Theo o gecenin ardından bir daha eski haline dönememişti . Kalp çarpıntıları başlamıştı . Sürekli kalbindeki rahatsızlık artıyordu . İlk defa başına bu geliyordu ve ne olup bittiğine de anlam veremiyordu . Bu zayıflığının kimse tarafından bilinmesini istemediğinden de ne amcasına söylemişti ne de Lena'nın hatırlamasına izin vermişti . Bunu kendi içinde tutmak istemiş ve öyle de yapmıştı . Tek amacı vardı o da öncelikle bu durumun ne olduğu hakkında bilgi öğrenmek ve durumunu çözüp kontrol altına almak idi . Sonrasında da duruma göre ne yapıp edeceğine de bakacaktı zaten .
Günler geçtikçe çarpıntılarının ne için olduğunu biraz olsun çözebilmişti . Irelia geldikten sonra !..
Anlamıştı ki geçmişi sadece karanlıktan ibaretti ve Irelia ona sadece fiziksel isteklerini vermişti . Aralarındaki ilişki sevgi ya da aşk değildi . Sadece karşılıklı bir doyum için gerekli partner ilişkisi idi .
Theo olup biteni anladıktan ve her şeyin farkına vardıktan sonra bir daha eskisi gibi olamamıştı . Lena'ya karşı elinden geldiğince yakın davrandı ve isteklerini , duygularını , saklamadan sürekli her konuda açtı . İlk defa birini sevmişti ve kaybetme gibi bir niyeti de yoktu . Hiç göremediği annesinin sevgisinin yanına eşdeğer bir sevgide nihayet birini koyabilmişti ve vazgeçmeye niyeti yoktu . Onu kaybetmemek için kendisini bile feda edebilirdi . Artık tek istediği şey güç değil yılardır aradığı bağlılık hissi idi !..
...
Malikanede ya da ilk kaldığımız evde değildik . Tek gözlü bir ev gibiydi burası . Gözlerimi kırpıştırıp Theo'ya baktım . Ne olup bittiğini anlamam lazımdı !
'' Ne oluyor ? ''
Sesim öyle bir zorlama çıkmıştı ki neredeyse duyulamayacakmış gibiydi , ama o beni duydu ...
- Oraya geri dönmek istemedim , üzgünüm .
'' Bana ne oluyor ? ''
- Kan içtiğin için vücudun tepki gösteriyor , benim gibi doğuştan bir melez olmadığın için . Ve yarın da da safkan bir büyücünün kanı var olduğundan büyücü tarafın canavar tarafına tepki gösteriyor . İki tarafı dengede tutmak her zaman zordur , bu yüzden melezler hiç istenmez .
'' Beni niye kendin gibi biri yaptın o zaman !? ''
- Ben ... Yapmadım .
'' Peki ya nasıl dönüştüm ben Theo ? ''
- Sana verdiğim vişne suyuna biraz kanımı karıştırmıştım . Doğrudan vermek istesem kabul etmeyecektin çünkü . İyileşmen için gerektiğinden bende gizli kapaklı yaptım bu işi . Ben bilmiyordum beni öptüğünde böyle olacağını .
'' Öldüm mü ben ?.. ''
- Kız aşık olacak ve kehanet onların öpücüğü ile son bulacak ! Kehanet bitti Lena ... kehanet ölümünle ve içindeki tüm yaşam enerjinin bana geçmesi ile bitti . Bir anda kalbin durdu . Bir anda oldu engel olamadım yapamadım hiçbir şey . Ama iyiki yapmışım dediğim bir şey de var .
'' Ne gibi ? ''
- Kanımı içeceğine karıştırmak gibi ! Ölmene izin veremezdim . İnan bir saniye vaktim olsa yine içirirdim sana kanımdan . Kehanet bitsin ya da bitmesin !
Bu duyduklarımdan sonra diyecek bir şey bulamamış ve sessiz kalmaya devam etmiştim.
Bu sırada da içimde çok değişik şeyler olmaya devam ediyordu. Bazen ölecekmişim gibi hissettiriyordu.
Ben bunları hissederken tüm bu dönüşüm evresinde Theo yanımda bekliyordu ve anormal birçok durum karşısında aslında bu durumun yaşanan bir şey olduğunu söyleyerek avutuyordu .
- Merak etme yakınsa bitecek. Vücudun alışacak ve büyücü kanın ile kan avcısı kanın birbirine karışıp birbirleri içerisinde barış içerisinde bulunmayı öğrenecek. Sonrası ise çok kolay.
...
