İçeriğe geç

Çin musallatı

Bölüm 1 · 14 dk okuma

Çin musallatı

Bölüm 1

Cin musallatı

Ding dong!

Offff

Bu her kimse kitap okuma hevesimi kaçırdı diyerek kitabı masaya koyup sitemle kapıya doğru yürüdü.

Aynur babasıyla birlikte yaşam sürmektedir. Annesi onun tüm ısrarına rağmen o evde kalmamış. Anne ve babasının ayrılması ve annesinin onu istemeyip başka bir ev tutup taşınmasinin verdiği bir gerginlikle kapıyı açtı

En sevdiği arkadaşı Özge büyük bir sevinçle arkadaşının boynuna atladı "çok özledim seni.

"Bende seni çok özledim deyip gözyaşlarına boğuldu. Bu hıçkırıklar özlem hıçkırığı değil. Aynur nihayet uzun sarılışmayı bitirip Özgenin yüzüne baktı.

"Ne oldu neyin var!

Özge cevap vermeden kapıyı kapatıp etrafı kolaçan edip bir bardak su istedi. Aynur ne olduğuna anlam veremedi. Elinde bir bardak suyla Özgenin yanına geldi. Özge suyunu içip Arkadaşını daha fazla meraklandırmadan yan koltukta oturan Aynurun yanına iyice sokularak onu gördüm

Onlar kim?

Özge ses tonunu alçaltarak

3 harflileri

Aynur kahkahayı bastırarak Allah iyiliğini versin bende ne oldu diye korktum.

"Demek 3 harfliler ha. Hahahaha

Özge gayet ciddileşerek dalga geçme Aynur!

"Sessiz ol o burada olabilir Aynur sinirlenerek saçmalama istersen

"Hayır Aynur gözlerimle gördüm.

Aynur özgenin eşek şakalarını iyi biliyor. Her defasında şaka yapıyor ama Aynur zekasıyla hemen anlayıveriyor. Bu sefer farklı Özge şakaları böylesine uzatmaz. Yoksa Özge gerçekten 3 harfli görmüş olabilirmiydi? Aynur Özgeye inanıp inanmamak konusunda güçlük çekiyordu. Anlatmama izin ver!

Bende büyük bir sabırsızlıkla anlatmanı bekliyorum diye karşılık verdi

Özge derin bir nefes alarak başladı anlatmaya geçtiğimiz pazar günü ablamla beraber televizyon seyrediyorduk kalkıp bir kahve yapmak istedim ablamada sordum kahve istersen yapayim diye, bende istiyorum diyince onada yapmak istedim

Aynur "eeee sonra

Özge anlatmaya devam etti su koydum fincanlari hazırladım. Ben daha kahveyi yapmadan ablama telefon geldi ben çıktım anneme haber ver, arkadaşı çağırmış 1 saate gelir dersin bayyy

Tamaaaamm by by

Abim o gün arkadaşlarla maça, annemde pazara gitmişti

Ben tek kaldım

kahveyi fincana boşalttım üstüne kaynamış suyu koydum yanına birde çikolata koydum.

Aynur kıkirdayarak alaycı bir ses tonuyla

"sonrada kahveni keyifle içtin, ben burda meraktan ölüyorum sen bana ne anlatıyorsun saadete gelirmisin artık Özgecim

Özge dahada ciddileşerek içmedim zehir zıkkım oldu o kahve. Çok şükür kahveyi yudum yudum içmeni dinleyemezdim.

"Aynur o gıcık ve alaycı ses tonuyla ee hani 3 harfliler nerde oraya gel. Özge devam etti ablam için fazladan koyduğum kaynar suyu lavaboya boşalttım. İçime birden bir titreme, bir korku girdi. Ayağım boşaldı birden karinca yuvasına kizgin yağ boşalttınca hissettiğim gibi garip bir his girdi içime. Çocukluk zamanımızda hep yaptığımız bir şeydi ama bunun ne kadar yanlış ve günah olduğunu büyüyünce anladım ve hayatımın en büyük salakça yaptığım bu şey benim en büyük pişmanlığım oldu. Kim bilir o zavallı karıncalar nasıl şiddetli bir şekilde can vermişlerdir. Belkide lavado borusuna haşere veya karınca vardır diye düşündüm ama oradada onların ne işi var'ki diye teselli ediyordum kendimi. Acaba tremor hastalığımmı var diye düşündüm bir an

