İçeriğe geç

Dad or Daddy | Taekook

Bölüm 5 · 8 dk okuma

Dad or Daddy | Taekook

Bölüm 5

⁵

Ellerimi hareket ettirerek omuzlarını okşamaya başladım ve giderek bacak arasında, ona doğru yaklaşıyordum.

"Jeon," dedi fısıltılı sesiyle ve ellerini belime sardığında kıkırdamaya başladım.

"Hmm, Bay Kim çok fenasınız..." Kelimeler ağzımda yayılarak dışarı fırlıyordu ve kafamı sağa sola hareket ettiriyordum. "Emzireyim sizi değil mi?"

"Çok isterim lakin-" İşaret parmağımı dudağına götürdüm ve dudaklarımı büzerek, "Şşş," dedim, "Lakini falan yok, dün gece çok istekle bakıyordunuz. Canınız çekmiş olmalı."

Hayrete düşmüş gibi bakıyor oluşu kahkaha atma isteğimi perçinliyordu. Bu nedenle ellerim, giydiğim tişörtün eteklerine gitti ve onun, ne olduğunu anlamasına fırsat vermeden tişörtümü üstümden çıkardım.

Gözleri şokla aralanırken, "Jeon hayır geri giy," dedi ve yatağın üzerine fırlattığım tişörte uzandı. Yüzünü avuçlayıp kendime çevirdiğimde, gözlerini gözlerimden ayırmıyordu. Vücuduma bakmıyordu.

"Hadi ama Bay Kim," Yüzünü sol göğsüme yaklaştırmaya başladığımda bile, sadece gözlerime bakıyor ve başını iki yana sallıyordu. "Mızmız bir bebek olmayın!"

"Jeon bu şekilde olmaz." Bileklerimden tutup yüzündeki ellerimi çektiğinde, alt dudağımı sarkıtarak, onu sertçe göğsünden itekleyip yatağa uzanmasını sağladım.

"Bu şekilde olur mu Bay Kim?" Üzerine çıkmaya çalıştığım an belimden tutup beni yatağa devirdi ve o üzerime çıktı.

"Sınırlarını fazla zorluyorsun, sarhoş olduğundan şüphe edeceğim." Kahkaha atıp kollarımı boynuna sardım. Dirseklerini kırmış bir şekilde başımın iki yanında tutuyordu.

"Sarhoş veya ayık, ne fark eder ki? İki şekilde de sizi emzirmeyi kabul ederim." Ensesindeki saçlarla oynamaya başladığımda, burnundan verdiği sert nefes tüm tenimi yaladı. Tamamen kendimden geçmiştim. Her ağzımdan çıkan kelime hafızamdan siliniyor, otomatik olarak bir sonraki kelimeye atlıyor gibiydi. Çok da derinlerde yatmayan isteklerimi fütursuzca söylüyordum.

"Ben de ayık iken seni isterim Jeon," Elini yanağıma değdirip okşamaya başladı. "Çok güzelsin," Gözlerimin içine bakarak söylendiğinde, yutkundum. Yanağımdaki tüy kadar hafif dokunuşu içimi öyle hoş yapmıştı ki gözlerimin dolduğunu hissettim. "Çok güzel bir erkek, çok iyi bir babasın," dedi ve devam etti, "Keşke senin gibi olabilseydim," derin bir nefes aldı, "İyi bir baba olabilseydim,"

Yüzündeki zoraki gülümseme içimi yakmaya başlamıştı. Yarım aklımla dediklerini anlamaya çalışıyordum. "Bay Kim..." Ne yaşamıştı önceden?

Boynuna sardığım ellerimi çözüp yanaklarını avuçladım. "Siz de çok iyi bir baba olursunuz." Baş parmaklarımı hareket ettirip yüzünü okşadığımda, dudakları titredi ve gözlerini yumdu.

"Olamadım," Kısık sesiyle konuştu ve gözlerini açtı. Göz bebekleri titriyordu.

"Anlatın bana," Yüzünde dolaştırdım ellerimi ve alnına götürüp dökülen saçlarını taradım. Başım daha çok ağrımaya başlamıştı.

"Şimdi olmaz Jeon," dedi ve o da benim saçlarımı taramaya başladı. Usulca saçlarım arasında gezinirken gözlerim kapanıyordu.

"Bay Kim..." Fısıldadım çehresine doğru ve kaşlarını kaldırıp, "Hmm," diye mırıldandı.

