Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın🩷
3-4 yıl önce
Sabah ezanı ile uyandım ve soğuk bir duş alıp kızıl saçlarımı düzleştirmeye başladım. Saçlarımı düzleştirdikten sonra güzel bir makyaj yaptım, okul formamı giydim ve montumu giyip cebimdeki sigara paketini ve çakmağı kontrol edip odamdan çıktım. Konağın merdivenlerini hızlıca indim ve sessizce konaktan çıktım. Mardin sokaklarında hızlıca ilerledim ve bizim konağın 2 alt sokağına gelince bir sigara yaktım.Dumanı içime çektim, aç karnına içtiğim için hafif başım döndüğü için çantamdan bir çikolata çıkarıp bir ısırık aldım. Hem çikolatamı yiyip hem sigaramı içerek yürümeye devam ettim.
Buraları pek bilmiyordum çünkü Erzurum’dan Mardin’e yeni gelmiştim.Orda annemin yanındayken yaşadığım bi tık sorunlardan dolayı kendi rızamla iş için yıllar önce Mardine gelen babamın yanına gelmiştim.Annemle babam ben 2 yaşındayken ayrılmışlardı bende çok küçük olduğum için annemde kalmıştım.
Sigaramı bitirip yere attığımda karşımda Enes Celladı gördüm. Düşman aşiretin oğluydu ve benim kim olduğumu henüz bilmiyordu.”Okula mı kızıl kafa?” dedi çapkın bi edayla ve benimle yürümeye başladı.“Evet okula gidiyorum her zaman ki gibi, Enes” kendisi benden 5 yaş falan büyüktü ama ben ona abi demiyordum ve demeyide planlamıyordum.
“Sende ineksin ha, her gün okula gidiyorsun yaşıtlarında okula diyip gezmeye gidiyo.”bana doğru döndü “Kızıl kafa sen niye hep okula gidiyorsun? Yaşıtların gibi gezmiyorsun?” yüzünde merak dolu bir ifade vardı. “Çünkü babam bu okula benim okumam için para veriyor, sabahtan akşama kadar gezip tozmam için değil. Hem sevgilim mi var onunla gezicem diye okulu ekiyim.”dedim net bir şekilde.
”Senin sevgilin yok mu ya. Dışardan seni gören de bu kızın kaç tane sevgilisi vardır der.” Bu sefer ben ona döndüm “Niye dışardan orospuya benzer bir yanım mı var?” Dedim sinirle. Söylediğime şaşırmış olacak ki hemen açıklamaya çalıştı kendini “Yok çok güzel kızsın ben ondan dedim.” onu takmadım ve yoluma devam ettim.”Hem şu kızıl saçlara,kahve gözlere,şu uzun boya ,şu fiziğe kim aşık olmaz ki.”yine her zamanki şiirini okuyordu “ Eylül ayından beri her sabah şu yolu birlikte gidip geliyoruz hala adını söylemedin be kızıl kafa.” Yine herzamanki gibi ismini öğrenmeye çalışıyordu “ismini öğrenip napıcaksın?” Diye sordum artık.” Tüm okuluna yayarım işte ne güzel.”dedi çapkınca.
“Neyi yayarsın?”diye sordum korkuyla.”Benim olduğunu.” Sabır çektim içimden ve okula yaklaştığım için sigara paketimi saklamak için yer aramaya başladım.Bulduğum yere paketi koyacakken elinden paketi aldı.” Çakmağınıda ver.” Şaşkınca baktım “Neden aldın paketimi?” elimdeki çakmağıda aldı “Oraya buraya koyma paketini geçen hafta burda torbacılar geziyormuş ot mot koyarlar içine.Hem ben her çıkışına gelmiyormuyum kızım?”diye sordu.”Geliyosun.”diye cevapladım.”Tamam işte sen ver bundan sonra paketini çakmağını bana ben sana çıkışta veriyim, içim rahat etsin.” Hafif sırıttım beni böyle düşünmesi alttan alttan hoşuma gidiyordu. “Harçlığın var mı? Bak yoksa söyle çekinme yabancı değilim ben?” Kolunu omzuma atmış okula doğru yürüyorduk. “Var harçlığım, aldım babamdan haftalığı.”param vardı ama olmasa bile diyemezdim zaten param yok diye utanırdım.
