Evet ! Başkalarının prime dönemi çok çalışarak veya ilham verici bir video ile başlar ama benim ki... Benim ki evlatlıktan rededilerek başladı, sanırım size nasıl olduğunu anlatmalıyım.
25 haziran 2021 Mükemmel doğum günü (HAVAALANI) 2 YIL ÖNCE
"Yaşasın !!! En sonunda evime geldim .
6 senedir Ankaradayım ve 6 senedir ailemle doğum günümü kutlamadım , Acaba kendime pastamı alsam ? Ama annemler kutlamamıza izin verir mi ki?
Aman boş ver eve gidiyim de yeter ."
Evet kendi kendime konuşuyorum, küçükken çok çirkindim bundan dolayı da çok asosyal oldum, asosyal olunca konuşacak kimse bulamıyorsun... Bende kendimle konuşmaya başladım!!! Mükemmel hayat kurtaran taktikler 👍. AAA durun kendimi tanıtmayı unuttum . Ben Aysima Yalnız ,23 yaşındayım ; Ülkenin en iyi üniversitesi , Hacettepe üniversitesi / Tıp fakültesi mezunuyum ve ayrıca okulumu derece yaparak bitirdim şuan da yüksek lisans için başvuru yaptım , KPSS'yi ve TUS'u geçtim ve ...
ve...
ve...
İŞSİZ DEĞİLİM !!! Açıkcası iş bulmamda profesörlerim çok yardımcı oldu , Allah razı olsun onlardan. Neyse konumuza geri dönelim. Hava alanı o gün çok kalabalıktı ; Çoğunluka üniversite öğrencileri vardı , bir çoğunun da ailesi gelmişti... Çok hoş bir görüntüydü... Neyse aman! Bizimkiler de beni kapı da selamlarlar ne fark var ki? Çok fark varmış... çok... Dediğim gibi hava alanı çok kalabalıktı ama en sonunda o kalabalıktan kendimi dışarı atabildim. Burada kendime değil de, arkamdaki kalabalığa teşekkür etmek daha mantıklı . Neden mi ? ARKAMIZDAN AT KOVALAR GİBİ İTTİRİYORLARDA ONDAN !!! Neyse sakinim... O kalabalıktan nasıl çıktığımı dahi hatırlamıyorum ama tek hatırladığım şey taksi şöfor'ü ile olan çok terbiyeli kavgamız
Ş; Oraya bırakamam. O bana ters kalıyor.
A; Abiciğim nasıl ters kalıyor ??? Buradan Edirne'ye mi gidiceksin amk?
Ş; Ablacığım terbiyeli konuş ben senden büyüğüm.
A; Kusura bakma abi , yorgunum biraz ... veya biraz kırgın...
Ş; Ay Biz yorgun değiliz zaten ! Gece gece böyle delilerle uğraşıyoruz amk .
A; SEN DAHA KENDİN TERBİYELİ KONUŞAMIYORSUN , BANA MI TERBİYE DERSİ VERİYORSUN ? İLK SEN KENDİNE TERBİYE VER ONDAN SONRA BAŞKALARINA TERBİYE VERİRSİN !!!
Ş; ABLACIĞIM BİR SİKTİR GİT , GECE GECE SENİN GİBİ DELİLERLE UĞRAŞAMAYACAĞIM !!!
A; SEN ZATEN AYAKLARIMA KAPANSAN DA BEN BİR DAHA BU TAKSİYE BİNMEM !!! HADİ DEFOL GİT !!!
Ş; AY DELİ MİDİR NEDİR YAA?!?!?
İşte böyle çok terbiyeli bir kavga . Neyse biz konumuza dönelim . Ben bu kavgadan sonra bir İETT'ye bindim ve eve gitmeye başladım.
