"Seni bulamayacağımı mı sandın küçük kızım?"
Diye Bibi'nin ağzından bu sözler dökülürken ben yere çöktüm. Bir kuş gibi bedenim titriyordu. Beni nasıl bulmuştu? Bilmem kaçıncı kez ondan kaçmıştım ve tekrardan beni bulmuştu..
Bibi-
Colette bu kim?
Colette-
B-beni buldu.
Bibi-
Kim buldu Colette?
Colette-
Babam..
Bibi-
Baban mı? Neden böyle bir not bırakmış ki?
Colette-
Yine buldu beni, öldürecek beni Allah kahretsin!
Diyip daha çok ağlamaya başladığımda Edgar seslere gelip telaşla konuşmaya başladı.
Edgar-
Colette ne olduu?
Bibi-
Sen eve geç sonra anlatırız.
Edgar-
Hayır şimdi banada anlatacaksınız.
Bibi-
Bir kerede dediğimi ya-
Colette-
Yeter ya kavga etmeyin! İkimizde anlatırım.
Dediğimde bir süre sakinleştikten sonra özet geçerek neden buraya geldiğimi ve babamı anlattım. Bibi'nin şaşkın bakışları ve Edgar'ın öfkeden delirmiş gözlerini gördükçe korkuyordum. Çok kötü şeyler olucaktı ve ben bunu iliklerime kadar hissediyordum..
Bibi-
Colette bu adam nerede olabilir?
Colette-
Bilmiyorum ama beni bulacak kadar yakın bir yerde olduğuna adım kadar eminim.
Edgar-
Merak etme senin bir kılına bile zarar veremez o şerefsiz herif.
Colette-
Her zamanki gibi olucak Edgar eminim:)
Edgar-
Saçmalama çünkü bu dediklerin olmicak buna izin vermicem!
Diyerek hızlıca apartmandan çıkarken Bibi arkasından seslensede bir fayda etmedi. Biz Bibi ile hemen bizim eve girip lazım olan bir kaç eşyamı alarak onların evine geçtik. Bibi evlerindeki boş bir odayı bana verdiğinde oraya iki günlük kalacağım için ona göre eşyalarımı koydum. Daha sonra Bibi'ye haber vererek birazcık uyumaya karar verdim.
★"Edgar'ın Anlatımıyla"★
Colette'in anlattıklarından sonra sinirden resmen deliye dönmüştüm. Bir insan nasıl çocuğuna bunları yapabilir ya!? Resmen kızı taciz edip kıza şiddet uyguluyormuş. Bana bu bir yerlerden gerçektende çok tanıdık geliyordu ama çıkaramıyordum. Aslında Colette'in yaşadıkları bana çok tanıdık geliyordu. Sanki birini hatırlatıyordu. Ama kim olduğunu çıkaramıyordum. Ben sinirle Colette'in babası denilen o aşağılık herifi bulmak için Chester ve Fang'i aramıştım. Evet leon ve Draco'da yakınımdı ama asla bir Chester ve Fang edemezlerdi. Olay var dediğim an hemen yola çıkmışlardı ve dediğim konuma gelmişlerdi.
Chester-
Lan çakma emo ne oldu bir anda bizi çağırdın?
Edgar-
Konu gerçektende önemli
Fang-
Önemliyse anlatsana olm
Edgar-
Bir tane orospu çocuğunu bulmamız lazım.
Chester-
Tamamda kim işte?
Edgar-
Kim olduğunu ne yapacaksın Chester?
Fang-
Ya tamam didişmeyin kim olduğuna gerek yok Edgar böyle diyorsa bir bildiği vardır.
Edgar-
Bunun ateşi mi var?
Fang-
Neden öyle diyon lan?
Chester-
Sen çünkü şuan bilmem kaç yılın başında Edgar'ı savunuyorsun.
Fang-
Ehh yaparız arada böyle kıyaklar.
Chester-
Keşke banada yapsan.
Fang-
Yaparız arada merak etme.
Edgar-
Konuya dönelim mi?
Dediğinde hepsi konuya dönüp adamı aramaya başladılar.