Aklıma binbir türlü şey geldi. Sanki birileri beni tutuyormuş gibi dona kaldım hareket edemiyordum. Odamda şarja taktigim telefonumdan annemi aramak istiyordum ama yapamıyorum belki bağırsam biri sesimi duyar diye ağzımı açtım bağırmaya çalıştım sesim çıkmıyor. Fısıltımı bile duyamıyordum. Allahim ne oluyor bana yoksa öldüm'mü ama hayır herseyi gorebiliyorum ve ayaktayım. Dışarıda kartopu oyniyan çocukların sesini hatta üst komşumuzun kilo vermek için bilgisayardan açtığı zumba müziği sesini bile duyabiliyordum. Annem bir an önce gelsin diye dua ettim içimden. Aklıma binbir türlü şey geldi acaba bu bir hastalikmi. Bu hastalık değil belkide kaynar suyu lavaboya bosaltirken aklıma gelen karinca yuvasına kızgın yağ döktüğüm için Allah beni cezalandırıyordu. Çıldırmak üzereydim ki garip ama beni heyecanlandıran ve umutlandıran bir ses geldi sevinçle bu her kimse gelip biran önce beni kurtarmasini diledim. Koridora dönüktüm ama boynumu hareket edemiyordum buz kesilmişti başımı indirip kapıya doğru bakamıyordum boynum yukarıya doğru kalkıyordu Evin anahtarı bir tek annemde vardı ve o anahtar sesinin gelmesini o kadar içtenlikle bekliyordumki inanamazsın. Aynur şaşkınlıkla özgeyi dinliyordu

"annen geldimi diye sordu

Hayir gelmedi o gelen ses gittikçe bana yaklasiyordu ve tuhaflaşıyordu sanki bir güç boynumu dahada yükarıya doğru kaldırıyor gibiydi başımı güçlükle yukarı kaldırdı

Aman Allahim o da ne!

Simsiyah kocaman gözleriyle bana bakan bir 3 harfli!

çok korkunç bir çığlık attım sesim o an çıksaydı herhalde bütün İstanbul beni duyardı. Yanımda tam yakınımda bir 3 harfli tepemde duruyor.

"nasil yani gercek 3 harflimi? diye şok gecirdi Aynur

"peki birsey yaptımı sana sen anlattıkça tüylerim diken diken oldu nasıl birseydi?

"Kapkara yarasa gibi ama kendinden oldukça küçük kanatlari vardı kızılı andıran ateşten gölge gibi bir görüntüsü vardı dokunsam elim içinden geçecek gibiydi. Aynur özgenin anlattıklarından bayağı ürpermiş olacakki etrafına bakında ve sonra Özgeye onlar buraya gelirlermi diye sordu

"bilmiyorum ama bir daha görsem öbür dünyaya boylarim diye karşılık verdi ürkek bir sesle. O beni takip ediyor galiba o yüzden sürekli etrafıma bakınıyorum hatta dün annem lavaboya gidince yalnız kaldım önümden bir gölge gibi hızla geçti gibi oldu ama emin değilim bunun vermiş olduğu bir korku da olabilir. Anne diye bağırdım annem telaşla yanıma koştu.

Tam o sırada Aynurun babası zili çaldı özgeyle Aynur cok korkmus olacaklarki anı bir ürperti geçirdiler. Sonra kıkırdayarak birbirine korktuklarını belli etmeyerek kapı çaldı diye tekrar ettiler. Aynur ona halen şaka yaptığı tereddüte içindeyken babasının kapıyı çalışında özgenin büyük bir korkuyla yerinden sıçraması onu bu tereddüt ten kurtardı Aynur kapıyı açma ya gitti ve Melih amca koridorda belirdi elini yüzünü yıkayıp odaya geldi aynur babasinin koluna girerek bak baba kim burada diye sevincini babasıyla paylaştı. Özge yerinden kalkıp Melih amcanın elini öperek hoşgeldin amca deyip sarıldı. Melih bey özgeye babasının yokluğunu her seferinde hissettirmemeye çalışıyordu özgeye canım kızım diye hitap ediyordu. Her seferinde Aynurla Özgeyi bir arada görünce Aynura harçlığını önceden vermiş olsa bile özgenin kendini mahçup hissetmemesi için ikisine birden harçlık verirdi. Böyle gönlü zengin bir adamdı Melih bey. Özgeye durumunu sordu iyiyim amca sen nasılsın diye hal hatır sorduktan sonra ben çok yorgunum siz sohbet edin ben odama gidip dinleneceğim dedi . Aynur tamam babacım kahve yada çay istermisin diye sordu melih amca çay istedi birlikte haziŕlayıp melih amcaya verdikten sonra salona geçtiler. Özge ani sıçrayışla çok geç oldu annem meraktan deliye dönmüştür sonra telefona baktı telefonu kapalıydı şarjı bitmişti ben hemen çıkayım başka bir zaman gelip konuşuruz diye çıkmaya hazırlandı Aynur bu gece bizde kalsan olmazmi diye ısrar etti hem hava karardı hem devamını çok merak ediyorum diyince özge havanın iyice kararlılığı görünce kalmak istediğini söyledi

