Tipi tutmuş bir tencereyi yıkamak yerine atmayı tercih ettin. Çünkü sen hayatımda gördüğüm en korkak insandın. Korkak bir insana aşk kadar yürek isteyen bir şey ile sorumlu tuttum...
Oysa hep kendini kandırırdın, denedim olmadı faln derdin. Ama sen hiç bir zaman denemdin.Senin için yıkık, dökük, harabe bir evden farkım yoktu. Her zaman o evin önünden geçer fakat içine girecek kadar cesaret edemezsin. Ben ise her önümden geçtiğin vakit kalbim bir önceki saniyeden daha hızlı atmaya başlar, ellerim uyuşur gözle bebeklerim büyürdü. Aşkın vücuda verdiği semtrozumu muydu? Gözden kaybolan kadar devam ederdi bu hal sonra her şey eski ritmine dönerdi . Bir aralar hiç uğramadın yetersiz hissettim çokça sende bir şey vardı sana bakdığımds bütün bir evreni göre biliyordum yıldızları, gezegenleri...
Ben bu aşkı içimde haldemiyorum, sığdırsmıyorum... Sana ait olmak istedim çünkü, herkes sığınacak bir yer bulmuş bir tek ben avareymişim gibi hissediyorum,. Belki kurtarısın derken daha da dibe battım ışık bile göremiyorum artık..