniz size bunun için para veriyorum beni uğraştırmayın mühendis adamlarsınız yaparsınız siz" dedi.
Taehyung Yoongi'nin gerginliğini hissetmişti " tabi hallederiz gerekirse üç vardiyaya çıkarır hallederiz" dedi .
Sonunda bu iş bittiğinde Yoongi telefonuna baktı saat üçe geliyordu Paris'te sabah olmuştu jimin neden aramamıştıki dün gece iyi geceler demek içinde aramamamıştı Yoongi artık sinirleniyordu belkide uyanmamıştır daha diye kendini sakinlestirdi bu sırada kapısı çalmıştı gir dedi
Namjoon odaya girip Yoongi'nin karşısındaki koltuklardan birine otururken beni çağırmışsın ne oldu" diye açıkladı.
Yoongi" hasta gibiyim hastaneye gidelim check up yaptıralım" dedi Namjoon "tamam arayayım hazırlansınlar dedi.
Yoongi başıyla onayladı telefonuna gelen mesajla biraz olsun sakinleşmişti jimin'in koruması resimleri atmıştı ekranda açılan resimlerle biraz olsun yatışan sinirleri tekrar gerildi ilk resime baktı inceledi jimin siyah bir takım elbise giymiş büyüleyici görünüyordu böyle düşünen tek kendisi değildi çünkü resimden anlaşılacağı üzere herkes ondan etkilenmişti ki,resimlerini çekiyorlardı onun jimin'in resimlerini çekiyorlardı ve o işe yaramaz korumalar buna engel olmuyordu resime dikkatle baktığında dahada sinirlendi içine birşey giymeden nasıl böyle sokağa çıkar her tarafı ortada o taptığı köprücük kemikleri elini orada gezdirdi herkesin bu güzellikleri gördüğünü bilmek ellerinin kaşınmasına sebeb oluyordu

Sonra sıradaki resime geçti

Bu resim daha fenaydı Hoseok Jimin'e sarılmışmıydı jimin neden bu kadar mutlu görünüyordu Yoongi o yokken birkez bile gülmemişti ama jimin her resimde gülümsüyordu Hoseok'un Jimin'e sarılan kolunu biyerlerine sokmayı kafasına koyup daha fazla sinirlenmeden diğer resme geçti