"ama önce annemden izin almam gerek tamam alırız diye bi koşuda telefonu mutfaktan almaya gitti. Aynur Melahat teyzeyi arayıp izin aldı bol bol öpücük gönderdiler. Özgenin karnı acıktı aynurda karnının acıktığını hissetti ve beraber ne hazırlayıp yiyeceklerini düşündüler. Hamburger hazırlamaya karar verdiler. Özge buraya gelirkenki telaşlı ve korku dolu anlarını unutup en sevdiği arkadaşıyla birlikte hem gülüp hem eğlenerek yemek hazırlıyordu. Gerçek arkadaşlık bu değilmi iyi günde kötü günde birlikte olmak gülmek eğlenmek birlikte vakit geçirmek sır tutmak, gerektiğinde dertlerini unutturmak tam olarak bu. Birlikte hazırladıkları Hamburgerleri yedikten sonra Aynur özgeye bir takım pijama getirdi Özge aynurun verdiği pijamayı ürkek bir şekilde aynurun odasında giyinerek hızla salona geldi. Beni yalnız bırakma korkuyorum diyerek aynura sarıldı.

" Aynur; korkma canım ben buradayim diye teselli etti. Özge kendisini çok güvende hissediyordu en sevdiği arkadaşının yanında. Aynur merakla özgenin yaşadıklarının devamını merak ediyordu. Ve konuyu açtı,

"Özgeciğim gerçekten sen 3 harfli gördünmü yani o olduğuna eminmisin dedi belkide bir tür hayaldir

"hayır Aynur eminim gördüm. Onu görünce ne yaptın ne hissettin. Onu görünce çok korktum kaçmak istiyordum ama bunu yapamıyordum, bedenim tamamen kaskatı kesilmişti. Hiç birsey ama hiç birşey yapamıyordum. Daha sonra sanki bedenimden katılık yavaş yavaş çözülüyor gibiydi. Boynum tavana doğru bakıyordu tutulmuştu ama yine hareket edemiyordum. Sonra birden bedenimden katılık gitti birden yere düştüm 3. Harfliden azda olsa uzak olmam ve caresizlikle kıpırdatamadığım bedenimin çözüldüğüne sevindim ama boynum tutuk bir halde hala yukarı ona doğru bakıyordu duzeltemiyordum. İçimden ağlamak geliyordu. Dünyanın en zor hissi buydu her halde hareket etmeye çalışmak ama yapamamak bacagımızın üstüne çok oturdugumuzda uyuşur ya ona benzer bir his uyuşunca 1 kaç dakika sonra düzeliyoruz ama bu hemen geçmedi çok tuhaf birşeydi. Öylece kalakalmıştım o hala oradaydı bana bakıyordu. Sonra birden ürkütücü bir sess duydum

-yavrularımı öldürdün. Çok korktum ne dediğini anlayamadım önce.

Hayır ben kimseyi öldürmedim ben birsey yapmadım diye ağladım. Aman allahim ben konuşabiliyorum bu nasıl olabilir , bağırsam biri beni duyarmıydı diye düşündüm, imdat yardım edin diye bağırmaya çalıştım yine olmadı. Kendimi kontrol edemedigimin farkına vardım. Sadece 3 harfli ile konuşabiliyordum bunun farkına vardımki tekrar o ürpertici ses geldi bana yavrularımı öldürdün

Hayır yemin ederim ben kimseyi öldürmedim senin yavruların kim tanımıyorum. Aynur şaşkınlıkla özgeyi dinliyordu Özge devam ediyordu anlatmaya, sonra ondan yine ürpertici bir ses geldi bende senim yavrularını öldürecem.

