İçeriğe geç

D-E-J-A-V-U

Bölüm 1 · 13 dk okuma

D-E-J-A-V-U

Bölüm 1

Kriz

Uçaktan yeni inmistik teyzemle. Bu göçebe hayata alıskındım. Yolculuk boyunca yanimizdaki dayının horultusu yüzünden uyuyamamış, ve çok yorulmustum. Etrafıma bkmaya o kadar uzaktımki. Teyzem bavulları beklerken gözlerim dalıyordu. Sanki her an ayakta uyuya kala bilecekmisim gibi. Teyzem bir anda kolumu tuttu. Beni arabamıza dogru cekistirirken ne oldugunu sorgulamıyordum. Kosar adim arabaya gidiyorduk. Arabada ikimizde ön koltuga oturdugumuzda teyzem hizlica gaza basıp hava limanının cıkışına yöneldi. Yolda çıtını bile çıkarmamıstı sadece araba sürüyordu. Eve geldigimde ust kata çıktım. Eski odamdaki tüm esyalar daha yerlesememisti Hizla odamdaki bavuldan pijamalarımı çıkartıp giydim. Gözlerim seyiriyordu ama pijamalarim olmadan asla uyuyamazdım. Dişlerimi hizlica fircaladiktan sonra morarmis gozlerle yataga girdim. Düsünmeye vakit kalmadan derin uykunun teslimi oldum...

Komidinimdeki astım sipreyimi aldım. 2 gün önce aldıgımız lise okul formasına baktım. Teyzem gitseydi etekli alacağını bildiğim icin birlikte gittmistim ve sonuç olarak paltolonlu, altı siyah üstü mavi-beyaz olan ustü almıstık. Okul üstünü giydigimde tısörtün üsyüne gri hırkamı gecirdim. Saçlarımı yukardan toplayarak odamdan cıktım. Teyzem için mutlu olmam lazımdı.Çünkü bu ilk baslangıçlarda mutlu baslarsak devamının öyle olacağını inanırdı.

Yüzümde sahta bir gülümsemeyle aşşağı indim.

-"günaydın" dedigimde tezgahtaki bulasiklardan kafasını kaldırıp bana baktı gülümseyerek.-"günaydın nasılız bu gün?" Kafamı eğip

-"iyi hastanede mesain ne zaman bitiyor?"dedigimde elini beline koydu.

-"ben saat 7ye kadar yokum. Harçlığını masaya koydum"

"Taam" teyzemin zoruyla evden bir kac zeytin ve bal yemistim. evden çıktık. Sokakta teyzemin gözü gibi baktıgı siyah arabayı bulmak zor olmadı. Arabanın ön koltuguna yerlestiğimde kendi kapısını açıp yanıma yerlesti.Yolda teyzem hastanede yaptigi seyleri vesayre olaylari anlatiyordu.

-"Geçen bir hasta geldi. Kaybolan kızının burda bir yerde oldugunu söyledi biliyormusun. Izinsiz odalara girindigi icin hastaneden atıldı." Dediginde gülümsüyordu, kafasını bana çevirdi ama gözleri halen yoldaydı.

-"Peki gerçekten kızı ordamıymış?" Diye sorunca teyz3m dreksiyondan gözlerini çevirmeden.

-"Tabiki kızı orda yoktu. Ben kadinin kayitlarina baktim kızı bile yoktu." Teyzemin telefonu çalınca sözü kesildi. Telefonu çantasından cıkarıp ona vermeden önce baktım. Isimsiz numaraydı. Teyzem telefonu kulağına götürdüğünde kafamı cama çevirdim. Telefon da önemli birsey oldugu her halden belliydi. Teyzem telefonu kapatınca ona döndüm.

-"Kimmiş?" Teyzem gaza basarken gözünü yoldan ayırmadan alelacele konusmaya basladi.

-"Eee neriman teyzen aradı acil hastaneye çağrıyor."dediginde kafamı sallayıp telefonuma baktım. Eski şehirdeki hiç bir arkadaşımın yazmamıs olmasına kırgındım. O kadar güzel anıya rağmen bana halen yazmamislardı. Hepsinin beni unuttugu kesindi.

-"Lena?" Kafamı sasginlikla teyzeme cevirdigimde bana baktıgını fark ettim. Gülümseyerek ellerimi tuttu.

