İçeriğe geç

CENNET BAHÇE'M | Texting

Bölüm 37 · 3 dk okuma

CENNET BAHÇE'M | Texting

Bölüm 37

3.5

Firdevs'ten Anlatım.

Yüzbaşı: Sana bir sürprizim var. :)

Yüzbaşı: Bu gün Perşembe ve saat 16:45. Umarım gideceğimiz yer açıktır. Saat kaça kadar açık oluyor doğrusu bilmiyorum.

Yüzbaşı: Derste olduğunu düşünüyorum ve 15 dakika sonra dersin tamamen bitiyor. Doğru muyum?

Yüzbaşı: Bence doğruyum. Şu an derste olduğun için cevap veremiyor olabilirsin.

Yüzbaşı: Ben seni okulun bahçesinde bekliyorum. Dersten çıkınca cevaplamasan bile dışarı çıkınca zaten göreceksin beni. 16:50

Firdevs: Evet sınıftan şu an çıktım. 17:00

Firdevs: Nereye götüreceksin bakalım beni?

Yüzbaşı: Gidince görürsün.

Okuldan çıktığımda demir kapının önünde görevlinin yanında sohbet eden bir adet Yüzbaşını görmemle tüm yorgunluğum uçup gitmiş, yüzüme gülümseme yayılmıştı.

Yanına gittiğimde beni gördüğü için onunda yüzünde hafif gülümseme oluşmuştu. Elini belime attığında kollarımı karnına sardım. "Sabri abiyle tanışmışsın bakıyorum."dediğimde kafasını salladı. "Sevgilin mi kızım?"diye sordu Sabri abi. Elimi havaya kaldırıp, "Hayır abi, nişanlım olur kendisi."dediğimde kafasını salladı gülümseyerek.

"Asker yari olmak zordur. Altından kalkmak gerekir."dediğinde kafamı salladım doğrulayarak. "Sana tavsiyem güzel kızım. Bir askere kapılmakta kolay değildir. Yarin askerse, varlığına şükür oku. İyiki o var de. Bırak şehit olsun ama sen asker yari ol. En gururlusu, en onurlusu ve en yücesi odur."dediğinde gülümsemem derinleşti. "Görüşürüz Sabri abi."dedim ve Yüzbaşıyla birlikte okulun bahçesinden çıkıp arabaya bindiğimizde bir kaç dakika uzun bir sessizlik oldu aramızda.

Vardığımızda koca koca yazılan yazıyla kaşlarım havalandı. Yüzüne baktığımda tepkime güldüğüne emindim.

Nikah Dairesi

"Şaka yapıyorsun!"diye yüzümde salak sırıtış vardı. "İn bakalım. İki kez düğün yapacağız. Haberin olsun. Babandan talimat var. Biri burada ama öyle aile arasında. Diğeri koskoca Trabzonda olacak dedi. Üstüne hiç bir söz söyleyemem mazallah götümde el bombası patlatır."dediğinde kahkaha atarak güldüm.

Biz nikah dairesinden bir ay sonrasına gün almıştık. 12 Nisan tarihinde evlenecektik. Zorluk ve bu kadar bahaderelere rağmen sonunda vuslat yakındı ya, varsın yoksun arada iki ay ve daha fazlası olsun ama olsun.

Tarihi alıp arabaya bindiğimizde telefonuma gelen mesaja bakmak için telefonu çantamdan çıkarıp elime almıştım. Dikkatle okuduğum için Yüzbaşının dikkatini çekmiş olabilirdim. "Ne okuyorsun öyle dikkatli dikkatli? Telefon yuttu seni Firdevs."dediğinde gülen sesini duydum. "Ha Savaş hoca mesaj atmışta. Ona bakıyordum."dediğimde direksiyonu tutan eli daha da sıkılaştı.

"Bu konuyu konuştuğumuzu sanıyordum?"diyen sert ve düz sesini duydum. "Adamı dövdüğünü unutmadım daha. Ve ayrıca ben her gün sınıftan sınıfa geçince görüyorum zaten bu adamı! Sen ne türlü ve ne için engel olursan ol yine de aynı hal olacak Yüzbaşı. İster kabul et istersen de kabul etme."dediğimde derin nefes verdi. "Yavrum bak, ben sana tamamen alakanı kes demiyorum. Yakın olma diyorum. Çöpe at diyorum. Uzak dur bu adamdan diyorum. Ama yok, sen beni anlamıyorsun bile!"diye sinirlendi.

"Ben seni gayet iyi anlıyorum. Sen bana bu adam sana sarkıntılık yapıyor diyorsun. Ben görmedim. Görseydim beyninin pekmezini zaten çoktan akıtmıştım. Sana gerek bile kalmazdı. Ama sen bana söyle eden girip dövmüşsün. Birde paşamız bordo bereli! Bir çaktı mı yere yapışıp sinek oluyor adam! Lan adamı hastaneden çenesi kırık diye bir ay bırakmadılar!"diye sinirle soludum. Sesim daha da artıyordu. "Ama yok paşamız ne derse o! Evlendiğimizde sen çalışmada dersin tamam mı?! Bak ben nasıl seni o zaman topa tüfeğe tutup, kapı önüne koyup, boşuyorum! Bak görürsün o zaman sen!"dedim ve konuşacaktı ki elimi kaldırıp, "Hiç konuşma Bolat. Beni eve bırak kendin de çık git işine."

Eve gelene kadar tek kelime etmemiştim. Vardığımızda arabadan inip kapını kırar gibi çarptığımda arkamdan küfürler savurduğunu duydum.

İsterse yedi ceddime sövsün, umurumda değildi. Ben o adamın hiç bir hatasını görmeden haksızlık yapılmasını hiç bir zaman kabul etmezdim ve etmiyorumda. Eğer Bolat'ın da dediği gibi bişey varsa işte o zaman Savaş hoca elimden kurtulamayacaktı!

____________

İyi Okumalar Dilerim Hepinize. :)

Umarım beğenirsiniz bölümü. :))

❤️'e basmayı ve yorum da yapmayı unutmayın. :)))

Sizce Savaş hoca Bolat'ın dediği gibi biri olacak mı? Sarkıntılık yapması doğru mu? Siz ne düşünüyorsunuz?

Gelecek bölüm görüşürüz.

Bölüm sonu

2 yorum