İçeriğe geç

Çulsuzlar

Bölüm 8 · 1 dk okuma

Çulsuzlar

Bölüm 8

Bölüm 8: Ya biz kaybettiysek

Berkay, gecenin üçünde şehrin ışıklarına yukarıdan bakıyordu. Gözlerinin altı çökmüş, gömleği kırışmış, ama hâlâ lüks bir hayatın içindeydi. Paranın alabileceği her şeye sahipti; yalnızlık hariç. Oysa bu gece yaşadıkları artık yalnızlıkla da açıklanamazdı.

Cinayeti işlemişti. Tek başına. Evet, Nisa, Havva ve Efe onunlaydı o gece. Hepsi birlikte karar vermişti. Ama silahı tutan el onundu. Tetiği çeken parmak ona aitti. Diğerleri sadece izleyiciydi. O ise suçlu.

Berkay’ın zihni hâlâ o anla çarpışıyordu. Patron yere yığıldığında zaman durmuş gibiydi. Yüzünde bir şey vardı; öfke değil, sanki bir bilmişlik... sanki "bunu yapacağını biliyordum" der gibi bir bakış.

İşte o bakış, Berkay’ı içten içe kemiriyordu.

Kapı tıklatılmadan açıldı. Nisa içeriye girdi. Üzerinde sade bir hırka vardı, yorgundu.

“Yine mi uyuyamadın?” dedi sessizce.

Berkay cevap vermedi, sadece başını iki yana salladı. Camdan dışarı bakmaya devam etti.

Nisa yaklaştı, ama onun yanında bile Berkay kendini yalnız hissediyordu. Kendi içine gömülmüş bir adamdı artık. Kendi vicdanına hesap veren bir hayalet gibiydi.

“Bazen düşünüyorum…” dedi Berkay kısık sesle. “O adam... gerçekten hak etti mi bunu?”

Nisa bir süre sustu. Sonra içini çekerek, “Sen onun geçmişte sana ne yaptığını bilmiyorsun. Ama yine de... bir insanı öldürmek… başka bir şey,” dedi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.