1 saat sonra
Eve yakın olan ilk durakta inmiştim , aslında evimiz hava alanına çok yakın olsa da İETTleri bilirsiniz her zaman yolu uzatırlar . Ve şansıma yağmur yağmaya başladı , haziran ayının sonlarındaydık ve yağmur yağıyordu ama ben hiç garipsemeden elimde dev gibi iki valiz ile yolun ortasında dans etmeye başladım . Voaw ne kadar zekice ? Neyse dans ede ede evime geldim . Çok değişmişti... Çocukluğumun geçtiği evi tanıyamadım birden... Sürpriz olsun diye eve anahtarlarımla girdim, sanırım tek değişmeyen şey kilitlerdi . Tam kapının önüne geldiğimde bir de ne göreyim , kapının önünde onlarca ayakkabı!" Cidden mi? Hatırlamışlar mıydı doğum günü mü? Belki de üniversitem bitti diye tebrik ediceklerdi? Ayy heyecandan elim ayağım titriyor. Kapıyı mı çalsam yoksa anahtarım ile mi girsem ? Bilemedim ki ." Anahtarla girmeye karar verdim . Elimde iki tane dev gibi bavul , sırıl sıklam olmuş üstüm ve saçlarım ama yüzümde kocaman bir gülümseme vardı . Keşke o gülümseme kısa sürmeseydi... İçeriye girdim , girmemle tuhaf bir şey olduğunu anlamam ve yüzümdeki gülümsemenin sönmesi bir oldu. Evim de ya da ailemin evinde hiç tanımadığım bir aile kahve içiyor, sohbet ediyor ve kimse benim geldiğimi umursamıyordu , NE OLUYORDU BURADA??? lakin bu sorunun cevabını almam kısa sürmedi , sağ olsun yengem bir kaç kelime ile her şeyi anlattı .
YENGEM; İşte müstakbel gelinimizde geldi .
WHAT ? NE DİYORDU BU GEREKSİZ ? BİR DAKİKA... MÜSTAKBEL... GELİN... LAN!!! BENİ EVLENDİRİYORLAR MI BUNLAR ??? ÜSTÜNE HİÇ TANIMADIĞIM BİRİ İLE ???HAYIR HAYIR HAYIR HAYIR OLMAZ OLAMAZ !!!
AYSİMA; NE ?
HALAM; Kızım sana annenler haber vermedi mi? Bunlar senin görücün.
ANNEM; Kızım biz sana sürpriz olsun istedik .
Sürpriz mi ? Sürpriz ... Ben böyle bir sürpriz istememiştim ama ... O üzüntüyle mi , kırgınlıkla mı bilmiyorum ama ben baya küfürlü bir şekilde karşılık verdim.
AYSİMA; NE SÜRPRİZİ NE SÜRPRİZİ ???!!!! BÖYLE SÜRPRİZİN BEN TA AMK . GÖRÜCÜMÜDÜR NE ZIKKIMSA ARTIK SİZDE SİKTİR OLUP GİDER MİSİNİZ?
AMCAM; NAZ YAPIYOR, NAZ...
AYSİMA; NE NAZI YA NE NAZI ???!!! GERİZEKALI MISINIZ ? APTAL MISINIZ ? KIT MISINIZ? HÂLÂ NAZ DİYOR YA , HEPİNİZ DEFOLUN GİDİN EVİMDEN !!! DEFOLUN !!! BEN SİZİN NAZ ANLAYIŞINIZI SİKİYİM BE ŞEREFSİZLER.
Bundan sonra herkes çıkıp gitti . Oda da sadece annem , babam , abim , abimin eşi ve ben kalmıştık . Ben nefes nefeseydim , sinirden nefes alamıyordum bile . O sırada babam benim üstüme yürüyormuş , fark etmedim . Tam babamla göz göze geldiğimizde bana güzel bir Osmanlı Tokat'ı attı , babam ilk defa bana el kaldırmıştı... Bu işte bana çok koydu...
BABAM; 6 SENEDİR NEREDEYSEN GERİ ORAYA GİT!!! SENİN GİBİ EVLAT OLMAZ OLSUN !!! SENİ EVLATLIKTAN REDDEDİYORUM!!! ELALEME REZİL ETTİN BİZİ, SENİN GİBİ EVLAT OLMAZ OLSUN!!!
İşte bu cümle ; bir cümle , 3 kelime , 11 hece ve 27 harf bir insanin tüm dünyasını yıkabilir miydi? Yıkabilirmiş ... Hayat bana bunu bu gece göstererek öğretti.
