İçeriğe geç

CENNET BAHÇE'M | Texting

Bölüm 14 · 3 dk okuma

CENNET BAHÇE'M | Texting

Bölüm 14

1.4

Firdevs: söylediğin şeyde ciddi miydin?

Yüzbaşı: evet. İnanmıyorsan git babana sor. 17:50

Firdevs: sordum, doğru dedi. 18:00

Yüzbaşı: yalanım yoktu zaten benim. :)

Firdevs: babamı nasıl ikna ettin Allah aşkına?

Yüzbaşı: baban beni bir güzel haşlayacak Firdevs.

Firdevs: niye? Ne yaptın?

Yüzbaşı: benim seni, seninde beni sevdiğini albaya söyledim. Sağlam bir yumruk yedim komutandan ilk kez.

Firdevs: rahat bir şekilde öyle e söyledin mi? Pes!

Yüzbaşı: ve Albaya sana talib olduğumu söyledim.

Firdevs: anladığım kadarıyla oda bu yüzden yumruk attı değil mi?

Yüzbaşı: evet.

Firdevs: gerçekten istemeye gelecek misiniz?

Yüzbaşı: evet. Ama verip vermemesi şüpheli.

Firdevs: kendisi söylemiş biliyorum. Ben adım gibi eminim 3 kez istemeye gelmeniz gerek. Yoksa mümkünatı yok Yüzbaşı vermesinin.

Yüzbaşı: gerekirse 1 ayda 20 kez gelirim. Ben seni almadan o evden çıkmam. Ya verir yada verir.

Firdevs: vermezse peki?

Yüzbaşı: elbet verecek ya Firdevs. Vermezsede buluruz bir çaresini.

Firdevs: kaçırırım dersin diye düşündüm Yüzbaşı. 🤣 🤣

Yüzbaşı: yok. Bizim kitapta yoktur öyle birşey. Telli duvaklı çıkmadıktan sonra ne anlamı var evlenmenin Firdevs. Kendi isteğinle, mutluluğunla çıkmalısın Cennet Bahçe'm oradan.

Firdevs: böyle düşündüğünü bilmiyordum...

Yüzbaşı: ben geri kafalı mıyım Firdevs?

Firdevs: ben öyle bir şey söylemedim ki. Ayrıca değilsin öyle biri.

Yüzbaşı: tamam.

Yüzbaşı: çocuklar ve öğretmenler memnun kaldılar mı?

Firdevs: e tabiki de. Hadleri ne kalmasınlar. Gül gibi üç Türk Silahlı Kuvvetlerinden asker gelmiş okullarına. Teşekkür ettiler hatta.

Yüzbaşı: ne mutlu bize.

Firdevs; napıyorsun?

Yüzbaşı: görev hazırlıkları.

Firdevs: ne zaman?

Yüzbaşı: istemeden sonra. Pazartesi öğlenden sonra.

Firdevs: anladım.

Yüzbaşı: baban evde mi?

Firdevs: hayır.

Yüzbaşı: siktir! Şimdi geldi. Vakit buldukça yazarım Firdevs.

Firdevs: tamam.

Yüzbaşı: dikkat et kendine.

Firdevs: ederim Yüzbaşı'm.

Bolat'dan Anlatım.

"Agir toplan!"diye bağırdığımda tek sıra halinde hepsi sıralanmıştı. Albayın gelmesiyle bende Adem'in yanına geçmiştim. Herkes asker selamı çekip dimdik öne baktığımızda Albayın bakışları saniyelik bana kaydı.

"Pazartesi öğlenden sonra göreve gideceksiniz."dedi ve olduğu yerde durup, "Bozkurt,"demesiyle bir adım öne çıkıp, "Emredin Komutanım!"dediğimde yanıma gelip tam karşımda durduğunda yüzüne bakmak gereğini hissettim. "İsteme olana kadar kızımdan uzak dur!"diye işaret parmağını kalbime doğru bastırıp bir kaç kez vurduğunda yüzüne bakmaya devam ettim. "Tamam."diyiverdim. Bana böyle bir yasak koymaya hakkı yoktu. Hele ki konu Firdevs ile alakalıysa beni kimse tutamazdı.

"Anlamadım?"diye konuştuğunda kafamı dikeltip, "E-emredersiniz komutanım!"diye sinirle bağırdım. Konu Firdevs olunca gerekirse herkesi ezerdim. Albay gittikten sonra sırtıma her iki yandan değen iki el vardı. Biri Adem'e ai,t diğeri Mustafa'ya ait. "Sizin de kaderinizde en ters adamın kızına aşık olmak varmış komutanım. Allah kolaylık versin." Alayla dediğinde, "Lan!"diye bağırdım ve tam kaçacaktı ki, ensesinden yakalayıp yüzüne bir yumruk geçirdim.

"Çek lan! 300 şınav çek, 3 saat askeriye etrafında koş aklın başına gelsin!"dediğimde sinirle soludum. "Ama komutanım-"dediğinde daha da sinirlendim. "400 şinav, 4 saat tur. İtiraz eder ve konuşursan-"diyecektim ki sözümü kesip, "Yok kafi komutanım."dedi ve şınav çekmeye başladı.

Diğer elin sahibi Adem'di. "Üzülme Bozkurt. Allah sevdiği kuluna dert verirmiş. Ama verdiği derdin yanında her zaman dermanını da verirmiş. Merak etme hayırlısıyla isteme olsun bir, o zaman bakarız yoluna yordamına."dedi teselli verdi. "Umarım, Akgöz umarım."

___________________

İyi Okumalar Dilerim Hepinize. :)

❤️'e basmayı ve yorum da yapmayı unutmayın. :))

Umarım beğenirsiniz bölümü. :)))

Gelecek bölüm görüşürüz. 🖤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.