"Bebeğime baba olsanıza,"

•

Tatlı bir kahkaha sesi kulağıma dolup, beni uykumun derinlerinlerinden alıkoyduğunda, titreşen kirpiklerim arasından etrafa bakıp nerede olduğumu sorguladım.

Bizim odamızda, yatağımdaydım. Odanın diğer tarafı aydınlıktı. Ben ışığı açmamıştım, daha doğrusu ben odaya bile gelmemiştim!

O an sarhoş olup biri tarafından buraya getirildiğimi düşündüm ve bu Bay Kim'den başkası olamazdı.

Dirseklerim üzerinde doğrulup bedenimi kaldırdığımda, gelen kahkaha sesinin bebeğime ait olduğunu anladım. Gözlerimi ovuşturup yataktan kalktım. Sonunda gözlerim, eşyaları algılamaya başladığında, odanın diğer tarafında üçlü koltuğa boyuna uzanmış Bay Kim ve karnına oturmuş kızımı gördüm. Bu görüntüyle tamamen kendime gelebilmiştim.

Kızım gülüyor, elini Bay Kim'in göğsüne vuruyordu ve Bay Kim de ona gülüp garip sesler çıkarıyordu. Çok tatlılardı, şuracıkta bayılacaktım!

Yanlarına adımladığımda, Bay Kim bana doğru dönmüş ve gülümsemişti. Tanrım, bir insanın yüzüne bir gülüşü bu kadar yakıştırman benim için bir sınav mıydı?

"İyi misin Jeon?" Bana bakıp konuştuğunda, kızım da bana doğru dönüp güldü ve başını Bay Kim'in göğsüne koydu. Kıskandırmaya mı çalışıyordu bu haylaz..?

"Hmm," dedim ve başımı öne arkaya salladım, "Umarım sizi yoracak hareketlerde bulunmamışımdır Bay Kim,"

Kızımın kısa tutamları arasında parmaklarını gezdirirken başını iki yana salladı. "Kesinlikle beni yormadın Jeon,"

Yanlarına yanaşıp yere çömeldim ve Bay Kim'in göğsünde uzanan bebeğimin burnunu okşadım. "Ne zaman uyandı?"

"Bir saattir uyanık," dediği seyle kaşlarım hayretle havalandı.

"Uslu durdu mu bari?" Bay Kim'e başımı çevirdiğimde yüzlerimiz birbirine yakındı. Saçları koltuğun yastığına dağılmıştı. Gözleri kısıktı, yorgun gözlerdi.

"Kızın çok uslu," dedi başını okşarken, "Ama sen pek değilsin."

Dudaklarım aralandı ve kaşlarım çatıldı. Yüzündeki muzip gülümseyiş hiç iyiye işaret değildi.

"Acaba Bay Kim," dedim ve yüzümü ona daha çok yaklaştırdım. "Sarhoşken sizin kucağınıza falan mı çıkmaya çalıştım? Bu imalı sözlerin altında yatan nedir?"

Dişleriyle alt dudağını ağzının içine çekerek, "Belki de daha fazlasını yapmışsındır," dediğinde nefesimin kesildiğini hissettim. Ben ne diyordum, Bay Kim ne diyordu, biz ne diyorduk? Aniden gelen cesaretle sorduğum sorunun saçmalığını düşündüm.

"Yoksa," dedim yine saçmalamayı tercih ederek, "Bir de üzerinizde zıpladım mı?!" Sesimi yükselterek sorduğum soru karşısında sesli bir gülüşü zar zor dişleri arasında dışarı sundu.

Güldüğü için karnı hareket edince kızım durumdan memnun olmamış gibi sinirli mırıltılar çıkardı.

"Şaka yapıyordum Jeon," Burnumu kırıştırıp, gözlerimi devirerek kızıma baktım. Hem zaten o kadar saçma hareketler yapacak kadar içmemiştim.

"Sen bana göz mü devirdin?" Aniden ciddileşen ses tonuyla neye uğradığımı şaşırıp çekinceyle yüzüne baktığımda, gördüğüm ifadeyle yutkundum. Bay Kim, çok korkunç bakıyordu. İşte şimdi, patronum olduğunu düşünebilirdim.

"B-ben, refleksle oldu yani... Özür dilerim," Sesim bile korktuğumun habercisiyken, gözlerimi kaçırıp yere bakmam buna ek olmuştu.