Hiç bir şey demeden bavullarımı alıp oradan uzaklaştım, 1 km kadar yürüdükten sonra bir park gördüm . Yağmur hâlâ yağıyordu , normal bir insan evine giderdi ama artık benim bir evim yoktu, yani oturabilirdim . Park bomboştu , Neden acaba?SJSJS Her hangi bir salıncağı seçip salanmaya başladım , "müziksiz olur mu?" diyip bir de müzik açtım ve geriye kalan tek şeyi yaptım... Sadece Düşündüm... Nereye gidicektim ? Sema'yı mı aramalıydım? -Sema kim diye sorarsanız o benim en yakın arkadaşım kısaca ömrüm , hayatım, canım , ciğerim v.b...- ama o şimdi ailesiyle çok mutludur, onu rahatsız etmeyim."6 SENEDİR NEREDEYSEN GERİ ORAYA GİT" Bir anlığına kulağımda bu cümle çınladı. BULDUM! Hastane , çalışmaya başlıyacağım hastane ; hem iş hakkında konuşuruz hem de bu geceyi orada geçiririm . Bu yağmurda taksi bulmak zor olacaktı ama saat 10 olmuştu, İETT bulmam daha zordu . 15 dakika bekledikten sonra bir taksi geldi ve bindim, adama hastanenin konumunu verdim ve yola çıktık.
Kafamı cama yaslamış , sessiz sessiz ağlıyordum . Neye ağladığımı bende bilmiyordum ama ağlıyordum. Sanırım; Hayallerimin suya düşmesi , babamın bana ilk defa el kaldırması ve evlatlıktan reddedilmek, üstüne kavgamızın hayatımda hiç bir yeri olmayan birisi yüzünden olması bana... Bana çok fazla koymuştu . Sanırım bu duyguyu anlatan en iyi cümle buydu... Ben çok bir şey istemedim sadece... sadece... Sadece hatırlanmak istedim , sadece benimde olduğumu hatırlasınlar istedim ama sanırım... onlardan çok fazla bir şey beklemişim...
En sonunda hastaneye gelmiştim taksi şöforüne 50 tl verip indim . Saçlarım ve üstüm hâlâ ıslak , elimde dev gibi iki bavul ve ağlamaktan şişen koca iki göz... Hastaneden içeri girdiğimde karşıma bir hemşire çıktı . Hastane hakkında hiç bir bilgim yoktu bence ondan yardım alabilirdim .
A; Pardon ! Bana yardımcı olur musunuz?
H; Tabi ki! Bu arada siz iyi misiniz?
A; Şey... Evet . Hayır yalan söylüyorum ben az önce çocukluğumu kaybettim.
A; Müdüre hanım hastanede mi acaba ? Onunla konuşmam lazım .
H; Evet , burada . Hatta bakın şu ilerdeki kızıl saçlı kadın .
Kadın harbiden güzeldi yalnız; kızıl saçları, tatlı çilleri olan bir yüzü, bembeyaz teni, mavi gözleri, uzun ve zayıf vücuttu ayrıca mükemmel bir gülüşe sahipti . Ben şu an onun yanında - kusura bakmayın ama- bok gibi kalıyordum ama sadece şu an sjsjsjsjs . HAYATIM BOK YOLUNA GİDİYOR, BEN HÂLÂ GÜZELLİKTEN BAHSEDİYORUM AMK !!!
Neden bilmiyorum... bilemiyorum ama... Ama ayaklarım gitmiyordu , ayaklarım müdüre hanıma doğru gitmiyordu . Hemşire abla sanırım benim kötü olduğumu anladı ki , beni kolumdan tuttu ve müdüre hanıma doğru götürdü . Müdüre hanım, kendiyle aynı yaşlarda olan bir kadın ile konuşuyordu - bana kalsa ben orada kadınların sohbetinin bitmesini beklerdim ama hemşire abla benim gibi değildi-
H; Melike hanım , sizinle konuşmak isteyen biri var da , bir bakar mısınız?
M; Tamam tatlım , beni beklesin ben geliyorum.
Melike hanımın dediğini yaptım , bir köşe de Melike hanımı bekledim . 5 dakika geçmedem kadın yanıma gelmişti . Ne diyecektim ? Nasıl bir açıklama yapacaktım ? Hiç bir fikrim yoktu ama bir açıklama yapmalıydım .
M; Merhaba Tatlım ! Ben Melike , buranın müdüresiyim . Sana nasıl yardımcı olabilirim ?
Normalde böyle kadınları çok yapmacık bulurdum ama bu kadın çok samimiydi.
A; Şey... Ben... Ben yeni stajyerim.
M; Aysima Yalnız değil mi ?
