İKİ KİŞİ
yangınları anında önlüyorduk
kader çarkını kırmanın güveniyle
bir iki kişi, ölüleri dirilterek
kendi borcumuzu ödüyorduk
kanun değişti, yaylada ot kesmek
üzere özel renklere dönüştük
biz ocağı yağladık ikinci vardiyada
kumla kaplıdır yüzümüz
kimimizin vücudu başka, kemiklerimiz eğri yerde
oysa doğrudur yüz hatlarımız
arıza bile gösterse bekler bizi dünya içinde
tahta üzerinde dinlenir, elma yedikten sonra uyuruz
biz ikimiz yaralı ellerle
iğne sevmemiş kumaşlar dikeriz
köyümüzde on iki gün dinlendik
kanın kaynaması bu yüzdendir
ölü kalpleri dinleriz, parmak aralarımızı ısırarak
tadına bakmadığımız çerez kalmadı
zaman içinde kaybolmuş kimseleriz
~
hayat ev ödevi yapmaktır
iki kişi olursak bir saat fazla uyuruz esasında
ileri taşımışlar bizi, nöbet yok defterimizde
ciğerimizde tozlanmaz bulutlar
büyülü dünya, birikmiş ağaç gövdeleri arasında
yatıyoruz yorgan döşek hasta değiliz
belki hepten acemi, silahlı yastık yapmış yufka yürekli
savaş nedir bilmeyiz, orası kalsın
yardımsever ellerle her yakayı destekleyen
birikmiş ağaç gövdeleri birikmiş üstümüze
etrafımız sarılı bu yüzden sele altı yemekleri ile geçiniriz
iki kişi çok mu geldi size?
sevecenlik örtüsü örtün üstümüze
iki kişi iki kesik baş gibidir
başa güreşir günü geldiğinde
~
peynirleri tatlandır dostum
bu savaşta özel renklerle varız ikimiz
barış tütsüleri var elimizde
hangi savaşa yeter barış elçiliğimiz
terden ıslanan giysilerimizle dünyaya bedeliz
insanların ziyan edildiği yerlere koşarız
kurumuş dal niyetine ezerken herkes birbirini
yangınları anında önlüyorduk iki kişi
yoldan çıkarmadan hayat bizi
çapraz gölgeler kurdular üstümüze
havasını alacak bu korkuyla koşturanlar
yaşadıkları tecrübe olmuyor insana
sessiz tuşuna basıp doğruluyorum
iki kişiden başka toz yağmasın üstümüze
HÜSEYİN PEKER