Jimin Yoongi için tam bir sabır sınavıydı sen mankenmisin diye bağırdı neden bu kadar mükemmel görünüyordu ne gerek vardı
Yoongi sinirle buda ne diyerek tefonu masaya fırlattı daha fazla bakmaya tahammülü yoktu.
Namjoon "bence mükemmel görünüyor" dedi zaten sorunda buydu evet mükemmel görünüyordu Yoongi sinirle telefonu geri eline aldı asıl büyük ayrıntıyı şimdi fark ediyordu saçları ne yapmış o saçlarına diye dişlerinin arasından tısladı Yoongi'nin taptığı sarı saçları artık yoktu ve bırak izin almayı ona sormamıştı bile.
Yoongi sinirle ayağa kalktı pilotu ara Paris'e gidiyoruz diyerek resmen kükredi Namjoon hastane ne olacak.
Yoongi zaten sabrının sonundaydı " salak ısın Namjoon yoksa rol mü yapıyorsun Paris'e gidiyoruz dedim neresini anlamadın" diyerek odadan çıkmıştı Namjoon peşinden koşarken kapıdaki sekretere "arabayı hazırladılar cabuk" dedi diğer yandan kulağında telefonla pilotu arıyordu Yoongi çoktan asansöre binmiş onu bekliyordu
Yoongi sinirle arabadan indi Paris'e indikten sonra Namjoon'nun ayarladığı şöför onları almış direk jimin'in kaldığı otele getirmişti Yoongi sinirle arbadam indi sekiz saatlik yolcukta bile biraz olsun sakinleşmemişti Namjoon jimin için endişeleniyordu resepsiyondaki görevliye "ambulans çağırın kapıda hazır baklesin parası önemli değil ben diyene kadar ahrılmasın burdan "dedi ve koşarak Yoongi'ye yetişmeye çalıştı kendini son anda Yoongi'nin bulunduğu asansöre attı.
Kral dairesinin olduğu son katın düğmesine basıp beklemye başladılar Namjoon Yoongi'ye dönüp "lütfen ona..." Yoongi sakin ve donuk bir sesle "sen bu işe karışmıyorsun bu katı boşalt korumalarda dahil kimseyi istemiyorum" dedi.
Namjoon mecburen başını salladı iki resim için bu kadar tantanaya gerek varmıydı fazla tepki vermiyormuydu ama tabii bu düşüncelerini Yoongi ile paylaşmadı sadece tamam diyerek onu onayladı asansör durduğunda Yoongi hızla inmiş jimin'in odasına ilerliyordu Namjoon'da korumalara yeni emirleri bildiriyordu Yoongi kapıda durdu herkesin gitmesini bekledi en son Namjoon'da asansöre binince odanın kapısını açıp içeri girdi.
Yatak odasına ilerledi jimin yatakta yayılmış uyuyordu Yoongi rahatladığını hissetti yüzüne bir gülümseme yayıldı ama o sinirliydi şu an ciddi durmalıydı buraya hesap sormaya gelmişti ellerini göğsünde bağladı jimin uyanmasını beklemeye karar verdi hemde o özlediği yüzü doya doya izleyebilecekti aslında şöyle bir bakınca siyah saçta fena durmamıştı Jimin'e herşey yakışıyordu ama konu bu değildi sorun ona haber vermememsiydi
Jimin gözlerini açtığında karşısındaki koltukta oturmuş bacak bacak üstüne atmış kendisini izleyen Yoongi ile,kısa bir şok geçirip "sen gerçek misin yoksa ben rüyamı görüyorum " dedi Yoongi güldü gerçeğim ama birazdan rüya olması için yalvaracaksın dedi sesi buz gibiydi.
jimin'in içi ürperdi hemen yataktan fırlayıp Yoongi'nin boynuna sarıldı "ben seni çok özledim ki dedi yanağına yüzüne dudaklarına öpücükler kondurdu" kendince hasret gideriyordu ama Yoongi ona karşılık vermiyordu jimin dudaklarını büzdü "ne oldu sen beni özlemedin mi "diye sordu.
Yoongi "şimdi konumuz o değil sen önce hesap ver" dedi.
Jimin "neden ne yapmışım ben" dedi Yoongi hala onu öldürecek gibi bakıyordu "bu saçların hali ne neden benden izin almadın" diye sordu.
jimin "ne yani saçlarımı boyadım diyemi onca yolu geldin" diye sordu Yoongi "dahası da var ama herşey sırayla nasıl saçlarını boyarsın ben senin sarı saçlarını seviyorum "dedi.
Jimin tekrar kollarını boynuna sardı "bu geçici boya yıkayınca gidecek sadece yeni bir tarz olsun diye yaptılar herkes çok beğendi sen beğenmedin mi" diye sordu bu soru olabilirmiş gibi Yoongi'yi dahada sinirlendirdi "kim beğendi saçlarını söyle sıkayım kafasına" dedi.
Jimin kıkırdadı " sen beni kıskandınmı sert erkeğim benim "dedi .
Yoongi " jimin gülme diye bağırdı hem bu resimler ne "diyerek telefonu Jimin'e uzattı kendiside koltuğa oturdu başına ağrı girmişti.
jimin "wooow süper çıkmışım değilmi" diyerek Yoongi'nin kucağına oturdu "ben en çok beyaz takımı sevdim nasıl" diye sordu jimin'in bu masumluğu Yoongi'yi öldürecekti
Yoongi "çok güzel ama bu kadar dikkat çekmeye ne gerek var mankenler değil sen konuşuluyorsun her yerde "dedi.
" ayrıca o gömleksiz giydiğin takım " jimin heyecanla " evet Hoseok'un fikriydi bence mükemmel oldu yeni bir akım başkatmışız herkes öyle dedi" diyerek açıkladı evet dedi Yoongi "herkese her yerini gösterdin "
jimin gülerek "evet herkes her yerimi gördü ama kimse dokunamadı çünkü hepsi senin sana özel,onlar sadece uzaktan bakacaklar ama ben senin kucağında olacağım" dedi .
Yoongi "evet sen benimsin ve benim olanı kimseye göstermeyeceksin anlaşıldımı bundan sonrada moda haftası falan yok işe gitmekte yok evden çıkmak yasak" dedi.
Jimin'in gözleri doldu oturduğu kucaktan kalkmak istedi ama Yoongi izin vermedi belinden tutup tekrar oturttu "okadar emeğim boşamı gitsin' dedi gözlerinden yaşlar akmaya hazırdı şu an yavru köpek ten farksızdı.
Yoongi derin bir nefes aldı "tamam tamam bakma öyle ama evden çalışacaksın tamammı "dedi.
Jimin neşeyle tamam dedi Birşey daha var dedi
Yoongi başını salladı jimin pijamasının düğmelerini açmaya başlamıştı Yoongi dudaklarını yaladı jimin oturduğu kucakta Yoongi'ye biraz daha sürtünmeye başladı ben seni çok özledim diyerek Yoongi'nin dudaklarına yapıştı ikili bir anda sert bir öpüşmenin içine girdiler jimin ağzına gelen metalik tatla Yoongi'den ayrıldı dudağı kanamıştı ve Jimin biliyorduki bu daha hiçbirşeydi.
Yoongi "merak etme bol bol özlem gidereceğiz ayrıca beni sinirlendirdin bir cezayı hak ettin" diyerek kucağında jimin ile birlikte yatağa doğru adımladı.
Jimin
" cezamı çekmeye hazırım efendim tüm benliğimle sizin emrinizdeyim beni cezalandırın" dedi.


