İçeriğe geç

Cupid-Hane

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Cupid-Hane

Bölüm 2

Bölüm-1 / Yeni Müşteri

İşte tekrardan buradayım.

Dışarıda minik el çantamdan çıkardığım dinozorlu anahtarlığımın şıngırtısından başka ses yoktu. Hemencecik kütüphaneyi açtım ve "KAPALI" yazısını "AÇIK" yaparak koşaraktan her zamanki yerimi aldım.

Benim bu kütüphanede ki görevim kitapları düzenlemekti evet bir merdivene çıkıp kitapların tozlarını almak ve sıralarını düzeltmek işte bu kadar basitti işim.

Ama bu işin bir mucizesi vardı.

Ben aslında kitapları düzenlemekten çok kütüphanemizi ziyaret eden kişileri birbirlerine bağlıyordum. Aynı bir cupid gibi.

Ama bu işi bir ok ve yay ile yapmıyordum, bana lazım olan tek şey ortak bir kitap ve mor renk bir leylak.

Mor renk leylak ilk aşkı temsil eder ve bizim buralarada sokakları süsleyen şey işte bu mor çiçektir. Elbette herkes bunu bilir eğer bilmeyen biri varsa muhtemelen bu kasabaya daha önce gelmemiştir.

Aslında kütüphanemizi ünlü eden şey insanların buradan aradığı kitabı ve aşkı bularak çıkmasıdır. İşte bu yüzden müşterimiz yoğun oluyor.

Ve zaman geçtikçe insanlar geliyor, gidiyor, geliyor...

Bende her zamanki işimi yapıyorum. Bu kütüphaneyi kuran yani cupid-haneyi benim büyük büyük büyükannem kurmuş. Kulağa ilginç gelebilir ama bizim ailemiz bu iş için görevlendirilmiş ve insanların içine gönderilmiş bir cupid topluluğundan oluşuyor.

Bende bunu devam ettiriyorum. Burada benden başka kişiler de çalışıyor ama hiçbiri beni bilmiyor.

Biz bu kütüphaneyi kurmuş olsakda burada gizli bir şekilde kütüphane çalışanı olarak çalışırız. Çünkü şartlar öyle gerektiriyor.

Öğle arası için merdivenimden iniyorum ve yukarı kata mutfağa gidiyorum. Mutfağın camı masmavi göle bakıyor gerçekten bir kütüphane için harika bir lokasyon.

Aria gölü seyrederek yemeğini yerken, cupid-haneye yeni bir müşteri gelir. Bu gelen de kim acaba?

Kütüphanenin kapısı usulca açıldı, asılı olan çanlar gölden gelen esintiyle beraber kapıya çarparak hoş bir şıngırtı yaydı etrafa. Kitaplarla dolu rafların ve insanların arasından geçerek arka tarafta ki manhwaların olduğu kısma gitti ve gözden kayboldu.

Bu kütüphaneye en son ne zaman gelmiştim acaba? Galiba çok küçükken gelmiştim. Babam bizi bu deniz gibi görünen gölün sahiplik yaptığı kasabada tek başımıza bırakıp gittiğinde annemle gelmiştim. Ne ilginçtir, bir kütüphane var güya burada insanlar aşklarını bulup sonsuza dek birlikte yaşıyorlar ama bu durumu bozan bir şey var. Evet annem ve babam. İkisi yıllar önce burada şuan olduğum yerde tanışıp aşık olmuşlar ama sonra malum yolları ayrılmış. Bende bu aşktan gelen şansız bir detayım. Şuan ikiside yok.

Bugünkü yemek öncekilere göre daha güzeldi.

Aslında her gün aynı şeyleri yiyorum ama olsun makarna bana göre bir sanattır. Bugünkü makarnam yaza uygun şekilde hazırlanmış peynirli makarnaydı.

Hemencecik yedim ve aşağı kata, o sıcak ve kalabalık yere geri indim ama merdivenime geçmedim çünkü etrafta birbirine bağlanacak kişiler yoktu. Bende kasa kısmına geçtim ara sıra bu işe de bakıyordum. Alınan kitapların kaydını tutmak eğlenceli bir iş olsa gerek.

- Ya Aria! Benim için dışarıdan soğuk su alır mısın?

- Tamamdır hemen geririyorum.

Galiba önce dışarı çıkmam gerekiyor.

Aria hızlı adımlarla üç yandaki bakkaldan suyu almaya gider ama kütüphaneye geri döndüğünde kapıdan çıkan o müşteriyi görür.

Aria bu müşteriyi ilk defa görüyordu kimdi bu çocuk ilk defa mı geliyordu yoksa Aria mı denk gelmemişti? Normalde buraya gelenlerin yüzlerini hep bilirdi ve tanımadıkları ise tek kişi değil iki kişi olarak çıkardı dışarı. Buranın sihri buydu.

Hemen kütüphaneye girdi suyu verdikten sonra ekledi:

- Şu demin dışarı çıkan kim? İlk defa görüyorum burada.

- O mu, buraya yeni taşınmış.

Ben galiba aşık oldum.

Bölüm sonu

2 yorum

  • çok tatlı bir hikayeye benziyor devamını çok merak ediyorum

    1Yanıt