-"Bak kendine yeni arkadaslar bulmaya çalış tamammı?" Dediginde kafamı salladım. Arabadan indiğimde kocaman camlı ve camları kadar büyük okula baktım. Yutkundum. Okula hızlı adımlarla girdim. kocaman genis koridorli, binası kare seklinde ve ortasında büyük merdivenler vardı. Duvarların renkleri katlara göre değisiyordu. benim sınıfım en üst 4. Kattaydı. teyzemin bana anlattığına gore mor renki kat, sınıfımın olduğu katmış. Kafamı mavi kattan yukari kaldırdığımda mor katı gördüm herekezin arasında hızli adımlarla geçtikten sonra mor kata ulasmistim.

Sınıfım 11/C'ydi koridorun sonlarına doğru fark ettiğim kocaman "11/C"yazısını görünce gülümsedim.

Tek başına oturan esmer, gözlüklü kiza dogru yaklasinca kafasını kaldirdi.

-"Bos sıralar nerede?" Kız kenara kaydığında gülümseyerek.

-"Burası boş istersen gel burda otur" dediğinde sıcak bir gülümsemeyle yanına oturdum. Çantamı yanına koyduğumda

Yanına oturdum. Belliydiki pek arkadası yoktu. Elini bna uzattığında konusmaya basladı.

-"alya sen?" Samimi bi gülüşle

-"Lena tanıştığımıza sevindim"

-"lena çok güzel bir isim ismini nereden aldın"

-"Yunancada günışığı ve ayışığı anlamlarına geliyor." Dedigimde kafasıni salladı

-"Saçların doğal mı? Yoksa boya mı? Boyaysa nerden aldın?"

Bu ard arda gelen sorulara cevabım tekken alya soruyu uzatmayı başarmısti.

-"Saçlarım doğal sert kumral."dediğimde kafasını egıp birseyler düsündü.

-"Öylemi çok güzel duruyordu?"büyük ihtimalle inanmamıştı.

-"Teşekkürler senin koyu dalgalı saçlarında cok güzel teninle çok uyumlu." Dediğimde kızardığını fark ettim. Bazen başkalarını şımartmak konusunda üstüme yoktur.

Acaba müzik sinıfı varmıydı? Muzik sınıfından biriyle yakın arkadaş olursam belki oraya transfer olabilirdim. Alyaya döndüm.

-"Alya okulda müzik sınıfı varmı?" Alya karaladığı kolundan kafasını kaldırdı.

-"efendim?" Beni duymadığını fark ettigimde durdum. Tekrar- ettim.

-"Dedimki müzik sınıfı var mı?"

-"Evet var. Niye sordun ki yeni geldin istersen orayada gecebilirdin?" Yutkundum. Teyzemin müzige karşı oldugunu söyleyemezdim.

-"Hiiç sadece merak etmistim." Dedim kafasını salladı. Tam önüne döndügünde koluna dokundum hizlica.

-"Eee peki nerde bu sınıf?"dedim kocaman bir sırıtışla.

-"Off seninle çok isimvar anlasılan." Dediğinde kafamı salladım. Zıl sesi okulun hapörloründen gelince kafamı kaldırdım. Neden durmuyorduda böyle çalmaya devam ediyordu? Kafamı çevirdiğimde omzumda bir el hissettim.

-"Lena?" Gözlerimi sersemlemis gibi kırpıştırırken zil sesinin olmadığını fark ettim.

-"Zil ne zaman çalıyor?"

-"2dk yok bile neden ki?" Durdum. Hayalmı görmüştüm. Yok canım daha neler. Ama o zaman bu nasıl oldu? Kafamı sallayıp önüme döndüğümde sınıftan bir kaç kisi daha girdi. Daha sonra Alyanında dediği gibi 2dk geçmeden zil çaldı. Fark ettimki yanlıs duydugum kadarda uzun sürmemisti zilin çalması.

sınifa genç bayan bir ögretmen geldi ağır adımlarla. Öğretmen masasına oturduğunda sınıfa göz gezdirdi. Arka sıralardan çıkan gürültü sessizligi bozuyordu.

-"hoş geldiniz çocuklar bu gün aramıza yeni biri katıldı Lena'cım tahtaya gelirmisin bize kendini anlat"

Sıradan kalkıp öğretmenin yanına giderken nefesim daralmaya basladığını ve ellerimin uyustugunu hissettim bu guzden kısa konusacaktım ve konuşmaya başladım:

-"merhaba arkadaşlar ben Lena buraya yeni taşındık. 17 yaşındayım. Umarım hepinizle iyi bir arkadaş oluruz" Sınıftakiler bana meraklı bir sekilde baktıktan sonra hızlica yerime oturdum. Astım sipreyimden bir fıs aldım.