★"İlahi Bakış Açısı"★
Edgar, Chester ve Fang Colette'in babasının izini sürmeye başlamışken Bibi akşam için evde yemek yapıyordu. Colette'in babasına o da çok sinirlenmişti. Aynı Edgar gibi Bibi'ye de bu bir yerden tanıdık geliyordu ama o da aynı Edgar gibi çıkaramıyordu. Bibi yaptığı çorbanın altını kapatarak dinlemeye bıraktı. Bibi evdeki spor odasına girip antrenman yapmaya başladı. Odanın duvarları içerideki sesleri dışarıya aktarmayan türdendi. Burası Edgar ve Bibi'nin çalışma yeriydi. Nede olsa ikiside bir brawlerdi! Evet Edgar'da aynı Bibi gibi bir brawlerdi. Ama Edgar bir brawler olduğunu kimseye söylemekten hoşlanmıyordu. Colette uzun bir uykunun ardından uyanmıştı. Gerçekten çok yorgundu, ama uyumak ona çok iyi gelmişti. Üzerini değiştirip eline günlüğünü aldıktan sonra çalışma masasına oturup resim çizmeye başladı. Bu sefer Bibi'yi çiziyordu. Siyah ve lacivert karışımı saçlarını vurgulayarak iyice Bibi'yi anımsatıyordu. Bibi'nin elindeki sopayı detaylaştırarak daha güzel bir boyuta getirdi. En sonunda yüzünüde çizerek yarım saat gibi resmini tamamladı. Elindeki günlük ile beraber Bibi'yi ararken kapının sesini duydu. Edgar mı diye kapının deliğinden baktığında o kişinin yüzünü gördü. Elindeki günlük yere düşerken kendiside yere çökmüştü. Tir tir titremeye başlamıştı. Yine o gelmişti. Colette'in peşini bırakmayacağı eskisi gibi belliydi. O sırada antrenmanı biten Bibi odadan çıktığında yerde sessizce ağlayan Colette'in yanına koştuğunda hemen konuşmaya başladı.
Bibi-
Colette ne oldu!?
Colette-
O-o burda..
Bibi-
NE!?
Bibi hemen kapının deliğine baktı. Kimsecikler yoktu. Tekrardan belki görmemiştir diye baktığında yine birini görmemişti. Bibi Colette'in yanına çöküp konuşmaya başladı.
Bibi-
Colette burda kimse yokki.
Colette-
Nasıl ya? Az önce buradaydı.
Bibi-
Canım gördüğüne emin misin?
Colette-
Bibi sana yemin ediyorum ki gördüm.
Bibi-
Tamam tatlım ben sana inanıyorum. Bekle ben Edgar'ı aricam.
Diyerek telefonunu eline aldı. Telefondan Edgar'ın numarasını tuşlayarak onu aradı. 20 saniye içinde telefon açıldı.
Edgar-
Efendim Beyzbol güzeli.
Bibi-
Edgar Colette'in babası buradaydı.
Edgar-
NE!? HEMEN GELİYORUM.
Dediğinde Edgar hızlıca telefonu kapatıp Chester ve Fang ile evlerinin yollarını tuttular. Bibi Colette'i sakinleşsin diye salona götürüp mutfaktan onun için bir bardak su ve ne olur ne olmaz diye kalp ilacını getirmişti. Colette ilacını yutup üstüne suyunu içtikten sonra konuşmaya başladı.
Colette-
Bibi ben çok özür dilerim..
Bibi-
Ne için?
Colette-
Babam illahakine sizide biliyordur başınızı belaya soktum..
Bibi-
Bu senin suçun değil ki?
Colette-
Özür diledim..
Bibi-
Bana bak, bu senin suçun değil anladın mı?
Diyerek eliyle Colette'in yüzünü kendi yüzü ile karşı karşıya getirerek göz teması kurmalarını sağladı.
Bibi-
Şimdi gözlerimin içine bakarak bu senin suçun değil diyorsun anladın mı?
Colette-
Ama Bibi benim su-
Bibi-
Anladın mı Colette?
Colette-
Anladım..
Bibi-
Söyle hadi.
Colette-
Bu benim suçum değil.
Bibi-
Heh işte böyleee.
