Aşk ne değişik bir duygu değilmi? Biz anlamadan her yerden çıkabilir.Aynen bu aşk da böyle oldu...
...Onlar için yine klasik bir gündü . ikiside aynı yaştalardı. Fakat ayransu buralara yeni taşınmıştı ve buraları doğal olarak pek tanımıyordu.yeni sinif, yeni dönem,yeni yerler, yeni arkadaşlar, ve yeni ortam.aslında biraz heyecanlı , birazda stresliydi.Fakat dürümcan,dürümcan yine aynı sabaha uyanıp, aynı rutini uygulayıp aynı sınıfa gidicekti.Dürümcan diğerlerinden farklıydı.o zengin bir ailenin oğluydu.ve kuralları çok sıkıydı, ama o bir şekilde ailesini manipüle edip o kuralları genişletirdi.Her neyse.Ayransuyla dürümcan kalkıp kahvaltılarını edip çantalarını hazırlayıp, üzerlerine formalarını giyinip hazırlanıp ikiside okulun yolunu tuttular.Tabikide ayransu fakir bir ayran olduğu için okul otobüsüyle okulun yolunu tuttu. Fakat dürümcan, dürümcan zengin olduğu için özel arabayla okula gitti.Dürümcan ayransudan önce okula gidip sınıfına girip, çantasını sırasına birnevi fırlattı ve gri hırkasını çıkartıp astı. Sonrasında hergün yaptığı gibi erkek arkadas grubunun yanına gidip onlara ayak uydurdu. Gelelim ayransuya. Ayransu okul otobüsünde kulaklığını takıp şarkı dinleyerek okula gitmeyi bekledi ve camı seyretti. Ve okula vardı. Okulu çok büyüktü ve söylemeyi sanırım unuttum. Ayransu bu koleje bir burlu olarak girdi. Streslenmesinin bir nedende aslında buydu. Yani bazı kızların zorbalamasındanda biraz korkuyordu diyebiliriz. Okula girdiğinde aslında bazı kızlar ona dik dik bakıyordu. Ve sınıfa çıkarken sınıf öğretmeniyle karşılaştı.sınıf öğretmenı onu çok nazik bir şekilde karşıladı ve sınıfa arkadaşlarıyla tanışmaya o getirmek istedi. Ayransuda tabiykide reddetmedi ve birlikte sınıfa çıktılar. Sınıfa gırdıler ve ayransunun hocası yani sprıtenur hanım sessızlik diye bağırıp;
-Günaydın , yanımda yenı arkadaşınız ayransu var. Kendisi sütaşın fabrikasından gelmiş. Yeni arkadaşınızı boş bir yere oturtun.
Ayransu kendini biraz kötü hissetmişti çünkü ona sınıfın dakiler dik dik bakıyordu ve kimse ona yer vermiyordu, bir kişi hariç. ÇAY. Çayın yanı boştu ve kimsenin ona yer vermeyip onu dışladığını görünce ona"benim yanıma gelebilirsin" dedi. Ve onu yanına aldı ve bırɓirlerıne bakarak gülümsediler ve ders başladi. Onlar cam kenarında kaloriferin yanındalardı. Ne ğüzel değilmi? Bir taşda iki kuş, fakat dersleri dinlemek çok zor olucak onlar için.teneffüs zili çaldı ve ders bitti. Çay ayransuya"ben ayran bu arada" dedi. Bende ayransu dedi. Ve cay kantine inmeyi teklif etti. Ayransuda" ben buralari pek bilmiyorum" dedi. "Bengezdiririm seni" dedi çay ve sınıftan çıkıp okulu gezmeye başladılar. Çay ayransuya okulu gezdiriyo ve ona çok iyi davranıyor. Bu okulda gerçek dost bulmak ayransuya bu kadar kolay olmamalı gibi geliyordu.aklındaki soru şuydu;
-Çay samimi bir arkadaşmıydı?yoksa ayransuya iyi davranıyo gibi davranıp onu sırtından bıçaklamaya çalısan bir düşmanmı? Bunu zamanla öğrenicez. Okul gerçektende çok büyüktü, kantin müzik odas, spor salonu,tiyatro salonu ve dahası.okulu gezdiler ve derslere katıldılar. Hocalarla tanışdılar ve birlikte vakit geçirdiler. Çay ayransuya kantinden birşeyler ısmarladi ve ayransunun ısrarlarına râmen ödemeyi ayransunun yapmasını kabul etmedi. Ve bu ayransunun çok hoşuna gitti. Derslere girdiler derken öylen arası oldu ve yemeğe gittiler fakat bir gariplik vardı. Okulun hawli erkekleri(içlerinde dürümcan da var) sırada kaynak yapiyordu. Içlerinden oblara haddini bildirmayi isteyen bir kimse dahi yoktu,çünkü o okulda da zengin olanlar ayrı bir seviyedeydi. Onlara haddini ayransuyla çay bildirmeyi istediler ama biliyolardı ki onlar bunu deneseler başları beladan çıkmazdı bu yüzden seslerini çıkarmadılar ama bu demek değildi ki zamanla onlara haddini bildirecek bir ayransu çıkmayacak. Her neyse yemeklerini yediler ama ayransu bir şeyi farketmişti. Sürekli yan masada oturan zorba grup ayransuya bakıyordu. Bu sinirini bozuyodu çünkü o slayy bir kızdı ve biliyodu💅. Erkeklere güven olmaz. Onlara karşılık oda onlara ters ters bakıp, tepsisini bırakıp gitti. Aslında planı kitap okumaktı ama çayın "ilk günden kitap okuyücaksan işimiz var seninle" sözü üzerine dısarı çıkıp oturdular ve top oynayanları falan seyrettiler. Sonra biraz okuldan dışarı çıkıp parka gittiler çünkü neden olmasın? Sonrasında derse geç kalırsalar diye çok korktular ve sınıfa gittiler. Neyseki zil çalsada hoca sınıfa girmemişti.ve derse girdiler derken bu şekilde okul bitti. Ayransu çaydan numarasını almıştı ve onu kaydetmek için ve okul bittiği için herkes telefonunu almaya dolaphaneye gitmişti. Ayransu kalabalığı sevmez o yüzden herkesin gitmesini beklemişti ve çaylada vedalaşmıştı. Herkesin gittiğini düşünen ayransu dolaphaneye gittiğinde dürümsuyu gördü ve aldırmadı. Ve dolapları malesef yanyanaydı.ayransu çantasını toplayıp telefonunu alıp çıkarken, GÜUÜÜMMMM.

