" Evet sayın seyirciler bir şubat ayına daha geldik diğer aylardaki gibi cinayetler işlenebilir ancak şubat ayını bilirsiniz katiller sanki bu ayı bekliyomuş gibi herkes bu akşamlarda ölür evlerinizde kalmanızı tavsiye ederim. " ah şu uyarılar her zamanki gibi bengoma halkı (götümden attım böyle kalsın)
Sağ elimde sütlü kahvem, sol elimde ise kumanda kanalı değiştirdim. " Lanet olsun " dedim. Kanallar haberlele doluydu. Eğlenceli bir şey yoktu.
Bende bu yüzden odama doğru yürümeye başladım. Tam yatağıma yatmış uyumaya başlicakken telefonuma bir mesaj geldi.
Bilinmeyen N. : odan karanlık korkuyor musun?
Kim olduğunu anlamaya çalıştım ancak bilinmeyen bir numaraydı.
" Kimsin" dedim yazarak.
Bilinmeyen N. : Korkuyor musun?
Kaşlarımı çattım. Bu kimdi ve bana neden cevap vermiyodu.
" Hayır" dedim yazarak ne işine yaricaksa,
Bilinmeyen N. : mutfağındaki balon güzelmiş
Anlamamıştım. " ne?" Yazdım.
Bilinmeyen: ayrıca maskeli adamda iyiymiş.
Anlamsızca mutfağa gitmek istedim ona orda bir şey olmadığını göstermek istedim Ayrıca kendimede , korkmuştum. Yavaş adımlarla mutfağa yürüdüm. Kapısını yavaşça açtım. Evim küçüktü kimse ben görmeden giremezdi. Mutfağa yavaşça girdim. Hiç birşey yoktu. " Şu veletlerin aptalca oyunları" dedim ve kapıya doğru döndüm . ..............
Balon?
Kırmızı balon?
Telefonumdan bir mesaj sesi geldi döndüm .
Bilinmeyen : Işıl 18 yaşındaki birine göre fazla korkaksın.
Daha çok korktum.
Üstüme hiçbir şey almadan dışarı cıktım. Tek yaptığım koşmaktı. Koştum . Nefes nefese kalmıştım ara sokakların birine girdim. Gördüğüm şey hiç hoşuma gitmedi. Paylanço ? Hemde 3 tane fobim vardı paylançoya hemde çok, yüksek şekilde çığlık attım. Üzerime doğru yürümeye başladılar. Geri geri gittim ama burası çıkmaz sokaktı. Biri üzerime gelip bir iğne çıkardı kaçmaya çalıştım yanlarından ancak ikisi beni tuttu çok güçlülerdi boynumdaki acı ile gözlerim kapandı.
...........................
Gözlerimi açtığımda bir yataktaydım. Ancak pis ve kirliydi. Sanki mahkummuşum gibi demirliklerin arkasındaydım neler oluyodu burası karakol muydu yo hayır karakol olamayacak kadar kirliydi. Önümdeki demirlerin ardında bir adam, yavaşça ayağa karktım . Ona doğru seslendim. " pardon burası neresi?" Adam yavaşça bana baktı ve " şttt küçük hanım biz burda konuşmayız" neden ki burası neresiydi yaklaşık 5 dakka kadar sonra bir kapı açma sesi geldi bir demir sesiydi. Gözlerim oraya döndü ancak dönmemle burda tek olmadığımızı anladım. Yüzlerce hatta binlerce insan vardı önümde ama malesef içeriye gireni göremiyordum. Demir sesi yaklaşmaya başladı. Yaklaştı yaklaştı ve durdu işte adamı görebiliyordum ancak bir maske takıyordu. Civciv maskesi mi lan o? Işıl sakın güliyim deme sakın. Adam bana daha çok yaklaştı ve hemen demirlerin dibinde durdu. " Adın ne mahkum! " adamın sesi beni çok ürpertmişti. "I-ışıl" adam kapıyı açtı ve kolumdan tuttu. Beni çekiştirmeye başladı. Merdivenlerden çıktım. Daha deminki yere göre çok parlak bir koridora geldim burası çok güzeldi galiba orası bodrumdu. Korksamda konuşmaya başladım. " şey burası neresi siz kimsiniz?" Adam bana döndü ve sadece baktı sonra ise önüne geri döndü en sonunda bur kapının önünde durdum. Çok kasvetli bir kapıydı. Adam kapıyı tıkladı ve gir sesi geldikten sonra girdi. Önümüzde uzun bir masa vardı 3 tane 1. Masada civcivli adamlar. 2. Masada tavşanlar. 3. Masada ise kaplan maskeli adamlar vardı. Onların bir merdiven üstünde ise civciv,tavşan ve kaplan maskeli adam vardı ama onlar ayrı oturuyordu masalarında ise paylanço maskesi vardı. Neler oluyordu? Adam beni yere attı, atmak mı? Firlattı! Kaplan maskeli adam ayağa hışınla kalktı. Bize doğru yürüdü belinden bir silah çıkardı beni vuracak sanırken arkamdaki adamı vurdu. Çığlık attım ben başka korkan yoktu. Kapıdan bir kaç maskeli adam gelip adamın cesedini götürdü. Kaplan maskeli adam ise bana yaklaştı. Çenemi usulca tuttu ve yaklaştı. Gözleri çok güzeldi. Adam konuşmaya başladı. " Hep böyle güzel olmak zorunda mısın" dedi.
🐯🐯🐯🐯🐯🐯🐯🐯
Evet bebeklerim şimdilik bu kadar beğenmeyi unutmayın lütfen 😘







