Merhaba Ahmed.
İnan bana tat alamıyorum dudaklarımdaki şiirlerden ve aşktan..
"Ne giysem yakışmıyor üstüme gülüşlerinden başka"
Susuz toprağın yağmura özlemi gibi İçimde büyüdü sessizlik
Sığmıyor bu cana can dedikleri...
Ahmed..
Dışarda cehennem var
"Nereye gidersem adınla beraber yürüyor kelimeler"
Şiirler tanır beni avare duruşumdan.
Ahmed hatırladıkça üzüyor beni o halim, "Mavi görünüp karanlık saçmalar"
Yine de hasreti deniz yapıp taşırım
Oysa güneşi taşırdım ellerimde,
gözlerimde.
"Sen gülünce biri görecek diye ödüm
kopuyor"
Tutuldu ay gülüşünde, Su heves sensin, bu incinmiş kalp sen...
Anla beni Ahmed
Ne garip değil mi?
Dudaklarımızda aynı şarkı,
söylüyoruz hiç farkına varmadan...
Ve farkına varmadan dağılıyoruz gökyüzünde,
Sen de birşey var
Neden saklıyorsun dilinin ucundaki bilmeceyi?
Neden asık yüzün?
Hep soruyordum kendime ;
Bundan midir karanlık Dünya?
Geçmiyor zaman Ahmed..
Bu saatlerin benimle alıp veremediği ne?
Yıldızlar neden soluk, Ay neden başka
bugün?
Dudaklarındaki şevk hala dudaklarımda "Biliyorum beni böyle görmeye
dayanamazsın"
Bende böyle görünmeye dayanamam. Bundandır saklıyorum kendimi aynalardan...
Bende birşey var Ahmed.
Söylemiyorum şiirlere şarkılara
-Ve Merhaba Ahmed..
Benim böyle geçiyor zamanım
Sen Nasılsın, iyi misin?