İçeriğe geç

Cursed Love

Bölüm 19 · 5 dk okuma

Cursed Love

Bölüm 19

Kehanetten Sırlar

Odanın içerisindeki ufak kıpırtılar ve sesler sonucu yavaşça gözlerimi aralamaya , etrafa bakınmaya başladım . Bu Theo idi . Yavaşça kapıyı tıklatıp içeri gelmiş ve ses çıkarmadan kapıyı kapattığı gibi de doğruca yanıma doğru ilerlemişti . O bunları yaparken de uyanıvermiştim . Zaten uykumda çok hafif idi . Yataktan zor zahmet doğrulmuş onun yüzüne bakıyordum.

- Nasıl hissediyorsun ?

'' Eh işte, ne kadar iyi olabilirsem . ''

- Öyleyse biraz daha yat ve dinlen daha sonra kendini toparlayıp aşağı in ve bizimle yemek ye .

'' Ben yeterince tok hissediyorum zaten . Sadece biraz dinlenip kendime gelmeye ihtiyacım var . ''

- Ama ondan önce aklındaki o binlerce soru işaretini az da olsa gidermek isterim ..

Theo ya meraklı gözlerle bakmış ve onun bu söylemini kabul edip merak ettiklerimi sormaya başlamıştım. Tabii ki de önce o yara söz konusuydu .

Theo'nun önceden yara izi olan elini tutmuş ve izin olduğu kısma baktığımda izin kaybolduğunu gömüş idim . Demek ki hızlı iyileşmişti .

'' Burada bir yara vardı... Anlaşılan çoktan iyileşmiş. ''

- Bizler hakkında bilgi sahibi olduğunu düşünürdüm. o verdiğim kitaptan sonra yani ...

**Theo da kendisi için endişelenen Lena'nın elini tutmuştu.**

- Benim için endişelenme . Kendine dikkat etmelisin .

'' Ondan değil. Ugh.. o yaranın sebebi neydi ? ''

- Sadece senin hayatını kurtarmak için ufak bir bedel . Hepsi bu ..

'' Bu ne demek oluyor ?.. ''

- Sana kendi kanımdan verdim .

'' Ne ? Peki bu ne kadar doğru..! Bu bir yan etki yapmaz mı? Ya kehanet... ''

- Kehaneti ya da diğer her şeyi umursayamayacağım kadar fazla kan kaybetmiştin.. ve hepsi benim yüzümden. Sadece karşılığını aldın.

**Theo bunu söyleyerek Lena'nın içini rahatlatmak istemiş ve ellerini daha da sıkı tutmuştu .**

'' Peki ya göğsündeki yara ? O nereden çıktı , yaralanmayacağını yaralansan da hızlı iyileşeceğini sanıyordum nasıl bu kadar olabildi , ölebilecek kadar ... ''

- Irelia .. Bunlar onun suçu. Hepsi , bunların tümü onun suçu .

'' Irelia ... O.. seni nereden tanıyor ? ''

bu soruyu sorduktan sonra ellerimizin birbirine kenetli olduğunu tekrar fark ederek döndüm ve Theo'nun avucunun içinde olan elimi nazikçe geri çektim .

- O , benim eski sevgilim ...

'' Yani bir geçmişinizin olduğu doğruydu ? ''

- Senin de söylediğin gibi .. geçmiş. Ve hatalardan oluşan bir geçmiş.

'' Nasıl yani !? ''

- Irelia ile amcam Sam sayesinde tanıştık... Bize yardımcı olması için güçlü birine ihtiyaç vardı. En azından yanımızda olacak birine ... Irelia da vampirlerin lideri sayılırdı . En azından bir rütbesi vardı. Biz de o şekilde tanıştık. Sonra olaylar çığırından çıktı. Saçma sapan kıskançlıklar ve kehanet ortaya çıktı. Kehaneti öğrendiğinde çılgına döndü. Aramız bu şekilde açılmaya başlayınca da ayrılmak durumunda kaldım. Olanlar oldu ve benden intikam alma yemini etti kendince...

'' Peki neden çılgına döndü, onu neden bıraktın? ''

- Beni engelliyordu .

Onun bu dediklerinin ardından nihayet olanları , olayları kavramıştım ancak tam olarak böyle olup olmadığını da bilmiyordum . Tek düşüncem Theo'nun Irelia'dan işi bitince vazgeçmiş olmasıydı. "Ya benim sonum da bunun gibi biterse..! " diye düşünmeden edemiyordum ve bu konu yüzüne sürekli içim içimi yiyor , kemiriyordu . Anla Theo anla !.. Bağlanamam sana , yapamam yapmamam gerekli . Ne kadar istesem de olmaz .