Okulun önüne geldiğimizde montumun cebine bişeyler sıkıştırdı “Buda benden sana harçlık itiraz istemem.”dedi bende uzatmadım.”Teşekkür ederim.”etrafta diğer öğrenciler olduğu için hemen beni sahiplenme ve koruma moduna geçti “Derslerine çalış,öğretmenini dinle ve biri sana bulaşırsa gel bana söyle ben hallederim”son söylediklerini söylerken etrafa baktı ve yanağımdan bi makas aldı. “Abicilik mi oynuyorun?” diye sordum ve cümlemi bitirmem ile öğrenci zili çaldı “Hadi çok konuşma okuluna gir Enes’in gülü” dedi.Çapkınca sırıtıp göz kırptı, beni nazikçe omzumdan okulun bahçesine itti. Arkama dönüp ona bir nah yaptım ve okula girdim.
Sırama otururken aklıma geldi. Şuan yanımda olsaydı ‘terbiyesiniz kız’ derdi bana diye geçirdim içimden. Hoca sınıfa girdi ve yoklamayı alıp derse başladı. Ders felsefeydi ve hoca şakadan anlamadığı için çok sıkıcı geçiyordu dersi. Başımı sıraya koydum ve uyumaya çalıştım ama başımı sıraya koymamla hoca Dilan diye bağırdı ve tekrar dikleştim. Her 10 dakika da bir hocanın Dilan diye bağırmasıyla 2 ders geçti ve sonraki dersler sevdiğim dersler olduğu için hiç anlamadan okul bitti. Zil çalmasıyla zaten toplamış olduğum çantamı alıp kızlar tuvaletine gittim ve hızlıca rujumu sürüp okuldan çıktım.
Gözlerim etrafta enesi aradı ama yoktu hiçbir yerde. 15 dakika okulun önünde onu bekledim ama gelmemişti.Bende okulun karşısındaki büfeden soğuk bir su aldım ve bu ekilmenin üstüne güzelce içerek eve yürüdüm.1 hafta boyunca Enes ile her sabah karşılaşıp mı buluşup mu bi türlü anlamadığım yerde ve okulun çıkışında Enes’i bekledim ama gelmedi.
Geriye kalan lise hayatımda da onu bekledim ama gelmedi.Enesinde dediği gibi çok kişi sevgili olmak istedi benimle , ama benim kalbimde biri vardı.O gün cebime harçlık diye sıkıştırdığı 200lirayı hala cüzdanımda saklıyordum harçlıksız kalırsam harcarım diye ama yapamadım. Sigarasız kaldım , param vardı ama harcayıp bi paket sigara almak gelmiyordu içimden…
Günümüz…
Kızıl saçlarımı saç sosisine sarmış ve tüylü sabahlığımı giymiş kızılcık şerbeti izliyordum ta ki kapım çalana kadar. “Gell” diye seslendim. Üvey annem Şermin gelmişti. “Yine görücü var diyeceksen hiç çeneni boşa yorma Şermin abla istemiyorum”dedim net bir sesle. Şermin ablaya baktığımda endişeliydi “Noldu abla ?” diye sordum merakla.”Dilan, Samet abin kız kaçırmış kızım…” Samet abim amcamın kızıydı “Kimin kızını kaçırmış?” Kim bilir kimi başımıza bela edecekti “ Celladların kızını kaçırmış”dedi sessizce. Cellad soyadı bir yerden tanıdık geliyordu hatta tanıdık da değil bi yerden biliyorum ama nerden çıkaramıyordum ama çok iyi biliyormuşum gibi hissediyordum.
Bölüm sonuuuuu💖
Bölümü beğendiniz mi ?
Karakterkeri nasıl buldunuz?
Beğenmediğiniz bir yer yada eklemek istediğiniz var mı?
Yeni bölüm bugün yada yarın gelir❤️

