İçeriğe geç

ÇİN SEDDİ'NİN ARKASINDA MAVİ ÇIĞLIK VAR

Bölüm 6 · 2 dk okuma

ÇİN SEDDİ'NİN ARKASINDA MAVİ ÇIĞLIK VAR

Bölüm 6

BENİM MESLEĞİM / 我的职业

Alimler artık sekiz yaşına gelmişti. Zaman, o yüksek ve soğuk duvarların arkasında ruhsuz bir şekilde akarken, Alimler hayatta kalabilmek için Çincesini iyice geliştirmişti. Artık öğretmenlerin ne dediğini çok iyi anlıyor, tahtada duran o karmaşık çizgileri ve resmi emirleri rahatça sökebiliyordu.Sıradan bir ders günüydü.

Sınıftaki dondurucu disiplin ve kasvetli hava her zamanki gibi yerindeydi. Çinli kadın öğretmen kürsünün önünde durmuş, öğrencileri sert gözlerle süzerek tek tek büyüyünce ne olmak istediklerini, devlet için hangi mesleği seçeceklerini soruyordu. Sıra Alimler’e geldiğinde, zihninin derinliklerinde sakladığı, evinden ve aslından kalan o en mukaddes kelime bir anda iradesini aştı. Alimler, heyecan ve korkuyla o kelimeyi ağzından yanlışlıkla kaçırıverdi:

—我……我长大后想成为一名哈菲兹(背诵整部《古兰经》的人)。

( Ben... Ben büyüyünce hafız olmak istiyorum.)

Sınıfa bir anda ölümcül bir sessizlik çöktü. Öğretmenin yüzündeki o sahte memnuniyet ifadesi adeta buz kesti. Bu kelimenin anlamı, sistem için affedilemez en büyük suçtu. Öğretmen tek bir kelime bile etmeden Alimler'in suratına cetvel ile vurdurarak:

—你这个小叛徒!

(Seni küçük vatan haini)

Alimlerin suratında iz çıktı ve öğretmen Alimlerin kulağını çekerek ve koridorun soğuk yankıları arasında doğrudan müdürün odasına sürükledi.Müdürün odası geniş, kasvetli ve devletin o soğuk otoritesinin ağırlığıyla doluydu. Müdür, masasının arkasında ruhsuz bir heykel gibi oturuyordu. Öğretmen durumu kısaca anlatıp odadan çıktığında, müdür Alimler'i karşısına aldı. Gözlerinde en ufak bir merhamet kırıntısı yoktu; bakışları sadece mutlak bir itaati sorguluyordu. Masaya doğru hafifçe eğilerek soğuk, düz bir ses tonuyla sordu:

— “哈菲兹……王斌,这不是国家认可的职业。你为什么要从事这个职业?你不知道这是一种疾病吗?我们要治好你的病。是谁传染给你的病毒?”

(Hafız... Bu devletin onayladığı bir meslek değil Wang Bin. Neden bu mesleği yapmak istiyorsun? Bu bir hastalık bilmiyor musun seni hastalıktan kurtarmak isteriz sana bu virüsü kim bulaştırdı?)

Alimler, müdürün o delici ve baskıcı bakışları altında sekiz yaşındaki küçücük bedeniyle titriyordu. Odadaki sessizlik bir kâbus gibi üzerine çökerken, yokuşa sürülen bu tehlikeli sorgunun ortasında birden dik durdu. Kalbinden gelen o sarsılmaz inançla, müdürün gözlerinin içine bakarak cesurca haykırdı:

— 没有人感染我。我的心如此渴望。真主足以庇佑我们,祂是最好的安排者

(Kimse bulaştırmadı Kalbim çok istiyor. Hasbünallahü ve ni'mel vekil!)

Müdürün yüzü öfkeden kasılırken, Alimler zihnindeki o büyük sorumlulukla ve ailesini koruma içgüdüsüyle suçu tamamen üzerine alarak hemen ekledi:

— 这个词是我自己学的。

(Bu kelamı kendi kendime öğrenmiştim)

Müdür sinirlenir ama sakinliğini koruyarak

—哇,你这孩子喜欢违反规则,但我最讨厌违反规则的孩子了。我要严厉惩罚你。

(Vay , kuralları çiğnemeyi seviyorsun ama ben en çok kural çiğneyenlerden nefret ederim. Seni çok ağır cezalandıracağım.)

Sonra müdür öğretmeni çağırır. Öğretmen kapıyı tıklatır ve girer

—经理先生,请您帮忙。

(Buyrun müdür bey)

Müdür gülerek tutanak tutarken:

—把那孩子带走,教他站着骑摩托车;几个小时后他就会明白过来。

(Şu veledi alda ona ayakta motor sürmeyi öğret bir kaç saat sonra aklı başına gelir)

Ayakta motor süreyi öğretmek demek aslında motor pozisyonu yani stres pozisyonuydu.

Bu cezada çocuk, kollarını düz bir şekilde öne uzatıp dizlerini kırarak (yarım çömelme pozisyonunda) dakikalarca hiç kıpırdamadan durmak zorunda bırakılmaktadır. Ama Alimlerin cezası iki kattı saatlerce durucaktı. Bu pozisyon çocukların kaslarında şiddetli ağrılara ve fiziksel tükenişe yol açmaktadır.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.