Korkulu ve güvensiz gözlerle Theo'yu incelerken Theo elimi tekrar tutup birden , hiçbir şey söylemeden öpmüştü . O anki şaşkınlık ve dalgınlık ile gözlerimi sonuna kadar açmış iken onun da ne yaptığını anlamaya çalışıyordum . Buna zor zahmet karşılık vermeye çalışsam da güven sorunum vardı işte , becerememiştim . Güvenim her şeye baskın gelememişti .Theo geri çekildiğinde de ona aynı surat ifadesiyle bakmaya devam etmiştim . Aonrasında da amacını anlayabilmek adına konuşmaya çalıştığımda ise daha hiçbir şey diyemeden lafım kapının bir anda açılması ve içeriye paldır küldür birinin dalması ile bölünmüştü . Bu gelen Sam Amca idi .

'' Theo .. sen ne ..? ''

...

-Buldum kehaneti buldum . Nihayet çözüme kavuştu . Karşılıklı aşk ... İmiş aov siz çoktan çözmüşsünüz tabii . Pekala buradaki işim artık bitti ve gidiyorum !

Sam Amcanın bu ettiği abuk subuk laflardan sonra çekip gitmişti ve beni tekrardan Theo ile yalnız başıma bırakmıştı . Peki ya bu dedikleri de ne oluyordu böyle !? Kehaneti çözmek ... Zaten kehaneti bilmiyorlar mıydı ? Buradaki büyük sır da ne oluyordu böyle !?

'' Ne oluyor Theo !? ''

- Lena .. seni seviyorum . Sana asla zarar vermem . Benden korkma . Biz seninle güçlüyüz. İkimiz beraber aynı kehanetle kuşatılmış olabiliriz ama .. baştan beri seninle olmak isterdim . Tabii bu cümlelerimi dikkate almayacaksın biliyorum . Başta ne kadar kötü şey yaşamış olursak olalım. Seninle olmak istiyorum Lena ..

Bunlar ne kadar uzun cümleler gibi görünseler de hepsi benim için ayrı anlamlar taşıyordu .. Hepsinin , her cümlenin kendince derin manaları vardı . Ama güvenemiyorum ..! Benden önce yaşadığı ilişki... Hem de Irelia ile ..! O kızdan nefret ediyordum ancak .. Neden ? Sonuçta Irelia'yı kullanan kişi en başından beri Theo'ydu . Neden ondan ölesiye iğreniyorum ? Ya da neden ona baktığım zaman bir tiksinme geliyor ? Anlayamıyorum. Sanki ruhum ile bedenim aynı fikirdeymişçesine onu görünce çalkalanıyor. Ikisi de ondan uzaklaşmamı , onun etini kemiğinden ayırmamı söylüyor. Halbuki bana bir şey yapmadı. Yoksa bu Theo'nun nefreti miydi ? Onun hislerini ben de mi taşıyordum. Bu çok garip ve çözülmesi zor olan bir konu olsa da nihayetinde gerçek hislerimi açığa çıkarmaktan ve Theo'yu sevmekten korkuyordum . Ve ona söylediğim şeylere bakılırsa.. sadece kendimi kandırıyordum !..

" Bak , Theo . Seni anlıyorum. Bu kehanet yüzünden benden başka kimse ile ilgilenemedin , hatta kendinle bile ... Ancak acele etmiyor musun ? Sonuçta güç için yapılmış bir kehanet ve kehanetin nasıl gerçekleştiğini ikimizde biliyoruz . Ayrıca Irelia ile olan geçmişin..."

Kalbim küt küt atıyordu. Sanki yerinden çıkacakmışçasına hem de . Peki ya bu iğrenç duygu da nereden geliyor ? Theo'yu tekrar dikkatlice süzmüştüm. İyice inceleyip göz gezdirdikten hemen sonra hızlıca toparlanıp kendi önüme baktım . Ancak onu gözlemlediğim kadarıyla suratında üzgün ve iğreti bir ifade vardı . Evet , Irelia'dan bahsettiğimde suratında oluşan ifade ... Acaba benim bilmediğim başka bir şey de mi vardı yoksa birbirlerinden gerçekten de tiksiniyorlar mıydı?

- Seni kandırdığımı mı düşünüyorsun ?

'' Benim yerimde olsan ... Düşünmez miydin ?

- Düşünürdüm ... - Sen nasıl istersen . Hiçbir şeye mecbur değilsin ancak en azından gerçek hislerini öğrenmek istiyorum ?

Peki ya şimdi ne demeliydim !? Ne cevap verecektim ?? En iyisi gerçek hislerimi aktarmaktı . Çünkü istesem de istemesem de kendi güçleriyle bunu kolayca öğrenirdi .

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.