Çalışkan Olun
Bir zamanlar, güzel bir bahçenin ortasında küçük bir karınca kolonisi yaşardı. Bu karıncalar yaz boyunca hiç durmadan çalışır, yiyecek toplar ve kış için hazırlık yapardı. Ancak kolonideki bir genç karınca, arkadaşlarının tüm uyarılarına rağmen çalışmayı reddetti.
“Bu kadar çok çalışmaya gerek yok,” dedi diğerlerine. “Güneş parlıyor, çimenler yumuşacık ve rüzgar tatlı esiyor. Neden kendimizi yormak yerine anın tadını çıkarmıyoruz?”
Diğer karıncalar, sessizce çalışmaya devam etti. Ancak genç karınca, onları umursamadan gölgede uyukladı ve zamanı boşa harcadı. Günler geçti, yaz sonbahara döndü, ardından soğuk kış geldi.
Kar fırtınası başladığında, genç karınca yiyeceksiz ve üşümüş bir halde koloninin kapısını çaldı. Diğer karıncalar onu içeri aldılar ve yiyeceklerinden pay verdiler. Ancak yaşlı bir karınca ona şöyle dedi:
“Bugün seni açlıktan koruyabiliriz, ama bil ki çalışkanlık yalnızca karnını doyurmaz; ruhunu da güçlendirir. İnsan ya da karınca fark etmez, emek vermeden hiçbir şey büyüyemez.”
“Çalışmak, insanı hem kışa hem de hayata hazırlar. Emeğin değeri, yalnızca sonuçta değil, çaba gösterdiğin her anda gizlidir. Kim çalışırsa, sevgiyle yoğrulmuş bir hayatı hak eder.”