Aynur şok oldu

"ne yavrusu Özge senin çocukların yokki kimi öldürecek bu diye sordu. Özge başına gelenleri anlattıkça dahada korkuyordu sonra birbirlerine sarıldılar. Aynur kendini toparlayarak her halde böyle bir film izleseydim gülüp geçerdim diyip korkusunu bastırmaya çalıştı. Özge anlatmaya devam etti. Daha sonra 3 harfli bana eliyle mutfak lavabosunu işaret etti. Lavaboda ne olduğunu anlamadım ayağa kalkıp bakamıyordum. Çok çaresiz bir durumdaydim tam o sırada yavaş yavaş çözüluyordum sanki. göz kapaklarımı hareket etmeye başladım cozuldugumun farkındayım biran önce ayağa kalkıp lavaboda ne olduğunu görmek istiyordum. Sonra tekrardan o garip ses geldi gözlerimi kapadım ama büyük bir güçlükle gözlerim açıldı

-Ben dumansız ateş alevinden yaratıldım sen ateşte kaynayan suyu benim yavrularimın üzerine döküp onları yaktın yok ettin. Ben ne olduğunu anlamaya çalışıyordumki elinde küçük bir ışık yüzüme vuruyordu gittikçe büyüyordu ve alev topuna dönüşmeye başladı. Yanacağım diye o kadar korktum ki dehşete kapılmıştım, avazım çıktığı kadar çığlık atıp bağırdım sesimin çıktığını hissediyordum. Tam o alev topunu bana atacağı sırada. Annemin sesini duyar gibi oldum. Komşumuzla kapıda sesleri geliyordu annem kapıyı anahtarıyla açarken 3 harfli birden yok oldu. Annemin beni görünceki hali gözümün önünden gitmiyor. Annem korkudan ayağı boşaldı yere yığıldı. Geçirdiği şok u üzerinden kısa sürede attıktan sonra ilk aklına gelen şey eve hırsız girmiş olmasıydı.

"Eve Hırsızmı girdi ne oldu Aynur çabuk anlat neden yerdesin! bir sürü soru sordu bende bedenimdeki katılıkla mücadele içinde hareket etmeye çalışıyordum. Daha sonra annem odaları kontrol etti gelip bana sarıldı korkma kızım birsey yok ne oldu anlat bana neden bu haldesin zor ayakta duruyordum eliyle sandalyeyi işaret ederek

"otur buraya anlat kızım

Tamamen çozülmem yaklaşık 10 dakika sürdü sonra anneme sarıldım korkma anne hırsız yok 3 harfli gördüm mutfakta! annem ufak bir şok geçirdikten sonra nasıl yani özge ne 3 harfli si. Anneme durumu anlattım Seni psikiyaptiye götüreceğim dedi. Düşünsene Aynur annem benim deli olduğumu düşündü. Daha sonra olan biteni tekrardan baştan aşağı ya anlattım sonunda inanmış olacakki seni bir hocaya göstereyim sonra psikiyatriye gideriz dedi. Bi koşup telefonunu aldı daha öncede yıllar önce buna benzer bir şey gördüğünü iddia eden halasının kızını müjde ablayı aradı ve böyle bir varlığın nasıl birsey olduğunun tarifini alıp heyecanlı bir şekilde bana onun nasip bir şey olduğunu sordu ben tarif edince. Aman allahim bu nasıl olur neden benimde kızımın başına geldi diye telefonu kapatıp ağlamaya başladı. Daha sonra sakinleşerek

"Ağlama kızım ben buradayım sana hiç birsey yapamaz halamın kızı müjde de yıllar önce görmüş ve kurtulmus bak hiç zarar vermemiş ona diye teselli etti beni bir yandanda ağlayarak. Daha sonra annem tekrardan müjdeyi arayıp onun bu varlıktan nasıl kurtulduğunu sordu ve gittiği hocanın adresini ve telefon numarasını aldı.

"annem benim deli olduğumu düşündü başta. demekki Müjgan ablanın başına gelmeseydi belki şimdi Bakırköy Ruh hastalıkları hastanesinde ben deli değilim diye bağırıyor olacaktım diye gülüp korku dolu ortamı yumuşatmak istedi.