-"Atsım mısın?" Diye sordu alya. Kafamı sallayarak

-"Evet malesef cok zor bir şey"

-"Bir ara çok özenirdim hatta babanemin astım siprayini çalmışlığım bile var." Dediginde guldum.

-"şimdi anliyorum ne kadar mal oldugumu."

Ders basladı hoca dersi dikkatlice anlatırken hocayı dinlemiyordum. Nede olsa dersleri dinlemesem bile calışıp 80 alıyordum. Simdiki hedefim müzik sınıfına transfer olmaktı. Zilin sesini duydugumda ayaga kalktık.

Alya önünde ben arkasında sınıfları gezerken bana ne ağırlıklı olduklarını soylüyordu.

-"Peki müzik"

-"Ona daha gelmedik. Bak nesela bu Mat ağırlıklı."

-"Peki müzik?"durdu kafasını çevirdi.

-"Tamam anladık müzik"deyip beni kolumdan cekiştirerek bir sınıfın önune götürdü.

-"Alsana müzik sınıfı."deyip önünde durduğumuzda icerdeki ensturmanları çalanları izliyordum. Bir kız yalıtımlı odanın içerisinde kemanı ağlatıyordu. Alya bana döndü.

-"Bu kız okul turnuvalarında okula gümüş kupa getirdi." Dedi. Ağzım açık bir kıza bir Alyaya bakarken sasa kalmıştım. Zilin sesini duyunca yüzümü buruşturdum. Daha yanına bile gidememistim. Alya kolumu çekiştirip sınıfa cekerken bense sınıfta kemanına bakan kızı izliyordum. Alya kolumu sınıfa dogru cekerken sorular soruyordum

-"ziller ne kadarda kısaymıs"

-"Evet"

-"Bir daha gelirmiyiz?"

-"hayır"

-"Ama neden?"durup bana baktiğında kolumu bırakmıştı. Sert bir tavırla yüzüme bakıyordu. Gülümseyerek ona nakarken kafasını oflayarak aşşağı indirdi.

-"Seninle ne yapacağız?"diye sorduğunda ağzımı hızla actım.

-"Bilmem-"omzuma sert bir darbe alıp yere düştügümde sersemlemistim. Onun yerine burnumda bir ağrı kalmistı.

-"Napıyorsun be!"deyip elimle yerden destek alip kalmaya çalışıyor, bir yandanda elimle burnumu tutuyordum.

-"Of!" yerden kalkan kıvırcık siyah ve özellikle beyaz tenli cocuk hızlıca -Hayatımda gördüğüm en hîzlı sey- gözlerden kayboldu.

Alya elindeki peçeteyi burnuma bastırdı. Yerden kaltığımda sendelesemde hızlıca bize meraklı gözlerle bakanlardan sıyrılıp alyayla sınıfa girdik.

Sırama oturup astım ilacımı içtim. Nedense nefesim düzensizleşmiş ve basıma kramplar giriyordu. Alyanın ha

En burnumdaki peceteyi tutarken elimle peceteyi aldım. Ve o anda dona kaldım.

-"Lena noldu?" Diye sorduğunda ona döndüm.

-"kan olduğunu söylememiştin?"dedim igneleyoci bir sesle.

-"hissetmedin mi? Neyse durmustur simdiye. Burun damarlarin hassas heralde."deyip umursamamaya calisarak önünde döndügünde önüme dönüp.

-"galiba" kafamı sıraya yastladığımda uykum gelmisti. Alya siranın ustundeki elimi tuttu.

-"Hoca gelmicek ders bos. Sen uyu dinlen ben kantine gideceğim." Kafamı salladım. kapandığında sabahki enerjim çekilmiş gibiydi. Gözlerim yanıma birinin oturmasının verdigi sarsıntıyla açılınca sıçradım. Yanımdaki sarışın çok bilmis kendini havalı sanan aptala baktım şaşgınlıkla. Gözlerimi ovaladığımda dahi gözünü o pembe telefon kılıfından ayırmadı.

-"Burda napıyorsun?"diye sordugumda uzun kırmızı tırnaklarıyla elindeki etelefona bakarken diger elinj bama sallayip konustu.

