İsteme Günü. -> Firdevs'ten Anlatım.
"Vermeyecek."diyen Mehir'in sesi sol yanımdan geldi. "Biliyorum."diye durgunca camdan dışarı bakan babamın sırtıyla bakıştım. Yüzüm düştü. "Üzülme bu kadar. Eninde sonunda verecek. Biliyorsun zaten."dediğinde Mehir, kafamı salladım.
Telefonuma gelen mesajı gördüğümde Mehir hızla yanıma geldi. Bir tek Defne ve Mehir'e izin verirdim telefonuma bakmaları için. Yüzbaşıdan mesaj vardı.
Yüzbaşı: 5 dakikaya varırız.
Firdevs: Tamam bekliyoruz.
Yüzbaşı: Baban sakin mi?
Firdevs: Sakin gibi.
Yüzbaşı: Peki verir mi?
Firdevs: Heveslenme.
Yüzbaşı: Tamam :(
"Senin bu çocuğa kastın var."diyen Mehir'in sitemi bana değil babamaydı. Babam bedenini bize doğru çevirdiğinde kaşlarını çatıp Mehir'e baktı. "Senin yüzünden sürünüyorlar resmen."dedi bir kez daha Mehir. "Nesi varmış bunun? Sevgisini ölçüyorum işte. Fena mı?"dediğinde ofladı Mehir.
"Bu kız belki şu an nişanlıydı baba farkında mısın? Gelmiş 30 yaşına. Daha ne istiyorsun sen bu kızdan? Evlenme yaşı geldi mi geçiyor."dediğinde haklılık payı vardı. Bir yaşdan sonra hamile kalma olasılığı bile azalıyordu.
"Sen karışma. Gerekirse otuz beşinde veririm. Seni de, ablanı da ne zaman istersem o zaman veririm."dediğinde Mehir sesini kesti ve yanımda sinirli ve kinci bakışlarla babama baktı. Koluna dokundum. "Ne yaparsa yapsın."dediğimde kafasını salladı. Ben kırgın olabilirdim ama bu onunla konuşmayacağım anlamına hiç bir şekilde gelmiyordu.
Korna sesi geldiğinde hareketlendik. "Geldi seninki."dediğinde Mehir güldüm. Kafamı salladım. Üzerimde geçen seferki yeşil kiyafet yoktu. Bolat yeşili daha çok seviyordu ama bu sefer yeşil ve mavi karışımı bir renkten oluşan uzun elbise giymiştim. Topuktan biraz yukarıda bitiyordu. Çok güzeldi.
Kapı çalıntığında koşarak açmaya gitmiştim. Herkes içeri girdiğinde Yüzbaşı benim en sevdiğim çiçekleri buket olarak elinde tutuyordu. Bu adam beni kalpten götürecekti. Mutlulukla ve ışıldayan gözlerle bir ona, birde elinde tuttuğu Şakayık buketine baktım. Ben en çok bordo şakayıkı severdim. Ve şu an elinde tuttuğu şakayıkı bana uzatıyordu. Hevesle aldığımda ona şakayıkı Defne'nin söylediğine binlerce kez emindim hemde.
Herkes yerine geçtiğinde Mehir gelip yanıma oturdu. Geldiği günden bu yana biraz olsun bana ters değil de iyi davranmaya çalışıyordu. Ben biraz geri dursam bile.
Kahveler dağıtıldığında Mehir bilerek yüzbaşının kahvesine tuzu boca etmişti. Zehir gibi bir kahve vardı ortada resmen. Hepsi de Mehir'in suçu. 'Sen evlen bir bak gör ben sana neler yapıyorum.'dediğimde her zaman aklına Miran geliyor ve burukça gülümsüyordu. Bu yüzden konusunu açmıyordum.
"Evet. İkinci kez bile olsa sebebi ziyaretimiz belli efendim. Allah'ın emri Peygamber efendimizin izniyle kızınız Firdevs'i oğlumuz Bolat'a istiyoruz."dediğinde Bolat'ın babasına baktım tip tip. "Yine ve yeniden böyle karşı karşıya gelmek bulunmaktayız. Gençler bir birilerini sevmişler, görmüşler ve beğenmişler. E bu seferde benden engel gelmesin dedim. Hayırlısıyla bir kaç aya da düğün yapar, torun kucağımıza alırız."dedi babam. Mehir sinsice gülüp koluma vurdu. "Çirkefleşme."diye uyardım bıyık altından gülerek.
"E o zaman benden de bir evet gelsin. Verdim gitti!"dediğinde şok geçirdik. Ben, Mehir, Defne ve Bolat şok yaşamıştık şu an. Şaka gibi! Babam beni vermişti. Allah'ım sonunda!
Mehir koşarak tepsini getirdiğinde, "Bana bak asker, kızım senin yüzünden bir damla göz yaşı akıtırsa seni o göz yaşında boğarım. Acımam."dediğinde Yüzbaşı güldü. "Size ihtiyaç kalmayacak komutanım. Firdevs o silahı kırtlağıma tam on ikiden sıkar zaten."dediğinde hepimiz bir kez daha güldük.
Yüzükleri taktığımızda babam ve babası aralarında münakaşa yaratmıştılar. Yok sen kes, yok sen kes gibi.
Bolat sonunda dayanamayıp, "Eh yeter be! Kesin artık şu kurdeleni ben keseceğim yoksa."dediğinde koluna dokundum. "Sakin sakin."dediğimde sinirlendiği belliydi.
Kurdele kesildiğinde eller öpülmüştü. Misafirler evlerine yollanmış ve odalara çekilmiştik.
"İnanamıyorum resmen sözlendik."dediğimde Mehir güldü. "Yemin ederim bende beklemiyordum. Adam bizi şaşırttı resmen. Çarkı çevirdi raskele evete bastı be."dediğinde güldüm. Telefonuma art arda mesajlar geldi.
Yüzbaşı: Sözümü tuttum.
Firdevs: Ne sözü?
Yüzbaşı: Seni almadan rahat etmem demiştim. Aldım ve yakında da düğün var. :))
Firdevs: Evet aldın. Resmen şoktayım. Babam beni sana verdi.
Yüzbaşı: Hayır demenin bir anlamı yok diye düşünmüştür diye düşünüyorum o yüzden vermiştir yani. :D
Firdevs: Sözlendik biz!
Yüzbaşı: Evet. Bir kaç aya Karım da olursun. ;)
Firdevs: Olurum tabii ki de 🤓
Yüzbaşı: Dinlen biraz. Sonra konuşalım sevgilim.
Firdevs: İyi geceler Yüzbaşı'm 🥰
Yüzbaşı: İyi geceler Cennet Bahçe'm. :)
_____________
İyi Okumalar Dilerim Hepinize. :)
Umarım beğenirsiniz bölümü. :))
❤️'e basmayı ve yorum da yapmayı unutmayın. :))
Gelecek bölüm görüşürüz.
Firdevs'in giydiği kiyafet;

Bolat'ın getirdiği çiçek buketi;

🖤 🖤