Diyerek Colette'e destek olmak için ona sarıldığında Colette hemen karşılık verdi. O sırada kapı açıldığında Colette titrek bir sesle konuşmaya başladı.
Colette-
Bibi ya oysa..
Bibi-
Edgar'ı aramıştım gelmiştir merak etme.
Diyerek kapıya doğru yöneldiğinde Colette onun kolunu tutarak gitmesini engelledi.
Colette-
Kapının deliğinden bakarak aç kapıyı.
Bibi-
Zaten öyle yapıcam tatlım.
Diyerek kapının yanına geldi. Kapının deliğinden baktığı. Tahmin ettiği gibi Edgar gelmişti. Yanında Chester ve Fang vardı. Kapıyı açtığında Edgar konuşmaya başladı.
Edgar-
Nerede o orospu çocuğu?
Bibi-
Vallaha ben görmedim ben spor odasında antrenman yapıyordum. Colette sen geldin sanmış kapıya bakmak için kapıya gelmiş. Kapının deliğinden bakınca o adamı görmüş. Ben geldiğimde kapının deliğinden baktım ama adam gitmişti.
Chester-
O adam kim?
Colette-
Babam..
Fang-
Ne?
Chester-
Ha?
Edgar-
Colette şunlara kısaca anlatır mısın yolda başımın etini yediler lan resmen.
Colette-
Peki anlatayım.
Diyerek özetleyerek babasının kim olduğunu ve kısaca ona neler yaptığını teker teker anlattı. Fang ve Chester şok olmuş şekilde olayları dinlemişti.
Fang-
Bu nasıl bir baba lan?
Chester-
Orospu çocuğu!
Fang-
Böyle babalar cidden var mı ya?
Chester-
...
Bibi-
Chester birşey mi oldu?
Chester-
Yok ya boşverin.
Herkes Chester'in bu garipliğine şaşırmıştı. Daha sonra Colette konuşmaya başladı.
Colette-
Mandy ve Janet'i çağırsak biraz otursak olur mu? Kafa dağıtırız.
Bibi-
Çok iyi bir fikir.
Fang-
Bu adamın sağı solu belli olmaz biz gidip kızları alalım.
Edgar-
Bende burada kalayım.
Chester-
Yarım saat içinde geliriz.
Diyerek evden çıktıklarında bizde salona geçtik. Edgar elinde kumandayla kanallarda gezinirken bir çizgi film kanalında durdu. Kumandayı elinden bırakınca konuşmaya başladı.
Edgar-
Colette senin için uyar mı?
Colette-
Çizgi filmlere bayılırım.
Bibi-
Bizde öylee.
Colette-
İzlemenize şaşırdım.
Edgar-
Neden biz izleyemez miyiz?
Colette-
Ben öyle birşey dememiştim..
Bibi-
Bende olsam şaşırırdım valla kendime. Dışarıdan çizgi film izleyecek tiplerden değiliz.
Dediğinde hepsi gülmeye başladı. Bir süre çizgi film izlediklerinde Colette'in ilaç yüzünden uykusu gelmişti. O filmi izlerken bir süre sonra uykuya dalmıştı. Üçü aynı koltukta oturuyordu. Colette'in başı uyurken yanındaki Edgar'ın omzuna düşünce Edgar ona bakıp iç çekti. Edgar'a bu kız çok tanıdık geliyordu ama çıkaramıyordu. Bibi'nin sadece kendisinin ve uyuyan Colette'in uyanık olsaydı duyabileceği bir sesle ağzından o kelimeler döküldü.
Edgar-
Uyu bakalım uyuyan güzel..
Hellooossssss★ Yeni bir bölümden hellooo. Gerçektende bu kitabı yazarken nedensizce hiç sıkılmıyorum. Galiba biri beni yazmam için zorlamadığı için olabilir:)) Neyse eski konulara gönderme yapmicamm OQVQLSGWLGQ zaten o kişiye gönderme yapılmayacak kadar fake biri (kendini erkek diye tanıtıp sonradan kız çıktı şerro) ayyyy yeter bu kadar diğer bölüme başlayacağım size iyi okumaaalaaaarrrrr★