"Aynurda; itiraf etmeliyim bende sana başta inanmamıştım diye karşılık vererek güldüler. Sendede büyük cesaret varmış Özge ben olsam oracıkta bayılıp ölürdüm.

-aklıma geldikçe gözümde canlanıyor başımı kaldırsam hemen tavanda bana bakıyor olabileceginin korkusuyla yaşıyorum.

"Sonra Annem müjde abladan aldığı hocanın numarasını çevirip randevu için aradı hoca 1 aylığına memleketi elazıgda olduğunu ve 1 hafta sonra istanbula geleceğini söyleyip kapatti. Yani yarın annemle birlikte hocanin yanina gidecegiz dedi heyecanli bir ses tonuyla. Aynur ozgeye Hoca dua eder birdaha gelmezler merak etme daha fazla korkma canım diyerek sarıldı. Özge ilk geldiği zamanki korkusu giderek azalmisti bir haftadır bu korkuyla yaşıyorum her yere annemle birlikte gidip geliyoruz gözüme uyku girmiyor diye esnedi sanırım benim yanımda uykun geldi diye tebessüm etti uyudular.

Sabah Melahat teyze erkenden arayıp özgeye bugün hocaya gideceğiz geç kalma diye tembih etti off anne biliyorum uykumun en güzel yerinde uyandırdın beni diye küçük bir sitem etti. Özge Aynurun yatağına dönüp baktı Aynur çoktan kalkmıştı bile. Babasına kahvaltı hazırlamış ve onu işe yollamıştı. Günaydın canım

Günaydın rahat uyudunmu

Evet canım çok rahat uyudum uzun zaman sonra ilk defa deliksiz bir uyku çektim.

Çok güzel uyuyordun uyandırmak istemedim

Elini yüzünü yıka gel kahvaltı yapalım tamam canım

Özge gözü duvarda bulunan saate kaydı saat 10 du

" eyvah çok geç, annem beni aradığında beni uyandırdı diye sitem ettim kadına ve hiç saatede bakmadım.

"Aynur; senin kaçta kalkman gerektiğini bilmediğim için geceden şarja taktigim telefonunu sabah baş ucuna koydum Annen arar diye . Harikasin sen canım arkadaşım diyerek elini yüzünu yıkamaya koştu aceleyle bir kaç lokma alıp aynura her sey icin tesekkur edip çıktı. Annesi de özgeyi bekliyordu

"Anne çok geç kalmadık değilmi?

"Hayır kızım biraz önce aradım istediğiniz saatte gidebilirmişiz. Tamam güzel o zaman hazırlan bir an önce gidelim anne,

" işe yararmı bilmiyorum ama bu korkuyla daha fazla yaşamak istemiyorum.

Korkma kızım geçecek diye teselli etti Melahat teyze. Her ihtimale karşı yanlarına biraz para aldılar. Ve askılıkta duran paltolarını alıp evden çıktılar.

İstanbul trafiğinde biraz oyalandılar ama sonunda gidecekleri adresi bulup oraya vardılar. Tam kapıyı çalacakları sırada Özge birden ürperdi. 3 harfli onun yanı başındaydı ama ona görünmüyordu.

" Anne diye bagırdi!

"Ne oldu kızım

"o burda. Diye annesine sarıldı boynunu kaldırıp yukarı baktı birsey göremedi sonra etrafına bakındi yine birşey göremedi. Sanki bir güç ayaklarını geri çekiyor gibiydi. O eve girmesini engelliyordu. Çığlığı duyan genç adam kapıyı çoktan açmıştı bile. Genç adam durumu anlamıştı. Korkma birsey yok buyurun gelin içeri. Melahat teyzeyle Özge içeri girdiler Özge korkusundan titriyordu. 5 dakika sonra genç adam tekrar koridora gelerek iceri hocanin yanına çağırdı. Özgenin içine garip ve güzel bir huzur girdi

"Anne kesin kurtulacağım bu 3 harfliden. Diye umutla içeri hocanın yanına girdi. Hoca kurani kerim okuyordu. Hocam bugün geleceğinden bahsettiğim hanım kardeşimiz ve kızı geldi. Kızının 3 harflilerinin musallat olduğunu söylüyor. Tamam ali senle hanım kardeşimiz çıkın kızımız tek kalsın. Bunun üzerine Melahat teyze ile Ali odadan çıktılar. Hoca arkasi dönüktü. Kurani kerimi öpüp alnına koyduktan sonra rafa koydu. Ardından kanepeye oturdu. Hiç öyle Özgenin düşündüğü çakma para avcısı hocalara benzemiyordu. Nur yüzlüydü bembeyaz kiyafet giymişti. 60lı yaşlarındaydı.