(Kafamı sallamakla yetindim)
M; Sen yarın sabah 9:00 'da gelecektin . Ne oldu ? Niye bu saatte geldin?
Evet ! Nasıl zort olursun adlı çalışmamıza hoş geldiniz . Ben bu soruya ne cevap vericektim ? Hiç düşünmemiştim açıkcası .
A; Şey... Bir sorun çıktı bu yüzden şimdi geldim .
M; Sanırım biraz kötü bir gün geçiriyorsun , odamda konuşmak ister misin ?
A; Olur...
Asansör ile 5. kata çıktık. Bir sürü oda ve her kapının sol kısmında odanın kime ait olduğunu yazan gold renkli , gümüş yazılı mini tabelalar vardı .En sonunda bir odanın kapısına geldik , yanında Melike Kozoğlu yazıyordu . Bir dakika!!!! BURASI KOZOĞLU HASTANESİ !!!! LA BU KADIN BURANIN HEM MÜDÜRÜ HEMDE SAHİBİ MİYDİ DA??? Kusura bakmayın bazenleri laz ağzım tutuyor .
M; Pardon girmeyecek misiniz ???
Tüh mal gibi iki saattir kapıda mı bekliyorum ben?¿
A; Kusur bakmayın . Bu gün biraz dalgınım da .
M; Farkındayım .( ve küçük bir tebessümle cümlesini süsledi )
Bu kadar fark ettiriyor muydum ? Tühh . Odaya girdim ve şok oldum , ODA DEĞİL MAŞALLAH 1+1 EV !!! Küçük çaplı şokumun ardından bir sandalyeye oturdum . Melike hanım hem iş hakkında konuşuyor hem de kahve makinesinde kahve yapıyordu .
M; Şekerli mi? Şekersiz mi?
A; Şekerli olsun lütfen .
( Sanki İngiltere kraliçesiyim sjsjsjsj . )
M; Tatlım üstün çok ıslanmış , yanında bavullarında var . İstersen sen benim kişisel lavabomda üstünü değiştir ? Hem sen üstünü değiştirene kadar kahveler olur . Ne dersin ?
Bu halde hayır diyemezdim, bende onayladım . İki bavulumu alıp lavaboya daha doğrusu banyoya girdim . Melike hanım gününün çoğunu burada geçiriyor olmalıydı ki , kadın kendine küçük çaplı bir ev yapmıştı . Bir anlığına hayallere daldım... Sonuçta sınırını aşmadıkça, hayal dünyamız bu evrendeki en güvenli yer değil midir? Açıkcası bana hayat bunu öğretti...Güvenli alanımdan yani hayal dünyamdan çıktıktan sonra üstümü değiştirdim . Üstüme Sema'nın bana doğum günü hediyesi olarak aldığı yeşil kazağı , altına da kot pantolonumu takmıştım . Lavabodan çıktığımda beni bir sürpriz bekliyordu; Melike hanım , elinde bir top kek ve bir mum ile bekliyordu . Beni gördüğünde iyi ki doğdun şarkısını söylemeye başladı.
M; İYİ Kİ DOĞDUN AYSİMA
İYİ Kİ DOĞDUN
İYİ Kİ DOĞDUN
İYİ Kİ DOĞDUN AYSİMA
Benim... Benim doğum günümü hatırlamış mıydı ? Hatırlamayı geçtim ; Biliyor muydu , haberi var mıydı benim doğum günümden ? Melike hanımla tanışalı daha bir saat olmamıştı bile ve o benim doğum günümü kutluyor muydu? Cidden mi ? Ailemin yapmadığını o yapabiliyor muydu ? Hani derler ya "aile olmak için kan bağına gerek yoktur" diye . Haklılarmış , olabilirmiş , kan bağın olmadan da insanlarla aile olabilirmişsin . Hayat bana yine bunu göstererek öğretti... O an , Melike hanım her "iyi ki doğdun" dediğinde... Sanki... Sanki... Benim kalbim daha da ufak parçalara ayrıldı. Mutlu olmalıydım , tüm gündür hayalini kurduğum şey olmuştu... Biri benim doğum günümü kutluyordu ama olmadım , daha doğrusu olamadım... Sanırım... Sanırım... Sanırım kalbim ailemin yaptıklarından dolayı o kadar kirlenmişti ki; duygularımı göremiyor, dışarı atamıyordum ama Melike hanımın yaptığı jest kalbimi o kadar temizlemişti ki... Duygularımı rahatlıkla dışarı savurabildim...