Zaman geçtikçe tüm bu ağrılarım acıya dönüşüyordu ve iyice artıyordu . Sanki içimde dışarı fışkırmaya çalışan bir güç vardı .
" Burada güvende miyiz !? " Bu soruyu bağırarak sormuştum . Theo bri şeylerin farkına vararak iyice telâşlanmıştı . Peki ya bu telaşın amacı ne idi !?
"Kötü söyler olacak değil mi !? "
" Bir şey söylesene ! "
Ufak bir sessizliğin ardından nihayet konuşmuştu .
- Büyücü güçleri ... Çıkmak üzere . Dönüşümün son aşaması .
" Yani !?. Bu ne demek oluyor? "
- Yani şu demek oluyor !.. Güçlerin çıkarken etraf dağılabilir çığlığın çok kuvvetli olabilir ve tüm halk başımıza toplanabilir .
" Peki ya neden buraya getirdin beni !? "
- Üzgünüm bunu düşünmeliydim ama hemen halledeceğim.
Theo bunu söyleyerek ayaklandı ve bir anda odayı terk etti . Kısa bir süre sonra daha 1 dakika bile geçmeden tekrar geri gelmişti . Sonrasında " Vakit kaybedemeyiz ! " diyerek kalkmaya yardım etti . Asansöre kadar normal insanlar gibi yürüdük ve asansör gelince de bindik . Binadan ayrılana kadar normal insanlar gibi davrandık . Sonrasında ise ışık hızında oradan uzaklaşmıştık .
Araba yolculuğu pek de sandığım kadar uzun değildi . Araba durunca The şunları söyleyerek arabadan indi:
- Aidan'dan ayarlamasını istedim. Bulunduğumuz yere en yakın şehir dışındaki bir yer.
Sonrasında da arabanın kapısını açarak inmemde yardımcı oldu . Evin kapısını uzaktan güçlerini kullanarak açtı . Bu sırada da yürümede yardımcı olmaya devam ediyordu.
Eve girdiğiniz gibi kapıyı kapattı . Ufak bir adım sonucunda köşkün geniş koridorlarının ortasında düşüverdim . Daha fazla tutamıyordum . Yerden kalkmayı deneyecekken tekrar yere yığıldım . Sonrasında da köşkün dört bir köşesi çığlıklarımla inlemişti . Bu çığlığımla birkaç şey kırılmış ve bazı duvarlar çatlamıştı . Tek iyi tarafı sonunda dönüşümün bu soluksuz çığlığımla bitmiş olması idi .
...
Yorgunlukla yerde öyle yatıyor ve soğuk zemin ile çalışıyorken Theo yavaşça arkadan yaklaşmış ve süslenmişti .
- Lena ... İyisin değil mi ? Hadi gel her şey bitti . Artık başka sorun yok .
Bunları söyleyerek nazikçe belimden tutmuş ve yerden kalkmama yardımcı olmuştu .
Sonrasında da salona geçmiştik. Kendimi anında yumuşak kanepelere atıvermiştim . Kısa bir vakit geçmesinin ardından köşke birileri gelmişti . Yeni özeliklerim ile onların kim olduğunu daha içeri girmeden anlamıştım . Aidan ve Sam Amca idi bunlar !..
Onların içeri girdiğini gören Theo hızlıca ayaklanarak konuşmaya başladı .
- Amcamın ne işi var burada Aidan !!
Aidan kendini açıklamaya çalışarak konuştu .
- Çığlığı duyuldu her yerden . Söylemesem de yerinizi bulması zor olmayacaktı.
- Theo ... Seninle bir kez daha baş başa konuşmaya ne dersin ?
- Amaç ?
- Bak bir hata yaptım evet ama eğer söyleseydim ...
- Tamam sus ! Geliyorum, çıkalım dışarı .
Theo ile amcası dışarı çıkınca koca salonda Aidan ile tek başıma kaldım. Ona baktığımı anlamış olacak ki hemen bana dönüp gözlerime bakmaya başladı . Sonrasında da koltuklardan birine oturmuştu. Anlaşılan anlatacağı şeyleri olan tek kişi Şam Amca değil idi . Aynı şekilde de Aidan benimle konuşmak istiyor gibi gözüküyordu .
Bakalım neler söyleyecekti . Pür dikkat gözlerimi ona dikmiş ve diyeceği şeyi demesini beklemiştim . O bu sırada önce boğazını temizlemiş sonrasında da gelip yanımdaki koltuğa oturmuş ve bana dönmüştü . Daha sonrasında da nihayet konuşmaya başlayabilmişti .
...