Bir süre sessizce yere bakarken Bay Kim'in parmaklarını çenemde hissettim. Çenemden tutarak başımı kaldırdığında, gülümseyen yüzünü görünce tüm korkum uçup gitti.

"Korktun mu yoksa?" Baş parmağı çenemi okşarken yutkundum ve başımı hafifçe öne arkaya salladım.

"Oh Bay Kim! Bir anda nasıl öyle bakabildiniz?" Şaşırmış ses tonuyla konuşup, gözlerimi kırpıştırdığımda, gülüşü genişledi.

"Tepkini merak ettiğim için öyle yaptım. O an çok sevimli oldun." Parmakları çenemi okşamaya devam ediyordu. İçimi ısıtan bakışlarıyla derin bir nefes alıp gülümsedim. Galiba şükürler sunmam gerekiyordu. Karşıma çıktığı için, evinde bana bir çalışana vereceği ilgiden katbekat fazlasını verdiği için şükürler sunmam gerekiyordu.

Kızıma her baktığında yüzünde oluşan acı dolu gülümseyişini de çözmem gerekiyordu. İçimi dağlıyordu yoksa.

Bakışlarımız gittikçe uzarken, alt dudağımda hissettim baş parmağını. Başta sadece dudağıma değdiriyordu fakat sonra alt dudağımı aşağı doğru çekiştirince yutkunamadım. Gözlerinin odağı dudaklarım olmuş, sıcak parmakları çenemde ve dudağımda geziyordu. Kalbim, kulaklarımda atmaya başlarken, kızımın Bay Kim'in koluna vurmasıyla eli yüzümden ayrıldı.

Kızım... Bebeğim... Evladım...

Kızım mızmızlanmaya başlayıp ortamı bozduğunda, Bay Kim başını ona çevirip, "Ne oldu minik Yuna?" dedi ve burnuna dokundu. Kızım hiç onu takmayıp bana elini uzattı.

Üzerine doğru eğildiğimde tişörtümü çekiştirdi. Süt istiyor olmalıydı.

"Ben onu alayım Bay Kim," diyerek koltuk altlarından tutup bebeğimi kendi kucağıma aldım.

"Emzirecek misin?" Sorusunu başımla onayladığımda dudakları yukarı kıvrılıyor, ardından geri düz çizgi halini alıyordu. Gülmemek için kendini baskılıyor gibi bir hali vardı.

"Bir sorun mu var?" Tek kaşımı kaldırıp ayağa kalktım ve ona yukarıdan baktım.

"Hayır," diyerek omuzlarını kaldırdı ve ekledi, "Sen bebeğini emzir o hâlde," Koltukta dikelip bana baktığında, gözlerim hatırıma dolanlarla aralandı ve olduğum yerde birkaç adım geriye gidip bakışlarımı yere sabitledim. Hayır.

"O zaman ben de sizi emziririm,"

"Emzireyim sizi değil mi?"

Zihnime dolan cümlelerim şimdi boğazıma takılıyormuş gibi öksürmeye başladığımda, Bay Kim ayağa kalkıp yanıma yaklaştı ve elini sırtıma koydu. İrkilerek dokunuşundan sıyrıldım ve korkuyla gözlerine baktım.

"Sen iyi misin Jeon?" Dilim tutulmuş gibi suratına bakıyordum. Ne demiştim ben, ne yapmıştım? Oysa şaka yaptığını söylemişti. Bir şey yapmadığımı düşünüp rahat davranmıştım.

"B-ben," diyebildim, "Yuna'yı emzireyim ya," diyerek yatağa doğru yürüyüp bakışlarından kaçmaya çalıştım.

"O zaman ben çıkayım,"

"Ç-çıkın, sizi emzirmeyeceğim ya sonuçta," Girdiğim şokla yeniden ağzımdan çıkan kelimelere dikkat edememiştim. Yatağa oturup gitmesini beklerken, adım seslerinden bana doğru yaklaştığını anlayıp nefesimi tuttum ve kızıma sarıldım.

"Öyle mi Jeon?" İğnelemeye hazır sesi kendini belli ettiğinde, içimden kendime küfrediyordum. "Yaklaşık üç saat önce dediklerin daha farklıydı."

Boğazıma takılan tükürüğü yutamıyordum. Kızımı kucağıma uzandırıp ona baktım ve aç ifadesiyle karşılaştım. Sessiz ve aç. Arkamdaki adam ise sesli ve aç gibiydi.