Dizlerimin üzerine çöktüm ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Melike hanım hiç bir şey demeden; top keki ve mumu dikkatlice masaya bıraktı , eline bir rulo peçete aldı , benim gibi dizlerinin üzerine çöktü ve bana sarıldı . Bu sarılma şu an bana tüm dünyaya bedeldi. Yarım saat boyunca ben ağladım , Melike hanım bana sarıldı . Benim ağlamam bitince Melike hanım bana o mükemmel ötesi soruyu sordu .
M; Aysima ne oldu tatlım ? Çok özel değilse ve anlatmak istiyorsan bana anlatabilirsin?
Evet ! Anlatmaya çok ihtiyacım vardı, bende anlatmaya karar verdim.
A; Olur .
Saat 12 olmuştu . Ama Melike hanım , saatin kaç olduğunu umursamayıp beni dinlemişti . Melike hanım olanları duyduğunda şok içerisinde kalmıştı . Şok olmakta haklıydı , ona göre bu olaylar sadece filmlerde olurdu ama bu gerçek hayatı, benim yaşadıklarımın hepsi maalesef gerçekti...
M; Şimdi ne yapacaksın ?
A; Hastanede kalacağım bir süre , maaşımı alır almazda uygun 1+1 ev tutarım muhtemelen.
M; Hayır olmaz öyle tatlım ! İstersen gel bende kal ne dersin ?
Düşününce mantıklıydı ama olmazdı , kadını zor durumda bırakamazdım . Bir tane pembe yalandan bir şey olmaz aslında .
A; Teşekkür ederim ama ben size rahatsızlık vermeyim , ben arkadaşım semaya söylerim, o yarın İstanbul'a gelecek. Bundan dolayı zaten bu geceliğine hastaneye geldim .
M; Peki tatlım ama bir şeye ihtiyacın olursa bana söyle lütfen .
Sevgiye , Sevilmeye çok ihtiyacım var .
A; Tabi söylerim.
M; Aysima, bu gece bende kal . Öyle olur mu ?
A; III... Şey... Size rahatsızlık veririm ve gerek yok!!! Hem hastaneyi tanımış olurum.
M; Ay ne rahatsızlığı canım ! Gel hadi , lütfen .
A; Peki o zaman...
Melike hanımın evine gittik . Eve girdiğimizde hiçbir ses yoktu , sanırım ailesi uyuyordu . Sanırım değil kesin uyuyorlardı çünkü saat gece iki olmuştu. Ne ara bu kadar geç oldu anlamadım açıkcası.
A; Evdekiler uyumuş herhalde .
M; Oh ! Hayır! Evde tek kalıyorum.
Lan! Kadın evli değil miymiş ? Bende mal gibi kadını evli, barklı, çocuklu yaptım.
O gece; Melike hanımın evinde kaldıktan sonra Semada bir kaç gün kaldım lakin annesinin benden rahatsız olduğunu fark edince... Bavullarımı semalara bıraktım ve yanıma bir çanta dolusu kıyafet filan aldım ve ilk maaşımı alana kadar rüzgar beni nereye götürürse ben oraya gittim. Şu anda "Neden Melike hanıma gitmedin?" filan diyebilirsin ama... Biz sema ile 9 yıllık arkadaştık ve annesi beni çok seviyordu, ama ben bu zor durumdayken beni çok seven ailesi benden hemen sıkılmıştı. Belki Melike hanım benden sıkılmazdı , belki beni kendi kızı gibi bağrına basardı ama... Ama... Ama gidemedim işte... Neyse benim ilk bir ayım böyle geçti sonra ilk maaşım ile eşyalı bir 1+1 ev kiraladım . İlk stajyerlik yılım çok başarılı geçti, bir sürü başarıya imza attım bundan dolayı ilk senemden 3 tane ödül aldım , ikinci senemde verimli geçti ama birinci senem kadar değil neyse ikinci senemi de bir ödül alarak bitirdim , Şuan toplam 4 ödüllüm var , uzman doktor oldum zaten biliyorsunuz yüksek lisans yapıyorum şuanda . Şu anlık başka diyeceğim bir şey yok ama sadece şu anlık ...
YILDIZ ATARMISIN GÜZEL İNSAN