Anlat kızım nasıl oldu 3 harfli sana nasil bir sureyle göründü. Hepsini anlat sana allahın izni ile yardımcı olayım. başımdan geçenleri tek tek anlattı. Özge anlattıkça nur yüzlü hocanın yüzü ekşiyordu. Sanki büyük bir hata yapmış gibi başını sağa sola doğru sallıyor du o salladıkça Özge geriliyordu. En sonundada küçükken karınca deliklerine kizgin yağ döktüğünü ve böyle birşeyin bu yüzden başına gelip gelmeyeceğini sordu. "Güzel kızım bu çok büyük bir yanlıştır. Ama bu yüzden başına gelmedi. Özge rahatladı. Özge bunun neden başına geldiğini sordu.. Hoca ne soyliyecegini düşünüyor gibiydi.

"Bak kızım her sıcak bir şey dökmekten dolayı her zaman başımıza böyle şeyler gelicek değildir ama delikler 3 harflilerin meskenidir. Sen oraya sıcak su döküp gerçekten onlardan birinin yavrularını öldürmüşsün.

Bu da onun sana musallat olmasına neden olmuş. Hocanın böyle birsey demesi özgeyi çok korkuttu. İçinden acaba Hoca bana katil dermi diye geçirdi. Özge Hocaya dönerek,

"Ama daha önce bir çok kere lavaboya yada yere kaynar su döktüm hiç başıma gelmedi böyle birsey, karınca yuvasına kızgın yağ döktüm orasıda delik degilmi. Hayır kızım onların maskeni canlıların bulunmadığı yerlerdir. Örneğin harabe yerler, çöpler, kabristanlar, pis yerler ve insanların görmediği karanlık yerler. Orada karınca bulunduğu için oraya girmezler. Karınca dünya üzerinde en çalışkan hayvanlardır ve onlar allahın himayesi altındadırlar. Özge gözyaşlarına hakim olamayacak hüngür hüngür ağladı ben ne büyük bir günah işlemişim..

"Allah a dua et kızım o tövbeleri kabul edendir.bağışlayandır dedi

Peki hocam ondan nasıl kurtulurum elindeki şeyle beni yakıp öldürürmü diye sordu hoca tebessüm ederek Allah onlara, insanlara zarar vermesini yasakladı.

O varlıkların Ruh ve psikoloji dışında insanlara hiç bir zararı olmaz.

Daha sonra bir baş örtü getirdi özgeye verdi Özge onunla başını örttü

"elini aç ve dediklerimi tekrar et

Özgeye müminin süresinin 97. Ayetini, ayetel kursiyi Felak ve nas'ı okutturdu dua bitince elini yüzüne sürdü. Daha sonra içinden bir dua ederek elini Özgenin başına vurdu. Güzel kızım hiç bir işini besmelesiz yapma diye tembihledi.

Özgenin içi huzur ile doldu korku tamamen gitmişti.

Son...

'Allah olsun ilk sözümüz'

besmelesiz yapilan hiç bir işte hayır gelmez...

Hikayeyı bazı nedenlerle büyük ölçüde kısaltma yaparak mutlu sona çevirdim. Hikayenin aslı Özge hocanın yardımıyla iyileştikten sonra kendisine musallat olan 3 harfli bu bir gün sonra Aynura musallat olur Aynurun psikolojisi bozulur intihar etmek ister bulunduğu apartmanın camından kendini aşağıya atlayarak intihar eder. Özge de kendini sorumlu tutarak psikolojisini bozar ve ruh hastalıkları hastanesine yatırılır. Yıllar sonra Özge gördüğü tedavilerde iyileşir evine gidince tekrardan o gördüğü şeyi görür başına gelenleri tekrardan yaşamak istemez hocanın yanına gidip tamamen iyileşir. Ama arkadaşı Aynur için ömür boyu vicdan azabıyla yaşar...

Bölüm sonu

1 yorum

  • İdare eder (daha çok fantastik okuduğum için...)

    1Yanıt