Ayransuyla dürümcan çarpışmıştı. Ayransu çok sinirli bir şekilde "önüne baksan yaa" dedi. Dürümcanda "bende sana çarpmaya merklı değilim herhalde. Bilerek olmadı."Dedi. Ikisininde eşyaları yere düştü ve ikiside eşyalarını toplamaya yeltendi. İkiside kızgın ve gergindi. Ayransunu eşyaları dağılmıştı, fakat dürümcanın çantasının fermuğarı kapalıydı. Ayransu eşyalarını toplarken dürümcan "Bir dahakine daha dikkatli ol ve insanları süçlarken iki kere düşün" dedi ve gitti. Ayransu sessi bir biçimde "ne kadar bencil iyikide bunlar gibi değilim dedi sinirli bir biçimde. Ayransu hızlı bir biçimde yürüyerek okul otobüsünün yolunu tuttu. Ama gördüğü manzara hiç hoş değildi. Otobüş gitmişti. Bu olayların üzerine hiç bir şey olmammış gibi bir de otobüsün gitmesi, ayransu için sinir bozucuydu. Çantasına yeltenip telefonunu çıkarıp annesini aradı,ve onu almasını istedi. Annesini bekliyodu. Okuldaki herkes gitmişdi, bir kişi hariç. Dürümcan. Dürümcanın arabası gelmişti ve evine gitcekti fakat ayransuyu gördü ve ona doğru ilerledi. Dürümcan " neden burda bekliyosun?"Dedi. Ayransu tersler bir şekilde "sanane" dedi. Dürümcan akşama kadar buradamı bekliyceksın? Dedi. Ayransu "araba bekliyorum" dedi. Hava soğuktu ve birazdan yağmur başlıycaktı. Dürümcan "burada hasta olacağına seni ben evine bırakırım" dedi. Ayransu "senin arabana binmektense hasta olmak daha makul bir seçenek bence" dedi. Dürümcanda "iyi, sen bilirsin. Ama burada daha çok beklersen hasta olacaksın benden söylemesi" dedi ve arabasının yolunu aldı. Ayransu havanın soğuduğunu görünce dürümcanı dikkate alip "bekle" diye bağırdı. Aslında dürümcandda aslında bu anı bekliyordu. Dürümcan " iyi bir tercih yaptın" dedi. Ayransu "merak etme hava soğuk olmasaydı seninle gelmezdim dedi ve arabaya bindi. Evinin adresini söyledi , ardından annesine haber verdi. Ve eve dürÿmcanın arabasıyla geldi. Arabadan inerken ayransu "teşekkürler, yarın görüşürüz" dedi. Dürümcan " yarın daha erken davran istersen malum, bugün ki performansın hiç iyi değildi" dedi. Ayransu göz devirir şekilde yüz ifadesiyle " sende tedavi olsan iyi olur, önünü göremiyorsunda" dedi. Ve ikiside gülümsedi ve ikiside evin yolunu tuttu. Ikisiside eve gitti . Ikisinide ailesi çok merak etti. Ayransu :ailesine otobüs ağrızalandı" dedi. Çünkü muhtemelen gerçeği söyleseydi ailesi yatana kadar öĝüt vericekti. Dürümcan ise eve geldiğinde ailesi ne olduğunu sormadı bile. Çünkü dürümcan zaten hergün fazladan etüt var diyip cafede vakit geciriyodu ve eve geç geliyordu. Ikiside odalrına cıktı. Ayransu üzerini değiştirip yemeğini yedi ve odasına çekilip ödevleeini yapmaya başladi. Sonra yemeğini yiyip, ödevlerini yapmaya başladı. Dürümcan ise odasina girdiğinde kulaklığını takıp kendisini yatağına atmıştı. Ve bir kaç saat müzik dinleyerek uyudukdan sonra artık üzerini değiştirmesi gerektiğini düşünüp üzerini değiştirmeye gitmiş ve yemek saatine kadar telefona bakmış. Sonra yemek yemış ve yorgun olduğu için yarın diğerlerinden bakarım mantığıyla ödevlerini yapmamış. Ve yatağına yatıp, yeniden kulalığını takıp, yatağına yatıp buğünü ve ayransuyu düşünmüş ve uyumuş. Ayransu ödevlerini bitirip yatağina yatıp baş ucundaki günlüğüne bugün olanlari yazdı ve çay ve dürümcan hakkındaki düşüncelerini yazdı. Ve oda uykuya daldı.
1.bölüm sonu