"Ah, hiç hatırlamıyorum Bay Kim," dedim ona başımı çevirmeden. Belli etmemeye çalışıp rahat konuşuyordum lakin o odadan çıktığında, yastığa gömülüp çığlık atacaktım.

"Hmm, diyorsun," Yatağın kenarı çöktüğünde, konuyu deşmek için burada kalacağını anladım. "Bana bak Jungkook,"

İlk defa ismimi kullandığından dolayı daha da gerilmiştim. Titreyebilirdim fakat kendimi tutuyordum. Yavaşça yanımda oturan ona birkaç saniye baktıktan sonra bakışımı bebeğime çevirdim. Sessizce duruyordu, şu an ağlarsa benim için kaçış olabilirdi ama o, olacakları merak ettiğinden sessizce bizi izliyordu.

"Kesinlikle hatırlıyorsun," Bir süre sonra konuştuğunda, ona bakmadan başımı salladım. "Hatırladığın için şu an utangaç davranıyorsun."

Evet, beni yakalamıştı. "Hadi ama Bay Kim, sarhoştum biraz anlayışlı olun!" Yüzüne bakmadan sesimi yükselterek konuştuğumda, bir anda bana yanaştı. Korkuyla yatakta gerilemeye başladım.

"Sana yeterince anlayış gösteriyorum Jungkook," Yatağın başlığına doğru kendimi geri sürüklerken, o bana daha fazla yaklaşıyordu. En sonunda sırtım yatak başlığına yapıştığında, kızımın koltuk altlarından tutup önüme siper ettim. Affet tatlım!

"Özür dilerim Bay Kim!" Ben çığlık atar gibi konuşunca kızım zıpladı ve kahkaha attı. Oyun oynamıyorduk aslında...

"Bazen Jungkook," dedi Bay Kim ve kızıma uzattı ellerini, "Sarhoşken söylediklerimiz, gerçekten demek istediğimiz şeyler olabiliyor." Kızımın koltuk altlarından tutarak, ellerimizi birbirine değdirdikten sonra onu çekip kendi kucağına aldı. "Zaten sen sarhoşken de ayıkken de yapabileceğini söylemiştin, hmm?"

"Sarhoş veya ayık, ne fark eder ki? İki şekilde de sizi emzirmeyi kabul ederim."

Ve yine zihnimde dolanan kelimeler utanç duygumu perçinledi. Yani, Bay Kim bunun üzerinde neden duruyordu bilmiyordum. Yüzüme bakarak takındığı gülüşe baktığımda, canının ciddili süt çektiğini düşünebilirdim veya canı Jungkook çekmişti. Evet, bu daha olasıydı.

"İs-istiyor musunuz?" Başımı eğerek gözlerine baktım. Kızımı bana doğru çevirip beline sağ kolunu sardıktan sonra bana daha çok yaklaştı.

"İstiyor muyum? Neyi?" Yüzüme yaklaştığında, kızım da başını kaldırıp bana bakıyor, mırıldanıyordu. Keşke, diyordum. Keşke şu an çığlık atsa ve ortalığı yıksa.

"Neyi?" dedim ve onu tekrar ettim. Ellerimle tişörtüm üzerinden göğüslerimi kapattığımda, bakışları oraya kaydı ve sırıttı.

"Başka bir şey hatırlamıyor musun?" Gözleri yüzüme saptığında, düşündüm. Başka ne teklif etmiş olabilirdim, diye düşündüm. Seks teklifinde bulunduysam, hapı yutmuştum.

Başımı iki yana salladım. Kızımı bacaklarım arasına bıraktığında kızım, karnıma ellerini koydu. Bay Kim ise bana daha da yaklaştı ve bacaklarımın arasına girdi. Emeklemiş gibi üzerime gelmişti. Elleri belimin iki yanında, yastığın üzerinde duruyordu. Sayısız kez yutkunmuş, acaba başka ne demiştim diye düşünüyordum. Giderek daha net bir şekilde yüzüme vuran nefesleri, beni kendimden geçiriyordu.

"Olurum," dedi neyden bahsettiğinden bihaberken, "Bebeğine baba olurum Jungkook."

___

bölüm sonu

kısa oldu kusura bakmayın ancak vakit buldum :')

of jungkook çok rezil 😔

🎀

oy vermeyi unutmayın güzeller

💗

sera

Bölüm sonu

18 yorum