İçeriğe geç

Çiçek Vadisi

Bölüm 20 · 2 dk okuma

Çiçek Vadisi

Bölüm 20

Çiçek Vadisi | 19. Bölüm - Ev ve Yuva

"Çiçek benim Tohum'umdu..."

Sarmaşık ne söyleyeceğini, ne düşüneceğini bilmiyordu. Sümbül bunu ona neden daha önce söylememişti. Daha doğrusu Çiçek'i neden hiç Sümbül'e benzemiyordu ? Yoksa yalan mı söylüyordu ?

"Peki neden Çiçeğim hiç sana benzemiyor."

"Şu an sadece bunu mu merak ediyorsun ?"

Sarmaş derin bir nefes aldı.

"Hiçbir şey anlayamıyorum Sümbül! Bunu neden bana söylemedin ve neden Tohum'unu bana verdin ?"

Sümbül'ün gözünden bir damla yaş aktı ve yaprağını ıslattı.

"Mutasyondan kaynaklı yani Çiçek benden farklı çünkü mutasyon geçirmişti, o hiçbir çiçeğe benzemiyordu. Benzersizdi..."

O an Sarmaşık'ın zihininindeki her şey silindi ve aklında sadece şu konuşma kaldı.

"Benim aradığım çiçek benzersiz bir çiçek. 0 en güzeli..."

Sarmaşık benzersiz bir çiçek istemişti. Ve benzersiz bir çiçek büyütmüştü.

"Yoksa ona sen mi mutasyon geçirtin ?"

Sümbül sustu.

Sarmaşık anladı.

Sümbül'ün gözünden bir damla daha yaş aktı.

Sarmaşık'ın gözlerinde ise sadece; öfke, kızgınlık ve bir parçada kırgınlık vardı.

...

Hizmet...

Sümbül'ün hayatı yıllarca bu kelime üzerinde yaşanmıştı. O hep birilerine hizmet etmek için var olduğunu hissederdi. Daha küçük bir Tohumken Sarmaşık'ların isteklerine boyun eğerdi.

Ailesinin ona sürekli söylediği bir söz vardı.

"Eğer onlara hizmet etmezsen yaşayamazsın. Ve yaşamak şu dünyadaki her şeyi bedel."

En azından Sümbül öyle sanıyordu. Yaşamayı çok seviyordu. Sabah uyanınca güneşi görmeyi, gece uyumadan önce yıldızları seyretmeyi, gün içinde yorulunca gökyüzüne bakmayı... Sümbül'e bunlar yetiyordu. Her gün bu olaylara şahit olmak için nefret ettiği bitkilere hizmet ediyordu.

Üstelik bu bitkiler artık onlara zarar vermiyordu. Ama Sümbül bu hayatta kendine bile güvenmezken eskiden hepsini köle gibi kullanan bu bitkilere nasıl güvenebilirdi ki ? Bu imkansızdı.

Ancak birine sadece birine güvenmişti...

Sarmaşık'a...

Beraber yolculuğa çıktığı Sarmaşık'a...

Bu yüzden ona hizmet etmeye devam ediyordu. Ona zarar vermeyeceğini biliyordu ama yine de içinden ona sürekli hizmet etmek geliyordu.

En çok istediği şeyin benzersiz bir çiçek olduğunu biliyordu. Kendini tehlikeye atarak kendi tohumunu mutasyona uğratmıştı, özel olması için...

Günün birinde Sarmaşık'ın yanına gelerek Tohum'un ailesi soracağını hiç düşünmemişti. Soruyu ilk duyduğunda sakın kalmaya çalıştıysa da endişelenmeden edememişti. Başta Sarmaşık'a yalan söylemeyi düşündü. Sonra -ona o kadar güveniyordu ki- Sarmaşık'ın kendisini anlayacağını düşündü.

Yanılmıştı, bir kez daha...

Umut ettiği hiçbir şey gerçekleşmeyen Sümbül önce evine baktı sonraysa yuvasına... Sümbül'ün yuvası gökyüzüydü...

Sümbül artık kimseye hizmet etmek istemiyordu. Sümbül artık sadece yaşamak değil aynı zamanda özgür olmak istiyordu.

Özgür olmanın bir çok yolu vardı ama Sümbül ebedi özgürlüğü seçti.

Bilmeden,

Hissetmeden,

Anlamadan...

Sümbül bu duyguları hiçbir zaman hissetmemişti artık hissedemeyecekti.

Vadi'nin kenarındaki göle doğru yürüdü.

Son kez gökyüzüne baktı, son kez yuvasına baktı.

Gözlerinden akan yaşlar onu boğmadan kendini göle bıraktı.

Eğer göl onu ıslatmasa zaten göz yaşları onu sırılsıklam edecekti.

Bunu biliyordu,

İçi rahattı...

Artık hiçbir şey düşünmüyordu...

Gökyüzündeki bulutların arkasına saklandı.

Ve sonunda gerçekten gülümsedi...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.