Çiçeklerin Canı Yanar
Küçük bir kız, bir bahar sabahı kırda çiçek topluyordu. En sevdiği şey rengârenk çiçeklerden buketler yapmaktı. O gün topladığı çiçekleri annesine vermek için koşarak eve döndü.
Ama yıllar sonra, o mutlu günler geride kaldı. Kız henüz çocukken ailesini trajik bir kazada kaybetti. Hayatı bir anda değişti. Eskiden çiçeklerle dolu olan dünyası sessizleşti. Yine de annesinin ona öğrettiği bir şeyi hiç unutmadı: "Ne kadar üzülürsen üzül, bir gün yeniden çiçekler açar."
Yıllar geçti. Küçük kız genç bir kadın oldu. Üniversiteye başladığı ilk gün, kampüsün bahçesinde bir bankta otururken bir gençle tanıştı. Genç adam elinde bir papatya tutuyordu.
— Çiçekleri sever misin? diye sordu.
Genç kadın gülümsedi. Çocukluğundan beri ilk kez bir çiçeğe bakarken içi acımamıştı.
İşte onların hikâyesi böyle başladı...