-"Fotoğrzf çekiliyorum. Sen uyu bos ver." Dediğinde derin bir nefes aldım. Her okulda bulunan aptal kızlardandı bu. Sınıfta sakin bir gürültü vardı. Ayağa kakıp kapıya doğru yürumeye basladim. Kiz arkamdan 20. Fotoğrafını cekerken aklımda lavoboya gitmek vardı. Lavoboyu alyanin gosterdigi tüm sınıflardan uzakta koridorun sonuna yöne gidip karsımdaki lavoboyu görünce hic dusunmeden girdim. Lavoboda kimse yoktu. Formamı düzelyip ellerimi islattığımda midemin bulantisiyla gözlerimi sıktım. Okulda uyumak pek iyi bir fikir değildi galiba. Sabah yedigim baldan olmalıydı. Hafif bir alerjim olmasına rağmen birtek ben biliyordum. Teyzeme söylemeyip aldıgı baldan yemek pekmiyi bir fikir degildi galiba. Midemdeki ağrının gecmesi adına her zaman yanımda bulundurdugum küçük çantadan hap aldım. Hapı susuz yuttum 2saniyede. Aynada kendime baktım.

-"Sakin ol. Sakın berbat etme."diye kendime öğüt verdim. Derin bir nefes alarak lavobunun kolunu acarak sınıftan çıktım. Lavobodan çıktığımda lavobonun yanındaki genis öğretmenler icin yaplan terastan bagirma sesleri geliyordu.

Cam kapıya yavasca yaklasip ne olduguna baktığımda dehset icerisinde kala kaldım. Karşımdaki sey bir seri katilmiydi bilmiyorum. Ama bu kadar hîzlı nasıl hareketede biliyordu? Yerdeki çocuğun üstüne bildiğin yatmiş gibiydi. Heryere sıçrayan koyu kanlar vardı. Gozumden süzülen korku damlalarıyla hareket etmeye çalışırken aklıma tek birsey geldi.

-"Lütfen biri onu uzaklaştırsın"

Bunu dememe kalmaz çocuktan bir klometre kadar uzağa düstü o sey. Ayağımîn baģları çözülüp yere diz çoktüğümde o sey kafasını kaldırmış sinirle bana bakıyordu.

-"Ne yaptığını sanıyorsun sen!?" Diyip hızlıca bana yaklastiginda gözlerimi kapattım. Nefes alamıyordum. Bağrıcak gücüm yoktu. Koşma sesi yok olduğunda etrafa bakıcak cesareti kendimde bulamiyordum. Bir anlık cesaretle gözlerimi acınca lavobonun kapısını gördüm.

-"Nasıl yani?" Nerdeyse nefessizlikten bayılip kalicaktım. Dizlerimin üstüne cekip öksürürken bir yandanda cantamdaki fisfisi ariyordum. Fisfisi ağzıma götürüp fıs aldıktan sonra kapağı çantada kalan sipreyi yere bıraktım. Derim sanki beni boğuyordu ve ben derimi çekiştirerek nefes alacaģımı sanıyordum. 5dk orda nefesimin düzelmesini beklerken o 5dk bana 1ömür gibi gelmisti. Yavaşça ayağa kallkıp musluğu açtîm. O gördüklerimin sadece bir hayal oldugunu hatırlamak istedim.

-"Lena nerdesin sen seni arıyorum bir saattir?"diyerek beni azarlayan alyanın suratın baktım.

-"Lavabodaydim. Asıl sen nerdeydin sıkıntıdan patladım." Diye karsilikli ona kizdim.

-"Çok sıra vardı. Boşver sen hadi sınıfa gidelim zil çalınca yemek molası zaten. Sana önemli birsey anlatacağım." Kafamı salladım. Tam sınıfa girecekken sınıf zili çaldı. Halbuki tovalette 5 dk falan gecirmistim bu kadar hizli hecmesinin imkani yoktu. Ama bisey demedim.

Zil çaldı ve herkes yemek katına doğru yöneldi. Tam bizde çıkacaktık ki o çocuğun bizim katta olduğunu ve bana baktığını gördüm, aldırmadım.

Yemek hanenin ne kadar kalabalık oldugunu anlatmama gerek yoktur umarim. Lavoboda ictigim hap cok kısa sürede etki etmisti ve daha iyi görünüyordum. Alyayla birlikte 16dk boyunc bos bir her aradık be cıkısa ve lavobolara yakın 4 kisilik bir masa bulduk. Masya oturduk biraz sohbet ettikten sonra alya masadan kalktı ve bende gelmek istesemde bana izin vermeyip kendisi ikimize yemek almaya gitti. Telefonumu elime alip teyzeme mesaj atmaya basladım.

