Sabah uyanıp aşağı indiğimde ortalık sakindi. Mutfağa gidip bir bardak su içtim. Sonra koltuğun üzerindeki telefonum çalmaya başladı. Merve çaresizce beni aradığında açmadığım telefonu şimdi açmak için yöneldim: Muhammet.
"Alo, efendim Mami?"
"Duydum ki ortağın emniyetten ayrılmış."
"Evet öyle oldu?" dedim sakince tezgaha yaslanırken.
"Senin yüzünden kız şehir değiştiriyor lan ne yaptın kıza?"
"Gitmiş mi?"
"Saat 9:30'ta uçağı kalkıyor diye biliyorum. Eşyalarını toplarken söyledi."
"Tamam kapat Mami, kapat!"
"Ne olu-" telefonu kapattım ve hızla üzerimi değiştirdim. Saat 8'i 40 geçiyordu. Hızlıca arabaya binip havaalanına doğru sürdüm. Trafik kurallarını uymayarak üstelik radarlara girerek havaalanına ulaştım. Arabayı otoparka bıraktıktan sonra hızlıca içeri girdim. Saat 9'u 10 geçiyordu. O kadar kalabalıktı ki nereye gideceğimi bilmiyordum. Sonra tabelalara bakarak hızlıca ilerledim. Sonra mavi gözlü sarışın ortağımı pasaport kontrolünde buldum. Hızla yanına gittim.
"Efendim geçemezsiniz." ruhsatımı çıkartıp gösterdikten sonra hızlıca Deniz'e yetiştim. Pasaport kontrol eden kadına döndüm. Ruhsatımı gösterdikten sonra "Biz yolculuğu iptal ettirmek istiyoruz. Eşyaları nereden alabiliriz?"
"N-Ne?" diye mırıldanıyordu Deniz. Kolunu sıkıca tutmuştum sanki kaçacağından korkuyordum. Birinin daha beni bırakmasına izin veremezdim.
"Bavulunuzu depodan alabilirsiniz Yavuz bey."
"Teşekkürler." Deniz'i narince sürükleyerek bir köşeye çektim. Mavi gözler bana bakıyordu.
"Ne yaptığını zannediyorsun Yavuz?"
"Lütfen bana 'Berk' de."
"Sen harbi manyaksın. Uçağı niye iptal ettin?"
"Çünkü.."
"Çünkü?"
"Çünkü sana ihtiyacım var Deniz. Deniz ben artık bıktım insanların beni terk etmesinden. Sen bari gitme.." elimi kolundan aşağı doğru ellerine götürmüştüm. Soğuk ellerim onun sıcak ellerini sıkıca tutmuştu.
"Ben.."
"Davaları çözmek içinde ayrıca sana ihtiyacım var.. bir şans daha bu adama vermek istemez misin?"
Hiçbir şey demedi sadece bana sıkıca sarıldı. Bu cevap benim için yeterliydi.
"Gel o zaman ortak evimize dönelim." dedi sırıtarak.
"Eşyalarını Ela alır, gidelim." Otoparka doğru ilerlerken Ela'ya mesaj atmıştım.
siz: Ela havaalanından Deniz'in bavullarını aldırıp bizim eve bıraksana.
Ela: Anlamadım?
siz: Sonra anlatırım hadi.
Ela: ya sabırr🙄
Arabaya bindim ve telefonu bir yere bıraktım. Yolda ilerlerken sürekli bildirim gelmeye başlamıştı.
"Deniz telefona bir baksana- yani bakar mısın?" bakışlarını gördükten sonra cümlemi düzeltmiştim.
Telefonumu aldı.
"Oha Berk havaalanına gelirken tüm trafik kurallarını çiğnemişsin! Yemin ederim trafik magandası örneği diye resmini duvarlara asarım! cezaları öde bari insanlığa katkın olsun..!"
"Hepsi senin suçun saat 9'u 30 geçe yolculuk m edilir kızım! bir de hiçbir şey demeden gitmişsin. İnsan bir vedalaşır insanlarla."
"Ben insan olarak gördüklerimle vedalaştım, sen bence insan değilsin. Ela'yla bile.."
"İltifat olarak kabul ediyorum."
"Sana söyleyeceğim en son şey iltifat olur Berk Yavuz Tönge."
...