Yazardan Anlatım.
"Mehir!"diye Miran Nero'nun tasmasını bırakıp koşarak Mehir'in yanına vardı. Çimene düşen başını kaldırıp dizleri üzerine aldı. Yanağına hafifçe vurup, "Mehir! Uyan güzelim hadi, uyan."diye endişeyle konuştu. "Ay Parçası aç gözlerini."dedi bir kez daha. Yıllardır 'Ay Parçası' kelimesini dile getirmez olmuştu Miran. Uyanmadığını gördüğünde bir çırpıda kucaklayıp kendi evine götürdü.
Koltuğa haraketsiz bedenini yatırdığında bir tepki görmediği için endişelenmişti. Telefonunu eline alıp Firdevs'in numarasına basıp aradı. İki kez çaldıktan sonra telefon açıldı.
"Söyle."dediğinde Firdevs, "Yan eve gelin hemen. Mehir bayıldı. Uyandıramıyorum."dediğinde Miran, "Sana uzak dur demiştim!"diye bağırdı Firdevs ve telefonu yüzüne kapattı.
Bir kaç dakika sonra Firdevs ve Bolat, Mehir ve Miran'ın olduğu eve geldiklerinde Firdevs üzerinde elbisesi olmasına rağmen hızla kardeşinin yanına ulaştı. Nefes alışverişleri normaldi. Biraz sonrasında Mehir tüm bedenini sıktığında ve hızlı nefes alıp verdiğinde Firdevs, "Hayır! Nöbet geçiriyor. Yardım edin bana!"dediğinde Firdevs ellerinden yapıştı. Bolat bacaklarından tuttu.
"Bakma öyle mal mal. Gel tut şu kızın ellerini. Hepsi senin suçun, sende geçirmemize yardım edeceksin!"diye bağırdı Firdevs. Miran hızla gelip Firdevs'in yerine geçti. Bileklerinden sıkıca tuttuğunda ürperme geldi bedenine fakat umursamadan yüzünü izledi.
5 dakika sonra nefesi dizginleyerek sakinleştiğinde hala aynıydı. Uyanmamıştı. "Kalkın geçti."dedi Firdevs. "Eve götürebilir misin?"diye sordu Bolat'a. Kafasını salladı. Yaklaşıp kucağına aldı Mehir'i. Bolat ve Mehir dışarı çıktığında Firdevs de tam çıkacaktı ki adımları durdu. Arkasına dönüp sakince ona bakan Miran'a doğru bir kaç adım attı.
"Bu sana son uyarım. Bir daha etrafında dolanırsa sonuçlarına katlanırsın."dedi ve yanından ayrıldı Firdevs. Son baharın kurumuş yaprak tonundaki sarı hareleri boş boş onların arkasından baktı dakikalarca. 'Bu neydi şimdi?'der gibi kafasını iki yana salladı. Arkasına dönüp odaya çıkacaktı ki, koltuğun üzerinde bir fular gördü. Elbisesi renginde olan fuları alıp odasının baş köşesine sakladı...
Sabah -> Firdevs'ten Anlatım.
Yüzbaşı | Firdevs
Yüzbaşı: Mehir nasıl oldu?
Firdevs: Daha iyi. Uyuyor. Uyanmadı daha.
Firdevs: Teşekkür ederim sanada. Olan bizim Nişana oldu.
Yüzbaşı: Rica ederim ve nişana birşey falan olmadı. Gayet güzel geçti. Sen zaten o an çıkmaya yer arıyordun. Fırsat oldu ya zaten. Berbat olan, dağılan birşey olmadı.
Firdevs: Tamam :)
Yüzbaşı: İsteme ve Nişan bitti. Kaldı geriye Düğün. Onuda yapsak rahatlasak.
Firdevs: Düğüne daha bir kaç ay var. Baharda falan yapacağız her halde. Merak etme eninde sonunda yapacağız.
Yüzbaşı: Şu an ekrana sırıtarak bakıyorsun. Doğru muyum?
Firdevs: Doğrusun. 🤣
Firdevs: Askeriyede misin?
Yüzbaşı: Evet. Agir'in selamı var.
Firdevs: Aleyküm selam benden de söyle.
Yüzbaşı: Mehir yine uyanınca geçen seferki gibi mi olacak?
Firdevs: Bilmiyorum. İnanki bilmiyorum. Nöbet geçirdiğinden haberim bile yoktu. Buraya yanımıza geldiğinden beridir haberim var. Ne zamandan beri nöbet geçiriyor bilmiyorum.
Yüzbaşı: Anladım. Birşey olursa haber et banada. Belki yardımım dokunur.
Firdevs: Ederim.
Yüzbaşı: Göreve gideceğiz.
Firdevs: Ne zaman?
Yüzbaşı: Bu gece yarısı.
Firdevs: Tamam. Dikkat edin ama.
Yüzbaşı: Başını belaya sokma. Uslu bir kız ol. Gelince tek parça halinde bulayım seni. Uslu dur aklım sende kalmasın.
Firdevs: Bebekmişim gibi konuştun şu an.
Yüzbaşı: Her an her şekilde bela çekiyor ve bulaşıyorsun. Bela paratoneri gibisin Firdevs mübarek.
Firdevs: Tamam. Uslu bir kız olacağım. 🤓
Yüzbaşı: Aferin.
_________________
İyi Okumalar Dilerim Hepinize. :)
Umarım beğenirsiniz bölümü. :))
❤️'e basmayı ve yorum da yapmayı unutmayın. :)))
Bir bölüm daha gelecek. Ama akşam ve gece arası böyle. Belki bir yazdım belki de iki bilmiyorum.
Gelecek bölüm görüşürüz.
🖤 🖤 🖤