-"Teyze napıyorsun?" Diye mesaj attım. Mesajima cevap vermesini bekl3meye basladım. Acaba suan ne yapiyordur. Belkide birilerinin hayatını kurtarıyordur. Ve yemek yiyordur. Genelde hep böyle düşünürüm. Ne yaptıgının hayalini kurarim. Tek akrabam ve tek kanımın ne yaptıgını hep merak eder hayalini kurardım. Bu dusuncelerle beklerken yanıma 2kız kosup yanıma oturduklarında agzim acik onlari izliyordum.

-"Siz ne-"

-"Şttt sessiz ol!" Ben cevp veremeden geldikleri yönden 2 tane iri yapılı uzun böylü 3 e vurulmus şaçli. Kısacası geldikleri yerdek 2 tane kabadayı gecip gitti. Onlara bakarken kizlar kafalarını kaldırıp derin bir oh çektiler.

-"Napıyorsunuz siz noluyor?"diyerek sorgulayici bakislarla onlara baktım onlar ise hic birsey olmamıs gibi arkaladına yaslanıp bana bakıp.

-"Valla sayende yakalamadılar bizi."

-"Neden sizi ariyorlardı?"

-"Onlari sigara icerken yakaladık müdür yardımcısına bizim söyledigimizi anlamışlar ve bizi ariolardi. Olay bu. Bu arada ben rüya buda masal."

Kızların neden bu kadar rahat olduklarını anlamamıştım. Sizi yakaladıkları yerde öldürecek 2 adam pesinizde olsa bu adar rahat olmazdınız.

-"lena bende. Neden bu kadar rahatsınız? Sizi yakalasalardı kim bilir neler olurdu?"

-"hic bisey yapamazlar birsey bildikleri yok." Deyip elini gözüne atıp tek hamlede gözündeki lensi ve peruğu çıkardı.

-"ne !"

-"Dolandırıcımı sandın bizi ya tehlikeli insanlara karsı bi önlem bu canım." Cantasına perugu ve lensi koyarken agzim acik onu izliyordum.

-"Sendemi peruk takıyorsun-" Deyip kafamı yeni tanıştığım adının masal oldugunu yeni ögrendiğim kıza çevirdimde onunda koyu kısa kahve saçlı ela gözü bir kız olduğunu gorünce dondum. Sırıtarak digerine bakıp.

-"Ben coktan cıkardım fark etmedın mi?"deyip gülümsediğinde aklıma bir sey takıldı.

-"Peki bunu bana neden söylüyorsunuz bunlar yasak sizi müdüre bile söyleye bilirdim?"dedigimde rüya kollarını esnetti.

-"Hicte öyle birine benzemiyorsun. Ayrıca bu okula yeni gelmissin. Bazı kızlar dedikodunu bile çıkardı ama bos ver onlar hep öyleler zaten.1-2 haftaya unutulursun."dedeginde yanaklarım kızardı. Ellerim dalgalı saclarımın içine soktum ve ovaladım. Benim tanımdağım kızlar benim hakkımda dedikodular mı çıkarmıştı böyle, üstelik benim gram tanımadığım insanlar?

Kafamı arkamdan gelen sesle o tarafa çevirdim.

-"Çok sıra vardı. Yeni geldim-"dediginde durdu. Masal ve rüyaya bakarken gülümsedi.

-"Yinemi siz?"kızların ikiside aynanda gülerek birbirlerine baktılar

-"Yine biz!" Yemek tepsisini masaya koyup kızlara sarılırken ayağa kalktım.

-"Siz tanışıyormusunuz?" Diye sordugumda bana baktılar

Alya;

-"evet çocukluk arkadaşlarım. Okula yeni gelmislerdi 1 hafta olmustu ama konusamamıstık."birbirlerinden ayrılıp masaya oturduklarında bend oturdum. Masal

-"Desenize artık aramızda biri daha var diye!" Deyip gülümseyerek bana baktığında. Duraksadım.

-"Ben mi?"

-"yok canım arka masalardakilara seslenmistik biz" dedi ve güldü rüya

-"iyi tamam siz onlarla arkadas olun o zaman."dedim ruyaya eslik ederek. Daha sonrasında havadan sudan konustular bense dinledim. Genelde arkadas guruplarımda hep dinleyen taraf ben olurdum çünkü böylesi daha huzur verici olurdu. Bir ara telefonumu alıp mesajlara girdim. Teyzem mesajima cevap vermemisti. Biraz moralim bozulsada teyzemi aramak icin kızlardan uzaklasıp terasa cıktım. Bir elim telefonda diger elim gerilen bogazımı ovalarken terasta dönüyordüm. Teyzem telefonu açmıyordu. Açmıyordu. Açmıyordu.

