İçeriğe geç

CENNET BAHÇE'M | Texting

Bölüm 27 · 4 dk okuma

CENNET BAHÇE'M | Texting

Bölüm 27

2.6

Firdevs'ten Anlatım.

"Abla kalk!"diye bağırdı Mehir. "Ya ne var ne?! Pazar bu gün Mehir rahat bırak uyuyayım ya!"diye sinirle çemkirdim. "Kalk dedim sana."diye bir kez daha bağırdı Mehir. Yatakta oturur pozisyona geçtiğimde, "Al kalktım ne istiyorsun? Ne var?"dediğimde telefonu gözüme gözüme soktu.

"Sen uyumamışsın ölmüşsün. Saat 2! Eniştemden bir sürü mesaj var. Adam öldü meraktan be!"dediğinde telefonu hızla elinden alıp yazdığı mesajlara göz gezdirdim. Hassiktir! Bu gün Bolat beni bir yere götürecekti.

Yüzbaşı: Firdevs

Yüzbaşı: Yavrum sen neredesin?

Yüzbaşı: Seni birazcık tanıyorsam şu an uyuyorsun.

Yüzbaşı: Hani ben seni bir yere götürecektim. Ne çabuk unuttun aşk olsun ya.

Yüzbaşı: Uyan, Firdevs uyan.

Yüzbaşı: Uyansana kızım bu nasıl bir uykudur ya?

Firdevs: Hass...

Firdevs: Uyumamışım ölmüşüm resmen. Özür dilerim ya.

Yüzbaşı: Tamam kalk hadi. Yeter uyuduğun. Kalktın kalktın yoksa vallaha götürmem.

Firdevs: Tamam kalktım. Neredesin?

Yüzbaşı: Kapının önünde.

Firdevs: Oha! Sen kaç saattir oradasın?

Yüzbaşı: 3-4 saat oldu her halde. Ne bileyim.

Firdevs: E arasaydın ya beni.

Yüzbaşı: 10 kez aradım seni. -_-

Firdevs: İşe yaramamış evet. 😅

Yüzbaşı: Ama Mehir sağ olsun uyandırmayı başarmış.

Firdevs: Çalar saat o zaten. 😐

Yüzbaşı: Fena mı? Uyandın işte. Arabadayım çabuk ol. Beklemeye tahammülüm kalmadı. -_-

Firdevs: 5 dakikaya geliyorum.

Yüzbaşı: Tamam.

"Hay böyle işin içine!"dediğimde Mehir bana baktı garip garip. "Ne oldu?"dediğinde, "Daha ne olacak? 3-4 saattir aşağıda kapı önünde arabada bekliyor garibim. Bende burada yan gelmiş yatıyorum."dediğimde güldü. "E maşallah onun yerinde başkası olsaydı şu an çekip gitmişti. İyi dayanmış."diye cevapladı. Hızla dolaptan siyah dar pantolon ve beyaz t-shirt geçirip spor ayakkabı ayağıma geçirip evden koşarcasına çıktığımda Mehir arkamdan, "Bana da bir ödül gerek!"diye bağırdı. "Emredersin!"diye bağırdım gülerek.

Arabada bekleyen yüzbaşının yanına vardığımda çatık kaslarla bana baktı. "Sen uyuuduğuna emin misin?"diye sorduğunda güldüm. "Uyumadım ki ben, öldüm resmen."dediğimde gülen bu sefer oydu. "Bu kadar uyuma bu nedir ya? Bir uyudun bir daha ulaşılmıyor sana."diye isyanda bulundu.

"Ne yapayım? Dün sınav sonuçlarını çıkardım. Yeni sınav soruları yazdım, cevaplarını çıkardım. Uzun sürdü. 4-5 gibi uyudum."dediğimde kafasını salladı. "E nereye gidiyoruz? Nereye götürüyorsun beni?"diye sordum. "Bizim eve. Annem gelinini istedi. Kahvaltıya çağırdı."dediğinde sanki kafamdan aşağı kaynar sular döküldü. "Ya bari insan önceden haber eder üzerime doğru dürüst şeyler giyerdim."diye yanıp yakıldım.

Baştan aşağı bir yola bir bana baktı. Üzerimdeki kiyafeti görünce, "Yok, gerek yok. Çok güzelsin zaten fazlasına ihtiyaç yok. Böyle iyi."dedi ve yola döndü. "Teşekkür ederim ama keşke söylrseydin önceden ya."dediğimde 'birşey olmaz' der gibi başını salladı.

Dakikalar sonra vardığımızda arabadan inip birlikte kapının önüne gelmiştik. Elinden tuttuğumda gülümsedi. Kapını çaldığında bir kaç saniye sonra Defne gül çehresiyle gülümseyerek kapını açtığında birlikte içeri girdik. Annesi Nurane hanımın elini öptüğümde mecbur babası Hatip beyin de elini öpmek durumunda kalmıştım.

Masaya oturduğumuz da Nurane hanım, "Bir misafirimiz daha var. Oda gelsin öyle başlayalım."dediğinde çalan kapıyla Defne koşarak açmaya gitti.

"Hoş geldin."

"Hoş buldum asi kız."diyen sesi tanıyordum. Miran'ın sesiydi bu. Nurane teyze yaktın bizi, yaktın.

Miran içeri girip ilk bakışları beni bulduğunda, Yüzbaşının yanımda duran elini yumruk yapmış, yüzü gerilmişti. Geçip Yüzbaşının yanında oturduğunda sadece baş selamı vermişti.

Havadan sudan konuşmadan sonra kahvaltı bitmişti. Yüzbaşının yanımda fısıltıyla sesini duydum. "Onlar nasıl tanıştı?"dediğinde, "Biz nasıl tanıştıysak onlarda öyle tanıştı. Mesajlaşarak."dediğimde kafasını salladı ağır ağır. "Kalkalım mı?"diye sordu bir kez daha. "Kalkmak istiyorsan kalkalım."dediğimde kafasını salladı. Benimle birlikte kalktığında Defne ve Miran da ayaklandı.

"Biz kalkalım artık."dediğimde Nurane teyze, "Otursaydınız biraz daha."demişti ki Yüzbaşı, "Başka zaman anne. Ben askeriyeye uğrayacağım. Firdevs'in de bazı işleri var."dediğinde Yüzbaşı, Defne hemen söze atıldı.

"Abi benide götürsene aynı yere gidiyoruz sonuçta."dedi ve cevap bekledi. Kafasını salladı Yüzbaşı. "Çabuk gel. İki dakikaya gelmezsen seni evde bırakır giderim."dedi ve çekiştirir gibi benimle birlikte evden çıkıp arabaya bindi. Son anda Defne koşarak geldi ve arabaya bindi. Yan tarafta arabası duran Miran çoktan gitmişti.

Ben bilmiyordum eve gittiğimde Mehir sinir krizi geçirdiği için odanı dağıttığını. Sinir krizi sebebini bile bilmezken ağlayarak duvar kenarına çöktüğünü bile bilmiyordum....

________

İyi Okumalar Dilerim Hepinize. :)

❤️'e basmayı ve yorum da yapmayı unutmayın. :))

Dün üç bölüm atmıştım size. Bu gün ne kadar yaza bilirsem artık yazarım. Bir bölüm daha gelir ama başka bölüme söz veremem. Dün olduğu gibi gece yarısı belki atarım anca yani. :)))

Bu arada 1000 olmuşuz hepinize çok ama çok teşekkür ederim. Bolca ve çokça binlerce kez teşekkürler. 😍

Sizce Mehir neden o hale geldi?

Gelecek bölüm görüşürüz. :))))

🖤 🖤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.