En sonunda neriman teyzeyi aramaya karar verdim. Ismini telefona yazarken elim titriyordu. Elime aldıris etmeden telefonu kulagıma koydum.

-"Alo?"Sesi rahat çıkıyordu ve sanki hastanede degilmia gibiydi.

-"Neriman teyze teyzem ordamı?" Sesim boğuk ve titrek cıkmıştı. Hayır hayır ağlayamazdım simdi olmazdı.

-"Lena? Tatlım sakin ol rahatla teyzenin sarjı bitmistir ben evdeyim ." Dediginde icimde biriktirdigim hıçkırıkları bırakıp yere düstüģümde telefonda düstü. Nefes dahi alamazken basım donüyor ellerim titriyordu ve ben halen telefonda bana seslenen neriman teyzeye nasıl cevap verecegimi düsünüyordum. Gözlerim karardığında halen oturuyordum. Etrafın aydınlık oldugunu bilsemde göremiyordum.

-"Neriman teyze iyiim ben-"demeye calıstıgımda sankı sah damarımda sert bir acı hissettigimde bedenim oldugu yere düserken 2 el beni omuzlarımdan tuttu. Gözlerim karadıgı icin göremedigim kisinin kollarında kaldım...

Uyandığımda kendimi bir hastane odasında ağlamaktan gözleri şişmiş teyzemin yanında buldum kendimi.

-"Lena iyimisin yavrum?"sorularına cevap verecek kadar gücüm olmasada buna zorundaydım

-"iyiyim "teyzem Derin bir iç çekti.

-"Yavrum çok özür dilerim hepsi benim yüzümden telefonumun sarjı bitmisti. Seni çok korkuttum hepsi benim suçum kriz geçirmissin." Deyip yanımda ağlamaya devam ederken gülümsedim.

-"senin sucun değildi benim hatamdı. Bu kadar korkulacak birsey yoktu" dedigimde kafasını salladı.

-"Hayır benim sucumdu. Bu tartısmayı bitirelim 15dk ya kalmaz serumun bitecek ondan sonra eve gidip dinleneceksin." Kafamı sallayıp yastıga koydugumda teyzem ayağa kalktı koluna göz yaşlarını silip odadan hızlı adımlarla cıktı. Komidindeki telefonumu aldım. Interneti açtığım anda çıg gibi mesajlar yüzüme püskürdü adeta. Bir iki tanesine bakmak icin wp açtıgımsa hepsini kızların attıgın gördüm. Hepsi geçmis olsun vesayri seyler yazmıslardı. Ve sonra eski şehirdeki arkadaşlarımın beni guruptan attıklarını ve zerre umurlarında olmadığımı gördüm. Bu cok aptalcaydı ama genede üzülmüstüm. Moral bozukluğuyla kafamı yastığa koyup 15 dk boyunca aralıksın uyumayı diledim...

Eve vardığımızda arabadan inip zar zor eve girdik. Direk odama girip kendimi yatağa attım. Telefonumu alıp WhatsApp Sohbetine girdim. Kızların kurdugu wp gurubuna girip mesaj yazmaya başladım.

-"Kızlar ben iyiyim tesekkürler biraz dinlenmem gerekli sadece."kızlar anına çevrim içi olup yazmaya başladılar.

-"Ay biz seni nasıl fark edemedik gercekten çok özür dileriz."

Kızlar sizin yaptıgınız birsey değildi özür dilemenize gerek yok." Deyip gülümsedigimde sok oldugum bi mesaj gördüm.

-"Ya biz değilde bir baskası seni bulmus o bize söyledi."

-"Baskası mı?"diye mesaj attıgımda elimde teyzemin bana özel olarak ayarladığı tuslu zili tutuyordum. Birsey olursa onu rahatlıkla çağıra bilecektim.

-"Evet seni terasta bulmus baygınmıssın. Ama çok garip biriydi teni dısında siyah giyiniyordu teniyse acayip beyazdı."

-"Neyse kızlar ben yemek yemeye aşağıya iniyorum bay bay." Yazıp telefonu ve astım sipreyimi alarak aşşağı kata indim ve

Teyzemin yanın oturdum. Göz altları morarmıştı ama halen dinç gözüküyordu. Büyük bir gülümsemeyle mantı tabağımı önüme koydu. Garip sesemde umursamadan tabağı önüme çektim ve sessice yemeğe basladım

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.